# Türkiye’nin Gastronomi alanında ki ilk Avrupa Birliği Projesi

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/turkiyenin-gastronomi-alaninda-ki-ilk-avrupa-birligi-projesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2015-09-29T00:29:22+03:00
- Güncelleme: 2015-09-29T00:29:22+03:00
- Yazar: SÜLEYMAN ENGİN
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Türkiye’nin Gastronomi alanında ki ilk Avrupa Birliği
projesi olma özelliğini taşıyan projemiz; Mardin’de Gastronomi Meslek Eğitiminin
Geliştirilmesi Projesi (MGMEGP), ortaya koyduğu performans ile Brüksel’de boy
gösterecek.

2011’de, Erzurum Atatürk Üniversitesinde projemin amatör
taslağını yazmaya başladığımda, projem geçer mi acaba diye düşünüp dururdum.
Oysa bugün hayalinin kurulması bile güzel olan, Brüksel’de sahne ortasında buldum
kendimi. O yüzden çok mutluyum. 
 Proje, ilkler içerisinde
ilkleri barındırıyor.

Türkiye’nin ilk AB gastronomi projesi,  Mardin’in ilk yöresel yemek kitabı, Mardin’in
ilk gastronomi festivali, hayata geçirilen İlk mutfak şefleri & aşçılık
yarışması, Mardin mutfağının ilk kapsamlı yemek belgeseli, Mardin’in ilk mutfak
sanatları akademisi, Mardin mutfağının ilk profesyonel mutfak eğitim modülü ve
ilk defa Mardin mutfağının müfredat haline getirilmesi sureti ile eğitim modülü
olarak Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne sunmuş
olmak, proje olarak Mardin’e kazandırdığımız başlıca ilklerdi.
Tüm bu ilkler, hassas süreçlerden geçerek projenin
mantıksal çerçevesine uygun bir şekilde gerçekleşti. Brüksel de, tüm bu
hassasiyetlerin mükâfatı oldu. 
2012’de çalıştığım Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı
(UNDP)hibe destekli projede ki hocam şöyle demişti; ‘’Projelere elini veren, kolunu ve gövdesini de verir. Proje sizi buldu
mu projelere dönüşür ve devamı gelir’’ demişti. 
O günden bugüne UNDP ve SODES projeleri ile beraber tam 8
kurumsal projeyi geride bıraktım. Tüm bu projeler bana ayrı deneyimler
kazandırdı. 
Hele ki Mardin’de uygulamış olduğum en son ki Avrupa
birliği projem; iki üniversite daha okumuş olsaydım bile bu kadar çok tecrübe
edinmezdim her halde diye düşünüyorum. Projelerden elde ettiğim tecrübeler, yığınlarca
kitap okumaya bedel.
Proje uygulama esasları zor ve zahmetlidir. İlk birkaç ay
çok önemlidir, gerisi tereyağından kıl çeker gibi kolay.
Tabi her bir projenin takvime bağlanmış bir faaliyet
süresi vardır. Projenin son uygulama esası, nihai raporların teslim edilmesi
ile sona erer. Gerisi ise proje boyunca başardığınız süreçlerin sürdürülebilir
olmasını sağlamaktır.
Avrupa Birliği projesi yazmayı öğrenmek için en az iki AB
veya benzer projelerde çalışmış olmanız gerekmektedir. Herkesin pek çok proje
fikri vardır. Fakat herkes projelerini hibe destekçilerinin uygun bulduğu
mantıksal taslağa döküp, projelerini kabul ettirebilme konusunda yeterli
tecrübeye sahip değildir. 
Bir proje her ne kadar kişi veya kişiler tarafında
yazılmış olsa da, hibe faydalanıcısı kurum, ya bir kamu dairesidir yâda bir STK
olacaktır. Projelerinizin başvuru esnasında delegasyonlar tarafından kabul
görülmesi için hibe faydalanıcısının referansları son derece önemli bir
unsurdur. 
Sözleşme makamları, hibeden faydalanmak isteyen kurum
veya STK’nın başarı siciline bakar. Varsa daha öncesinden uygulamış oldukları
projelerin performans göstergelerini göz önünde bulundurarak puan verirler. O
yüzden projenizi hangi kurum veya STK üzerinden vereceğinizi çok iyi tartmanız
lazım. Aksi takdirde emekleriniz boşa gider.
Avrupa Birliği projesi uygulamak,
proje yazmaktan daha zor süreçler barındırır. Proje uygulaya bilmenin temel
esası, her hangi bir fikrinizin olması ile başlar. Fikirlerinizi harmanlayıp,
tek bir düşünce üzerine yoğunlaşmaya başladığınız an, yavaş yavaş projenizin
iskeletini oluşturmuş sayılırsınız.
 Türkiye’de fikirlerinizi destekleyebilecek
onlarca hibe programı bulunmaktadır.
Türkiye’de var olan bu programlara
kurum veya STK’lar üzerinden proje yazıp, projenizin geleceğini takip etmek
için belli bir süreç gerekmektedir.
Zira tamamı ile prosedürler
ışığında hareket ederek ilerlemeniz gereken bir süreç söz konusu.
Süreci tamamlamak adına sözleşme
makamlarının ön gördüğü taslaklar üzerinden yürümek hibe faydalanıcısı açısından
son derece önemli bir adımdır. 
2010’dan bu yana 1 UNDP, 6 Avrupa
Birliği ve 1 SODES projesinde gastronomi saha eğitim uzmanı olarak çalıştım. Bir
yıl içerisinde 2 farklı Avrupa Birliği projesinde farklı zaman ve farklı
şehirlerde eğitmen olarak görev yaptım. 
2011’de proje uzmanı bir
arkadaşımın desteği ile profesyonel taslağını hazırladığımız‘’Mardin’de
Gastronomi Meslek Eğitiminin Geliştirilmesi Projesi’’ Türkiye’de Mesleki ve
Teknik Eğitim Kalitesinin Arttırılması operasyonunun program otoritesi ile
hayata geçti. 
Daha önce pek çok projede eğitim
uzmanı olarak çalışamama rağmen İKG program çerçevesinde bir Avrupa Birliği projesi uygulamış olmak daha çok tecrübe elde
etmemi sağladı.
Projenin bire bir uygulayıcısı
konumunda olmak, projenin her hangi bir çalışanı olmaktan daha çok tecrübe
gerektiren bir seçenektir. 
Zira proje uygulamayı seçtiyseniz,
ateşten bir gömlek giymiş sayılırsınız. Ve bu gömleğin sizi yakmasına izin
vermediğiniz sürece devasa tecrübelerle en güzel şekilde pişersiniz.  Mevlana hazretlerinin ifade ettiği gibi; ‘’
Hamdım, yandım, piştim.’’ demeye başlarsınız kendinize.
Avrupa Birliği projesi uygulamak,
kesinlikle tecrübe gerektirir. Sözleşme klasörünü okumadan, faaliyet
prosedürlerini anlamadan, başarı göstergelerini planlamadan projeyi uygulamaya
çalışmak sizi sıkıntıya düşüreceğinden emin olabilirsiniz.
Deneme yanılma yöntemi ile proje
boyunca yüksek iktisaplar elde ediyorsunuz. Tecrübe ki;  karanlık bir kuyunun dibinden aydınlığa doğru
çıkan yoldur. Aydınlığa çıkıncaya kadar ki süreçte yolunuzdan alıp attığınız
taşlar ise törpülenmesi gereken yanlarınızdır.
 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/turkiyenin-gastronomi-alaninda-ki-ilk-avrupa-birligi-projesi)