# Sınav (Mercek-6) 

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/sinav-mercek-6
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2016-02-11T10:42:14+02:00
- Güncelleme: 2016-02-11T10:42:14+02:00
- Yazar: ŞEYHMUS KAYMAZ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Mardin Artuklu Üniversitesinde Final Haftası ve Bütünleme
sınavları bitti hatta ikinci dönem başlamak üzere. Diğer üniversiteleri
bilmiyorum. Çünkü MAÜ’nün diğer üniversitelerle bir bağlantısı yok. Oysa ben
ASÜ’de okurken tüm İç Anadolu ve Ege’nin vize final haftalarını bilir onlar
bizi ziyarete gelir biz onlara ziyarete giderdik. Hatta kabilelerimizi
birleştirmek adına kız alıp verdiğimiz bile olmuştu.


Öğrenci, öğretmen, personel veya misafir… Artık kimseyi
Mardin Artuklu Üniversitesi’ne getiremiyoruz. Getirsek burada tutamıyoruz. Hadi
belli bir süre tuttuk diyelim bu sefer onları evlerinden veya odalarından
çıkarıp halkla bir araya getiremiyoruz. Ne derseniz deyin! Mardin’in Üniversite’ye,
Üniversite’nin Mardin’e ihtiyacı vardır. Gönülsüzce Üniversite’mizde,
Mardin’imizde kalanlar mutlaka bir gün buraya veda edecek belki bura toplama
kampına dönüşecek ama olsun. Eğer  Mardin
farklı dinler diller ve kültürlerin bir potada eridiği bir memleket idiyse,
bundan sonra da gelecek dört beş dil ve dini de içinde barındıracağına
inanıyorum…  Söz nereden buraya geldiyse?


Final diyorduk en son. Adı final ama benim gibi öğrenciler
için bu bütünleme için ön hazırlıktır. Sınav diyorduk değil mi?Evet sınav
deyince aklıma gelen ilk kelime “stres” Sınav-stres!, Sınav-gerginlik!,
Sınav-uykusuzluk!,Sınav-tekrar! Gördüğünüz gibi umut verici hiçbir şey yok. Peki
bu kelimeyi duyan herkes için aynı çağrışımlar mı? Var. Çalışkan, tembel ve
orta halli bir öğrenci sınavı duyunca aynı şeyleri mi hissediyor. Bilmiyorum!
Ama MERCEK-1’de belirttiğim gibi burada denek benim. Bu yüzden kendimden örnek
vereceğim.


       Birinci sınıfın sonu okumaya geçtim. İkinci
sınıftan sekizinci sınıfa kadar sınıftaki en iyi dört kişi arasındaydım
diyebilirim. Liseye gelince ilk sınavım quizdi ve ben 26 aldım. Tembellik
dönemim başlıyordu. Lisede ilk yıllar kötü ikinci yıl normal son yıl biraz daha
iyiydim. Üniversitede berbattım. Öğrenci olduğumun bile farkında değildim. Yani
öğrenciliğin her aşamasını demesek de birçok aşamasını gördüm. Bu aşamaların
hepsinde SINAV bana stres yaşatmaktan başka hiçbir şey yaptırmadı. Niye mi?


         90-100 aldığım ilkokul yıllarından 1-2
yanlışım çıkar diye ödüm kopardı. Çünkü çoğunun 1-2 yanlışı vardı seninde öyle
olsaydı karnen orta düzeyde olacaktı ve ilklerden olmasan baban seninle övünemezdi.
Çünkü en iyisi olmak zorundaydın. Orta halde çekiştiğin bir-iki arkadaşın
vardır onlarla sürekli bir mücadele içindesindir. O 50 puan alsa senin 55 alman
gerekiyor. Sınava çalışırken ondan gizli bazı şeyler öğrenip ona söylememen
gerekiyor. Yani entrikalar çevirmen gerekiyor. Sınav deyip geçmeyin. Senin aldığın
notlarla değerlendiriliyor. Senin futbolcu, müzisyen, ressam veya el becerisi
olan iyi bir zanaatkâr olmanı istemiyorlar. Zaten isteseler seni okula göndermezler.
Ya İstanbul ya da köyde yaşaman için ikna ederler. Sen de deneme amaçlı
İstanbul ya da başka bir şehre gidersin, bakarsın ki köy hayatı daha cazip.
Irgat olmak istersin ama yıllarca yaptığın için bıkmışsındır. Tek  Yol Devrim! Deyip devrimi de bir kenara
bırakıp stresinle baş başa sınavına çalışırsın ama yine mutsuz ve
umutsuzsundur. Kötü halli yani tembel öğrencinin durumunu söylemeye bile gerek
yok. Onlar değil okulda hayatın hiçbir alanında sınanmak istemezler. Hiçbir
soruya hazmedemezler. Nasılsın? Sorusundan bile kaçtıkları günler olur.


              Yaşım olmuş bilmem kaç hala
sınava girince aynı sıkıntıları yaşıyorum. İşin ilginç yanı da dünyadaki
sınavlar için endişelendiğim kadar Ahret hayatı için endişelenseydim?…


              İktisat sınavındayım iki şıklı
bir soruya geldim. Birinci şıkkı yaptım. İkinci şık İktisadi bir terim içerdiği
için tam olarak ne yapacağımı anlayamadım. Bir şeyler salladım ama büyük
ihtimalle tutmadı. Birinci şıkkın cevabından emindim. Çünkü sınavdaki soruların
tümünden gerçek hayatta karşımıza her an çıkabilecek bir soruydu. O şıkkımızda
7 puandı. Bu da oluyor ki okullar bizi gerçek hayata hazırlarken 100 üzerinden
7 puan alacak kadar hazırlıyormuş.


NOT:  
Bu istatistiğin gerçeklik payı yoktur. Bu bir tahmindir.


Zaten
hep sınanıyoruz. Başarısız olduğumuzda azar işitiyor belki dayak yiyor belki de
bunu hayatımızla ödüyoruz. Ama unutmayın hep sınanıyoruz. İlk doğduğunda senin
nefes alıp almadığını bekliyorlar. Eğer nefes alma sınavını geçemezsen sana okkalı
bir şaplak vuruyorlar. Orada ilk başarısızlığın bedelini ödüyorsun.


Mardin'in gençleri Aziz Sancar’ın yolunda…


Sınav heyecanını yaşarken Aziz Sancar bilim olimpiyatları
yarışmaları vardı. Yarışma Liseler ve İlkokullar arası olmak üzere iki
kategoride yapıldı. Birinci Lise ve İlkokul Amerika’ya gidip Aziz Sancar ile
görüşecekler, İkinciler İsviçre’de Cern Bilim merkezini ziyaret edecek
üçüncüler ise İstanbul Teknik Üniversitesine gidip ziyaret edecek.  Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlük
konferans salonunda; 9 masa, 4 jüri ve 30 seyirci ve bir sunucu mevcuttu. Böyle
bir yarışma için seyirci yok dense yeriydi. Benim gitmem de tesadüfî oldu
zaten.  Bu çocukların öğretmenleri,
Aileleri veya Müdürleri nerdeydi?


Asıl vurgulamak istediğim bu yarışmada En iyi seçilmedi,
kötünün iyisi seçildi. Çünkü birinci seçildikten sonra 7 yedek sorunun yedisine
de tüm okullar yanlış cevap veriyordu. Her neyse yarışmada dereceye giren
okullara Aziz Sancar’ın canlı olarak bağlandığı bir programda ödülleri ve adları
açıklandı. . Ödül büyük, yarışma Türkiye’nin İlk Nobel Bilim Ödülü alan Aziz
Sancar adına yapılıyor ama ilgi sıfır… 


       

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/sinav-mercek-6)