# Yaşanmakta Zorluk Çekilen Din: Bağnazlık

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/yasanmakta-zorluk-cekilen-din-bagnazlik
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2014-06-07T16:41:12+03:00
- Güncelleme: 2014-06-07T16:41:12+03:00
- Yazar: NEVİN DUYAR
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Hayatını
Kuran’a göre değilde, Kuran’dan olduğunu iddia edip, uydurma bir takım
hadislerle (sahih hadisleri tenzih ederim) devam ettiren kimselere bağnaz
denir. Bu kimseler çıkardıkları hükümlere o derece bağlıdırlar ki Kuran’daki
din ile kendilerine öğüt verildiğinde dinlemez, atalarından öğrendikleri
öğretilerden asla vazgeçmezler. Bu yüzden peygamberler kendi dönemlerinde
sadece ateistlere değil, Kuran’da müşrik olarak belirtilen bağnaz kimselere
karşı da mücadele vermişlerdir. Rabbimiz bir ayetinde bu kimselerin kendilerine
helaller ve haramlar türettiklerini şöyle haber vermiştir:
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna
helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz
Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler. (Nahl Suresi, 116)
Rabbimiz Kuran’da insanlara hellaleri ve haramları anlaşılır
bir şekilde haber vermiştir. Bağnazların savunduğunun aksine İslam dinini Allah
insanların rahat edeceği şekilde çok kolay yaratmıştır. Haramların sayısı da
bağnazların söylediğinin aksine oldukça azdır. Bağnazlar insanları İslam’dan
soğutacak öyle hükümler uydurmuşlardır ki, dini adeta yaşanması zor hale
getirmişlerdir. Din ne kadar zor olursa o kadar makbul olacağına inanmışlardır.
Dini İslam’daki şekliyle kolaylaştıranları ise kafir olarak görmüşlerdir.
Rabbimiz İslam’ın hükümlerini kolay yarattığını şöyle haber vermiştir:
“... Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez ...” (Bakara Suresi, 185) 
Bağnaz kimseler din adına o kadar çok hüküm çıkarmışlardır
ki buna kendileri daha uymakta zorlanmaktta, hatta kendi çıkardıkları hükümlere
uymamaktadırlar. Örneğin gülmenin, şakalaşmanın, eğlenmenin haram olduğunu
söylemekte, ancak bunu başaramayıp kendi aralarında şakalaşmakta, düğünlerde
eğlenmektedirler. Bu konuyla ilgili türetilmiş bir hadis şu şekildedir:
“Kahkaha şeytandır.” (İman ve Küfür Kitabı / Usul-u Kafi kitabı / El-Kuleyni,
S.1068) 
Oysa Rabbimiz Kuran’da müşriklerin dünyadaki cezalarının az
gülmek olduğunu şöyle haber vermiştir:
Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok
ağlasınlar. (Tevbe Suresi, 82)
Yine bu kimseler kadınla erkeğin bir arada bulunmasına ve
sohbet etmesine haram gözüyle bakar, ancak türettikleri bu hükme de
uyamadıkları için gittikleri ortamlarda, toplu taşıma araçlarında kadınlarla
yan yana dururlar, sosyal alemde sohbet ederler. Bu konuyla ilgili türettikleri
bir hadis şu şekildedir:
"Bir erkekle (yabancı) bir kadın
baş başa kalmasın ki onların
üçüncüsü şeytan olmasın." (Tirmizî rivâyet etmiş, Elbânî de
"Sahîhu'l-Câmi'; hadis no: 2165)
Oysa Kuran’da böyle bir hüküm yoktur. Resullah (sav)
döneminde kadınlar ve erkekler beraber mücadele etmiş, Hz. Muhammed (sav)
herkese tebliğ yapmıştır. Günümüzde de kadınlar ve erkekler Hac’da beraber
ibadet etmektedirler. Kuran’da haram kılınan kadın ve erkeğin evlilik dışı
ilişkiye girmesidir. Bu konuya peygamberlerimizden örnek verirsek;
Hz. Musa kıssasında; Hz. Musa hayvanlarını sulamakta zorlanan
iki kadına yardım etmiş, kadınlar da Hz. Musa’yı beğenmiş ve güvenilir
bulmuşlardır. Bu durumu babalarına iletmiş, Hz. Musa’nın yardımcı olarak
yanlarında bulunabileceğini söylemişlerdir. Yani Hz. Musa kadınlarla yan yana
gelmiş, onlara yardım etmiştir. Kadınlar da Hz. Musa’yı beğenmiş, kuvvetli
olduğuna dair yorumda bulunmuşlardır.
Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan
topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten
çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: "Bu durumunuz ne?" "Çobanlar
sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulayamayız; babamız, yaşı ilerlemiş
bir ihtiyardır." dediler.
Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye
çekilerek dedi ki: "Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım."
Çok geçmeden, o iki (kadın)dan biri, (utana utana) yürüyerek
ona geldi. "Babam, bizim için sürüleri sulamana karşılık sana mükafaat
vermek üzere seni davet etmektedir." dedi. Bunun üzerine ona gelip de olup
bitenleri anlatınca o: "Korkma" dedi. "Zalimler topluluğundan
kurtulmuş oldun."
O (kadın)lardan biri dedi ki: "Ey babacığım, onu
ücretli olarak tut; çünkü ücretle tuttuklarının en hayırlısı gerçekten o
kuvvetli, güvenilir (biri)dir." (Kasas Suresi, 23-26)
Hz. Süleyman kıssasında; Hz. Süleyman Sebe Melikesine tebliğ
yapmış, onu evine davet etmiştir.
Ona: "Köşke gir" denildi. Onu görünce derin bir su
sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman:) Dedi ki: "Gerçekte
bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk-zemindir." Dedi ki:
"Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim; (artık) ben Süleyman'la birlikte
alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum." (Neml Suresi, 44)
Bağnaz kimselerin türettikleri hükümleri saymakla
bitiremeyiz. Bu yüzden de türettikleri hükümlere kendileri de uyamamakta,
samimiyetsiz bir din yaşamaktadırlar. Bundan dolayı ezilmekte, basiretleri
kapandığı için Allah’ın helal kıldığı neşe, sevinç, müzik, eğlence gibi
nimetlerden uzak kalmaktadırlar. Bu kimseler dünyada bu nimetlerden uzak
kaldıkları gibi, ahirette de bu nimetlere hasret kalacaklardır. Böyle bir din
anlayışından kurtulmanın tek yolu ise samimi olmak ve Kuran’ın hükümlerini
kabul etmektir.
 
 
 
 
 
 





















































 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/yasanmakta-zorluk-cekilen-din-bagnazlik)