# Maksat hayra vesile olmak, şerre alet olmamaktır

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/maksat-hayra-vesile-olmak-serre-alet-olmamaktir
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-12-12T01:05:44+02:00
- Güncelleme: 2013-12-12T01:05:44+02:00
- Yazar: ABDULBASIT BARIK
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Önceki
yazımda hayırlı bir amel adına çevremizde olup bitenlerin dillendirilmesi için
yazdığım yazımın başlığı, değerli bir okurum tarafından gramer yönüyle
eleştirilerini almıştım. Dikkate şayan bu değerlendirmesinden dolayı kendisini
tebrik ederken bir süre yazı yazıp yazmamak arasında gidip gelmiştim ama
sonunda şuna karar kıldım. Hiç kimse Maksad ve meramı anlaşılır bir düşünceyi
usul yönü ile şikâyet etmesin. Çünkü hepimizin 
"İyiliği emretme, kötülükten sakındırma" gibi ilkemiz ve temel
bir vazifemiz vardır. Bunu yapmazsak, 
kötü insanları kendi hallerine bırakırsak, kendilerine kötülük
yaptığımız kadar toplum için de tehlike oluşmasına vesile oluruz. Akıllı
insanlar bunu bilirler ve sonucunu görürler. Toplumun içindeki fertlerin
kişisel kötülüğü şahsındaki zararla bitmez, topluma da sıçrar ve yayılır.
Örneğin on dairelik bir apartmanda oturanlardan biri, ben kendi dairemi
yakıyorum, kimse karışamaz, diye kendi dairesini ateşe veremez. Toplumda kötü
iş yapanları uyarmayıp bana ne diyenlerin sonucunu şu çarpıcı misalle; Zamanın
birinde bir adam yaşarmış. Bu adamın hayatta tek isteği bir at sahibi olmakmış.
O zamanlar ulaşım zor, at değerli, adamsa inadına fakir. Adam azmetmiş çalışmış
çabalamış. Ne iş olsa yapmış. Yememiş içmemiş kazandığını biriktirmiş. Yıllar
sonra oturup biriktirdiği parayı saymış, hesabını kitabını yapmış. Parasına
bakmış ki parası iyi bir at almaya gücü olmuş. Almış torbasını sırtına köy köy
gezip at aramaya başlamış. Bazı yerlerde gösterilen atları adam beğenmemiş bazı
yerlerde gösterilenleri beğenmiş ama parası yetmemiş. Bir gün bir köyde hem
isteği gibi hem de parasına uygun bir at bulabilmiş. Sıkı bir pazarlık yapılmış
velhasıl adam atı almış. Vakit kaybetmeden memleketine dönmek için yola
koyulmuş. Biraz yolculuktan sonra bir yaya yolcuyla karşılaşmış. Yolcunun üstü
başı perişan belli ki günlerdir aç, sefil yollarda. Atlı adam, yaya yolcunun
haline acımış. Kendi azığında da pek bir şey olmamasına rağmen yiyeceğini
yayayla bölüşmeye karar vermiş. Bir ağacın gölgesine oturup azığı yemişler.
Gidecekleri istikamet de aynı olduğundan birbiriyle yoldaş olmuşlar. Adam atına
bindirmiş. Konuşarak, söyleşerek yol almışlar. Akşam olmuş. Bir yere çekilip
yatmışlar. Sabaha karşı adam nal sesleriyle irkilmiş. Gözünü açtığında yardım
ettiği yaya yolcunun, atıyla beraber dörtnala kaçtığını görmüş. Arkasından
koşmaya çalışsa da ne fayda yetişmesi mümkün olmamış. Soluk soluğa kalan adam
derin bir iç çekip:
-Git demiş git be adam. Ben seninle
yoldaş oldum derdimi, kederimi anlattım sana buna acımam. İki lokma ekmeğimi
bölüştüm buna da acımam. Yıllardır böyle bir atım olsun istedim alıp kaçtın,
ona da acımam. Yalnız benim içimdeki merhamet duygusunu, acıma duygusunu da
alıp gittin işte buna yanarım demiş. Evet, hikâye bu.
Buradan hikayeden hareketle; yerel
seçimlerin yaklaştığı ve hizmet yarışı startının verildiği şu mevsimde insan
merkezli bir hizmetin olması gerektiğini düşünen birisi olarak, kimisinin derdi
birilerinin ipliğini pazara çıkarma, kimisi ise makam şöhret peşinde iken
derdimiz öngörerek hava durumu tahminlerinden
hareketle vuslatı!.. sağlayan yolları tuzlayan , kar yağışın getireceği
güzelliğin kaosa dönüşmemesi için her türlü tedbiri elden bırakmayan  bir yerel hizmet anlayışı.!.( Şu yönüyle ,
sakinlerden biri diğerinin güneşini, gölgesini düşünecek kadar bir mimari
yapıyı şekillendiren Eski Şehir özlemi ve asaleti dururken, öte yandan fasit
bir mimari yapılaşma ile özel hayatı yakından taciz eden bir Yenişehir
ucubiyeti)nin getirmiş olduğu el an! 
Neyse biz hikâyeden uzaklaşmayalım.
Bunları hak etmeyen şehir halkı olarak insani değerlerimizi kaybetmeden
tercihlerimizi Yani 2014 yılının Mart yerel
yönetimleri seçmek için bir kere daha tercih yaparken Mardin’imize “Proje” diye
nitelendirilen hizmetlere değil, belediyeyi borç batağına sürüklemeyecek,
belediyenin imkanlarını çar-çur etmeyecek, belediyenin mallarını satıp
savmayacak, partizanlık yapmayacak, belediyede siyasi
görüşünden dolayı ezmeyecek,süründürmeyecek,dürüst,çalışkan  insanların hizmetini önemsemeli diyor..


 Son olarak Ne diyelim;















Bizim!(Mardinlinin) re’yinin
önemsenmesi doğrultusunda oyumuzu alın, bizi doğru- yanlış vaatlerle
oyalayın, ama ne olur bizim içimizden (Beledimizden) maddi çıkarlarını
alsanız bile ama merhamet duygularını almayın çünkü Mardin’imizin kaybedecek
pek bir şeyi kalmadı.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/maksat-hayra-vesile-olmak-serre-alet-olmamaktir)