# Siyasette ve Barışta Doğru Yön Arayışları…

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/siyasette-ve-barista-dogru-yon-arayislari
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-04-13T11:53:39+03:00
- Güncelleme: 2013-04-13T11:53:39+03:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Görünen düşmanlardan ve
bu düşmanlarca kurulmuş ve kurulacak olan tuzaklardan korunmak kolaydır. Fakat
dost görünen veya tanıyamadığımız düşmanlardan ve onların kuracağı tuzak ve
oyunlardan korunmak zordur. Hintli bir Şairin dediği gibi: “ Ev, içindeki
kandille yakılıyor.”


Evet, evin içindeki kandiller evin aydınlanmasına yaradığı gibi şayet
dikkat edilmez ise; çoğu kez evi yakan da o kandiller olabilmektedir.


Bölgemizin inançsal yapısı, konjonktürel önemi ve coğrafik yapısı yıllar
yılı birçok fikir ve ideoloji çatışmasına ev sahipliği yapmasına zemin
hazırladı. Bu olgulardan ötürü de homojen bir yapıya sahip olamadı. Bununla
beraber bu coğrafyanın insanında birçok travma, çelişki ve şüphe oluştu.


Yeraltı ve yerüstü kaynaklarından ötürü herkesin iştahını kabartan bir
bölge olması hasebiyle de; bölge halkı arasında tarih boyunca sürekli bir
kargaşa, düşmanlık, ayrıştırma ve zihin bulanıklığı üretilmektedir. Bu kargaşa
ve huzursuzlukların sebebi de genellikle yapay nedenlerdir. Ayrıca bu
kargaşalar; bölge halkından kendi tarih ve dinini tam olarak bilmeyenler
arasında da, ırki, mezhebi ve ekonomik ayrıştırmalar üzerinden
çıkartılmaktadır.    


Yanlış bildiklerimiz bizi yanlış hareket etmeye ve yanlış yaşamaya sevk
eder.


Bu bağlamda iki konuya değinmek isterim:


a)                
Günümüzde
Cihad nasıl anlaşılmalı? 


Kısaca da olsa bu konuda şunları söyleyebilirim: Öncelikle cihad ve
muharebenin/savaşın aynı şeyler olmadığını bilmemiz gerekir. Bunu anladığımızda
cihadın nasıl anlaşılması gerektiğini de öğrenmiş olacağız… Anladığım kadarıyla
günümüzde harp, cihad, irşat ve tebliğ kavramları birbiri(ne)yle
karıştırılmakta.


b)                
Siyasetimize
yön veren prensipler neler olmalı? 


Öncelikle Hz. Yusuf’un Müslüman olmayan bir oluşumda/hükümette görev
almasının “niyet, neden ve niçinini ” 
iyi analiz etmek ve anlamak gerekir. Daha sonra da siyasetimize ve yaşam
tarzımıza yön vermesi gereken prensipleri şu şekilde sıralayabiliriz:


1-                
“Rabbin,
sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir
şekilde emretti. 17/23”


2-                
“Bir
de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma. 17/26-27”


3-                
“Eğer
Rabbinden umduğun bir rahmet için onların yüzlerine bakamıyorsan, hiç olmazsa
kendilerine gönül alıcı bir söz söyle. 17/28-30”


4-                
“Geçim
endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın… Onları öldürmek gerçekten büyük
bir suçtur. 17/31”


5-                
“Zinaya
yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur. 17/32”


6-                
“Haklı
bir sebep olmadıkça Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın. 17/33”


7-                
“Yetimin
malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz
sözü de yerine getirin… 17/34”


8-                
“Ölçtüğünüz
zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. 17/35”


9-                
“Hakkında
bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. 17/36”


10-            
 “Şayet
bir fasık size bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip
yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın. 49/6”


11-            
“Yeryüzünde
böbürlenerek dolaşma. 17/37-39”


12-            
“ De ki; ‘Rabbim dengeyi emretti’ 7/29”


13-            
“Af yolunu tut (kolaylığı seç), iyi olanı emret ve cahillere aldırma…
7/199 ”


Bu âyet geldiğinde Resûlullah (s.a.s.)'ın sorusu üzerine Cebrail’in, "Rabbin sana kötülük edene senin iyilik etmeni, sana ver­meyene
senin vermeni ve senden uzak kalıp ilgileri koparanlarla senin dostluk ve
akrabalık ilişkini sürdürmeni emrediyor." diyerek
âyete örnekleme yoluyla açıklama yaptığı da rivayetler arasındadır. 


Bunlar bizim siyasi anlayışımıza yön veren esasların olmazsa olmazları
olmalıdır. İnanın özgürlüğün yolu da bu anlayıştan geçer… Müslümanın her
meseleye bakış açısı; ‘Hayat’ imtihanını Allah’ın rızasına uygun olarak
kazanmasına vesile olacak şekilde olmalıdır. Müslüman için; temel hak ve
hürriyetlerden kaynaklı sorunların, islamın hukukuna göre halledilmesi
öncelikli çözüm şekli olmalıdır. Şayet bu çözüm aleyhimizde görünse bile kabul
edilmelidir. 


Ve bölgemizin içinde bulunduğu ahval ve şeraite dönersek: Helalleşmeye ve bağışlamaya bu denli susamış ve muhtaç
olduğumuz bu süreçte; Hz. Hamzayı şehid eden Vahşiyi dahi affeden ve ona
müsamaha gösteren bir peygamberin yaşam felsefesini kabul ettiğini
söyleyenlerin tavrı ne olmalı? Sorusunu kendimize sormakla beraber,  peygamberin (s.a.s), “Mümin, aynı delikte
(bir yılan tarafından) iki defa sokulmaz” hadisini de çok iyi ve doğru okumamız
gerekir… Detayına girmeyeceğim ama ‘Medine
vesikasını’ hatırlayın demeden de edemeyeceğim!


Malcolm X derdi ki: “Özgürlüğümüz için tek yol vardır:
Kendi aramızdaki tüm fikrî ayrılıkları bir kenara bırakıp, düşmana karşı birleşmek.”


Peki, düşmanımız kim? Düşmanımız cehalet! “Cahillere
aldırma” ayetinde geçen cehaletin ne olduğunu biliyor muyuz? Buradaki cahillik;
bilgisizlikten ziyade içinde saldırganlık, barbarlık, zulüm, haksızlık,
küstahlık gibi huyları barındıran ahlaki bozukluğu ifade etmektedir. Cahile
aldırma ondan yüz çevirden kasıt onu kendi haline bırak değildir. Zira bu
islamın ruhuna aykırıdır. Peki kasıt nedir? İnsanları hak, hukuk ve hakikat
yoluna davet ederken kendini bilmezlerin ‘Halim insan ahlakıyla’ bağdaşmayan
çirkin davranışlarına, küstahça tavırlarına ve haksız davranışlarına misliyle
karşılık vermemek, bu tür davranışlar karşısında öfkeye kapılarak kine sarılıp,
affedici olmaktan vazgeçmemektir. Ne dinimizi biliyoruz ne de tarihimizi. Ve
bilmediğimiz bu iki olgu için çok iyi bildiğimiz birşeyi yapıyoruz: Bir
birimizi kırıyor hatta öldürüyoruz. 


Sakın ha, kendi dengenizi kurmak için ne  Allah’ı, ne peygamberi, ne de O’nun dinini
kullanmaya kalkışmayın!


Denge kurmak için dengesizleşenlerin şerrinden Allah’a
sığınırım…

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/siyasette-ve-barista-dogru-yon-arayislari)