# Mardin; Kentsel gelişim Sorunları ve Çözümleri-1

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/mardin-kentsel-gelisim-sorunlari-ve-cozumleri-1
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-07-01T11:38:39+03:00
- Güncelleme: 2013-07-01T11:38:39+03:00
- Yazar: AHMET BOZ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Mardin son yıllarda nüfusu hızla
artmaktadır. Bu nüfus artışı beraberinde doğal olarak hem çevresel hem de
sosyal sorunları getirmektedir. Bu sorunların ortaya çıkmasını engelleyemeyiz
çünkü bunlar kaçınılmazdır. Burada yapılacak şey nüfus artışını bahane ederek
sorunların birikmesine ve çoğalmasına sessiz kalmak değil bu sorunlara çözüm
üreterek Mardin’i herkesin rahatça ve insanca yaşayabileceği bir yerleşim yeri
haline getirmektir.



Halk arasında sık sık kullanılan
‘’Gelişme’’ kavramı direk olarak nüfus artışıyla özdeşleşmiştir. Yani Mardin
gelişiyor ya da büyüyor denildiği zaman aslında nüfusunun artmakta olduğu ifade
edilmektedir.  Bu da şehirleşmenin nüfus
ile ilgili olan kısmını açıklamaktadır. Yani bu, gelişmekten öte fiziki anlamda
‘’büyümek’’ anlamına gelir ki bu da
direk olarak nüfus artışını ifade eder. Yeni göçler ve etrafta görülen
inşaatlar bunun en temel olan belirtileridir. Bir yerleşim yerinde eğer inşaat
çalışmaları varsa ve her geçen gün artıyorsa hemen, orası hızla gelişiyor
diyoruz ve buna bağlı olarak kiralar ve emlak satış fiyatları hızla artış
gösterir. İnşaat çalışmalarının artması fiziki anlamda bir büyümeyi ifade
edebilir ancak ekonomi dilinde bu gelişiyor olmanın ölçüsü değildir çünkü
gelişmişlik ya da ekonomik anlamda büyüme direk olarak üretim ve sanayi ve
istihdam kapasitesi ile ilgilidir.  


Bir şehrin ya da yerleşim yerinin
gelişmesi ya da büyümesi bir tek fiziki yapılarla ölçülmez. Gelişmişlik ve
büyüme kendi içerisinde farklı özellikleri taşır. Örneğin bir şehirdeki nüfus
ile orantılı olarak oradaki sanayi, istihdam düzeyi, üretim kapasitesi, iş gücü
oranı ve işgücünün (yaş grubu) özellikleri gelişmişliğin temel esaslarını
oluşturur. Şehir büyüdükçe kentleşmeden doğan ihtiyaçlar da artar; (satılık
veya kiralık) emlak ihtiyacı, dinlenme yerleri veya parklar, geniş yollar,
ulaşım sistemi, araç park alanları vb. Be sebepten dolayı gelişmiş ülkelerde
şehir büyürken bu tür sorunlar ya da ihtiyaçlar dikkate alınır. Yapılan çalışmalar
uzun vadeli yapılır ve dönemsel olarak bu çalışmalar yenilenir. Ayrıca imara
açılan yeni alanlar sosyal ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde düzenlenir.
Örneğin, yeni binalar veya evler yapılacağı zaman bina alanı ve boş bırakılması
gereken alan önceden belirlenir ondan sonra da gereken çalışmalar başlar.  


Şehirleşme ve göç olgusunun
toplumumuzda yaklaşık olarak otuz yıllık bir geçmişi vardır. Bununda
sosyo-ekonomik anlamda farklı sebepleri vardır. Ondan önceki dönemlerde köyde
yaşayan insanlarımızın göç etme ya da şehirde yaşama gibi bir hevesleri ya da
tutkuları yoktu. İnsanlar mevsimlik olarak ürününü kazanır ve yılın diğer
dönemlerinde de bunu tüketirdi. Yerleşim yerlerindeki nüfus oranı azdı ve
ihtiyaçlar karşılanabilecek düzeyde idi. İnsanlar lüks yaşamla henüz
tanışmamışlardı dolayısıyla zaruri olan ihtiyaçlar giderildiği sürece hiçbir
sıkıntı yoktu. Trafik denen bir kavram mevcut değildi. Sokaklar sadece
insanların veya binek hayvanlarının geçebileceği kadar olması yeterliydi.
Herkesin kendi müstakil evi vardı. Yemek sofrasını bahçesinin istediği yerinde
silkeleyerek temizlerdi. Çocuklar üç artı bir dairelerdeki gibi sadece bir
odadan diğer bir odaya geçmeye mecbur değillerdi. Onların dışarı çıkınca evden
tarlaya kadar uçsuz bucaksız bir özgürlük alanları vardı. Göçlerin artması ve
şehirleşme olgusunun ortaya çıkmasıyla bu doğal özgürlük alanları da yok oldu.
Yan yana kurulan beton binalar, nüfus ve araç sayısı artınca daralan sokaklar,
apartman koridorlarında oyun yeri arayan çocuklar düzensiz ve çarpık bir
kentleşmenin sunucu olarak ortaya çıkmaya başladı. 


Yerel yönetimlerin iktidarları
uğruna sessiz kaldığı ya da göz yumduğu bu soysal ve çevresel problemler
zamanla büyümeye başladı. İşin ilginç tarafı düzensiz ve çarpık bir şekilde
yapılmasına izin verilen bu yapılar önce görmezlikten gelinir daha sonra da ‘’kentsel dönüşüm’’ adı altında tekrar
milyonlarca lira harcanarak yıkılır ve yerine kentsel yaşamaya uygun yeni binalar
yapılır. Peki, yeni kurulan ya da imara açılan yerlerde neden bu tedbir önceden
alınmaz? İşte bu noktada iki şeyi sorgulamak gerekir. Birincisi yerel
yönetimlerin bu konudaki bilgi ve tecrübelerinin yetersizliği veya doğru diye
bilinen yanlış yaklaşımı, ikincisi de denetim mekanizmasının çalışmaması. Bu
tür kentsel problemler kısa vadeli plan ve projelerle çözülmez. Eğer mevcut
kentsel sorunları doğru diye bildiğiniz kısa vadeli çözümlerle çözmeye
kalkışırsanız bu getireceğiniz çözümler yarın daha büyük sorunlar olarak tekrar
önünüze çıkacaktır. Bu her zaman böyle olmuştur. Yani bugünün sorunları aslında
dünün çözüm diye getirilen yaklaşımlarıdır.  

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/mardin-kentsel-gelisim-sorunlari-ve-cozumleri-1)