# Seçimin Analizi

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/secimin-analizi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2015-06-11T10:27:45+03:00
- Güncelleme: 2015-06-11T10:27:45+03:00
- Yazar: MUSA ÖZTÜRK
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Seçimin Analizi
 
Zorlu
geçen bir seçim maratonu daha geride kaldı.
Hani
deriz ya seçim demokrasinin vaz geçilmez unsurudur diye, öyleyse zorluklarına
da katlanmamız gerekir. 
 
Yaklaşık
altı aydan beri başlayan ve son iki-bir aydır hararetini artıran seçim nihayet
yapıldı ve derin bir nefes aldık tüm ülke insanı olarak. 
 
Özellikle
son bir aydır seçim propagandası sırasında çeşitli siyasi partilerin miting,
seçim büroları veya şahıslarına yapılan müdahale veya eylemler bizleri
endişelendiriyordu. 
 
Seçime
iki gün (48 saatten az bir zaman kala) Diyarbakır’daki bombalı saldırısı, tehlikenin
habercisiymiş gibi hepimizi derinden özdü. Tansiyonlar yükseldi, insanlar
gerildi, nihayet seçime kan bulaşmıştı.
 
Bu
olay yıllar önce Sivas’taki Madımak katliamının benzeriydi, toplu katliam
yapmak, kaos ortamı yaratmak….. Ancak sağ duyu çağrıları, halkımızın soğuk
kanlı davranışı tehlikeyi daha fazla yayılmadan önledi.
 
4
vatandaşın vefatı 400 kişinin yaralanması (basındaki rakamlar) çok üzücüydü.
“bir insanın ölümü tüm insanlığın ölümü gibidir” prensibine rağmen olayın
vahameti düşünüldüğünde buna da şükür demek gerekiyor. 
 
Tüm
bunlara rağmen, şunu memnuniyetle söyleyebiliriz ki, 7 Haziran Pazar gününün
nispeten sakin geçmesi (birkaç ufak yer haricinde) olayların meydana gelmemiş
olması işin sevindirici yanıdır ve seçim öncesi yaratılan veya yaratılmak
istenen kaosun ne kadar gereksiz olduğunu göstermiştir. 
 
Tüm
liderler propagandalarında; Türkiye için yeni dönem başlayacak diyorlardı. Evet
seçim yapıldı, herkes beklediği gibi olsun-olmasın kendine göre sandalye aldı.
Şimdi sıra Siyasilerde, yani ey Liderler artık yeni Türkiye dönemini başlatın
demek milletin kakkı, ne yapacaksanız yapın ve Yeni dönem için kollarınızı
sıvayın, lütfen sıvışmayın.
 
Özellikle
12 Eylül darbesinin Anayasa mimarları başta Kenan Evren artık yok. O dönemin
kanun koyucuları ve devamını sağlayan Merhum Turgut Özal da yok. 
Yaklaşık
13 yıldır tek başına iktidar olup, önceki yıllarda en çok bu seçim yasalardan
zarar gören bir camia olan Ak Parti’de artık tek başına iktidar değil. 
 
Sandıklar
açıldı ve halk kararını verdi, baraj maraj istemiyoruz dedi, hatta % 2 oy alan
(yaklaşık bir milyon oya tekabül ediyor) kişilerin de temsil edilmesi gerekir
diye düşünenlerdenim. 
 
Sıra
yeni Türkiye döneminin başlamasına gelmiştir. Yalnız benim dediğim olur, en
doğru olanı ben bilirim diye kimseye yetki vermedi bu halk.  Halkın iradesine saygı gösterilmesi gerekir.
Artık iş yapma sırası siyasilerde. 
 
Halkın
özlediği; sosyal, demokratik hak ve özgürlüklerin bol olduğu, kimsenin kimseyi
ötekileştirmediği bir ülke, barışın hakim olduğu bir ortam oluşturmak görevi
artık siyasi partilerde ve özellikle dört siyasi parti başkanlarında.
 
“Siyaset,
yönetim sanatıdır” ifadesi yanında aynı zamanda halkların birbirini tahammül
etmesidir de. 
 
7
Haziran seçim sonuçlarının hayırlara vesile olmasını diliyorum.
 

































































NOT:
bu yazıyı yazdıktan sonra, maalesef Diyarbekır’da meydana gelen olaylar bizleri
bir kez daha üzmüştür. Olaya sebebiyet verenleri kınıyorum, herkese sağduyulu
davranmalarını ve sabırlı olmalarını diliyorum. Vefat edenlere rahmet,
yaralılara acil şifalar diliyorum.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/secimin-analizi)