# Seçimin Ardından (III)

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/secimin-ardindan-iii
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2011-06-20T20:05:39+03:00
- Güncelleme: 2011-06-20T20:05:00+03:00
- Yazar: NEZİR GÜNEŞ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Seçim analizlerinde dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta katılım oranı. Mardin’de seçimlere katılım oranı Türkiye’nin altında kaldı. Türkiye genelinde yüzde 86 olan katılım oranı Mardin’de % 81’lere kadar düştü. Bu da kararsız seçmenin varlığının göstergesi. Vatandaş, “Kendime yakın bir parti görmediğim için veya beni ikna eden bir parti olmadığı için demokratik hakkımı kullanarak sandığı protesto ediyorum."dedi. Bunda da kendisini sorgulaması gereken BDP değil AK Parti olduğuna inanıyorum. Çünkü BDP istediği oyu aldığına göre kendine yakın herkesi ikna etmiş durumda ama AK Parti’de ise bu durum tam tersi.    

Seçim değerlendirmesini sizleri sıkmama adına fazla uzatmak istemiyorum. AK Parti Seçim sonucundan memnun gibi görünse de asıl kaybedenlerin kendileri olduğunu çok iyi biliyor. AK Parti cephesinden son olarak şunu da hatırlatmak istiyorum. Belediye Başkanı M.Beşir Ayanoğlu bir il başkanından çok bir milletvekili adayı kadar bu seçiminde çalıştı ve istediğini aldı. Mardin merkez de Süleyman Bölünmez’e rağmen yerel seçimlere nazaran oy sayısını ve oranını artırdı. Seçim propagandası boyunca yürüttüğü çalışma ve halkla birebir olan diyaloğu vatandaşın kendisinden hizmet alanındaki beklentilerini de artırdı. Bundan sonra Başkanın atacağı her yanlış adım unutulmasın ki milletvekillerinin de hanesine yazılacak.

                CHP’nin düşük oy almasını 1.sıra adayı hariç, il teşkilatı dahil hiç kimsenin çalışmamasına bağlıyorum. Halktan kopuk olan İl teşkilatının AK parti teşkilatı gibi bu seçimde sınıfta kaldığına inanıyorum. CHP, sürpriz yapabilme ihtimali ve imkanının bulunduğu illerden biri olan Mardin’de bu şansını kullanamadı. 


HAS PARTİ SEÇİMLERE KATILMAYACAKTI

                Has Parti bence hayatının yanlışını bu seçimlere katılarak yaptı. İktidarın alternatifi gözü ile bakılan Has Parti, Mardin’de yüksek profilli birinci sıra adayına rağmen istediği oy oranını alamadı. Bence bütün Türkiye’de olduğu gibi Mardin’de de Seçmen Has Parti’ye, “Genel Başkanın iyi, bilgili birikimli bir, partinin seçim beyannamesi olması gerekenleri yazıyor, milletvekili adayların halkın arasında, halktan birileri ama bu seçim; stratejik öneme sahip bir seçim olduğu için oyumu baraj sorunu olmayan elinde gücü bulunduran AK Parti’ye veriyorum.”mesajını verdi. Has Parti bugün seçimlere girmemiş olsaydı. Sesi daha gür, daha olgun ve daha tok çıkardı.        

                Saadet’e gelince. Genel Başkanları Mustafa Kamalak, 75 kişinin Mardin’deki mitinginde “SP ve diğerleri yarışıyor” diye açıklama yapmıştı. Oy oranlarına baktığımızda ise acaba genel başkan, halen SP ve diğerlerinin yarıştığını iddia ediyor mu? Yoksa o yine rüyada gördüğü merhum Genel Başkanları merhum Necmettin Erbakan’ın sözlerini mi anlatacak kamuoyuna. Artık bu küçük partilerin ya da tabela partilerin bence şapkalarını önüne bırakıp yapamadıklarını açıkça kabul etmenin zamanı geldi.

  Kısacası 12 Haziran seçimleri artık bu memleketin vekaletini vereceği insanları çok iyi gösterdi ve seçti. Kimin hangi alanlarda hizmet vereceğini ve toplumsal sorunlara duyarlılık göstereceğini çok iyi fotoğraflasa da BDP kadar AK Parti milletvekillerine de yeni anayasa sürecinde Kürt Sorununun çözümünde görevler düşüyor. 


BDP’Lİ VEKİLLER DİĞER SORUNLARA DA EL ATMALI

Seçim öncesi katıldığım TV 8‘deki Seçim Kervanında da ifade ettiğim gibi BDP’li milletvekilleri de siyasi konuların dışında bölgenin ekonomisi başta olmak üzere eğitim, sağlık, ulaşım ve yerel yönetimler üzerine projeler üretebilmeli ve mecliste bunların takipcisi olmalı. Şimdiden BDP’li milletvekillerimize Mardin’in eğitim sıralamasında son sıralarda olduğunu hatırlatarak bu konuya öncelik vermelerini istiyorum.   

Son olarak seçilen 6 vekilimizden 5’inin kendilerine biraz zaman ayırmalarını ve dinlenmelerini tavsiye ediyorum. Çünkü, seçim yarışında epeyce yoruldular ve bedenen olduğu kadar ruhen de yorgun düştüler. Gülser yıldırım ise zaten 4 duvar arasında yeterince dinlenmiştir diyorum. Ama diğer 5 ‘inin 3 aylık stresi ve yorgunluğu atmak için dinlenmeleri ve hatta gözden ırak yere kaçmaları en doğrusu bence. Bunu yemin töreninden hemen sonra yapmaları lazım yoksa zaten yoğun bir gündem maddesi onları bekliyor. Mardin’de sorundan daha çok ne var?diye sorar gibi görüyorum sizleri. Ki bu sorunlara çözüm bulmaya aday 6 tane vekilimizde karşınızda olacak.  

Bundan sonrasında en büyük işi vatandaşa düşüyor. Verdiği vekaleti araştıracak, soruşturacak, denetleyecek ve yeri geldiğinde hesabını soracak. 

Mardin yararına yapılan her şeye alkış tutar ve destekleriz ama Mardin’deki kaynakları başkalarının cebine akıtmaları durumunda ise sayın vekiller kusura bakmasın bizi karşılarında bulacaklar.


SÖZLER YERİNE GETİRİLMELİ

Evet, başta Muammer Güler, seçim sürecindeki gezi ve ziyaretleri ile Mardin’in sorunlarına vakıf oldu. Diğer vekiller de öyle. Vekillerin köy köy yapılan gezilerinde Mardin’in sorunları tek tek belirlendi. Şimdi yapılacak olan bu sorunları aşama aşama çözüme kavuşturmaktır.

Tabi ki Mardin’in gelişmesi ve sorunlarının çözümü için 6 milletvekilinin de ortak çalışmasına bağlıdır. BDP ve AK Parti’nin milletvekilleri arasında görev paylaşımı yaparak sorunlara vakıf olduktan sonra çözüm yoluna gitmeleri memleketin hayrınadır diye düşünüyorum. 

Anlaşılan adı Savunma Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı veya bakan yardımcılığı için geçen Muammer Güler, Ankara’ya daha çok zaman ayırması nedeniyle seçim bölgesine belki de daha az gelecektir. Bu anlamda Gönül Bekin Şahkulubey ve Abdurrahim Akdağ’a daha fazla iş ve görev düşüyor. 

Milletvekillerin değerlendirmesini yapacağım başka bir yazıda görüşmek dileği ile...

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/secimin-ardindan-iii)