Mardin İşçi Filmleri Atölyesinden SİLOKOZİS açıklaması

Mardin İşçi Filmleri Atölyesinden SİLOKOZİS açıklaması
16 Mart 2011 Çarşamba Saat 02:44 1

Kot kumlama atölyelerinde çalışan işçi ölümlerine tepki göstermek amacı ile Mardin İşçi Film Atöleyesi bir basın açıklaması düzenledi.

Kot kumlama atölyelerinde kot işçileri ölmeye devam ediyor. Silikozis hastalığına 3 yıl önce yakalanan ve son üç yıldır oksijene bağlı olarak yaşayan Mehmet Şah Yalçın 25 Şubat günü, 31 yaşında hayatını kaybetti. Batmandan gelip, Esenler'de yaşayan ve ölümü bekleyen Yalçın, genç bir işçiydi. Eli ekmek tutsun diye geldiği İstanbul'da, 2004-2007 arasında Güngören'deki bir kot kumlama atölyesinde çalıştı. Aynı yılın sonunda rahatsızlandı. Önce tüberküloz teşhisi konuldu. Fakat sonra kot kumlama işinin akciğerleri tahrip ettiği silikozise yakalandığı ortaya çıktı. Artık çalışamıyordu ve 3 yıldır oksijen tüpüne bağlı olarak yaşıyordu.

Kayseri Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinden Soner Yıldırım'ın, 2009 yılında, silikozis hastalarını konu alan 'Dönüş' adlı bir belgeselde öyküsü anlatılan 11 işçiden biri olan Mehmet Şah Yalçın, 4. ölüm oldu.

Dönüş belgeselini izleyerek, bir kez daha Mehmet Şah Yalçın'ı anmak ve kaleme aldığımız bir yazı ile Mehmet Şah şahsında tüm silikozis hastalarını ölümsüzleştirmek ve mücadelelerini hatırlatmak istedik.

selamlar

mardin işçi filmleri atölyesi

SİLOKOZİS’TEN “DÖNÜŞ” YOK

Ha bir eksik, ha bir fazla... Sadece birer rakama dönüşüyor ölümler. Sıradanlaşıyor, kanıksanıyor. "49. işçi de ölmüş" diyebilmek için Mehmet Şah Yalçın'ın adı yardımcı özne oluveriyor.

Kayseri Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinden Soner Yıldırım'ın, 2009 yılında, silikozis hastalarını konu alan 'Dönüş' adlı bir belgeselde öyküsü anlatılan 11 işçiden biri olan Mehmet Şah Yalçın, 4. ölüm oldu.

"Dönüş"te hayat hikayeleri anlatılan işçilerden 27 yaşındaki Ertuğrul Doğru 2007'de ve 25 yaşındaki Beytullah Özkaya 2008 yılında, belgesel yayınlanmadan can vermişlerdi. Kasım 2009'da Hacı Önal'ın ölümünün ardından 25 Şubat 2011'de de Mehmet Şah Yalçın'ın ölümüyle birlikte belgeselde konu edilen silikozis hastalarından geriye ölüm döşeğinde 7 kişi kaldı.

Kotları beyazlatırken hayatları kararan kot taşlama işçilerin öyküsünü anlatan “Dönüş” adlı belgesel, sıradan bir köy olan Bingöl Karlıova’ya bağlı Taşlıçay köyünde başlıyor. Hayvancılıkla geçimini sağlayan köylülere Koruculuk dayatılır ve korucuğu kabul etmeyen bu insanlar hayvancılık de yapamaz hale getirilirler. Hayvanlarını satıp hayatta kalmaya çalışan bu insanlar onca ekmek bekleyen varken bununla varolamazlardı. Hayatlarını kurtarmak için yola düşen köyün erkekleri kot taşlama işinde çalışmaları sonucu kararan hayatlarını ölüme yatıracakları köylerine “Dönüş” yaparlar. Belgeselde durumlarını karpuza benzeten hastalardan biri, dışardan bakıldığında sağlıklı genç görünüyoruz oysa içimiz çürümüş diyor. İçinin çürüdüğünü hissedenlerde doktora gitmekten korkuyor, yarınlardan korkar hale geliyor.

Yanan bir mumla başlayan belgeselde mumun erimesine paralel eriyen bedenler son nefesleri ile konuşmaya çabalıyor. Mehmet Şah Yalçın, belgeselde "Bir gün ölmüşüz daha rahat olur bizim için. Nefes darlığından dolayı... Ben uyuyamıyorum" derken, bir başkası “en çok geceleri seviyorum, çünkü geceleri rüyalar görüyorum, her şeyi rüyalarda yaşıyorum, gündüz olmasını istemiyorum” diyor.

Ve bu hayatların bir ortak noktası: Bugüne dek bir dönem kot kumladıkları için tedavisi olmayan bir meslek hastalığına, silikozise yakalanan ve bu nedenle ölenlerin insanlık dışı çalışma koşullarında çalışıp, asgari sosyal güvenceden yoksun kalmış olmaları.

Şimdi yaşayanlar önce çalıştıklarını ve çalıştıkları için hasta olduklarını ve sonra da işgöremezliklerini ispat etmeye çalışıyorlar. Ömürleri yettiğince... Ölenler de aynı uğraşı verdiler ama zamanları yetmedi. Geride kalanları daha da çaresiz bırakmamak için...

Yedi yıl sigortasız çalıştığı kot taşlama atölyesinde silikozis hastalığına yakalanan Yılmaz Dımbır, işveren ile SGK'ye karşı açtığı davaları kazandı. Dımbır'a 565 lira iş göremezlik maaşı bağlandı. Kot taşlama işçileri dayanışma komitesi kurularak, hukuksal mücadele sürdürülüyor. 15 bin mağdur için çareler aranmaya çalışılıyor.

Saatte 100 ayda 100 bin kot taşlayarak, milyar dolarlık ihracatlar yaratan ve yaptıkları bu işle İstanbul’da birilerinin köşe dönmesini, şato dikmesini sağlayan, çok uluslu şirketler için ucuz işgücü olarak daha çok kar sağlayan işçiler kendi çocuklarının defterini alamayacak bir durumda ölümü bekliyor. Herkes öleceğini bilerek bekliyor.

Öldükçe anlatıyorlar ve onlar öldükçe bizler hatırlıyoruz? Dönüş belgeseli aslında her kere de bu gerçeklere ve ölümlere bir geri dönüşü sağlayacak gibi. Geri dönmemiz gereken gerçekler neler peki?

Kot taşlama işçileri öne çıksa da, cam, seramik ve metal sanayisi gibi alanlarda da kumlamanın yapılması sonucu, kumdaki silika tozunun akciğerlere yerleşmesi ve akciğerlerin bağışıklık göstererek sertleşmesi sonucu esnekliğini yitiren akciğerlerin oksijen alamaması sonucu oluşan ölümcül bir hastalık olarak ortaya çıkan Silikozis öldürmeye devam ediyor.

1990'ların ortalarından bu yana sektörde yaklaşık 10.000 işçi çalıştı. Bilimsel araştırmalar çalışanların yarısına yakınının hayatlarının bir döneminde silikozis hastası olacağını ifade ediyor.

Bugüne kadar ulaşılan "kayıtlı" hasta sayısı 1380; kayıt dışı olanların ise 5 bin kişi olduğu tahmin ediliyor,  bu iş kolunda hastalanıp, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 49.

Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi kurulduğu tarihten bu yana sektörde kumlama tekniğinin yasaklanması ve hastaların tedavi hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaları da dahil pek çok konuda önemli yol kat etti.

Ancak hak arama mücadelesinde en önemli kilometre taşı olan, hastalara maluliyetleri oranında "işgöremezlik maaşlarının bağlanması" ile ilgili durum hala çetrefil.

Son torba yasada Çalışma Bakanlığı, anayasasında sosyal hukuk devleti yazan ülke, Silikozis hastalığına yakalanan vatandaşlarının çilesine son vermek için,  özürlülerin yararlandıkları 2022 sayılı (65 yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun) yasa dahilinde akciğer kapasite kaybı yüzde 40'ın üzerinde olanlara aylık 100 TL, yüzde 60'ın üzerinde olanlara aylık 200 TL ve yüzde 80'in üzerinde olanlara ise -ki böyle bir durum ölüm demek- aylık 300 TL maaş bağlamayı öngördü.

Devlet kendi kusuru olan kayıt dışı çalışma sonucu mağdur olan işçilerin sosyal güvenlik haklarını güvence altına alıyor, hiç olmazsa bunu yapıyor diye düşünenleriniz olabilir. Ama şu vicdansızlığa bakın: İşçi ölüme ne kadar yakınca o kadar şanslı o vakit 100 liranın üç katı aylık alacak.  

Bu ölümlere neden olan silikozis hastalığı, insanlık dışı koşullarda çalıştırılan işçiler için kader değildir; bu koşullarda çalıştıran işverenden, koşulları denetlemeyen, bu atölyelerin varlığına izin veren, göz yuman yetkililerden hesap sorulmasını isteyen, kot taşlama işçileri komitesi,  bu hastalığın "yüzde yüz meslek hastalığı " olduğu ve bu nedenle "Meslek Hastalıkları Hastanesi'nden silikozis raporu alan kot işçilerine iş göremezlik gelirinin bağlanması, ispat yükümlülüğünün kaldırılması ve sigortalılık veya fiili çalışmanın ispatının aranmaması için mücadele ediyor.

Kot Taşlama İşçileri Komitesi üyesi Abdulhalim Demir: “En azından emeklilik ve maluliyet haklarımız verilsin. Zaten bizim yaşamımızı kimse garanti edemiyor. Günü geldikçe öleceğiz. En azından huzurlu ölelim.”

Sağlıksız koşullarda çalıştırılan Zonguldak'dan, Bingöl'e, İstanbul'dan Hakkari'ye, İzmir'den Diyarbakır'a, Ankara'dan, Mardin'e bu coğrafyanın emekçileri, ciğerlerini kaybettiler, nefeslerini kaybettiler, gençliklerini kaybettiler, hayatlarını kaybettiler. Hiç değilse kalanlar haklarını kaybetmesin diye ve onların yaşadıklarını görmezden gelmemek için farkına varmak için, en önemlisi karşı durmak için, artık 11 kişi olmasalar da geriye kalan 7 kişiden öğrenecek çok şeyimiz var. Yeter ki insanlıkta ısrar edip insanlık için mücadele etmeye bir geri “DÖNÜŞ” yapalım.

Mardin İşçi Filmleri Atölyesi

[email protected]



YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

KÜLTÜR SANAT HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

Macit, esnafa gönüllü çıraklık yapıyor

Suriye'deki iç savaştan kaçarak Mardin Kızıltepe i [...]

1 gün önce...

Jandarma ikna etti, terörist teslim oldu

Mardin İl Jandarma Komutanlığı tarafından oluşturu [...]

1 gün önce...

Park halindeki araç alev topuna döndü

Mazıdağı ilçesinde park halindeki araç yanarak kul [...]

1 gün önce...

Firar eden zanlı Mardin'de yakalandı

Hatay'da cezaevine sevk edilirken firar eden zanlı [...]

1 gün önce...

Yerli arabayı Ferrari'nin tasarımcısı tasarladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından önümüzdeki günler [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN


SONDAKİKA :::