# Medya ve Basında Güven Krizi

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/medya-ve-basinda-guven-krizi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2015-10-11T10:53:45+03:00
- Güncelleme: 2015-10-11T10:53:45+03:00
- Yazar: TEKİN ORUÇ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

    “ Fourth estate
media” tabirini bizimkiler “Medya dördüncü kuvvettir” diye
tercüme etmişler. Kanaat şunu gösteriyor ki devlet yönetimlerinde ve insan otoritesinin
hâkim olduğu sosyal alanların olmazsa olmaz şartlarından bir tanesi de; basın
ve medyadır. Devlet denen faktörsel güçlerin güç göstergeleri ve örgütleme
şematiklerinin içeriği;  içinde yargı,
yürütme ve yasama erklerinin olduğu; kendine has sıralamaya uyulduğu ve birbirinden
özgür oluşumlardan meydana geldiği hakikati herkes/herkesim tarafından bilinen
vakalardır.
       Bu kardeşlerden
en küçüğü olan dördüncüsünün, “medya ve basın” olduğunu ve bu
dördüncü küçük erkin diğer kardeşlere göre daha baskın olduğunu, “hükmetme ve
değiştirme” mekanizmalarının kararlarına müdahale ettiğini, yine hep birlikte
müşahede ettiğimizi de deklare edeyim. Manzara, dördüncü kuvvettin gittikçe üst
sıralara tırmandığını ve hatta diğer erklerin hâkimiyet zeminlerini daha fazla etki
altına aldığını da gösteriyor.
      Medya, malzemelerini doğru haber ve güven
veren analizler üzerine tutturmazsa, hitap ettiği ve muhatap olduğu toplumlarda
oluşan ekonomik, sosyal ve siyasal krizlere doğrudan bulaşır ve hatta ekonomik
krizin göbeğine oturur. Kendi doğal mecrasında olumlu veya olumsuz bir şekilde
kat etmesi gereken yolun rotasını allak bulak eder. Siyasal krizin ikinci
başrol oyuncusu durumuna düşer ve faturası zarar olan gereksiz birçok muhatab
kazanır. Kökleri sağlam olan halk kitlelerin bir kısmını karşına alır, yanlışlarına
cevap arar, enerjisinin çoğunu bu cevapların doğruluğu üzerine kurgulayacağı
senaryolara harcar ve asıl işi olan “toplumu tarafsız bilgilendirme”
ilkesini hayli ihlal ederse, kendisini doğrudan etkileyecek ve etkilemesi
beklenen ekonomik, siyasal ve güven(itibar) krizlerinin vahşi pençelerine
sunar/atar.
“Milletlerin gelişmişlik düzeyi, Basınlarının
“tarafsızlık koşullarına riayet etme” derecesine göre değişir.”
    
Kuşkusuz bir ülkenin uygarlılığı, o ülke medyasının haber yapmada
karşılaştığı zorluk ve kolaylıklar ile yine habercilik yapmada geçireceği özgür
alanların genişlilik ölçütlerine bağlıdır.
    
Medya yöneticilerinin süregelen şikâyetlerinden olan sektördeki yoğun işsizlik,
politik ve ekonomik yoksulluk ve ekonomik yönden desteklenmeme gibi argümanlar;
tek başına medya ve basındaki güven krizinin oluşmasına etki etmez.
    
Düşüncelerimin deryasına kulak kabarttığım zaman;  bana şunu fısıldamaktadır. “Uzun yıllar basın
mensupları her zamankinden daha fazla tek taraflılığın, farklı fikirlere
kapalılığın ve bir kitlenin haklılığını ispat üzerine yayın politikalarını
hazırladıklarını, yine mensuplarının seçkin bir dernek üyesine dönüştüğünü,
ortalama vatandaşların beklenti ve endişelerini es geçtiği meselesini açık bir
şekilde afişe ettiğine şahit oluyoruz. Aynı zamanda günümüzde mesleğini icra
edenlerinin bir kısmı da, daha çok korkak, daha az yenilikçi ile daha az etik
kurallara uyulduğu gerçeği ile karşı karşıya kaldığımızı ifade edeyim.
    
Gözüken gidişat çevresinde, habercilik ve gazetecilikte özgürlük,
dürüstlük ve doğruluk kavramlarına biçilen değerlilik ayarı; yavaş yavaş
değiştirilmektedir. Bunun yanı sıra azatlığından ödün verme, baskı sayısı ve
reyting uğruna görmezden gelen gerçekleri örtbas etme ve kâr kaygısını gütme gibi kısa vadeli pragmatizmsel
hissilere kendisini heba ederek; kapitalizm ve liberalizmin kucağında birer
piyon şemalına rahatlıkla bürünür. 
    
Nasıl ki, bir ayakkabı firmasının işletme müdürü/yöneticisi, müşterisi
olan insanlara, kaliteli, bir ayakkabı sunma zorunluluğu ve sorumluluğu
içindeyse ve bu kaliteyi koruyarak geleceğini ve itibarını koruyorsa; aynı
şeklide bir medya veya basın mensubunun en üst tepesinde oturan yöneticisinde
tutunda en alt kademesinde çalışan çalışanına kadar hepsi okuyucusunu tarafsız,
ilkeli, özgür ve algı operasyonlarına mahal vermeyecek haberlere yer vermelidir.
İnsanlara, haberlerini gerçeklik düzeyi en yüksek düzeyde tutulmuş şekilde
hazırlamalı ve sunmalıdır.
   
Lakırdılarımızı fazla dallandırıp bulandırmadan kısa ve net bir analiz
ile bitirme ihtiyacına binaen hemen şunu söyleyeyim. Güven krizini aşan bir
sektör; er geç ekonomik krizin de üstesinde gelir. Uzun vadede itibar kazanır
ve parasal problemlere de çözüm bulur.





















   Vesselam herkese…

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/medya-ve-basinda-guven-krizi)