# O’na Kurban Olabilmek

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/ona-kurban-olabilmek
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2015-09-23T18:48:04+03:00
- Güncelleme: 2015-09-23T18:48:04+03:00
- Yazar: MUSAB BARAN
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Yüce
yaratıcının en güzel biçimde yarattığı, sayısız yeteneklerle donattığı, sonra
da mükellef kıldığı insan, varlıklar arasındaki mümtaz konumunu, görev ve
sorumluluklarını müdrik oluşuyla varlığını anlamlandırmakta ve bununla yüce yaratıcıya
hususî bir yakınlık tesis etmektedir. Zaten yaratıcı da, bu yakınlığın şuur
düzeyinde algılanmasını, idrak edilmesini istemekte, insana “şah damarından
daha yakın” olduğunu, “nerede olursa olsun, onunla beraber olduğunu”
bildirmektedir. Önemli olan insanın bunu algılaması ve bu algı çerçevesinde bir
hayat-dünya ilişkisi kurmasıdır.  İbadetler, Müslüman kalma şuurumuzu diri
tutan sembollerdir. Çünkü onlar şeklî boyutlarından daha derunî bir anlam
içermektedir. O da bir gönül yüceliği yakalayıp kurbet-i Rahman’a kavuşmak,
O’na yakın olmak, O’na Kurban olmaktır.  Her
ibadet ile kişi Allah’a kurban olur. 


Zikrullah, Yaratıcıyı
her davranışımızın içinde bilme, hiç unutmama, her daim O’nu anma, her nefes
alışımızda ve verişimizde O'nun bir kudret nişanesinin olduğu bilincine sahip
olmaktır. Kurban olmak veya
kurban etmek de öyledir. Kurban, esasen
inanan insanın varoluşunu neyle ve nasıl anlamlandırdığını sembolik bir yolla
Allah’a arz etmesidir. Kurban,
yaratıcıya yakınlaşma, O’na kul olmanın şuuruna ermedir. Kurb-anı… Yani O’na
yakın olma zamanı. Allah’ın emrine boyun eğme. Kulluk bilincini tazeleyişidir. Kurban, yakın
olanlardan olma çabası, takvaya erişme arzusu içinde yüce yaratıcıya
yaklaşanlar arasına girebilme gayretidir. Kurban,
kurbiyyet, gönülden bağlılık, yakınlık sevdası, yakınlıkta takva, takvada
teslimiyettir.


Evet, Kurban,
takvaya; takva da Allah’a ulaştırır. Nitekim Yüce Rabbimiz kurbanlarından söz
ederken kurbanların, aslında Allah’ı yüceltme ve O’na şükretme vesilesi
olduğunu belirttikten sonra şöyle buyurur: “(O kurbanların) ne etleri, ne de kanları
Allah'a ulaşacaktır. Fakat O'na sizin takvanız ulaşacaktır.” (Hac, 36-7) Demek ki etin ve kanın ötesinde
bir şey var kurbanda... Etler ve kanlar değil “Allah'a yönelik derin saygı ve
ona olan bağlılık” idraki gidiyor yüceliklere. Kurbanlarla,
haclarla, namazlarla, hülâsa ibadetlerle insan, işte o kalbî kıvamı yakalamaya
çalışmaktadır. Şair Fuzulî şöyle der:


“Yılda bir
kurban keserler halk–ı âlem ıyd içün


Ben senin
sâat–be–sâat dem–be–dem kurbânınam”


Her an ve her
saat Hak yolunda kurban olmak, nefsi kurban etmek, benlikten arınmak nefes
başına bin defa kurban olurcasına yakınlaşmak, kurbanla yakınlaşmaktır. Kurban,
yakınlaşma, yakın olmadır. Bir ismi karîb olan, yakınlaştıran, yakın kılan,
yakınlığa çağıran, Allah’a yakınlaşma olmaktır. Ve O’nun verdiklerini yine
O’nun yarattıkları ile gönülden paylaşmadır. Bu yönü ile de yeni yakınlıklar
kurmaktır kurban. Kurban, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'in baba-oğul sevgisi ile
Hakk’a bağlılık duygularının harman olduğu engin dünyayı yaşamaktır. Bunu
hissederek kurbanı kesmektir. Kurban, “Bismillahi Allahü ekber” derken İbrahim
olmaktır. İbrahim (as) ve oğlu Hz. İsmail’in Yüce Allah’ın buyruğuna itaat
konusunda verdikleri başarılı imtihanı yâd etmektir. Sonra da Rabbe
yönelerek; “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm
de âlemlerin Rabbi Allah içindir.”  Demektir. (En’am, 162) Hz. İbrahim ve
Hz. İsmail örneğinde olduğu gibi ilâhî emirlere kayıtsız teslimiyet göstergesi,
hak yolunda fedakârlığın bir nişanesi, Allah’ın bize lütfettiklerinden onun
hoşnutluğu için verebilmenin hâl ile ifadesi. Hz. Âişe validemiz şöyle anlatıyor: Bir koyun
kesilmişti, Efendimiz sordu: Ne kadarı dağıtıldı, geriye ne kaldı? “Sadece bir
kürek kemiği kaldı.” cevabını aldı. Kürek kemiği dışında hepsi dağıtılmıştı.
Bunun üzerine o şöyle buyurdu: “(Desene ya Aişe) bir kürek kemiği hariç, hepsi
duruyor!” (Tirmizî) Öyle ise düşünelim, gerçekten kurbanlarımızın
ne kadarı bizim.


Kurbanlarımız Rabbimize
yakınlığa, O’nun bize şahdamarımızdan yakın olduğunu idrak etmemize vesile
olsun. Allah’ım! Bir yakınlık ver bize; Bir sürur ver
gönlümüze. Kurban bizi alsın ve götürsün bir yakınlık diyarına. Ey yakınlığına
muhtaç olduğumuz! Yoluna kurban olduğumuz, Yakınlığını ver bize. Lebbeyk
Allah’ım, Lebbeyk. Kurbanımızı kabul, dualarımızı makbul eyle.


Alem-i
İslâm’ın Kurban Bayramlarını mübarek olsun. Ölümlerin değil; barış, huzur,
güven ve kardeşliğin doyasıya yaşandığı, insanların mutlu olduğu bir dünyayı
yeniden inşa edebilmek için Yüce Rabbime dua ve niyaz edelim.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/ona-kurban-olabilmek)