# Mardin’i sevmek…

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/mardini-sevmek
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-10-12T12:45:13+03:00
- Güncelleme: 2013-10-12T12:45:13+03:00
- Yazar: MEHMET ABİT BAYRAM
- Kategori: KÖŞE YAZISI

                              
    Mardin’e
yaklaşırken ki heyecan anlatılmaz yaşanır. İlk defa 15 yaşında lise hayatına
başlarken ki heyecanla Mardin’e ulaşmak o kadim dosta, eşsiz şahesere kavuşmak
bende tarifi imkânsız duygular yaratıyor. Kendi kendime havasını içime çekerken
şu cümleler dökülüyor dudaklarımdan; 
”Ey
şiirsel, ey masalsı şehrim Mardin seni çok seviyorum, iyi ki varsın.”
   Mardin’i
sevmek, sabahları tarih kokan mütevazı havayı içine çekmektir, abbaraların
içinden geçerken Mimarbaşı Lole’nin aşkını yaşamaktır ve küçük adımlarla
arşınlamaktır sokakları…
   Mardin’i
sevmek, Latifiye camisinin kütüphanesinde oturup sıcacık sevgi katılmış çay
eşliğinde kitap sohbetleri yapmaktır, eski zamanları yâd etmektir kadim
dostlarla…
   Mardin’i sevmek,
”sokul bakar” da gezerken misafirperver Mardin insanının tatlı
sohbetlerine kulak kesilmektir ve o sohbetlerin içinde kendini bulmaktır
sıcacık bir çay eşliğinde…
  Mardin’i sevmek,
Şahkulubey konağının karşısında öğrenci babası Necmettin abinin sevgi,
fedakârlık katarak yaptığı sıcacık ekmeği koparıp paylaşmaktır etrafındaki
gönül dostları ile…
  Mardin’i
sevmek, çok sevdiğin dostlarınla muhteşem Mezopotamya manzaralı çay
bahçelerinde saatlerce sohbet etmektir zamanın akışına bakmadan…
 Mardin’i sevmek
tarifi imkânsız aşklar yaşamaktır. Mecnun olup Leyla’ya kavuşamamaktır. Aşkın
en zirve noktalarına ulaşmaktır kavuşamayacağını bildiğin halde katıksızca
sevmektir…
 Mardin’i sevmek,
Kırklar kilisesinin arkasında leblebi imalatçısı Ekrem abinin “Allah, Allah”
nidalarıyla ile misafirlerine leblebi hazırlamasıdır, sevgi katmasıdır somuncu
baba misali… Sevmesidir her canlıyı Yaradan’dan ötürü…
 Mardin’i sevmek,
Babussor çeşmesinden şarıl şarıl akan suları içmektir, kana kana… İnsanların
çeşme başındaki sohbetlerini ve anılarını dinlemektir…
 Mardin’i sevmek,
her sokağında hoşgörüyü, sevgiyi, saygıyı, içtenliği hissiyatınla yaşamaktır.
 Mardin’i sevmek,
Diyarbakır kapıdan, Savur kapıya kadar yürümektir, bütün mistik kokuları
özümsemektir. Harmanlayabilmektir bu mesafede yedi bin yıllık tarihi zamanları…
 Mardin’i sevmek,
Mor Şumuni kilisesini arkana alarak, güneşin doğuşunu ve batışını seyre
dalmaktır tek başına…
 Mardin’i sevmek,
Kasimiye medresesinden dünyaya kinin, nefretin, ötekileştirmenin zararlarını
Kasım padişahın kardeşi Zeynep Hatun tarafından öğrenmektir duvardaki kan
izlerinden…
 Mardin’i sevmek,
bakırcılar çarşısından geçerken bakırı şekillendiren ustaların çekiç seslerinin
insana mesleğini sevmenin huzurunu ve o seslerin kulaklara hoş bir sada
bıraktığını anlamaktır. 
 Mardin’i sevmek,
Öğretmen Necmi gibi her daim heyecanlanarak, her geldiğinde sevgiyle havasını
içine çekerek, sokaklarını bıkmadan gezerek, sohbet ederek ve ayrılmak
istemeyerek doyasıya sevmektir…
 Mardin’i sevmek,
her daim özlemektir ve herkese nasip olmayan bir kara sevdadır belki de…
Anlamaya çalışmaktır ve ne olursa olsun sahip çıkmaktır. Ne mutlu Mardin’imi
çıkarsız sevenlere… Ne mutlu Mardin için katkısı olanlara…
 Not:
Bu yazımı Mardin’i katıksız seven rahmetli Öğretmen arkadaşım Necmi Aksu’ya
ithaf ediyorum. Mekânın cennet olsun… 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/mardini-sevmek)