Mardin Artuklu Üniversitesi'nin Makus Talihi (2)

11 Mayıs 2019 Cumartesi Saat 11:59

Mardin Artuklu Üniversitesi’nin makus talihi maalesef kurulduğu günden beri süre gelmekte. Önceki rektörün görevden alınmasının ardından iş başı yapan Ağırakça döneminde işler ve başarı grafiği daha da kötüleşti. 

Adeta bir önceki rektöre adeta rahmet okutturan Ağırakça, Rektörlüğünü yaptığı üniversiteden çok İstanbul’daki şahsi eğitim kuruluşunun başarısına kafa yorarak haftalık mesaisinin önemli bir kısmını da yine buraya harcadı. 

Rektörlüğe getirildiği günden bu yana, neredeyse istisnasız bir şekilde pazartesi öğle vakitlerinde işe gelir, perşembe günü öğle vakitlerinde de iş yerinden ayrılarak İstanbul’a en çok önem verdiği mesaisine döner. Pazartesi ve perşembe günleri üniversitede kaldığı yarımşar günde de Mardin’e dönüş ve İstanbul’a gidiş hazırlıklarının işe uyum sorununu da hesaba katalım. 

Sonuçta rektör, yıllardan beri yönettiği üniversitede iki tam ve iki verimsiz yarım günle mesai yapmakta. Bu şekildeki bir mesai uygulamasından akademik ve idari başarı beklemek en hafif tabiriyle saflık olacaktır. Tabi aldığı maaşı helal edip etmediği sorusunu siz okuyuculara bırakarak yazıya devam etmek istiyorum.  

Bunlara ek olarak rektörün hafta içlerinde çıkan özel işleri, katıldığı toplantıları ve hasta düşmelerinden ötürü Mardin’e gelemediği bolca istisnaları da buna eklemek gerekir.

En iyi niyetli hesaplamayla bile haftanın üç gününü Mardin’de geçiren Ağırakça’nın, uzun zamandan beri rektör yardımcılarının da bulunmadığı düşünülecek olursa, üniversitenin resmi yazışmalarını nasıl imzaladığı, dekanlığını yaptığı bir sürü fakülte ile başkanlığını yaptığı birçok bölüm ve merkezin işlerini ne şekilde yürüttüğü de ciddi soru işaretleri doğuruyor. Rektörün bu tür işleri, dönene kadar beklettiği veya akademisyen olmayan görevliler eliyle hallettiği artık bir sır değil. Bu konulardaki son icraatı da rektörlüğün elinden alınacağını bildiği için kendisini mevzuata aykırı olarak Temel İslam Bilimleri Bölümü Başkanlığına atadı. Bir bölümde o alanda bir profesör, doçent olması halinde başka bir alandaki bir kişi o bölüm başkanlığına ataması yapılamıyor. Ancak Ağırakça yaptım oldu edası ile oradaki diğer akademisyenlere saygısızlık derecesinde kendi atamasını bölüm başkanlığına kendi imzası ile yaptı. 

Akademisyenlerden en büyük beklentinin bilimsel çalışma değil, yönetimin tasarruflarına kayıtsız şartsız itaat olduğu üniversitenin fiziksel durumunun içler acısı hali başarısızlığın en önemli nedenleri arasında. Kampüsteki mezbelelik görüntüyü görevinin son aylarında kısmen bertaraf etmeye çalışan rektörün geçen süreçte öğrenci ve akademisyenlerin bu kötü şartlardan nasıl etkilendiklerinden hiç haberi olmadı.

Uygulanan politikalar ve sergilenen tavırlar sonucunda öğrenci ve akademisyenlerin kendilerini değersiz hissetmesi, idari görevlere getirilseler bile akademisyenlerin herhangi ciddi bir yetki kullanamaması, kullanmak isteyenlerin de çeşitli baskı yöntemleriyle yıldırılmaları, yurtiçi ve yurtdışındaki bilimsel faaliyetler için sadece makbul görülen sınırlı sayıdaki akademisyenin desteklenmesi gibi pek çok durum üniversitenin başarısızlığında rol oynayan bazı etkenler sadece. Bilimsel üretimin ve başarının huzurlu ve özgür bir ortamla mümkün olabileceğini pek önemsemeyen rektör Ağırakça, özellikle de FETÖ terör örgütü tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin ardındaki süreçte, OHAL durumunun tanıdığı esnekliği suiistimal ederek söz konusu baskılarını daha da artırmış, birçok yanlışa imza attı. Hukukunu koruduğunu iddia ettiği devlet ve hükümete daha çok düşman kazandıran rektör, bu anlamda suret-i haktan görünerek devlete ve millete çok zarar verdi.

Bu şekildeki bir tutum ve zihniyetle yönetilen bir üniversitenin YÖK onayı ile kurulan ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesinde yer alan University Ranking by Academic Performance (URAP) Araştırma Laboratuvarı başarı sıralamasında yıllardır üst üste en sonlarda yer bulması sürpriz olmayacaktı. Üniversitenin bu konuda istikrarlı bir başarısızlık göstermesi çok düşündürücü bir durum olsa gerek. Küçümsemek gibi olmasın ama Kadim geçmişine rağmen Mardin Artuklu Üniversitesindeki başarı sıralamasının Siirt'in, Batman'ın, Şırnak'ın, Bingöl'ün, Muş'un, Hakkar'nin bile gerisine düşmesini hangi argümanlar açıklayabilir? 

Ağırakça ve Siyaset üzerine

Ağırakça’nın, göreve getirildiği günden bu yana Mardin kamuoyunda en çok eleştiriye uğradığı alanlardan biri Mardin siyasetine doğrudan müdahil olduğu açıklamaları oldu. Sıradan bir vatandaş olarak siyasetle ilgili görüş ve yorumları paylaşmanın ötesine geçerek siyasetteki atamalarda karar alıcı bir aktör olduğu yönünde imalarda bulunması çok tepki topladı.

Son genel seçimler öncesinde twitter hesabından yaptığı açıklamalarda “İki gün uykusuz kaldık ama başardık, çok iyi bir liste oldu.” minvalindeki beyanı, listeye giremeyen 88 aday adayının moralini alt üst etmiş ve Ak Parti’ye gönül veren insanların partilerine olan güvenini sorgular hale getirmişti. Seçim çalışmalarına katılmaları için davet edilen birçok Ak Parti gönüllüsü dava adamı, “Kimin için çalışacağız, Ahmet Ağırakça’nın listesi için mi?” şeklinde gönül kırıklıklarını dile getirmişlerdi. Bu talihsiz açıklamanın yanında yine sosyal medya hesabından, Cumhurbaşkanımızın Mardin temsilcisi olduğunu, AK Parti’yi hırsızlardan temizleyeceğini iddia eden de yine Ağırakça’nın kendisiydi. Mardin il başkanlığındaki son görev değişiminde katkısı olduğunu ima eden paylaşımlarını da yine aynı hesaptan paylaşmaktan geri durmamıştı.

Ağırakça’yı eskiden beri tanıyan İslami çevreler onun siyasete olan ihtiras dolu bu düşkünlüğünü görünce, doğrusu pek inanmak istemediler. Fırsat bellediği her platformda gedikli bir 28 Şubat mağduru olduğunu göğsü kasıla kasıla dile getiren “Mücahit Ahmet Ağırakça”nın bu derece basit markajlara girebileceğine akıl sır erdirememişlerdi. Üstelik neredeyse bütün ömrünü siyasetle uğraşmanın haram olduğunu anlatmakla geçirmiş, oy verenlerin harama girdiğini iddia etmiş ve demokrasi savunuculuğunu tekfir etmiş bir kişilik nasıl olur da bunları yapardı?


YORUMLAR :::

  1. Mehmet
    16 Mayıs 2019 Perşembe Saat 21:44 CEVAPLA
    Way way nasil bir adam olmuş bu?

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Kadim İnsanların Ülkesi İran (3) 14 Eylül 2019 Cumartesi Saat 12:24
2. Kadim İnsanların Ülkesi İran (2) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:52
3. Kadim İnsanların Ülkesi İran (1) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:30
4. Mardin'in Basınına Dair 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:29
5. Bugün günlerden...! 09 Ağustos 2019 Cuma Saat 19:01
6. Ottawa Antlaşması üzerine 16 Temmuz 2019 Salı Saat 20:23
7. Soykırımı Unutma, Unutturma... 11 Temmuz 2019 Perşembe Saat 16:54
8. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (2) 03 Temmuz 2019 Çarşamba Saat 19:54
9. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (1) 01 Temmuz 2019 Pazartesi Saat 20:05
10. Rıza-i İlahiye adanan bir ömür: Muhammed Mursi 18 Haziran 2019 Salı Saat 15:27

YORUMLANANLAR :::

Köy korucusu babası ile aynı yaşta ve aynı günde şehit oldu

Mardin’de PKK'lı teröristlere yönelik operasyonda [...]

1 gün önce...

Çam: Farklılığımız zenginliğimiz olsun!

Kızıltepe'de düzenlenen aşure etkinliğinde konuşan [...]

1 gün önce...

Şarampole yuvarlanan araçta kişi yaralandı

Nusaybin-Midyat yolu üzerinde seyir halindeyken şa [...]

1 gün önce...

Babasıyla aynı kaderi paylaştı

Babasıyla aynı gün ve yaşta şehit olan 8 çocuk bab [...]

1 gün önce...

AK Parti'den Gazetemize destek ziyareti

AK Parti Mardin İl Başkanı Faruk Kılıç, beraberind [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN


YAZARLAR :::

Bütün Yazarlar
Gürsel Ekmen Miroğlu
Gürsel Ekmen Miroğlu

Yargı Reformu Stratejisi

2
Fırat Ensari
Fırat Ensari

Varsın Öyle Olsun…

4
Mehmet Kızılkaya
Mehmet Kızılkaya

Mezopotamya İncisi Mardin...

5
Mustafa Aydın
6
Kadir Üründü
Kadir Üründü

Ters Açı...

7