# Seçim sonuçları; Hazan değil umut!

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/secim-sonuclari-hazan-degil-umut
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2015-06-25T11:42:07+03:00
- Güncelleme: 2015-06-25T11:42:07+03:00
- Yazar: MUSTAFA AYDIN
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Demokrasilerde seçim olmazsa olmaz bir unsurdur. Ancak
seçimlerin şeffaf, özgür ve hukuk güvencesi içerisinde yapılması da en az bunun
kadar önemlidir.


Sandık güvenliği konusunda özellikle bölgemizde yoğun şikâyetler
var. Seçmen iradesi sandığa gidilirken ve sandıkta ne kadar özgür iradeyle
tecelli ediyor diye..


Seçim öncesinde toplum psikolojisinde yoğun bir sıkışma
vardı. Korkular ve suçlamalar yanında endişeler ve kaygılar vardı; hükümet
tarafından sandıklarda hile yapılacağı, trafolara kedilerin gireceği,
elektriklerin kasden kesileceği, seçim sonuçlarının değiştirileceği
propagandası yapılıyordu.


Seçimler yapıldı, sonuçlar açıklandı. Ancak söz konusu
suçlamaların ve endişelerin aslında bir algı oluşturmaktan başka bir şey
olmadığı da görülmüş oldu.


Son üç yıldır estirilen bir hava vardı hükümet aleyhinde. Bu
hava amacına ulaştı. Ak Parti yalnız başına hükümeti kuramaz hale geldi. Peki
sonrası… Sanırım koalisyon hükümetleri çok hatırlanmadı. 1991 ile 2002 iki
yılları arasında tam dokuz koalisyon hükümeti kuruldu. Sonuçlarını hatırlamak
bile ürpertici… Yüksek enflasyon, batık bankalar, faili meçhuller, IMF’ye
mahkum olmak, iflaslar ve yasaklar..


Vatandaş, Ak Parti ve yöneticilerine bir çeki düzen vermek
istiyordu; aday tespiti, teşkilat, üslup, bazı ilişkileri ve oluşturduğu tablo
açısından. Ancak “çıkan sonuçlardan çok mu memnun olundu” diye sorulursa;  olumlu cevap verilemez.


Ülkemizde iki milyondan fazla Suriyeli sığınmacı var. Sadece
Mardin’de üç kampın dışında 52.000 Suriyeli mevcuttur. Irak’lı sığınmacılar
var. Mısır, Filistin halkıyla ilişkiler var. 
Bunların da Ak Parti’den, Türkiye’den beklentileri ve umudu var. ..


Üç yıldır devam eden barış süreci var. Bunun devam etmesi
gerekiyor. 


Yeni Anayasa arayışları var.. 


Küresel ekonomik daralmaya karşı ekonomik istikrarı ve
dengeleri korumak gerekiyor.


Dolayısıyla koalisyon içinde bunları karşılamak zor
görünüyor.


Sınırlarımızın öbür tarafı, özellikle Irak ve Suriye adeta
iç savaşla boğuşuyor. Küresel ekonomik daralma devam ediyor.


Temennimiz istikrar ve güven içinde kalarak geleceğe güvenle
bakabilmektir.


AK Parti 13 yıl boyunca tek başına ülkeyi yönetti. Ekonomik,
sosyal, siyasi ve uluslar arası ilişkilerde onüç yıl öncesine kıyasla büyük
sıçramalar ve iyileştirmelerde bulundu.


Ekonomik ve siyasi istikrar oluştu. Halkın refah seviyesi
yükseldi. Kişi başına GSMH yıllık 3500 dolardan 11.000 dolara çıktı. 


Sosyal yardımlar onlarca kat arttı ve çeşitlendirildi. (Mardin’de
sadece evdeki yaşlı-hasta bakımı için her ay yaklaşık altı trilyon para ödemesi
yapılmaktadır.)


Ülkenin kangrenleşen siyasi ve toplumsal sorunlarına neşter
vuruldu. Kürtçe üzerindeki negatif ayırımlar büyük ölçüde kalktı ve Kürtçe
siyasi propagandadan basın, yayın ve eğitime (şimdilik özel okullarda) kadar
bir dizi iyileştirmelerde bulunuldu. Demokratik siyaset yapma ve örgütlenmenin önü
açıldı.


Anayasal değişikliklerle Memurlara Toplu Sözleşme hakkı
verildi. Siyasi Partilerin kapatılması zorlaştırıldı. Milletvekillerinin kürsü
dokunulmazlığı güçlendi. Faili meçhuller ve darbe teşebbüsleri yargılandı.
Ergenekon, Paralel Devlet ve vesayet odaklarıyla mücadele edildi…


Bir kısmını hatırlattığımız olumlu gelişmelerin yanı sıra
hükümetin ve Ak Partinin yıpranmışlık, yorgunluk ve yanlışlıkları da oldu…
Bunlar da derinlemesine tartışılmakta ve değerlendirilmektedir.


Seçmen, verdiği %41 oy oranıyla Ak Parti’yi 13 yıllık
icraatlarından sonra tekrar birinci parti yapmış ancak, sağına-soluna bakması
gerektiği ve hoyratlık yapma lüksü olmadığını da hatırlatmıştır. Seçim
sonuçlarını doğru ve derinlemesine değerlendirip iç-muhasebe  yapan bir Ak Parti depar yapabilir. Sonuçları
doğru okumaması ve iç-muhasebesini yapmaması halinde ise “Allah’ın değişmez
toplumsal yasasına duçar olması kaçınılmaz olur.


CHP kısmen oy kaybetmiş, MHP konjoktürel oy artışında
bulunmuş, HDP ise beklenenin üzerinde bir oranla seçimin aslında tek kazananı
olarak seçimden çıkmıştır. Seçim barajının vicdani olmadığı ve temsilde adaleti
örselediği inancıyla oluşan baskı karşılık buldu. HDP bu başarıyı ülkenin genel
huzur, güven ve refahı için değerlendirdiği oranda kredisini de
koruyabilecektir. Zira HDP Türkiye partisi olma iddiasının test edilmesiyle
karşı karşıya bulunmaktadır.


Seçim sonuçlarının toplumsal ve siyasal sıkışmışlık halini ortadan
kaldırması ve yeni umutların/ufukların oluşturulması gibi kazanımları da
olmaktadır. 


Milletvekillerinin yemin ederek yeni bir başlangıç yaptığı
günün ertesinde daha çok umutlanmak için bir çok neden bulunmaktadır. Bunun için
kaos ve provokasyonlardan uzak durulmalı ve herkes barış içinde birbirlerine
saygı duyarak birbirlerini dinleyebilmeli; hatta işbirliği ve paylaşımda
bulunmalıdır.


Cevabı aranması gereken sorumuz şu olmalıdır; Türkiye’de
şiddete başvurmadan da demokratik hakları talep etmek ve elde etmek için şartlar
oluşmuş mudur?  Özgürlükler ve demokrasi
alanında pürüzlerimiz ve imkânlarımız nelerdir? 
Meşruiyetin dışında hak arama
yöntem ve yolları savunmanın ahlaki ve sosyal karşılığı var mıdır?


Ve en önemlisi de, üretilen korku ve dezenformasyonlara
karşı yeniden aşılanmış olduk… 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/secim-sonuclari-hazan-degil-umut)