# Sizin de fidanlarınız var!

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/sizin-de-fidanlariniz-var
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-06-05T15:02:54+03:00
- Güncelleme: 2013-06-05T15:02:54+03:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

İslam barış dini olduğu kadar şefkat ve marhamet
dinidir. Şefkat ve merhamet özel olarak insana gösterilecek bir duygu olarak
anlaşılmamalıdır. 


Allah’ın birer sanatı
olan canlılar başıboş olmadıkları gibi kıymetsiz olmadıkları da
bilinmelidir.  Allah’ın can taşıyan her bir
eseri birinci derecede mühimdir fakat inananların, “Merhamet etmeyene merhamet
olunmaz” hadisi bağlamında geniş bir yelpazeyi hedef edinmeleri gerekir. Kuyu
başında susuzluktan toprak yiyen bir köpeğe kuyudan su çıkarıp su veren bir
günahkârın sırf bu merhametinden dolayı bağışlanması hadisi de zihinlerde hep canlı
tutulmalı ve hatırlanmalıdır.


Yeşili de calılar
kategorisine alırsak o derecede önemle bakmalı ve değerlendirmeliliyiz. Ve ona
hayat veren zemine de dikkat etmeliyiz. Bir balık için deniz ne ise, havasız
bırakılarak ölüme terk edilen insan için temiz hava ne ise, ağaç için de toprak
odur. Yani bizim ağaca verdiğimiz önemi toprağa da vermemiz gerekir.
Peygamberimiz (s.a.s), “Kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı
dikiniz” demişlerdir. Hülasa
kainatın bir zerresi de önemsiz ve değersiz değildir.  Bu arada “Kaş yapmaya çalışırken göz çıkarılmamalıdır.”


Ama tüm bu değerlendirmeleri
yaparken de, art niyetli ve istismarcı bir yaklaşımla değil samimi bir fıtrat
üzerinden yapmalıdır.


Bu aralar ağaç
muhabbeti çok yapılmakta. Evet, ağaçlar tabiki korunmalı ama ‘Düşünce
Çınarları’ da göz ardı edilmemeli ve korunmalı. Bu bağlamda bir zamanlar
kıyılırken, yakılıp yıkılırken sahip çıkılmayan ‘Düşünce fidanları’ için 28.09.2012  tarihinde Milat Gazetesinde yazdığım bir yazımı paylaşmak istedim:


 


Meçhuller!


Bazen kendi
duygularınıza tercüman olmanız, dünyanın en zor işi olur.


Bunun nedeni de iki
şekilde ifade edilebilir. Birincisi sizde ifade sorunu vardır. İkincisi
muhatabınızda anlama sorunu vardır.


Birincisini izale
etmeniz mümkün olabilir. Çünkü arzu ederseniz kendinizi geliştirir ve anlatım
sorununu izale edersiniz. Bu sizin elinizdedir. Fakat ikincisinin izalesi
zordur.  Çünkü ikincide muhatabı değiştirme vardır. Ve bu, çoğunlukla
elinizde değildir. Hele hele mesele hak ve hukuk ile ilgili ise durum içinden
çıkılmaz bir hal alır. Ancak muhatap isterse değişim ve gelişme mümkün olur.


Ben üzerime düşen
vazifemi yerine getirmeye çalışayım. Çünkü zihnime söylenecek bir şeyler geldi.
Bunları muhatabıma dile getirme gereği hissettim bir kere...


Muhatabıma gelince,
muhatabım meçhuller! Hatta meçhullerin meçhulleşme yoluna giren vicdanlarıdır.
Ve bu serzenişi duyurmanın zorluğunu da biliyorum. Fakat ümitsizlik Mü’min’in
şanından değildir, onu da biliyorum.


Ey meçhuller! Sizler
meçhul olabilirsiniz ya vicdanlarınız.


Farkında olmadan büyük
sermaye patronlarına, insanlık coğrafyasında yer açmak için dev düşünce
çınarlarını kesiyorsunuz…


Ey meçhuller! Umarım
vicdanlarınız duyuyordur beni, kendinize gelin! Mutlaka sizler de fidan
dikmişsinizdir.


Sizler meçhul
olabilirsiniz ya fidanlarınız?


Sizin fidanlarınızın
istikbalini de sıkıntıya soktuğunuzun farkında mısınız? Hatta istikbalde değil,
şuanda dahi fidanlarınız devirdiğiniz çınarların altında kalarak zarar
görebilir.


Çünkü insanlık
ormanında o kadar çok düşünce çınarı kestiniz ki artık bu ormanda erozyon
başladı denilse yeridir. Sizler meçhul olabilirsiniz fakat
yaptıklarınız/fiilleriniz gün gibi ortada ve malum…


Fidanların ve bu dev
çınarların bir arada yaşayabileceklerine inanıyorum. Yeter ki savaşta olduğu
kadar barışta da ısrar edelim. Aynı mabuda inanmasalar da insanların bir arada
huzur ve barış içinde yaşamayı başarabilecek bir kapasitede yaratıldıklarına
inanıyorum.


Meçhul ve malum
arasındaki Med-Cezirlerim yordu beni, siz hala yorulmadınız mı? Vicdanınıza
yetişin ve onunla yaptığınız malumlar hakkında hasbihal edip biraz da soluklanın
ne olur!


Ben, siz meçhullerin devirdiği o malum çınarları
seviyorum.  Ve unutmayın ki kişi amelinin cinsi ile imtihan edilirmiş… Ne
tuhaf, kişi önce en sevdiğinden ayrı düşermiş...


O çınarlar devrilince
bu ormanda ruhum bedenime değil yalnızlığıma gömüldü hem de derinlemesine.


Ruhum gerçeklerin
gerekçeleriyle uğraşmaktan o kadar sıkıldı ki yalnızlığımın esaretinde kalmaya
âşık oldu. 


Bilemiyorum, kendimi
iyi ifade edebildim mi?


Yalnız siz meçhullere
şunu sormaktan da kendimi alıkoyamıyorum.


Size göre, bizim
katımızda meçhul veya erişilmez olabilirsiniz, ya Yaradan’ın katında?


Dünyadaki mahkemelerin
ulaşamayacağı kadar meçhul veya ulaşılmaz olabilirsiniz, ya Mahkeme-i Kübra?


 (M. Burhan
HEDBİ) 28.09.2012 Milat/ http://www.milatgazetesi.com/mechuller/33886#.Ua8Yd0CeP6s


 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/sizin-de-fidanlariniz-var)