# Mardin Mutfağını Dünyaya tanıtan adam: SÜLEYMAN ENGİN

> Cuma Söyleşilerimizin bu hafta ki konuğu Milli aşçımız Süleyman Engin. Aşçının da Milli'si olur mu diye sormanızda bir mahsuru yok çünkü ben de aynı soruyu kendisine sormuştum. Kendisi Nusaybin'den yetişen ve Türkiye'nin Aşçılık Milli Takım'ına seçilen Mardin'in ilk Milli Aşçısı.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/mardin-mutfagi/mardin-mutfagini-dunyaya-tanitan-adam-suleyman-engin
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2015-09-04T13:43:34+03:00
- Güncelleme: 2015-09-04T13:43:34+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: MARDİN MUTFAĞI
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2015/09/mardin-mutfagini-dunyaya-tanitan-adam-suleyman-engin-22919.gif

Hem memleketini hem de yaptığı işi çok seven başarılı ve bol ödüllü bir
aşçı kendisi. Kendisi bu aralar Mardin mutfağını tanıtmak için Mardin'e
kazandırdığı projelerle gündemde olsa da kendisi yıllar önceden Mardin
Gastronomisine adını altın harflerle yazdıran bir aşçımız. 


Süleyman Engin’le hem kendisini ve mesleğini hem de Mardin mutfağını
konuştuk….


Sizleri Tanıyabilir miyiz? 


                1981’de Nusaybin
doğumluyum. 9 kardeşten mutfağın yolunu seçen tek kişiyim. Doğada yaşamayı çok
severim. Öyle ki projelerimin dışında vaktimin büyük bir kısmı gastronomi saha
araştırmalarıyla geçer. 2007’den beri memleketim olan Mardin’de aşçılık ve
mutfak sanatları üzerine gönüllü eğitim faaliyetleri yapmaktayım.


Yüzüncü Yıl Üniversitesi Özalp MYO’dan ''Gıda ve Süt Teknikeri"
olarak 2002 yılında mezun oldum. Meslek hayatıma 1991’de Mardin’de başladım.


Çeşitli illerde üniversiteler tarafından uygulanan Gastronomi ve
Aşçılık temalı projeler kapsamında eğitim, seminer, kurs ve konferanslar
verdim.


İstanbul, Tunceli, Mardin, Diyarbakır, Van, Siirt, Bursa, Çanakkale,
Eskişehir, Mersin, Antalya, Erzurum gibi illerde projeler kapsamında eğitim
faaliyetleri gerçekleştirdim.


Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) hibe
destekli projelerinde ‘’Gastronomi Kapasite Geliştirme & Yiyecek İçecek
Eğitim uzmanı’’ olarak görev yaptım. Yurt dışı eğitim ve proje danışmanlık faaliyetlerine katıldım. Anadolu’da yöresel mutfak saha araştırmalarına katılarak yöresel kitap
çalışması gerçekleştirdim. TRT’de branşımla ilgili, sunuculuğunu ve aşçılığını üstlendiğim yemek
programı yaptım.


 


Neden Mardin? Bir de seni burada şövalye olarak gören insanlar var…


                Küçüklüğüm bu
topraklarda geçti, doğu olması sebebiyle eskiden çok farklı gözle bakılırdı
buralara, bu herkesi rahatsız ederdi. Gençlerimiz eğitim programlarına dahil
edildiğinde çok güzel yerlere gelebiliyorlar bu yetenek onlarda mevcut.
Dolayısıyla birilerinin bunu yapması gerekiyordu. Geçmiş dönemlerde doğuda
birçok okulda gastronomi mutfak sanatları üzerine eğitimler konferanslar
verdim. Bu çalışmalarım birçok basın kuruluşu tarafından ilgiyle karşılandı.
Bundan dolayı bekli de şövalye diyorlar (gülerek). Bundan ilham alan diğer
meslek grupları da benimle beraber harekete geçip gençlerimize meslek edinme
kursları açtılar.  Bir de Mardin şiirin,
taşın, kısacası sanatın inancı olan bir kent olması ve uygarlığın doğduğu
Mezopotamya ovasını eteklerinde taşıması, bilinmeyen geniş bitki çeşitleri, baharatları,
hoşgörülü insanları, sanatçı toplumu ve çevresindeki tüm güzelliklerle beni
cezp ettiği için çekmiştir.


 


Mutfak'la İlk Tanışmanız Nasıl Oldu? 


                Küçükken mahallede
taşları üst üste bindirerek fırın inşa eder ve sonrada o fırında çamurdan ekmek
pişirirdim. Bunu hep yapardım. Ablam elbiselerimi çamurlu görmekten usanmışı.
Ama yinede oynamama izin verirdi. Ve daha sonra amcamın teşvik etmesi ile
1991’de amcamın aile işletmesinde gönül vermiş olduğum bu mesleğe gerçek
anlamda çırak olarak başladım. 


                Mesleğimi 8 yıl
boyunca Mardin’de icra ettim. Daha sonra daha fazlasını öğrenmek için
profesyonel meslek hayatımın ilk yolculuğuna çıkarak Antalya’ya gittim.
Antalya’da çeşitli işletmelerde çalışarak meslekte var olmaya çalıştım. Ve çok
güzel bilgiler edindim. Üniversiteyi kazandıktan mesleğimle ilgili bir bölüm
okumak istedim. Açıkçası herkes öğretmenlik tercih etmemi beklerken ben gıda
bölümünü tercih ettim. Bu bilinçli bir tercihti. Zira mezun olduktan sonra
bilimsel bilgi ve donanım olarak piyasada ki pek çok meslektaşımdan daha
donanımlı bir tecrübeye ulaşmıştım. Üniversiteden sonra dünya gastronomisinin
başkentlerinden bir tanesi olarak bilinen İstanbul’a geçtim. İstanbul, çok
şükür ki başarıya doyduğum duraktı. 5 yıldızlı otellerin mutfağında çalıştım. 4
sene Galatasaray spor kulübünün aşçılığını yapan ekibin içinde yer aldım.
Dünyaca ünlü yiyecek içecek zincir markalarında çalıştım. Kendimi daha çok
geliştirmek için Avrupa’ya gittim. Avrupa’dan döndükten sonra Erzurum Atatürk
Üniversitesinde projeler kapsamında gastronomi eğitimleri verdim. Böylece
çeşitli AB ve UNDP projelerinde çalışarak Türkiye’nin pek çok ilinde saha
çalışması yapma fırsatım oldum.


 


Mesleğinizle ilgili unutamadığınız bir anınız var mı? Bir de
mesleğinizin iyi ve kötü yönleri nelerdir?


                Meslek hayatımın
her anı anlatılacak ve unutulmayacak serüvenlerle doludur hangisini anlatsam
ki.. Mesleğimizin iyi yönü, bazen kendinizi eline fırçasını almış bir ressam,
bazen bir heykeltıraş, bazen doğaçlama yapan bir edebiyatçı, gibi hissettirir.
Birçok güzel yönleri vardır mesleğimizin. Kötü yönü ise sürekli kendinizi
yenilemek, gelişen gastronomi dünyasında yenilikleri yakalamak için çaba sarf
ediyorsunuz. Bu da doğal olarak biraz sevdiklerinizden uzak kalmanıza neden
oluyor.


 


Mardin Mutfağı Hakkında Biraz Bilgi Verir Misiniz? 


                Mezopotamya
ovasının yeryüzündeki mirası, ışıldayan gerdanlık Mardin, Güneydoğu Anadolu
Bölgesinin butik gastronomi kültürünü 
tek yelpaze üzerinde  rengarenk
bir lezzet  ahengi ile  yeryüzüne sunuyor. Yiyecek içecek kültür
biliminin en özgün kimliğine sahip olan Mardin mutfağı, asırların ötesinden
gelen lezzet  kimliğini  yaşatıp koruyarak, bir  anlamda dünyada ki gurme turizmine de elçilik
ediyor. Eski medeniyetlerin dışında, günümüz Mardin’de  yaşayan pek çok toplumdan sadece bir kaç
tanesi olan Göçer, Botan, Mıhhalemi, Kırmançlar da şehrin yiyecek içecek
kültürüne  katkı sağlayarak Butik
Gastronomi anlayışını 
şekillendirmişlerdir.


                Mardin’in kendi
coğrafyasına özgü bir  gastro kültür
haritası vardır.  Bu harita üzerinde
şekillenen yemiş, ürün ve zerzevatlar Mardin mutfağında kullanılarak yemek
kültürü ile en iyi şekilde bütünleştirilmiştir. Bugüne kadar Mardin mutfağı ile
ilgili binlerce konu paylaşıldı. Yazılar yazıldı ve konular konuşuldu. Fakat
geçmişte yazılmış olan tüm bu yazılanların hiç biri Mardin mutfağını tam
anlamıyla ifade edemedi. Zira Mardin mutfağı sadece yemek tariflerinin yer
aldığı kitaplar  ile anlatılacak kadar
küçük bir mutfak değildir. 


                Mardin mutfağı
bugüne kadar anlatılırken hep  Alluciye,
Fırkiye, Kaburga Dolması, Dobo, İkbebet, Erok, Sembusek, Kibe, Merge, gibi
yemek tariflerinden faydalanıldı. Oysa ki Mardin mutfağı sadece tariflerle
değil tüm hatları ile ve asırlık hikayeleri ile ortaya konulmalıdır. Bu
yemeklerin özünü oluşturan ürünlerin neler olduğunu da yazmak gerekmektedir.
Projem kapsamında Mardin’in ilk yöresel yemek kitabını yaptım. Bu kitapta
yukarda saydığım yemeklerin dışında 90 adet yöresel reçeteye uyguladım. Yani
Mardin mutfağı yukarda saydığımız reçetelerden ibaret olmayıp, daha zengin bir
reçete mirasına sahiptir. Tarımın ilk yapıldığı Mezopotamya topraklarında
Mardin mutfağının cılız ve içeriksiz olduğu düşünülemez zaten.


 


Mardin Mutfağını Tanıtmak İçin Bir Proje Hazırladınız. Bu Proje
Hakkında Biraz Konuşalım?


                Projeyi 2012
senesinde yazmıştım. Projenin ana amacı Mardin mutfağını dünyaya tanıtmaktı. Ve
şükür ki proje sayesinde bunu başardık. Zira Türkiye’nin ilk gastronomi temalı
projesi unvanına sahipti projemiz. Ve projenin sonunda Türkiye’nin en iyi
gastronomi projesi ödülünü aldık. Proje kapsamında 14 faaliyet gerçekleştirdik.
Mardin’e bir kitap, belgesel, festival ve onlarca çıktı kazandırdık. En
önemlisi 1.uluslararası Mardin Gastronomi Ve Mutfak Günleri Festivali yaparak
Türkiye genelinde büyük bir yankı uyandırdık. 


                Bunun dışında
projemizin üç ana hedefi vardı. 
Birincisi;  Mardin’de faaliyet
gösteren turizm işletmelerinin ihtiyaçları doğrultusunda yeni eğitim
programlarının oluşturulması; bu programları yürütecek usta ve usta öğretici
düzeyindeki eğiticilerin eğitilmesi ve çeşitli etkinliklerle kapasitelerinin
geliştirilmesi. İkincisi; Mardin’de aşçılık mesleki ve teknik eğitimi veren
kurumların donanımsal, kurumsal ve beşeri sermaye alt yapısının geliştirilmesi.
Üçüncüsü ise; Aşçılık mesleki ve teknik eğitimi konusunda farkındalık
yaratılması; sektörde faaliyet gösteren işletmeler, mesleki eğitim veren
kurumlar ve STK’lar arasında kurulan işbirliğinin çeşitli etkinliklerle
kamuoyuyla paylaşılması, mesleki eğitimin cazip bir seçenek olarak sunulmasını
hedeflemiştim.


 


 Projelerin Biliyorsunuz Çok
Bürokratik Zorlukları da Var. Projede Ne Tür Zorluklar Yaşadınız? 


                Mardin zor bir
memleket olmasının yanı sıra güzel yönleri de çok. Evet, belli başlı sıkıtılar
oldu ama tabuları yıkmayı başardık. Kamu kurumlarının daha çok proje üretmesi
doğru olacaktır. 


 


Mardin Mutfağını Tanıtmak İçin Başka Projeniz Var mı?


                2006’den beri
Mardin mutfağını tanıtmaya çalışıyorum, 2006 ve 2007’de katıldığım uluslar
arası mutfak olimpiyatlarında Mardin mutfağına ulusal ve uluslar arası pek çok
ödül kazandırdım. Televizyon kanallarında Mardin mutfağını tanıttım. Mardin’in
ilk yöresel yemek kitabının yanı sıra Mardin mutfağının belgeselini yaptım.
Mardin mutfağı için projeler yazdım ve uyguladım. İşbirliği ve takım
çalışmasına varım diyen tüm kurumlara branşımla ilgili proje üretmeye hazırım.
Zira projeler memleketi kalkındırır. Birde festival yapmaya devam edeceğim.
Taki Mardin mutfağı en iyisi olduğunu kabul ettirinceye kadar. 


 


Mardin'de Mardin mutfağı nasıl temsil ediliyor?


                Mardin son
zamanlarda en çok yerli ve yabancı turist çeken illerin başında gelmektedir.
Zaten burada bulunma amacım da gelen konuklarımıza butik yöresel
lezzetlerimizin yanı sıra kendi damak lezzetlerine uygun sunumlar da
yapabilmek. Şuan Mardin’de bu anlamda talepleri karşılayacak mekânlar mevcut.
Birçok konak Mardin mutfağının en seçkin lezzetlerini kusursuz bir şekilde
sunuyor.


 

Mardin'deki diğer çalışmalarmnızdan bahseder misiniz?



                Projelerimin yanı sıra şuan hali hazırda ilgilenmekte olduğum özel bir çalışmam daha var. 
Ensari ailesinin Mardius Tarihi Konağında Mardin Gastronomi dünyasının tüm hatlarını yüzyıllar önce ki hali ile mutfak severlerle buluşturuyoruz. 
Bunun için Ensari ailesi ile çalışıyorum. Mardin'nin büyük ailerinden olan Ensari ailesinin bu konuda ki hassasiyetleri çok anlamlı olduğu gibi aynı zamanda Mardin Mutfağı için başarılı sonuçlar elde etmenize de yardımcı oluyorlar. 
Mardiuschef adı ile sosyal medyada Ensari ailesinin fertlerinden değerli büyüğüm sayın Günal Ensari ve koordinatörüm sayın Emrecan Aydın'ın destekleri ile Mardin mutfağının tanıtımında ciddi aşama katlettik. Tabi Mardin'in diğer büyük ailelerinden bir tanesi olan Sümer ailesinin de bu hususta çok desteğini aldım. Tüm bu çalışmalar Mardin'de var olması gereken Gurme turizminin de önünü açıyor. Bu arada sizin vesilenizle destek olan herkese de teşekkürlerimi sunuyorum.

 


Mardin mutfağını genel hatlarıyla bize kısaca tanıtır mısın? Nasıl bir
mutfaktır?


                Mardin mutfağı
Türkiye’nin en zengin yöre mutfaklarının başında geliyor diyebilirim. Çünkü
burada halen de hoşgörüyle bir arada yaşayan farklı dinden, dilden (Müslüman,
Süryani, Yezidi v.b) toplumların mutfak kültürleri bir arada harmanlanmış ve
geniş bir yelpaze üzerinde yayılmıştır. Yemeklerimizin geneli elde edilen
organik tarım ürünlerinden oluşuyor. Yöreye özgü baharatlar Mardin mutfağını
daha çok ön plana çıkarmaktadır. Mardin’e özgü kurutulmuş kişniş birçok yemekte
kullanılıyor. Yaz ve kış aylarında farklı konseptler sunulabiliniyor Mardin
mutfağında.


 


Bu işi yapmak isteyen gençlere neler tavsiye edersin? Kendilerine nasıl
bir yatırım yapmalılar?


                Her şeyden önce
yapacakları işe karşı bir aşk ve sevgi olacak. Yapacakları iş ne olursa olsun,
sabırlı, istikrarlı, dürüst, ahlaklı, savaşçı, hayal gücü geniş, yaratıcı
olsunlar.


Araştıran, sorgulayan, üreten bireyler mutlaka ideallerinin
doğrultusunda varmak istedikleri noktaya ulaşacaklardır. Kokular, aromalar,
tatlar, yaşamın renkleridir bunu algılamaları yeterlidir. Teknolojiyi bu
anlamda iyi kullansınlar. Özelikle internetten faydalanabilirler. Eskiden her
şey sır gibi saklanırdı. Şuan paylaşımcı bireylerin yanı sıra teknolojinin
insanlara sunduğu olanakları da göz ardı etmesinler. Mazeret olmamalı başarı ve
başarılı olmalı… 





 En Çok Sevdiğiniz Yemek Hangisi?
Tarifini de verebilir misiniz?


                Yemek ayrımı
yapmam, tüm nimetleri severim. Pişirdiğim her yemeği severim. Ama yinede size
bir yemek tarifi vereyim.


 


ETLİ EKMEK


1 kg kıyma 


4 dinlenmiş ekmek hamuru 


2 yemek kaşığı domates salçası 


15 gr kırmızı pul biber 


15 gr karabiber 


10 gr tuz 


 


Tüm malzemeyi yoğurun. Elinizle pide şeklinde açın. 180 derece fırında kızarana kadar pişirin.


AFİYET OLSUN


 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/mardin-mutfagi/mardin-mutfagini-dunyaya-tanitan-adam-suleyman-engin)