# Ne Yıldı Bee...?

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/ne-yildi-bee
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-12-25T17:52:28+02:00
- Güncelleme: 2013-12-25T17:52:28+02:00
- Yazar: VEYSİ ELMASOĞLU
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Yeni bir yıla
girerken ülkemizin en önemli mevzuu barış süreciydi. Şimdiye kadar Apo ile veya
Kandil ile görüşmeyi şerefsizlik kabul edip bunu ispatlamayanın da şerefsiz
olduğunu savunan Başbakan, ‘görüşmelerin yıllardır gerçekleştiğini ve devam
edeceğini’ açıkladı. 
Yeni yılın ilk
günlerinde başlayan ünlü ölümleri hız kesmedi, 2013’te otuz kadar ünlü intikal
etti.
Yılın ikinci ayı bazı
bakanların değiştiği görüldü. İdris Naimsiz kalmıştık, yaaa… Mardin için önemli
olan Muammer Güler’in İçişleri Bakanı olmasıydı. Maalesef bu yazıyı yazdığım
dakikalarda, Mardin’in bakansız kaldığını öğrendim. 
Nevruz’u insanlar
sabırsızlıkla bekliyordu. Geldi, çattı, Apo’nun bildirisi okundu, çekilme
süreci başladı.  Yılın ikinci yarısında
çekilme durdu. ‘Süreç tıkandı’ dendi. 
Arada Başbakan “Bunlar
rakıyı susuz içerler.” dedi, niçin dediğini ve ne anlatmak istediğini şimdiye
kadar araştırıyorlar… 
Türkiye, kızlı-erkekli
mevzulara kafaları iyice yormaya başladı. Binali Yıldırım başlatmıştı. Zat-ı âlileri
şimdi İzmir adayı. Başbakan kızlı-erkekli kalanların evlerini denetlemek için
gerekli yasal düzenlemenin yapılacağını açıkladı son çeyrekte. Meclis Başkanı
hızını alamadı ve karma eğiteme karşı olduğunu dile getirdi. Yurtdışı ziyareti
dönüşünde ise sanki o konu hiç konuşulmamış gibi kapandı.   
Muhteşem Yüzyıl
dizisine kafayı taktılar. Ahlaksızlık varmış. Günaydın be gözüm…
Ayrıca 800 TL olan
asgari ücret “büyük para” ilan edildi.
Ergenekon, Balyoz
gibi davalarda karar verildi. İddianamelerin tutarsızlığı, sonradan eklenen
deliller hep kafalarda soru işareti idi. Sağ olsun Akdoğan, yeni açıkladı: “Cemaat
bu orduya kumpas kurdu.”
Mayıs ayı girerken
yapılan ihaleler, temel atma törenleri, falan filan… Aha! Kahrolsun dış
mihraklar bizim gelir dağılımı adaletsizliğimizi çekemedi ve Gezi olaylarını
tertip etti. ‘Uyuyan insanlara saldırıyla beraber halk “yettin artık” dedi’
tezini ortaya attıysak da kralcılar inanmadı. Olaylar yaz boyunca sürdü. 1
Mayıs’ta işçi için güvenli olmayan Taksim Meydanı iki gün sonrasında
Galatasaray için gayet güvenliydi.
Çok şükür ileri demokrasimiz(!)
var da altı kişi öldü, onlarca kişi gözünü, kolunu, iç organlarını falan
kaybetti, binlerce kişi tutuklandı, 13 yaşındaki çocuğa bile dava açıldı….
Yoksa maazallah, çok daha kötüleri olurdu haa… 
İnsanlığını kaybetmiş olanlar hep 147 milyon liralık zarardan bahsetti
de ölen ve yoğun bakımda olan insanlardan bahsetmedi. Verin bana ölenlerden
birini vereyim size 147 milyonu… Bütün bunlardan daha elim ve daha vahim, Melih’in
fışkıyesini kırdılar. O günlerde aslan kesilen Melih yılın son günlerinde kedi
gibi sessiz kalacaktı. Polisin yaptıkları ise “kahramanlık” addedilip,
Çanakkale benzetmesi bile yapılacak kadar vicdandan uzaklaşıldı.
Filozof ve aydın
sanatçılarınızdan Polat’ınız yaklaşık dokuz dakika konuştu. Nazar, kedi gözü
gibi şeyler dedi ama kimse o konuşmadan bir şey anlamadı. Nihat Doğan’ınız ise
akil adam olmadığı için küsmüştü zaten. Acun’unuz ise yeni televizyon alarak
sizi daha çok uyutmaya karar verdi. 
Derken efendim Mısır’da
darbe oldu. Lanet olsun yapana. 
Sonraları Esed olan, Kardeşi
Esad, ikinci yılında da gitmemeye direnince Suriye’de kan gövdeyi götürmeye
devam etti. Kimyasal kullanıldı. Türkiye’nin El-Kaide geçişlerine göz yumduğu
ve ‘kimyasalı’, ‘antifriz’ zannettiği ortaya çıkınca Başbakan,  “gidin tencere-tava çalan komşularınızı mahkemeye
verin.” dedi.
Reyhanlı’da bomba patladı.
Elliden fazla insanımız vefat etti, bu sefer de Başbakan, mezhepleri tartışma
konusu yaptı. 
Süreç tıkanırken
Türkiye’nin gözü bir daha açılacak bir paketteydi.  30 Eylül geldi. Paket açıldı, sonra ayrıntılar
çıktıkça kokular da çıkmaya başladı. Artık polis tedbir amaçlı, tipini
beğenmediği adamı savcı izni olmadan içeri alabilecekmiş. Türban artık resmen
serbestti, destekledim ve destekleyeceğim. Ama başkalarının da özgürlüğünü
düşünmeye devam edeceğim. 
Türkiye, Olimpiyat ev
sahipliğini kaybetti;  Bakan, Vekil,
iktidar şakşakçıları falan tuttular halka küfür ettiler.  
2005’te muhatabımız
olamaz, denilen Barzani’yle Diyarbekir’de büyük buluşma gerçekleştirildi.
Çok hareketli bir
yıldı be. Yıllarca beraber tezgâhlar kurduğunu dile getirdiğimiz hükümetimiz
ile Gülenistler kavga etti, abi, öyle böyle değil. (bunu ayrıca yazarız.) Daha
sıcak olduğu için de hatırlatmaya gerek yok. 

Neyse canım kardeşim.
2013 bütçesi 33 milyar lira açık verdi. (Geçmiş olsun demek isterdim.) 2014 bütçesi
ise beddua tartışmasının gölgesinde kaldı. 
Araştırma yapmadan
yazmaya gayret ettim ki fazla uzamasın…
Yılın son haftasında
üç bakan çok yorulduğu için istifa etti. 













































Yeni yıl hediyenizin
bir ayakkabı kutusu olmasını ümit ediyorum. 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/ne-yildi-bee)