İnsanların En Sevimli Oyuncağı: Yalan!

02 Aralık 2019 Pazartesi Saat 22:10

Düzenbazlık, yalan ve ihanet, dürüst olacak kadar zekâsı olmayan ahmakların işidir. Yalan, insan kişiliğinin canavarıdır!

Ne yazıktır ki, insanlar onu kendilerine en güzel ve en sevimli oyuncakları olarak seçmiş bulunmaktadır. Bilmezler ki, Yalan; Kendilerinde var olan tüm güzellikleri, ahlakı, edebi ve onlarla beraber olan her ne varsa hepsini onlardan alıp götürdüğünü. Yerini ahlakın, edebin, güzelliklerinin kalmadığı yoksul bir beden ve satılmış bir ruh alır.

Hakikatle bağı gevşeyen her insanın yalanlar içerisinde yüzmeyi kendilerince başarılı bulurlar. Bilmezler ki, yalanla yol alanın yaşamı doğrulukla sonlanmayacağını. Yalan, bedende ruhta ve damarların içinde dönmekte olan kanın içerisine akıtılmış zehrin tam da kendisidir.

Yalan konuşan insanın konuşmalarında kendilerince yalan konuştuklarının içerisinde az bir noktada da olsa hakikatın var olduğu düşüncesi yatmakta olduğunu görebilmekteyiz. Lakin bunun tamamen bir aptallıktan ibaret olduğu hem bilinmekte hem de görülebilmektedir.

Yalanın mumuyla hiç kimse aydınlığa kavuşmamıştır.  Yalan konuşan insanlar kendi dünyalarının içinde birer öfke patlaması yaşadıkları gözlemlenmiştir. Bu öfke patlamasıyla karşısındaki insanlara hücum edip büyük bir zafer kazandıklarının anlamını çıkarmakla beraber o yalanın onlara kalkan olduğunu ve onları daima mutlu ettiği düşüncesi görülmektedir.

Yalan konuşan insanlar yalan konuşmaya asla doymazlar. Yalan bazı insanlar için yaşamın bir parçası haline gelmiş. Yalan konuşan her kişi yalana her zaman açtır. Yedikçe daha çok yemek ister. Bununla birlikte kendisini daha güçlü hisseder ve o yalanla bütünleşerek kendi dünyasında ve herkesin gözünde daha da yükseldiği hissi oluşur. Eksiltmeye çalışanlara karşıda büyük bir savaş ve mücadele verir. Yalan konuşan kişiler hakikatlerin ışığından asla faydalanmak istemeyen kişilerdir. Onlar, yalanla bütünleşmiş ruhsal bozukluğu yaşamakta olan kişilerdir. Yalan söyleme alışkanlıkları karater bozukluğu olduğu kadar bir kişilerarası iletişim sapkınlığıdır da.

Yalan, kalbin ve yaşamın manevî hastalığıdır. Bu hastalığa yakalanan her insan yaşamının hiçbir noktasında güzel günlerle beraber olmayacaktır. Yarınları, içerisinde bulunduğu zamanları ve geçmişi asla güzelliklerle donatılmamıştır donatılmayacaktır. Çünkü yalanla yol alanın kalbi ve beyni çürüyerek yaşamına son vermektedir. Kalbi ve beyni çürüyenin yaşamı sonlanmıştır.

Yalanın hükmü, İslâm dini olarak yalanı haram kılmış ve şiddetle yasaklamıştır. Dinimizde yalan bütün kötülüklerin anası olarak kabul edilmiş ve insanların kesinlikle sakınması gereken manevî hastalıklardan biri olarak nitelendirilmiştir.

Bir insan belki hasta olabilir, belki korkak olabilir, belki cimri ya da kötü de olabilir, belki zengin, belki fakir de olabilir ama asla ve asla yalancı olmamalıdır.

Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerimde yalanın kötülüğünü belirten ve yalandan sakınmayı tavsiye eden bir çok ayet bulunmaktadır.

Cenab’ı Allah: “Ey Müminler! Allah’a karşı gelmekten sakının, doğru söz söyleyin.”,” … yalan sözden kaçınınız.”,”… Allah, yalancı ve nankör olan kimseyi doğru yola iletmez.” buyurmaktadır.

Unutulmamalıdır ki, Kur’an-ı Kerim’den de anlaşıldığına göre, yalan, kafir ve münafık sıfatıdır.

Yalan, küfrün en önemli esaslarından, nifakın en bariz olan alametlerinden, Allah’ın bildiğine muhalif iddiada bulunmanın kendi adıdır.

Yalan, günümüzde çok yaygın olarak işlenen en büyük günahlardan birisidir. Yalanı meşru göstermeye çalışmakta ahmaklığın tam da kendisidir.

İnsan kendisini bu manevi hastalıktan koruması gerekir. Çocuklar daha küçük yaşlarından itibaren doğru sözlülüğe alıştırılmalı, yalanın zararlarını kendilerine anlatılmalı ve onlarla konuşulmalıdır.

Küfrün en önemli esası, nifakın en bariz alameti, Yüce Allah’ın bildiğine muhalif iddiada bulunmanın adı olan yalandan kaçanlardan olmanız ve öyle temiz nesiller yetiştirmeniz duası ve dileğiyle…

Hepinize hakikatin bol olduğu yaşamlar diliyorum. 


YORUMLAR :::

  1. Yıkama yağlama tebliği
    11 Aralık 2019 Çarşamba Saat 11:39 CEVAPLA
    Peygamber efendimiz buyuruyor ki “Meddahları gördüğünüz zaman yüzlerine toprak serpiniz”. Yazarın edebi değeri olmayan yazılarına baktığımızda bol bol kaymakam, vali, milletvekili, mülki amir meddahlığı ile dolu yazıları var. Bazen hızını alamıyor, sağa sola sataşıyor vs. Sayın yazar bize merhamet et ve yazma please.

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Ateşten Bir Gömlek: Kibir! 15 Şubat 2020 Cumartesi Saat 14:00
2. Saltanatına güvenme, Egondan kurtul! 14 Ocak 2020 Salı Saat 12:07
3. Fakirliğin faizi ne oluyor! 23 Aralık 2019 Pazartesi Saat 12:01
4. Biz Hep Birlikte Türkiye’yiz 17 Ekim 2019 Perşembe Saat 10:44
5. İpek Yolu=Cinayet Yolu! 03 Ekim 2019 Perşembe Saat 19:39
6. Kendinizi Terbiye Edin Yeter! 16 Eylül 2019 Pazartesi Saat 14:20
7. Mezopotamya İncisi Mardin... 29 Ağustos 2019 Perşembe Saat 20:44
8. Toplumun Tedavisi Olmayan Hastalığı: Her Şeyi Küçümsemek 03 Haziran 2019 Pazartesi Saat 13:10
9. Ne ara bu kadar değişti İnsanlık? 12 Mart 2019 Salı Saat 18:55
10. Topyekün Poz Veren Şehir Mardin ve Mustafa Yaman 16 Ocak 2019 Çarşamba Saat 17:49

YORUMLANANLAR :::

Değer: Yüreğimiz Dağlandı, Başımız Sağolsun!

Memur-Sen ve Eğitim Bir Sen Mardin Şube Başkanı Ey [...]

1 gün önce...

Bakan Çavuşoğlu, Mardinli Gençlerle Buluştu

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mardin Büyükşeh [...]

1 gün önce...

Ragaip Kandili nedeniyle müşterilerinin katılımıyla mevlid okuttu

Kızıltepe ilçesinde lokantacılık yapan esnaf Regai [...]

1 gün önce...

Büyükşehirden ağaç bakım ve budama çalışması

Mardin Büyükşehir Belediyesi, şehirde ağaç budama [...]

1 gün önce...

Bakan Çavuşoğlu, STK’larla Görüştü

Bir dizi program ve etkinliklere katılmak üzere Ma [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN