# Mezopotamya  Uygarlığının Tabi Olduğu Mutfak  ‘’MARDİN’’

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/mezopotamya--uygarliginin-tabi-oldugu-mutfak--mardin-47912
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2014-08-15T11:09:33+03:00
- Güncelleme: 2014-08-15T11:09:33+03:00
- Yazar: SÜLEYMAN ENGİN
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Mezopotamya
ovasının yeryüzündeki mirası, ışıldayan gerdanlık Mardin, Güneydoğu Anadolu
Bölgesinin butik gastronomi kültürünü 
tek yelpaze üzerinde  rengarenk
bir lezzet  ahengi ile  yeryüzüne sunmaya  devam ediyor.


Yiyecek içecek
kültür biliminin en özgün kimliğine sahip olan Mardin şehri, asırların
ötesinden gelen lezzet  kimliğini  yaşatıp koruyarak, bir  anlamda dünyada ki gurme turizmine de elçilik
ediyor.


Mardin, bir ilk
olma çerçevesinde ‘’Butik Gastronomi’’ adı altında kendi şark yemek
kültürünü, yemek hikayeleri ile beraber Mardin’in mistik ara sokaklarında
bulunan onlarca tarihi  konakta  sergilemeye 
devam ediyor.


Eski medeniyetlerin
dışında, günümüz Mardin’de  yaşayan pek
çok toplumdan sadece bir kaç tanesi olan Göçer, Botan, Mıhhalemi, Kırmançlar da şehrin
yiyecek içecek kültürüne  katkı
sağlayarak Butik Gastronomi anlayışını 
şekillendirmişlerdir.


Mardin’in kendi
coğrafyasına özgü bir  gastro kültür
haritası vardır. Bu harita üzerinde şekillenen yemiş, ürün ve zerzevatlar
Mardin mutfağında kullanılarak yemek kültürü ile en iyi şekilde
bütünleştirilmiştir. 


Bugüne kadar
Mardin mutfağı ile ilgili binlerce konu paylaşıldı. Yazılar yazıldı ve kitaplar
basıldı. Fakat geçmişte yazılmış olan bütün bu yazılanların hiç biri aşağıda
okuyacaklarınız kadar uzman görüşü içeren derin bilgilerden oluşmamıştır. 


Zira, Mardin
mutfağı sadece yemek tariflerinin yer aldığı kitaplar  ile anlatılacak kadar küçük bir mutfak
değildir. Mardin mutfağı bugüne kadar anlatılırken hep  Alluciye, Fırkiye, Kaburga Dolması, Dobo,
İkbebet, Erok, Sembusek, Kibe, Merge, gibi yemek tariflerinden faydalanıldı.
Oysa ki Mardin mutfağı sadece tariflerle değil tüm hatları ile ve asırlık
hikayeleri ile ortaya konulmalıdır. Bu yemeklerin özünü oluşturan ürünlerin
neler olduğunu da yazmak gerekmektedir.


Acur (Trozi -
Kıtte), salatalarda kullanıldığı gibi gızbara ve koruk üzümü ile
tatlandırılmış turşusu da çok lezzetlidir. Acur turşusunun en belirgin
özelliği, fermantasyon esnasında  ‘’Gızbara’’
baharatının kullanılmasıdır.Bununla beraber acur turşusunun yapımında doğal
şeker içeren ‘’Mazruna Koruğu’’ kullanılır.


Yaz mevsiminde
olgunlaşan ‘’Rami’’(Şelengo) meyvesi, Mardin kimliğine münhasır olup,
salata ve turşularda kullanılır.


Şeker
hastalığına iyi gelen  ‘’Ballot’’  ise, bölgede bulunan kayalıklı
dağların eteklerinde, yarım boy ağaçlarında yetişir.


‘’Midyat Kavunu
(Petiğ)’’, Dört farklı aroma taşıma özelliğine sahip olup, bu aromalar
farklı isimlerle telaffuz edilir. ‘’Tırş, Hamız, Aseli, Hıllu’’ gibi…


‘’Pivok’’ diğer adı ile ‘’Çiğdem’’,
Nisan ayı itibarı ile bölgede yetişen ve rivayet değil, gerçek anlamda kalp hastalıklarına
iyi geldiği  bilinmektedir.


‘’Keme’’,
Mart - Nisan aylarında gök gürültüsü ve yağmurun bol olduğu mevsimlerde
şimşeğin toprağı vurması ile olgunlaşarak Mardin coğrafyasında yetişen bir yer
altı mantarıdır. Keme, müthiş aroması ile Avrupa’da paha biçilmez olan ’’
Trüf’’ mantarının Mardin alternatifi olarak bilinir.


‘’Kenger’’ diğer adı ile ‘’Harşef’’,
yine Mardin coğrafyasının kimliğine münhasır olup dikenli bir şifa bitkisidir.


Kenger;
Kahverengi, Yeşil, Beyaz, ve dikenli hatları ile doğanın yeryüzüne sunduğu bir
sanat eseri şeklinde yorumlanır 
Mardin’de.


‘’Gızbara
(Kişniş)’’, Mardin mutfağının en belirgin baharatıdır. Bu baharat,
diğer şehirlerde ki toz olarak kullanılış şeklinin aksine, Mardin’de tane
olarak alınır ve pirinç havanlarda dövülerek yemeklere kullanılır. İkbebet ve
Erok, gızbara baharatından en lezzetli hali ile nasiplenmişlerdir.


‘’Tane Yeni
Bahar’’, Mardin’de kaburga dolması ile bütünleşen bir baharat olup,
Mardin’de kaburga dolmasının  ana
baharatı olarak kullanılır.Kaburga dolmasından elde edilen et suyuna,
kahverengimsi bir renk ve karanfilimsi bir aroma veren baharattır.


‘’Pırpare’’, Ekişimsi tadı
ile salatalarda kullanılan bir çeşit Mardin otudur. Ekşi köy yoğurdu ile de çok
kullanılmaktadır.


‘’Meyan Kökü
(Irksud)’’, Şerbeti ile Mardin sokaklarını ferahlatan ve doğal bir aromaya
sahip olan meyan, Mardin halkının ramazan ayında ki milli içeceği olarak
bilinir. Susatmayı önleyici özelliğinden dolayı sahur sofralarında sıkça yer alır.
Meyan böbrek taşı düşürme özelliği  ile
de bilinen ünlü bir kök şerbetidir.


‘’Mazruna
Üzümü’’ Midyat ve köylerinde yetişen bir cins üzümdür. Özelikle Tori
köylüleri ile bütünleşmiş olan bu üzümün son hasadı çok tatlı olur. Cevizli
sucuk yapımında da kullanılır.


‘’Badem Şekeri’’
(Imlebbes): Mardin’in gastro kimliğine münhasır olan bu şekerlemelerin
özel bir yapım metodu vardır. Özellikle ince hayalet diye tabir edilen çeşidi
çok ilgi görür. Badem şekerinin üzerinde bulunan mavi renk; rengini Lahor
ağacının kökünden alır. Bu Lahor ağacının kökünden çıkan bu mavi özüt renk,
eskiden  yara yapmasın diye bebeklerin
ağzına da sürülürmüş.


‘’Harire’’, Mardin’de taze üzüm
suyu ile yapılan bir çeşit tatlıdır. Kışın üzüm suyu yerine, harire yapımında  pekmez de kullanılabiliyor.


‘’Cevizli Sucuk
(Ikude)’’ Üzüm bağlarından toplanan mazruna üzümünün çuvallar
içerisinde dövülerek, bu üzümden elde edilen suyun kaynatılması ile yapılan
geleneksel bir  Mardin yemişidir. Yerli
beyaz su cevizi ile yapılanı bölgede en çok tercih edilen türüdür.


‘’Bestik’’, Mazruna  bağlarının 
son hasadından  elde edilen tatlı
üzüm suyundan yapılan pestil türüdür.


‘’Hımmıs’’ Mayıs aylarında
yetişen taze nohuttur. Buket halinde, Mardin Pazar yerlerinde rahatlıkla
bulunabilen bir mevsim yemişidir.


Mardin
Peynirleri, Geleneksel Mardin peynirlerinin güneydoğu gastronomisine
katkısı tartışılmaz derecede büyüktür. Avrupa ülkelerinde ki peynir haritasının
diğer kıtalara yayıldığı gibi, Mardin peynirleri de geleneksel lezzet  hali ile tüm Türkiye’ye yayılmış  durumdadır. Mardin peynirlerine  hemen hemen her mevsim ulaşabilirsiniz.


Mardin Lavaş
Peyniri, Mardin Bardak Peyniri, Mardin Dil Peyniri, Göçer Peyniri, Tuzsuz Tatlı
Peynir (Kahhiye ve Peynir Tatlısına kullanılır.), Keçi Peyniri, Matfora
Peyniri,Megbuse Peyniri (Eritildikten sonra tenekelerde saklanan  Peynir)


Havdal, Cevizli Sucuk
(Ikude)’nin ceviz ile harmanlanmadan önceki üzüm suyunun nişasta ile
kaynatılmış halidir.


Danuk,(Selika), Belirli
mevsimlerde yapılan buğday kaynatmasıdır. Buğday, dev kazanlarda saatlerce odun
ateşinde kaynatılır. Mardin’de her sene yapılan buğday kaynatma günleri festival
havasında geçer. Bütün ilçeler ve köyler aynı anda buğdayını  kaynatıp damlarda güneşe sererler.


Goşte Maksut
(Lahme Imneşşefe), Buzdolabının olmadığı dönemlerde muhafaza etmek amacı ile
kurutulmuş ete verilen isimdir. Et, tuzlanarak bünyesindeki su minimize edilip
kurutulur. Bu metot sayesinde etin bünyesinde var olan patojen bakteri
oranı da minimum seviyede azaltılmış oluyor.


Şeredin, Mardin’de ki
kasapların vitrinini süsleyen yöresel bir sucuk türüdür. Bu sucuk, diğerlerinin
aksine oval olmayıp, şekil itibari ile basıktır. İçerisinde ki baharatlardan
dolayı etin fermantasyon süreci hızlı bir şekilde gelişip et, sucuğa dönüşüyor.


Mardin
gastronomisini şekillendiren diğer lezzetler, Beyaz su Cevizi,
Beyaz su İnciri, Xoğ,Taraki, Mış Mış, Incas, Alluc, Serupe, Maste Gameşa
Süleyman ENGİN
chefsuleyman@gmail.com

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/mezopotamya--uygarliginin-tabi-oldugu-mutfak--mardin-47912)