# Şixre

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/sixre
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2014-07-03T12:39:12+03:00
- Güncelleme: 2014-07-03T12:39:12+03:00
- Yazar: TEKİN ORUÇ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

      Temmuz ayının sabahıydı.
      Doğmak üzere
olan güneşin sıcaklığı henüz kendini göstermemişti.
      Evin damı dağların
gölgesi ile süslenmişti ve kuş sesleri de,  evden çıkan hayvan sürülerinin ayak sesleri ile adeta dans ediyordu.
    Yaşamın çetin vakitleri
erken başlıyordu, zaman çabuk eriyordu 
ve insanlar erkenden ayaktaydı…
***
      Delikanlı, kurumuş
palamut ağaçlarının çalı ve çırpısı ile çevrilmiş olan holik’ın içinde uykuya
dalmış ve sabah  uykusunun tatlı
evrelerinde dolanıp duruyordu …
     Sabah ezanının
dağlara doğru yankılanan sesini bile duyamamıştı. Belli ki dünün yorgunluğu,  uykusunu derin kılmıştı.
      Henüz ondört
yaşına yeni basmıştı.Evin tek delikanlısı idi ve  bu şan ile çağrılıyordu.
      Bazı gecelerde
heybesi ile beraber çobanlara akşam azığı götürürdü.Bazende gündüz boyunca
yeni doğan oğlak ve kuzuları dere kenarında otlatırdı.
      Her
sabah duyduğu ve halen kulağının pasına zelal zelal değen, berrak ve bir o
kadar  hazin bir ses; holik’ın  çevresindeki 
kurumuş palamut ağacının yapraklarını da ğışırdatarak yorganın açık
bulunan kısımlarından ona ulaşıyordu .
    “Oooo
saat öğleye  doğru geliyor. Daha uyuyor
musun?. Millet  dördüncü Şixre’den
dönüyör. De haydı kalk!” Diyen ve 
hiçbir  mekanik saatin uyaramadığı
Beyaz Sakallı Dedenin sesi idi bu.
     Her zaman ki
dinçliği ve tam zaman ayarlaması ile sabah namazına kalkmış. Güneş ışınları
söğüt ve kavak ağaçlarının arasına daha yeni sızmıştı.
        Yeni yeni köy
meydanı nahırla dolmuş ve horozlar hala ütüyordu.
     Beyaz Sakallı Dede erkenden uyanmış, merkeplerin suyunu vermiş, sırtına heybesini  geçirmiş, Şixre’yi de üste  kurmuş, bekliyordu...
     “Günün bereketi, kazancın
helali, erken kalkmakta olduğunu kaç defadır söyledim” diye hayıflanıyordu kendi içinden; “Bak hala kalkmadı hanım!” 
   Daha az ve kısık bir ses ile sabah erkenden kalkıp meşk sallayan evin hürmesini de
delikanlının  uyanmamışlığına karşı
dolduruşa yeltendiriyordu sanki….
“Git o yorganı üzerinden kaldır, Öğleye az kaldı, çabuk bana
yetişsin” diyerek bir yandan
delikanlıya, öbür yandan evin hürrmesine hayıflanıyordu. Nede olsa ana yüreği
idi.Erkenden çocuğu uyandırmak istemez. Biraz daha uyumasını arzuluyordu.
***
Gözlerini elleriyle buruşturdu, yavaşça ayağa kalktı, koyun
yünü ile doldurulmuş yorganını kenara çekerek, dağın gölgesine baktı. Zamanı
hesapladı.
Güneşin ışıkları kavak ve söğüt ağaçlarının gölgesine
yansımamıştı, kadınlar yeni uyanmış, Nahır köy meydanından yavaş yavaş
çıkıyordu.
Öyle ki  zaman öğleye
doğru gelmiyordu ve öğlenin ortası da değildi.
Beyaz Sakallı Dede, her zaman ki gibi sabahın ilk ışıkları
ile uyanmış  ve bir ustanın hassasiyeti
ile samanları toplamış, şixre düzeneğini de merkebin üzerine
kurmuş bir şekilde delikanlıyı bekliyordu. 
Artık gün boyunca ve temmuz sıcaklığının verdiği azap
ile  şixrelerini, merkeblerin sırtında
köy meydanın harmanına (Bênderîne) taşıyacaktı.
Şixre
ve Bĕnderler, 
Bir azmin ve mücadelenin çoğrafyalara verdiği armağanlardı.
Güneşin doğuşu, yeni rızıkların habercisi idi.
Minareden yükselen ses, sonsuz yaşama olan bağlılığın
göstergesine kanaat ederdi.
Dağların gölgesine, şixre taşıyan delikanlıların  muhrü basılırdı. 
Ve dara düşen 
insanoğlunun aşkına da,  beyaz
sakallı dedelerin inancı kol kanat gelirdi.

Şixre, topraklarımızın
bereketine adanır,
Yüreklere,  helalinden
öpücükler dokundururdu.
His üretir,sadakaya duygu katardı.
Çocukların, çerçilerine rızıktı,
Ve umudun zekatını katlardı.
Vesselam Herkese….

 Tekin ORUÇ

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/sixre)