# Özgürlük ve Teslimiyet   

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/ozgurluk-ve-teslimiyet
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2019-03-18T10:51:00+03:00
- Güncelleme: 2019-03-18T10:51:00+03:00
- Yazar: MAHMUT YAVUZ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

İtiraz özgürlüğe açılan kapı


ÖZGÜRLÜK sınırları zorlayan mızrak 


Sınırı zorlamak mikatı zorlamaktır


Mikatın sınırlarını zorlayanın sınırları yoktur


Sınırsızlık kayıplara açılan kapı


Kaybolmanın kitaptaki adı dalalettir


Sınırlarını kendi belirleyenin hidayeti kendinden
menkuldur


Kendi hidayetini kendi belirlemenin modern adı:


ÖZGÜRLÜK


Sloganı: ‘Hayatını yaşa!’, ‘sen bana karışamazsın!..’,
‘bu benim hayatım, sana ne?…’


Modern insanın merhamete ihtiyacı vardır. 


Dolayısıyla da İlahi Hidayete… 


Çünkü insanın kendi elleriyle çizdiği sınırların bir
de çelikten dikenleri vardır. 


Dikenlerinden koruyamıyor modern insan kendini.


Bu yüzden Büyük bir Öğretmenin ona teslimiyeti
öğretmesi gerek. Ahlakıyla, irfanıyla, stratejisiyle, doğurganlığıyla birlikte
teslimiyeti… 


Kendisine kendi gerçeğinin sırrını; uyum ve
çelişkilerini; doğurganlık ve kısırlıklarını; ruhsal ve maddi köşe taşlarını
gösterecek üst perdeden söz söyleyecek bir öğretmen… Sözü Efendisinden menkul,
evrenin köşe taşlarını merhametle sararak iç dünyamıza, kalbimizin girdabına
kadar süzülen ve girdabı yatıştıracak olan bereket yüklü Söz… Bereketiyle
kalbimize merhamet tohumlarını ekecek, bizi yatıştıracak, bizi onayacak,
diriltecek, yekdiğerimize kardeş nazarıyla bakmayı salık verecek-sağlayacak
mübarek ferahlatıcı… 


Ne çok ta Rahman’ın lutfuna, rahmet ve hikmetine
muhtacız. 


Ellerimizde açtığımız/açtırdığımız yaraların sayısı
bizi bitâp düşürüyor. Kalbimize arız olan öfke, hamakat; bir diğerini derdest
etme arzusu; şu artık iyiden iyiye viran haneye dönüşen lakayt dünyada
misafirliğimizi unutmuşluğumuz; bize arız olan ebedilik duygu ve tutkusu ile
neffasat, hannasat, hemezat, iğvasıyla… Ensemizde her daim saltanatını kurmuş
olan modern iblislerin tutkulu iktidarı bizi modern özgürlük makamında zavallı
birer köleye dönüştürmüş, bilmeyiz. Ellerimiz titrek; ellerimiz harami…
Ellerimiz bir ötekin elleriyle yeknesâk düşman. Ne yapar, ne eder bilen var mı
söylesin modern çağda şu cahil, zavallı, perişan insan…


İnsan, önce kendine yardım etmek babından zihnini
işgal etmiş modern neffâsâtın kirleriyle örtülmüş zihnini ve kalbini işgalden
kurtarmalı. İblis iktidarının küresel kurumlarının kavramsallaştırdığı bilumum
literatürden arındırmalı. Tezkiye olmalı, beri olmalı modern iblis lügatinden,
azad olmalı. Zihnini işgal eden A-Z arasında yer alan bütün kelimeleri
Rahman’ın ilahi öğretisi Kitab-ı Kerimiyle yeniden inşa etmeli. Özgürlük,
teslimiyet, dünya, Ahiret, imtihan, Kuran, Allah, insan,… A-Z arasındaki
kelimeleri hem klasik hem de modern hurafelerden arındırabildiği kadar
temizleyerek yeniden, yeniden, yeniden… düşünmeli; ellerini kardeşlerinin
elleriyle birlik kılarak/tevhid ederek yeniden ilahi kelamın havuzunda yer
alan, ilahi kelamın duvar taşları olan kelimeleri ‘Onun baktığı pencereden;
O’nun anlamlandırdığı gibi’ yeniden okumalı, kavramalı, kıraat etmeli. 


İnsanın başlayacağı ilk ilahi kelimenin adı: 


KIRAAT!


‘İkra’ bismi rabbikellezi xalak….’  


İnsanı insana düçar kılmak yerine, insanı Rahmana ‘abd
kılmak. Adem’e üflenen nefesle yeniden diril(t)mek. 


Bu nefesten sapalı beri insan, şeytanın iğvasıyla
/şeytani bir direktifle zihin yapısı şekillenen, özgürlüğe kapılarını açalı
beri insan -Kabil’den beri- özgürlük fikrine köle oldu. Özgürlük Rahmani
sınırları tanımamak anlamına gelir oldu. Oysaki aynı insan en çok ta modern
çağda daha çok askeri ve dijital sistemlerle kontrol edilir oldu. Kısıtlanma ve
sınırlanmalarına güvenlik adı verildi. Ama Rahman’ın buyruklarına itaat söz
konusu olduğunda ise modern iblisler itici, kara, olumsuz, kötü imajlarla
bezenmiş kelimelerle tasarladıkları isimler verdiler.


Müslüman neslin çocuklarının duçar olduğu kavramsal ve
zihinsel bir bataklıktan söz ediyorum. Malum modern özgürlük söylemi Newyorklu,
Parisli, Londralı çocuklarla eş zamanlı olarak İstanbullu, Kahireli, Tahranlı,
Mekkeli ve Medineli çocukların da dilinde ve zihninde… 


Çünkü aynı yerlerde aynı anda MacDonalds ve CocaCola
tüketiliyor. Ve çocuklarımız onların çocuklarıyla aynı anda aynı anlamdaki
özgürlüğü istiyorlar. 


Bu sapmaya, bu kavramsal faciaya, bu kalb kayganlığına
ve bu nefes darlığına kim dur diyecek. Bu gidişatın kefaretini kim ödeyecek.
İslam dünyasında, tanklarıyla, füzeleriyle, fosfor bombalarıyla üstümüze
hışımla gelmekte olan İblis ordusunun karşısına çıkacak on iki yaşındaki
Gazzeli General Farislerin sayısı kaç? Farisleri evlerinde yetiştirecek
öğretmen analar kaldı mı Gazze’den başka şehirlerde. Ölümün anlamını şahadet
diye değiştirecek; İlahi nefhayı içinde kirletmeden taşıyan, nebilerin
soluğuyla izzetli ve onurlu bir duruşu ülkesinin dağıyla, ormanıyla, suyuyla,
toprağıyla karmış öğretmen analar kaldı mı? 


Şimdi abdest almanın vakti… 


Şeytani kelimelerden arınmanın… 


Yorulmuş bir kalbi dinginleştirmenin; sekinete
erdirmenin… 


Yolu uzak olana azık sağlamanın… 


Kirlenmiş olanı merhametle yıkamanın… 


Şimdi evimize, derimize, kalbimize abdest aldırmanın
vaktidir. 


Bize ait olmayan yüklerden, sıkletten kurtulmanın
vaktidir.


Şimdi ilahi kelimelerle zihnimizi yıkamanın
vaktidir. 


Kalbimizi onarmanın; ruhumuzu suvarmanın haddimizi
bilmenin vaktidir. 


Güz gelmeden, kış yolları tıkamadan, ehli küffar
düğmelerine basmadan çocuk sahabeler yetiştirmenin vaktidir. 


Evet… Şimdi itinayla ve kararlılıkla kalkıp ellerimizi
yıkamalıyız, kandan ve irinden. Yüzümüzü yıkamalıyız şeytanın yüzüne bakmaktan.
Kollarımızı dirseklere kadar güç katarak Rahmanın izniyle pazularımıza demir
döven Davud’un izinde; secdeye gidecek diye alnımızı secdeye müheyya
kılmalıyız. Hazır ve tetikte… Ayaklarımız işlediği cürümlerden alıkonulacak ve
Rahman’la buluşmaya çıkacağız. Hep beraber miraca çıkacağız. 


Şimdi abdest almanın vaktidir. Miraca çıkmanın
vaktidir. 


Her dönüşte işlerimizin başına dönmeliyiz. 


Çünkü İblisin, insandan eksilterek hibe ettiği
özgürlüğü yaşamaktansa, Rahman’a teslimiyet makamında secdenin dinginliği ve
derinliği koca bir ümmete, çocuklarına ve gelecek bin yılların zürriyetlerinin
toplamına yeter de artar. Vesselam…


 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/ozgurluk-ve-teslimiyet)