# Medrese Eğitimi

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/medrese-egitimi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2015-12-25T13:27:31+02:00
- Güncelleme: 2015-12-25T13:27:31+02:00
- Yazar: MUSAB BARAN
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Medreseler; İslam eğitimi ve kültürünü
taşımada önemli rol üstlenmiş ve tarihsel süreçte topluma önemli katkılar
sağlamışlardır. Ülkemizde ve özellikle bölgemizde asırlar boyunca İslam’a,
İslamî ilimlere, bulunduğu coğrafyanın insanlarına sosyal, ahlakî ve kültürel
alanlarda gönüllülük esasına dayalı olarak hizmetlerde bulunmuştur. 
Sözlükte yükselmek, artmak, yücelmek, bir halden diğerine intikal
etmek olan eğitim; ıstılahta, kâmil ve örnek insanları yetiştirme faaliyetidir.
Eğitim bir plan ve hedefe göre insan yetiştirilmesini, ruhen ve bedenen
korunmasını hedef edinir. Bütün peygamberler birer eğitimciydiler. Resuli
Ekrem; “Allah beni sıkıntı verip zorlaştıran olarak göndermedi; fakat beni
öğretici/eğitici ve kolaylaştırıcı olarak gönderdi.” (Müslim, talak, 29) demek
suretiyle eğitimin önemini beyan etmiştir.
            Medrese, “derrese
– yüderrisu – tedris” kalıbından gelen ismi mekân olup, dersin verildiği yer
anlamındadır. “Muderris” ise ismi fail olup, ders veren kişi demektir.
            Medreseler ilk olarak Resulullah (S.A.V)
zamanında medrese adı altında değil de aynı işlevi gören ve Suffe denilen yerde
kalan Ashab-ı Suffe denilen sahabelerle başlamıştır. Hz. Peygamberden ilim
öğrenmek için sayıları 300–700 arasında değişen bir grup sahabe Mescid-i
Nebevinin bir köşesinde kalıyordu. İslam dinini doğrudan Resulullah’tan
dinleyerek öğreniyor, onun sözlerini ezberliyorlardı. Bundan anlaşılıyor ki
Mescid-i Nebevi bir ilim yuvası ve bir medrese olarak kullanılıyordu. Resulullah
(s.a.v.) Ashab-i suffa hakkında bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: 
            Medrese adı altıda ilk medresenin ne zaman
inşa edildiği hakkında net bilgi bulunmamakla birlikte tam teşekküllü
medresenin kuruluşu Abbasi halifesi Me’mun zamanında başlamıştır. Bazı kaynaklara
göre de ilk medresenin Nişapur’da fakih ve muhaddis Ebu Bekir Ahmet b. İshak
Es-Sibği h. 342 / m. 954 tarihinde inşa edildiği ve daha sonra nizami bir
şeklide işlemeleri bakımından h.459 / m.1066 yılında kurulduğu görülmektedir.
Bu İslami eğitim tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Zira bu yılda
Selçuklu veziri, Nizamu’l-Mülk’ün inşa ettirdiği medreseler manzumesinin en
önemlisi, Bağdat’ta açılan ve devlet tarafından maddi-manevi yardım gören,
saray tarafından himaye edilen Nizamiye Medreselerinin, gerek teşkilat gerekse
eğitim ve öğretim bakımından çok üstün oldukları görülmektedir. Anadolu’ya İslam’ın
yayılmasıyla, Anadolu’da çok sayıda medrese inşa edilmiştir. Selçuklular ise
bir şehri fethettiklerinde ilk iş olarak orada cami, medrese ve zaviye inşa
ederlerdi. Konya, İstanbul, Tokat, Kayseri, Diyarbakır, Mardin, Gaziantep,
Şanlıurfa başta olmak üzere Anadolu’nun değişik yerlerinde medreseler inşa
etmişlerdir. Osmanlılılar zamanında da bu süreç aynı şekilde devam etmiştir.
            Önemli bir konuma sahip medreselerin
kendisine mahsus bir yapılanması, çalışma yöntemi, müfredat programı ve eğitim
tarzı vardır. Cumhuriyet öncesi dönemde tüm İslami ilimlerden dersler
önemsenmiş ve okutulmuştur. Cumhuriyet sonrası dönemde ise özellikle Arap Dili
Edebiyatı, Mantık ve kısmen fıkıh ilimleri ön plana çıkmıştır. Şark medreseleri
Osmanlı’nın dağılmasından sonraki dönemlerde de, tek bir mekanizma tarafından
organize edilmese de, hemen hemen her tarafta aynı müfredat takip edilmiştir.
Medrese müfredatının iskeletini şu ilim dalları oluşturuyordu. 
1.      Dil İlimleri: Sarf, nahiv, vaz’, iştikak, meani,
beyan, bedi’, şiir ve luğat.
2.      Felsefe ilimleri
3.      Şer’î ilimler: Kelam, ahlak, fıkıh, usulu-l fıkh,
İslam tarihi, hadis, tefsir...
4.      Münazara: Tartışma usulü ve adabı.
Kuran-ı Kerim okunduktan sonra,
medreseye gönderilen bir öğrenciye, yukarıda zikrettiğimiz ilimlerle beraber
İslam kaynaklarını daha iyi anlamak ve anlatmak için bazı yerlerde değişiklik
gösterse de genelde sırasıyla şu kitaplar okutulur.
Sarf ve Nahiv alanında (Arap dil bilgisi): 1.Emsile,
2. Binâ, 3. İzzî, 4. Evâmilu’l-Cürcanî, 5. Zurûf, 6. Terkîp 7. Şerhu’l-Muğni,
8. İzzi’nin şerhi Sa’dinî, 9. Hallu’l ma’âkid, 10. Şerhu Katri’n-nedâ, 11.
İzhâr şerhi Netâic, 12. Suyûtî, 13. Molla Cami. Bundan sonra;
Mantık alanında: Muğni’t-Tullâb, Fenarî ve bazen
Kavlu Ahmet, sonra;
Bedî’, Beyân ve Ma’âni alanında:
Muhtasaru’l-Ma’âni okunmaktadır.
Akaid alanında: Şerhu’l-Akâid ve
Cevheretu’t-Tevhîd okunur. Son olarak da;
Fıkıh Usûlünde Cem’u’l-Cevâmi’ okunur.

































Bu kitaplar sıra
ile okunurken bunun yanında öğrencinin seviyesine göre siyer, tefsir hadis,
fıkıh gibi her medresede konu bakımlarından aynı kitaplar okunmaya özen
gösterilmektedir.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/medrese-egitimi)