# Medrese Eğitiminin Bazı Özellikleri

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/medrese-egitiminin-bazi-ozellikleri-48739
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2016-01-08T00:54:45+02:00
- Güncelleme: 2016-01-08T00:54:45+02:00
- Yazar: MUSAB BARAN
- Kategori: KÖŞE YAZISI

    Daha önceki yazımda
medrese tarihçesi ve medreselerde okutulan bazı kitapları kısaca izah etmeye
çalışmıştım. Bu yazımda da asırlar boyunca süre
gelen medrese eğitiminin özelliklerinden “özellikle ön plana çıkan özelliklerini”
kısaca, yazıya dökmeye çalışacağım. 
Birinci özellik: Medresede ders verme şekli birebirdir. Yani çoğunlukla talebe tek
başına hocasından ders alır. Böylece hoca onun seviyesine ve durumuna göre,
anlayacağı şekilde dersi izah eder. Bazen de iki üç kişi birlikte aynı dersi
hocalarından alabilirler.
İkinci özellik: Medrese eğitimi hasbi olup hesabi değildir.
Medreselerde hoca verdiği derslere karşılık veya medresesinde barındırdığı
öğrencilere mukabil hiç kimseden bir ücret talep etmez. Müderrislerin, ders
vermesi ve medresedeki ilim taliplerine yardımcı olması tamamen Allah rızası
ekseninde devam eder. Bunu, ilmin manevi sevabından kazanmak, onun bereketinden
istifade etmek ve ilim gibi bir sadaka-i cariyeye sahip olmak için yaparlar. Bunu
diğer eğitim kurumları ve özellikle de çok yüksek ücret isteyen dershane
ve özel okullarla kıyaslamayı sizlerin takdirine bırakıyorum.
Üçüncü özellik: Medrese eğitimi sürekli olup süreli değildir. Medrese
eğitiminde belirli bir süre yoktur. Öğrenci istediği yaşta medreseye gelebilir.
Şayet öğrenci ilmini ilerletmek istiyorsa; istediği kadar medresede kalabilir.
Yani medresede yaş sınırı yoktur. 
Dördüncü özellik: Medrese eğitiminde seçicilik
esastır. Medrese eğitimini farklı kılan en canlı noktalardan biri de bu seçiciliktir.
Yani bir öğrenci istediği hocayı seçebildiği gibi hoca da istediği örenciyi
seçebilir. Birini diğerine mahkûm etmek zorunlu ve bağlayıcı bir durum
değildir. İş tamamen her iki tarafın karşılıklı rızasına bağlıdır. Bu seçme
hakkı, ilim öğreniminde çok önemli ve verimli bir husustur. Keza öğrenci,
okuyacağı kitabı seçme ve seçeceği ilim dalı konusunda da serbesttir. Hoca ile
istişare eder, hoca da onun seviyesine uygun olduğu kanaatine varırsa artık
talebe istediği kitabı okuyup seçmede serbest olur. Hocanın tavsiyesi ile
birlikte öğrenci, ezberlenmesini faydalı gördüğü kitabı okuyup ezberleme
konusunda da serbesttir.
Beşinci özellik: Hoca-öğrenci ilişkisi
medrese eğitimine önemli bir hususiyet kazandıran özelliklerin başında gelir.
Bu ilişki karşılıklı sevgi ve saygıya
dayalı bir ilişkidir. Medrese hocaları ve öğrencileri arasında karşılıklı olarak
derin ve gönüllü bir sevgi ve saygı bağı vardır. Hoca öğrencilerini çocukları
gibi sever, öğrenciler de hocalarını babaları kadar severler. Hoca
öğrencileri için dua eder, öğrenciler de hocası için dua eder ve bayram
günlerinde veya hastalandığında mutlaka hocasını ziyaret ederler, onun elini
öperler.  Kısacası, öğrenci hocası ile
konuşurken, yemek yerken, onun huzurundaki bütün hal ve davranışlarında mutlaka
saygı ve edebe riayet eder ve bunlarda kusur etmez. Bu, medrese öğrencilerinin
en önde gelen vasfıdır.
Altıncı özellik: Medrese eğitiminde,
öğretilen bilginin öğrenci nezdinde kalıcı olması ve iyice kavranması esastır.
Bunun için öğrencinin şu hususları yerine getirmesi önemsenir. Dersini almadan
önce iyice mütalaa etmesi, dersini önemseyerek alması ve okumasıdır. Bu
kalıcılığın temelinde ve verilen bilgilerin iyice sindirilip meleke haline
gelmesinde altı temel unsur etkendir ki; bu temel unsurlar medrese eğitiminin
bel kemiğini oluşturur. Bu unsurlar şunlardır: 1. Ders alma 2. Ders verme 3.
Ezber yapma 4. Mütalaa etme 5. Müzakere etme 6. Ders dinleme. Ders dinleme
özellikle medreselerde yapılan bir uygulamadır. Ders dinleme şu şekilde
gerçekleşir. Öğrenci okuduğu kitap itibariyle kendisinden geri olan başka bir
öğrencinin, hocanın yanında okuduğu dersi ve takip etmek istediği fıkıh,
tefsir, hadis, tarih gibi ayrı bir dersi dinleyerek takip eder.
Yedinci özellik: Ahlaki yapılandırma, Medrese eğitiminde sadece teorik bilginin
verilmesi ile yetinilmez. Kuru bilginin, pratik hayata yansıyan ameli, ahlaki
ve insani bir tarafı olmadan tek başına bir işe yaramadığına inanılır. Bunun
için öğrencilere verilen bilginin yanında ahlaki durumları üzerinde de sıkıca
durulur. 
Sekizinci
özellik: Medreselerde karma eğitimi yoktur. Kız ve erkekler bu
kurumlarda birlikte eğitim almaz. Bu da daha sağlıklı bir eğitim ortamının
oluşmasına vesile olur. Gerçi medreselerin çoğu erkek talebelere yöneliktir,
kızlara yönelik medreseler çok azdır. Bu da medreselerimizde çok büyük bir
eksiklik olduğunu beyan etmekle özeleştiriyi yapmakta sakınca bulmuyorum.
Umarım bu yapıcı bir öz eleştiri olur.
Dokuzuncu
özellik: Medreseler çoğunlukla yatılı talebeye eğitim veren
kurumlardır. Bu da talebenin eğitim ve öğretimine daha fazla zaman harcamasına,
zamanın çoğunu medresedeki derslerini öğrenmeye, ezberlemeye ve müzakere etmeye
ayırmasına imkân verir. 
Onuncu
özellik: Medreselerde uzun tatiller yoktur. Haftanın tatili Perşembe
günü öğleden sonra başlar ve Cuma günü akşam namazı ile biter. Senenin tatili
ise en fazla bir ayıdır, o da bayramlarda veya bir mazeretin olduğu zamanlarda
kullanılır.
            On
Birinci Özellik: Medreseler camilerle yan yana ve bir dereceye kadar iç
içedirler. Bu özellik Resulullah (s.a.v)’in mescidi olan Mescid-i Nebevî ile
Ashab-ı Suffenin kaldığı ve “Suffe” denilen mekânın iç içeliğinden başlar.
Günümüze kadar medreseler camilerin ya içinde veya avlusunda yer almıştır. Bu
da talebeye çeşitli faydalar sağlamaktadır. Talebe bu vesileyle camide
namazlarını kılar, bazen müezzinlik veya imamlık yapar. Kimi zaman hutbe okur
veya vaaz kürsüsüne çıkıp vaaz verir. Böylece talebe hocasının yanında bir
bakıma staj yapar, uygulamalı eğitim alır.
On
İkinci özellik:
Medreselerde eğitimini tamamlayan bir öğrenci diploma yerine icazetname alır. Sözlükte izin vermek, onaylamak anlamlarına gelen
icâzet, terim olarak ise sözlük anlamına uygun olarak, bir âlimin ilmini
talebesine aktardıktan sonra, ders ve fetva vermesine onay vermesi anlamına
gelir. Osmanlı Devletinde 1914’e kadar icazet belgesi resmi diploma
işlevi görüyordu. Medreselerden icazet alanlar durumlarına göre belirli
kurumlarda çalışma imkânı görüyordu. İnşallah
bir gün ülkemizde de şimdiki medreselerde okuyan ve icazetlerini alan kişilerin
icazetleri diploma işlevi görür.



























Sonuç
olarak; medreseler dini eğitim ve öğretime büyük katkılar sağlamıştır. Bu hal
özellikle millet tarafından çokça takdir edilmektedir. Bunun için medreselere
sahip çıkmak ve bu medreseleri güçlendirmek, ister ilmi çevreden ister halkın
genelinden olsun her bir Müslüman’ın mühim bir vazifesidir. 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/medrese-egitiminin-bazi-ozellikleri-48739)