# Kuşların Talebesi (Feqehê Teyran)

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/kuslarin-talebesi-feqehe-teyran
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2016-12-04T15:05:04+03:00
- Güncelleme: 2016-12-04T15:05:04+03:00
- Yazar: MUSAB BARAN
- Kategori: KÖŞE YAZISI

    Feqeh (Talebe)’in; kuşdilini bildiği,
bundan dolayı da kendisine Feqehê Teyran (Kuşların Talebesi) denildiği
söylenir. Meşhur Feqihê Teyran hikayesini anlatmaya çalışacağım. Feqihê Teyran Cizre’ye
gider, yolda bir Papazla karşılaşır, Papaz da Cizre'ye gitmektedir. Papaz Feqehê
Teyran ile beraber arkadaşlık etmek ister. Feqehê Teyran her ne kadar yol
arkadaşı kabul etmese de Papazın ısrarına dayanamaz ve yolculuk arkadaşlığını
kabul eder. Ama bir şartla; yolda gördüklerini duyduklarını kesinlikle
anlatmamasını ister Feqeh. Papaz da bu şartı kabul eder. Bir müddet yolcukları
devam eder, yorulduklarında bir ağacın gölgesine sığınıp dinlenirler. O esnada
ağaca iki kuş konar. Kuşlar birbiriyle konuşuyor, Feqeh de gülümsüyor. Papaz,
Feqeh’e sorgulayıcı bir tavırla şöyle der; “Niçin gülüyorsun?” Feqeh; “Bizim
geleneğimiz bu, biz Feqeh (Talebeler)’ler böyle güleriz.” Papaz, “Bir sebebi
olmalı, insan sebepsiz gülmez.” Feqeh, “Haklısın, fakat sana sebebini
söylersem, bana ihanet edip, başıma bir bela getirmenden korkarım.” dediğinde Papaz,
kimseye söylemeyeceğine dair söz verdi.


    Feqeh,
durumu anlatmaya başlar ve şöyle der; “Ben kuşdilini bilirim. Ağaçtaki kuşları
görüyor musun, biri diğerine, bu Feqeh (talebe) Cizre’ye gidiyor, ama Cizre’de
başının ağrıyacağını bilmiyor.”


    Papaz
hiçbir şey demez ve yollarına devam ederler. Cizre’ye vardıklarında Feqeh,
Kırmızı Medrese (Medresa Sor)’ye, Papaz da ârâmgâha (dinlenme yeri) gider. Ârâmgâha
da insanlar toplanmış, bir şey arıyorlarmış gibi gidip-gelip, yere bakıp
konuşuyorlardı. Papaz bir süre çevreyi yoklar. Sonunda falcının birinin
buradaki bir hazinenin varlığından haber verdiğini öğrenir. Hazineyi
arayanların arasında Cizre’nin Mir (Prens)’i de vardı.


    O
sırada papaz güler ve Mir’in yanına koşar. Feqeh ve kuşlar arasında geçen
meseleyi kendisine anlatır. Mir Feqeh’i çağırtır. Feqh gelir ve Mir kendisine
hazineyi bulmasını ister, Feqeh Mir’e, “Hazineyi bulup çıkartırım ama paramı da
isterim.” der. İstediği para da, papazın kellesi ağırlığı altındır. Mir,
Feqeh’in şartını kabul eder. 


    Daha
sonrasında Feqeh biraz tahıl getirmek için gider. Tahılı ârâmgâhın ortasına
saçtı, ardından bir taşın arkasına saklandı. Kuşlar gelip tahıla kondu. Tahılı yiyip
birbirleriyle konuşurlar. 


Bir kuş ötekine sorar:


---        Bu
tahılı kim buraya saçtı ki?


---        Fegehê
Teyran (Kuşların Talebesi) bu tahılı hazineyi bulması için saçtı.


---        Hazinenin
nerede olduğunu bilmiyor musun?


---        Evet
biliyorum, yarın gün doğduğunda, güneşin ilk vurduğu taş neresi ise, işte
hazine tam da o taşın altındadır.


    Kuşun
dilinden anlayan Feqeh, kuşun dediğinin aynısını Mir'e söyler ve hazine
bulunur. Hazineyi Feqeh'in bulmasıyla Mir'le olan şartı yerine getirmek için,
Feqeh Mir'in huzuruna gider. Teraziyi getirtir, tabi kelle ağırlığı altın istediği
için Mir de Papazın kellesini vurdurur. Tartıyı getirip bir kefeye kelleyi,
diğer kefeye de altınları koydurur. Hazinedeki bütün altınlar papazın kellesine
mukabil gelmeden biter. Mir sinirlenir ve kızar, Feqeh’e yönelerek; “Papazın
kafasının bu kadar ağır olduğunu biliyordun. Bu yüzden bu şartı koştun.” dedi. Feqeh
hiçbir şey söylemez, altınları tartıdan alır, yerine birkaç avuç toprak koyar. Hazinenin
bütün altınlarından daha ağrı gelen Papazın kellesi, bir avuç toprağa karşı
kelle terazide hemen üste çıkar.  Feqeh
yüzünü Mir’e çevirip, “Mir’im, altın istemiyorum. Altınlar size yakışır. Siz ki
köle ve mihman sahibisiniz. Amacım size, insanın kafasından ağır toprağın
olduğunu ve insanın sadece toprak ile doyduğunu göstermekti." der.


Arapça metinden tercüme edilmiştir.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/kuslarin-talebesi-feqehe-teyran)