# Yaşayalım Hayatımızı

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/yasayalim-hayatimizi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2014-01-20T17:03:48+02:00
- Güncelleme: 2014-01-20T17:03:48+02:00
- Yazar: SUAT ESER
- Kategori: KÖŞE YAZISI

                                                     

Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama, Yarım saat erkene kurulsun saatin..


Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin.. 

Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin 

Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin, 

Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin. 

Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart çek kızarmış ekmek kokusunu
içine 

Bak güzelim kahvaltının keyfine..



Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis, 

Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin 

Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile 

Sonra koş git işine, dünden, önceki günden, 

Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla, 

Ohhh şöyle bir hafifle... 



Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de 

Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık, 

Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa 

Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak 

Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..


Sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, 

Sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, 

Hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı? 

Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi? 

Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara, 

Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor.. 

Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..





Günün
güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun.. 

Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun.. 

Saklama tabakları, bardakları misafire 

Sizden ala misafir mi var bu dünyada... 

Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil, 

Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, 

Eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının.. 






 
Gece
evinde, dostların olsun 

Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun, 

Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun? 

Ama en önce ve illa ki sağlık olsun !..
CAN
YÜCEL
 
    Can Yücel ne kadar
güzel bahsetmiş hayatımızda önemsiz gibi görünen önemli şeylerden SAĞLIK OLSUN
şiirinde. Adeta hayatta mutlu olmanın, huzurlu olmanın reçetesini vermiş
bizlere. Aynaya baktığımız da önce kendimizi görürüz,başkasını değil.Dolayısıyla  Öncelikle kendimizle barışık olalım, kendimizi
her halimizle sevelim, sonrasında bizim dışımızdakilerin farkına varıp onları
da sevelim. Ama her şeyden önce sağlık olacak ki hem kendimiz için bir şeyler
yapalım hem de bizim dışımızdakiler için( çocuklarmız, eşlerimiz, arkadaşlarımız,
annemiz, babamız, kardeşlerimiz… ) bir şeyler yapalım.
    Bu şiiri okurken eminim herkes kendi dünyasına
uyum sağlayacak hayallere dalmıştır. Kimisi sahip oldukları ile kimisi ise
sahip olmak istedikleri ile süslemiştir hayallerini. Herkes kendi saatini, kendi
penceresini, kendi yatağını, kendi ayakkabısını, kendi evini ve kendi çevresini
hayal etmiştir bu satırları okurken. Hayallerimiz bize özgüdür ve hayal etmek
bizim hayatımızda çok önemlidir. Lütfen hayal etmekten hiçbir zaman
vazgeçmeyelim ve kimsenin hayallerimizi çalmasına da izin vermeyelim.
   Hayatımızda olup
bitenlerin ne kadar farkındayız? Önemsiz gibi görünen küçük  ama hayatımızda etkili olan ve öneminin
farkında olmadığımız böylesi şeyler, aslında bir bakıma bizim hayatımıza anlam
katıyordur da biz farkında değiliz. Hayatımızda bakıp da göremediğimiz ne kadar
çok şey var? Bahçemizde ki çiçeklerin, sokaklarda ki ağaçların, doğada ki
güzelliklerin, çevremizde ki insanların ne kadar farkındayız? Ne kadar
farkındayız çevremizde ki insanların bizim için önemli nimetler olduklarının?
Düşünme ihtiyacı duyuyor insanlar nelere sahibim diye.
   Şiirin ilk
bölümünde öncelikle kendimizle ilgili konulara değinmiş şairimiz. Aslında
hayatımızı istediğimiz gibi yaşamak, hayatta mutlu olmak, hayattan zevk almak, hayatımızı
dolu dolu  ve cıvıl cıvıl yaşamak bize
bağlı.Hayat peşin çalışır. Bunları hissetmek ve yaşamak istiyorsak öncelikle
bizim hayata gülümsememiz,şükretmemiz ve bir şeyler katmamız gerekir. İhtiyacımız
olanlara sahip olmamız  tüm bunları ne
kadar istediğimize ve bunlar için neler yaptığımıza bağlı. Kimse bizim için
hayatı mutlu, renkli, canlı ve yaşanılabilir yapmaz. Yapsalar da süresi çok
kısa olur. Hâlbuki biz insanoğlu bütün ömrümüz boyunca bunları sürekli hale
gelmesini isteriz. Onun için hayatımızda ipleri elimize almalı, hayatımızdaki
en ufak nimetin ve önemsiz gibi görünen insanların değerini anlamalı ve ona
göre davranmalıyız.  İkinci kısımda ise
çevremizdeki insanlardan bahsedilmiş. Çevremizdeki insanlara geçmişte kızmış, onları
önemsememiş, küçümsemiş, ihmal etmiş olabiliriz ancak tüm bunlar ilk olarak
bize zarar verir.Gelip geçici  bu dünya
da barışmadığımız kişiler bizden önce giderse keşke mi demek istersiniz yoksa
iyiki mi demek istersiniz. Hiçbir şey için geç değildir ve hepimizin misafir
olduğu bu hayatta lütfen çevremizdeki insanların farkına varalım ve onları
affedelim. Onları affedince eminim ki hayatımız daha yaşanılabilir olacaktır
çünkü hayat peşin çalışır.   
Her anımızın tadını çıkarmamız da bahsediliyor yukarıda ki
dizelerde. Merak ediyorum geçen zamanı geri getiren olmuş mu şimdiye  kadar. Eğer olmamışsa neden içinde
bulunduğumuz zamanı en iyi şekilde,en verimli ve faydalı şekilde değerlendirmiyoruz.
Gelecekte takılıp kalıyoruz zaman zaman. Olmamış veya hiç olmayacak olaylar
üzerinde düşünüp duruyoruz. Düşünürken de içinde bulunduğumuz zamanımızı boşa
harcıyoruz. Ayrıca içinden çıkamayacak senaryolar yazıp ya kaygılanıyor,karamsar
oluyor ya da ya ile başlayan(ya başıma bir iş gelirse,ya öyle ya böyle olursa)
gibi hayali senaryolarla olumsuz duygular yaşıyoruz. Çoğumuza olmuştur.
Geleceği düşünürüz,muhtemelen olumsuz senaryolar yaratır ve kendimizi kötü
hissettiğimiz için çevremizdekilere çatarız. Zamanımızı harap eden bir diğer  önemli nokta da geçmişe takılırız. Keşke ile
başlayan cümleleri uzatırız ve pişmanlıklar yaşarız. İçinde bulunduğumuz anıda
geçmiş için heder etmiş oluruz. Halbuki geçmiş geçmiştir,gelecekse karşılıksız
bir çektir. Tek gerçek olan içinde bulunduğumuz andır. Öyleyse neden onu en iyi
şekilde değerlendirmeyelim? Neden gelecekteki sınavı düşünüp ders çalışma
anımızı boşa harcayalım,neden ya iyileşmesem ya hasta olursam,ya olmazsa diye
düşünelim?  Bütün bunları zaten
zamanımızı en iyi şekilde değerlendirerek önlemimizi alır ve de hayatın tadını
çıkarırız.
Ancak ve ancak tüm bunlardan önce farkına varmamız gereken
bir şey var; o da aldığımız nefes.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/yasayalim-hayatimizi)