# Ramazan’ın Ardından

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/ramazanin-ardindan
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-08-16T16:12:57+03:00
- Güncelleme: 2013-08-16T16:12:57+03:00
- Yazar: İRŞAD VE MÜRŞİD
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Mardin Müftüsü Dursun Ali Coşkun'un siz değerli okuyucularımız için kaleme aldığı bu haftaki köşe yazısı...
Tuttuğumuz
oruçlarla bedenimizin sıhhate kavuştuğu, verdiğimiz zekât ve sadakalarla
malımızın temizlendiği, maddi ve manevi hayatımızda birçok güzelliklerin
yaşandığı bir ayı geride bıraktık.


  Bizi Ramazana kavuşturan ve bizlere oruç tutma
fırsatını veren Rabbimize hamd-ü senada bulunuyor, O’nun Sevgili Peygamberi
Efendimiz (s.a.s)’e salat ve selamda bulunuyoruz. Yüce Allah (c.c.) tuttuğumuz
oruçlarımızı, kıldığımız namazlarımızı, verdiğimiz zekâtlarımızı,
sadakalarımızı, hayır ve hasenatımızı kabul eylesin. Bir sene sonraki Ramazan
ayına sağlık, sıhhat ve afiyet içerisinde bütün Ümmet-i Muhammed’i kavuştursun.


 Ramazan
ayı Efendimiz (s.a.s.)’in ifadesiyle evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise
Cehennemden kurtuluş ayı idi. Bu ayda rahmet bulduk, bu ayın hürmetine İnşallah
mağfirete uğradık, bu ayda yapmış olduğumuz İbadetler ile insani ilişkilerimiz ile
güzel ahlaklı bir yaşam sürmek ile Cehennem azabından biraz daha uzaklaştık.
Ramazan ayında hayatımıza aktardığımız bu güzellikleri bir yılımıza ve sonuçta
hayatımızın her safhasına aktarmak, bizlere dünya ve ahiret mutluluğunu
getirecektir. Rabbimizوَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّى يَأْتِيَكَ
الْيَقِينُ“Sana ölüm gelinceye kadar ibadet et” (Hicr,
15/99) buyurarak bize bu mutluluğun yolunu
göstermektedir.


 Geride
bıraktığımız Ramazan ayında neleri kazandığımızın öncelikle bir muhasebesini
yapalım. Hayatımızda gerçekleştirdiğimiz bu kazanımların neler olduğunu daha
iyi anlar ve aklımıza ve gönlümüze idrak ettirebilirsek bu kazanımları hayat
boyu sürdürme imkânını yakalayabiliriz.


 Ramazan
ayı oruç ayı. Bu ayda Yüce Yaratanımızın emretmiş olduğu ibadetlerden olan
orucumuzu tuttuk. Rabbim oruçlarımızı kabul eylesin. Oruç ibadeti İslam’ın beş
temel şartından biri. Oruç bedenimize sağlık, gönlümüze huzur, ruhumuza esenlik
veren bir ibadettir. Ramazan ayında farz olarak tutmuş olduğumuz orucu, Ramazan
ayından sonrada bazı günlerde nafile olarak tutmaya devam edelim.Ramazan’dan
sonra (Şevval
ayında) tutulması tavsiye edilen altı günlük oruç hakkında Peygamber Efendimiz
(s.a.s) şöyle buyurmaktadır:



 "Her kim Ramazan orucunu tutar da
sonra ona Şevval'den altı günü eklerse bütün sene oruç tutmuş gibi olur."(Müslim, Sıyâm, 39 /1164)Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.s.) her
haftanın pazartesi ve Perşembe günlerini, her ayın 14,15,16 günlerini oruçla
geçirirdi. Bizlerde elimizden geldiği kadar nafile oruçlar tutmaya çalışalım. Çünkü
oruç nefsani arzularımızı sınırlandırmakta, bize açlığı tattırarak ihtiyaç
sahiplerinin durumlarını hatırlatmakta, bedenimizi sıhhate, gönlümüzü huzura
kavuşturmaktadır.


 Ramazan’dan
istifade etmenin yollarından biri de ve beklide en önemlisi elimize, dilimize
ve bütün benliğimize sahip olarak oruç tutmak idi. Böyle bir oruç bedenimizi ve
ruhumuzu olgunlaştırmakta, ahlaken kemale erdirmektedir. Bedenimizin her
azasına oruç tutturmak suretiyle yanlışa sürüklenmekten kendimizi alıkoyduk. Bu
durumu bir hayat boyu sürdürerek, Allah’ın emrettiği şeyleri yerine getirmeli,
yasakladığı şeylerden de öylece kaçınmalıyız. Dünya ve ahiret mutluluğunu
hepimiz arzu etmekteyiz. Ahirette kaybedenlerden olmayı hiçbirimiz arzulamayız.
Ne dünyamızı yıkmak, nede ahiretimizi hüsrana uğratmayı isteriz. O zaman
inandığımız değerlerimize sahip çıkarak hayatımıza aktarmalıyız.


 Ramazan
ayı Kur’an ayı idi. Bu ayda indirilmeye başlandığından dolayı Ramazan ayı on
bir ayın sultanı kabul edilmiş, bu ayda oruç tutmak farz kılınmıştır. Yine bu
ayda bulunan ve yakın zamanda idrak ettiğimiz bir gece (Kadir Gecesi)
kendisinde Kur’an indirildiğinden dolayı bin aydan daha hayırlı kabul edilmiştir.
Bu ayda diğer zaman dilimlerinde okumadığımız kadar Kur’an okuma, Onunla
buluşma imkânımız oldu. Bu buluşma ile elde ettiklerimizi hayatımıza aktarmalı
ve Kur’an ahlakı ile ahlaklanmalıyız. Çünkü Kur’an okuyana sevap getirmekle
beraber, gönüllere şifa veren, inananları rahmete kavuşturan, hidayet rehberi
ve nurdur. Bu nurdan istifade edebilmek için; Kur’an-ı Kerimi okumak, anlamak
ve hayatımıza aktarmamız gerekir.


 İnsan
olarak bizler bir arada yaşamak mecburiyetindeyiz. Üzüntülerimizi paylaşmakla
azaltır, sevinçlerimizi ise paylaşmakla çoğaltırız. İşte Ramazan ayı birlik ve
beraberliğimizi en yüksek mertebeye çıkarmamıza vesile olan bir aydı. Vermiş
olduğumuz sadakalar, zekâtlar ve iftar sofralarında buluşmalar toplum olarak
kaynaşmamıza çok büyük destek sağladı. Teravih namazlarında bir araya
gelişlerimiz, aynı safta omuz omuza duruşlarımız, aynı kıbleye yönelmek, aynı
Rabbe ibadet etmek ile kardeşliğimiz pekişti. Bu ayda kazandığımız bu birlik ve
beraberliği bir ömür boyunca sürdürmek elbette kendi yararımıza olacaktır.
Yunus Emre bu hususu ne güzel dile getirir:


Gelin
tanış olalım


İşi
kolay kılalım


Sevelim
sevilelim


Dünya
kimseye kalmaz


 Bu ay
bize sabrı öğretti. Nefsani isteklere sabır, şeytani vesveselere sabır, açlığa
ve susuzluğu sabır, insanlardan gelebilecek olan sıkıntılara sabır hep bu ayın
bizlere sunmuş olduğu güzelliklerdir. Bu sabrı hayat düsturu haline
getirmeliyiz.


 Ramazan
bitti ve bir sonrakine ulaşamayabiliriz. Bir sonraki Ramazanın feyiz ve
bereketinden istifade edemeyebiliriz. Elde olanı değerlendirebilenler mutlu
olmaktadır. Elde olmayanın peşine düşmek kişiye zarar vermektedir. Sonuç
itibariyle namaz, oruç, zekât gibi ibadetlerimizi yerine getirmekle mükellefiz.
Bu ibadetleri yapmak suretiyle görevimiz tamamlanmış değildir. Güzel bir ahlaka
sahip olmak insanlarla olan ilişkilerimizi Rabbimizin rızasına uygun hale
getirmek te başta gelen vazifelerimizdendir. Bu sebeple Ramazan ayında mümkün
olduğu kadar kötü söz, küfürlü ve kaba sözler söylememeye, insanlara karşı
yanlış bir davranışta bulunmamaya, kavgadan gürültüden, şamatadan uzak bir
zaman dilimi geçirmeye özen gösterdik. Bu güzel kazanımları bütün hayatımıza
aktaralım. Bu ayda bir tarafa bıraktığımız kötü alışkanlıklarımızı, zararlı
şeyleri yeniden elimize almayalım. Kalp kırmayalım, gönül yıkmayalım. Sevgi
yüklü bireyler olarak güzel bir toplum oluşturalım. Yunus’un şu dizelerini
unutmayalım:


 Bir kez
gönül yıktın ise


Şu
kıldığın namaz değil


Yetmiş iki
millet dahi


Elin
gözün yumaz değil


 Hayat,
bize verilen en büyük nimetlerin başında gelmektedir. Bu hayatı başarı ile sona
erdirmek için Ramazan ayında kazanmış olduğumuz değerleri bir ömre yaymak ve
hayatımızın son safhasına kendimizi hazırlamak elbette yapacağımız en akıllıca
iş olacaktır.


Sevgili Peygamberimizin bir hadis-i
şerifiyle bitiriyorum: "Allah'ın en
çok sevdiği ibadet az da olsa devamlı olanıdır." (Buhari, îman, 32)


Yüce
Rabbim yapmış olduğumuz ibadetlerimizi, hayır ve hasenatımızı kabul eylesin,
Kendi rızasına uygun davranışlar sergilemeyi nasip eylesin. Ramazan ayında elde
ettiğimiz bütün güzellikleri bir yıla ve nihayetinde bir ömre aktarmayı nasip
eylesin. Allah’a emanet olun.


 


Dursun
Ali Coşkun


         İl Müftüsü

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/ramazanin-ardindan)