# Sanal 'Haber'

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/sanal-haber
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-06-03T01:11:23+03:00
- Güncelleme: 2013-06-03T01:11:23+03:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Sanal  medya oldu sosyal medya ve artık sanal
alemden alınır oldu haberler. Sanal/sosyal “Haber'in” getirisi, zararları ve
faydaları… Gerçek alem gibi sosyal medya olarak tabir edilen alemin de
faydaları kadar zararları da vardır. 


Ortadoğu coğrafyasında;
sosyal medyadaki iletişimin gücünün ve öneminin ön plana çıktığı dönem, Arap
Baharıydı. Burada kitlelerin birbirinden haber alma ve birbirleriyle iletişime
geçme olanağı bulunmuştu. Sosyal medya, insanların hiçbir ‘risk’ almadan
tepkilerini aktarma ve organize olmalarına ön ayak olma noktasında önemli rol
oynadığı gibi bir haber alma merkezi ve mekanizması olması açısından da ayrıca
önemli olmaya başladı. Ama bununla beraber haber verenlerin ne kadar doğru ve
samimi olduklarının da dikkate alınması daha da önemli oldu.


İnternetin hayatımıza
girmesiyle haber alma kültür ve tarzımız da değişti. İnsanlar
arasında bilginin ana kaynağı olarak yer edinmeyi başaran internet,  sosyal ağların oluşumu ile toplumların haber
alma kültüründe de değişimleri beraberinde getirdi. 


Haber çok önemli. 


Öncelikle haber üzerinde
durmak isterim. Bazen araştırılmadığından hiçbir art niyet olmaksızın, yanlış
anlamadan ötürü verilen bir haber bile insanı çok kötü durumlara düşürebilir.
Böylesi haberlerin, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurması da muhtemel. Söz
kirliliği çöp kirliliğinden daha tehlikelidir. 


Kimin haberi? Kaynağın kim?


Sanal bir hesaptan yalan bir
haberin duyurulması, sonraları haberin doğru olmadığı anlaşılsa da çok büyük
zararlara hatta insan kaybına bile yol açtığı görülmektedir. Peki böyle bir
sanal sapkın kişinin veya kişilerin yaydığı veya yayacağı haber karşısında ne
yapılmalı ve nasıl korunmalı? 


Allah, bundan korunmamız
için, bize araştırma kriteri getirmiş. Öncelik bu olmalı: “Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun
doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra
yaptığınıza pişman olursunuz. 49/6”Tefsirlere bakıldığında bu ayetin verdiği mesajda dikkat
edilmesi gereken noktaları şöyle sıralayabiliriz: 


İlk
önce geliş sebebi: “Tefsir bilginlerinin çoğuna göre bu ayet, Ebu
Muyat'ın oğlu Ukbe oğlu Velid hakkında inmiştir. Resulullah (s.a.s) onu
Mustalık oğullarının zekâtını toplamak için göndermişti. İbni Kesir der ki:
Mücahit ve Katade derler ki: Rasulallah Ukbe oğlu Velid'i, Mustalık oğullarına
zekatlarını toplamak üzere gönderdi. Onlar Velid'i zekâtları ile birlikte
karşıladılar. Fakat Velid geri döndü ve: "Ya Rasulallah Mustalık oğulları,
(Katade'nin rivayetinde ayrıca onların islamdan döndükleri de vardır) seninle
savaşmak üzere toplanmışlar" dedi. Bunun üzene Rasulullah Halid b. Velid'i
onlara gönderdi. Ve kendisine durumu inceleyip acele etmemesini emretti. 


Hz. Halid yola çıkar, geceleyin oraya varır
ve gözcülerini gönderir. Gözcüler geri dönünce Hz. Halid'e, Mustalık oğullarının
İslam’a bağlı olduklarını onların ezanlarını ve namazlarını duyduklarını haber
verirler. Sabah olunca Hz. Halid kendisi bizzat Mustalık oğullarına gider. Ve
orada hoşuna giden şeyler görür. Hz. Halid Rasulullah'a döner ve haberi ona
iletir. Bunun üzerine yüce Allah bu ayeti indirir. Katade der ki: Rasulullah
der ki: ‘Tedbirli davranmak Allah'tan, acele ise şeytandandır.’ (İbni Kesir).”


Bu
tarihi hadiseden ders çıkarmamız gerekir… Zira bu hadisenin kendisi kadar
hadisenin oluşumundaki aktörleri de önemlidir.


Öyle görülüyor ki, Ukbe oğlu Velid'in
getirdiği ilk haberden dolayı birtakım Müslümanlarda bir fevrilik belirmiş ve
hemen Rasulullah'a çabucak onları cezalandırmasını tavsiye etmişlerdir. Bunun
sebebi, bu zümrenin Allah'ın dinine düşkünlükleri ve zekâtın verilmemesinden
dolayı duydukları kızgınlık idi. Bu ayeti izleyen ayet, onlara muazzam gerçeği
ve aralarında yaşayan büyük kameti hatırlatmaktadır. Ki onun değerini
anlasınlar ve onun varlığına karşı sürekli uyanık bulunsunlar... "Bilin
ki Allah'ın elçisi içinizdedir."


Ve Allah, elçisi
vasıtasıyla böylesi problemlerin yaşanmamasını sağlayacak kriteri sahabilere ve
dolayısıyla bizlere de öğretiyordu: “Size bir haber gelirse,  bilmeden bir topluluğa kötülük edip pişmanlık
duymayasınız diye o habercinin haberinin doğruluğunu/kaynağını araştırın.” 


Seleflerimizin
kültüründe olduğu gibi, bizim haber kültürümüz de bu anlayış üzerinde inşa
edilmelidir. Eskiler şöyle diyordu:
"Her duyduğuna inanma, araştır!" 


Toplumları bir arada tutan,
toplum tarafından kabul görüp özümsenmiş değerlerdir. Bu değerlerin geleceğe
taşınması toplum huzuru için hayatidir. Bu değerlerin geleceğe taşınması için
aile ve dolayısıyla çocuk çok önemlidir. Geleceğe taşımaları için çocuklarımıza
verebilecek değerlerimiz arasında; haber alma ve haber verme kültür ve değeri
de olmalıdır. Günümüzde özellikle ‘Haberi’ araştırma konusunu bir kültür ve
değer olarak çocuklarımıza öğretmeliyiz. Neden mi? Çünkü haber var savaş
başlatan, haber var barış sağlayan. 


Böylesi
bir anlayışın toplumumuzda kaim olmasını umut ediyorum. Zira umuttur tutunmayı sağlayan. 


@MBHedbi 03 : 06 : 2013

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/sanal-haber)