# Mazlumun Dini!

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/mazlumun-dini
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-08-03T03:19:18+03:00
- Güncelleme: 2013-08-03T03:19:18+03:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Mazlumlar zulüm altında inlerken hatta çocuk,
kadın ve yaşlı demeden, suçlu suçsuz ayırımı yapmaksızın katledilirken,
cinsiyete, dine veya ırka göre taraf veya tavır belirlemek bir Müslümana
yakışır mı? Elbette ki yakışmaz!
Mazlumun dini olur mu? Bu soru net olarak
anlaşılsın diye şu şekilde açılabilir: Birisi zulme uğruyorken senin dinin
nedir sorusu yapılması gereken öncelikler arsında yer alır mı?
İlk önce yapılması gereken zalime dur demek
ve hakkın haklıya iade edilmesi olmalıdır.
Hz. Peygamber (s.a.s), Mekke’den Mekkelilerin
şerrinden ve zulmünden ötürü hicret ediyorken dahi, onların hakkına tecavüz
etmiyor ve onda bulunan emanetlerini onlara iade edebilmesi için Hz. Ali’yi
geride bırakıyor.
Lütfen hiç kimse Müslümanların yaptıklarıyla
İslam’ı yargılamaya kalkışmasın zira sosyalist ile sosyalizm, demokrat ile
demokrasi aynı olmadığı gibi İslam ile Müslüman da aynı değildir. Bir
Müslümanın da insan olduğunu ve onun da her insan gibi hata ve günah
işleyebileceğini unutmayalım. Günahkârların en hayırlısının da günahından
dönerek tövbe eden olduğu bilinciyle hareket edelim... Her insanın Ömervarî bir
geçmişi olabilir, fakat önemli olan Ömervarî bir geleceği yaşayabilmektir.
Günümüzde ümmetin çıkmazlarının başında,
Müslümanların peygamberimizin (s.a.s); “Kendine istediğini kardeşine de
istemedikçe iman etmiş sayılamazsın” düsturundan uzaklaşmış olmaları
gelmektedir. Geriye dönüp baktığımızda sorunlarımızın bu temelin
yokluğundan kaynaklandığı görülecektir. Bırakın kendine istediğini
kardeşine istemeyi, günümüz Müslümanlarının bir kısmı kardeşinin elindekine de
gözünü dikmiş halde bulunmaktadır. Oysa ilk dönem Müslümanları, bırakın
kendilerine istediklerini kardeşlerine istemesini, onları kendilerine tercih
ediyorlardı. Müslümanım diyen her bireyin inancını Kur’an’a hevale etmesi ve
Kur’ani prensiplerle örtüşüp örtüşmediğine dikkat etmesi ve bu bağlamda kendini
yeniden dizayn etmesi gerekmektedir.
Mü'min objektiftir. İnanan
biri, kendi aleyhinde olsa bile objektif olmalıdır. Adaletin inşası için
kınayıcının kınamasından korkmaması gerekenler, mahalle baskısından da
korkmamalılar. Katıldığım bir Tv programında da bunu söylemiştim aslında tüm
ihtilaflarımızın neşet ettiği tek bir sorunumuz var: İMAN!
İmanın ne olduğunu, bize ne
gibi sorumluluklar yüklediğini bilip gereğince hareket ettiğimiz takdirde
çözülmeyecek hiçbir problemimiz kalmaz, aksi davrandığımızda ise günümüzde
yaşanılanlar söze gerek bırakmayacak kadar meseleyi net olarak yansıtmaktadır.
Suçluyu değil suçu ortadan kaldıracak tedbir, yöntem ve yasalar oluşturmalıyız.
Mesulüz!
“Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş
gibidir. 5/32” diyor İslam dinin temel kaynağı olan Kur’an. Allah, bunu Kabil
Habili öldürdü diye İsrailoğullarına yazdığını ve bu hükmün Müslümanları da
bağladığı söylemektedir. Günümüz egemenlerine de baktığımızda bu dinlere mensup
olanları görmekteyiz. Peki, neden hala insanlar öldürülmekteler. İşte bu, bu
dinlere mensup olanların; dinlerini bilmediklerini veya dinlerini bildikleri
halde çıkarları doğrultusunda yorumladıklarını akıllara getirmektedir.
İnsanlar, biz Müslmanların yaptıklarından
dolayı (birçoğu bilmeyerek ve bu inceliğin farkında olmadan) islamı
yargılamakta ve islamdan uzaklaşmaktadır. Artık Müslümanların kendilerini
biraz da islamla temizlemelerinin zamanı gelmiştir.
Ramazanda kendimizi, sadece yemek yemekten
değil, insan yemekten de alıkoymalıyız! Zaman
oruç, zaman oruçlu ama ya Müslümanlar!
Müslümanlar eleştirilmektedir,
eleştirilebilir bu gayet doğaldır zira başta da ifade ettiğimiz gibi onlar da
insandır. Fakat onların üzerinden İslam eleştirilirken dikkatli olunmalıdır.
Dünya 'muktedirleri', daha ittifakla kime
katil veya zalim denileceğine dair net bir karar vermiş değiller! Zira her
birinin kendi zalimi ve katili var! Zalimi, Allah’ın tanımının dışında
farklı bir şekilde yorumlamak,  birçok sorunu da beraberinde
getirdi.  Hal böyle olunca, kimin zalimi ve kime göre zalim sorularının
cevabı her coğrafyada farklı algılanmaya başlandı. Ama Müslümanların
böylesi bir lüksü yoktur. Zira Allah, zalimin kim olduğunu belirlemiştir.
Müslümanlar sadece bir şekilde zalime yardım edebilir o da Hz. Peygamberin
(s.a.s), sahabelerine; zalime yardım etmek, onu zulmünden vazgeçirmektir”
şeklinde tavsiyede bulunduğu üzere olmalıdır. Biz Müslümanların da artık
tarafını seçme zamanının geldiği kanısındayım! Tarihe bakıldığında islamın
mazlumların dini olduğu görülecektir.





























Hasbıhal ve olanı aktarmak başka, şikâyet ve
gıybet etmek başkadır. Burada beni en çok yaralayan, Müslümanların oynanan
oyunların farkına varmadan kendi dinlerinin yargılanmasına katkı sunmalarıdır.
 
03.08.2013  @/MBHedbi
 
 

















































 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/mazlumun-dini)