Memur-senden 15 Temmuz Yürüyüş ve Açıklaması

Memur-senden 15 Temmuz Yürüyüş ve Açıklaması
15 Temmuz 2019 Pazartesi Saat 13:47 0

Memur Sen Mardin İl Başkanlığı tarafından üyelerinin katılımı ile 15 Temmuz Şehitleri Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yürüyüş ve açıklama düzenlendi.

Memur-Sen İl Başkanlığında bir araya gelen Memur-Sen üyeleri İl Başkanı Eyyüp Değer, başkanlığında toplanarak 15 Temmuz Meydanına kadar 15 Temmuz Yürüyüşü düzenlendi.

Üzerlerinde 15 Temmuz şehitlerine ait görsellerin yer aldığı yelekleri giyen Memur-Sen Üyeleri Nuhoğlu Camisinin avlusunda bir basın açıklaması düzenlendi.

Açıklamayı okuyan Memur-Sen İl Başkanı Eyyüp Değer, 15 Temmuz darbesine, Çanakkale Ruhuyla karşı koyduğumuzu, milletimizin bir kez daha geleceğine ve özgürlüğüne, iradesine sahip çıktığını söyledi.

Açıklaması tekbir ve atılan sloganlarla sık sık kesilen Değer, “Devletimizin güçlenip kalkınmasından rahatsız olan karanlık güçler tarafından milli iradeye karşı uygulanmaya konulan bu darbe girişiminde; başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, halkın iradesini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi ve birçok kritik noktaya saldırılar düzenlenmiş, köprüler, havalimanları, basın kuruluşları işgal edilerek halkımız sindirilmeye çalışılmıştır” dedi.

"MİLLETİMİZ DARBECİLERE DARBE YAPMIŞTIR"

15 Temmuz

2016 tarihinde, ülke olarak uluslararası karanlık bir işgal ve darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Arkasında emperyalist güçlerin ve malum odakların olduğu FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin amacı millet iradesine zincir vurmak ve Türkiye’yi sömürüye açık hale getirmekti.

Milletin inanç değerlerini istismar ederek, şeytani bir planla, devlet içinde örgütlenen FETÖ, önüne konulan planı harfiyen yerine getirmiş, 17/25 Aralık kumpası, Gezi kalkışması, Kobani olayları sonuç vermeyince askeri bir darbe seçeneğine

başvurmuştur. Bu meş’umihanet eyleminin görünen tarafında FETÖ, arkasında ise bir takım küresel güçlerin olduğunu artık bugün daha kesin bir şekilde biliyoruz. Açık ve net olarak söylüyoruz: FETÖ’yü ve FETÖ’cü teröristleri darbe girişiminden sonra hangi güçler koruma altına aldıysa darbe girişiminin arkasında o güçler vardır. 

Türkiye’ye karşı girişilmiş uluslararası bir kumpas olan ve FETÖ’nün taşeronluğunu üstlendiği 15 Temmuz Darbe Girişimine, 250 şehid ve 2 binden fazla gaziye rağmen “kontrollü darbe” diyen bir zihniyetin bu ülkede varlığını sürdürüyor olması Türkiye için büyük bir talihsizliktir.

Darbecilerin değirmenine su taşıyan bu karanlık söylemin bir gaflet hali olduğunu düşünüyoruz.

Nitekim Türkiye’yi büyük bir kaosa ve iç savaşa sürüklemeyi hedefleyen bu hain planda 8 binden fazla askeri personel, 35 uçak, 37 helikopter, 74 tank,  246 zırhlı araç, 3 askeri gemi millete karşı kullanılmıştır.

Meclis, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Özel Harekât Daire Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT, TRT vericileri ve birçok kurum saldırıya  uğramış; Genelkurmay, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, TRT ve onlarca kurum işgal edilmiştir. Darbe girişimine direnen 250 kahraman kardeşimiz şehit, 2 bin 193 kardeşimiz de gazi oldu.

Evlerinde oturup çekirdek çitleyerek gelişmeleri televizyondan izleyen ve darbe girişiminin sonucuna göre pozisyon almayı hesaplayanlar, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ne olduğunu anlayamazlar.

Darbe tehlikesi geçene kadar milletin 29 gün boyunca tuttuğu direniş nöbetlerine burun kıvıranlar, meydanlarda gösterilen kahramanlığın bize bir vatan kazandırdığını bilemezler, kavrayamazlar .

15 Temmuz’u anlamak isteyenler; o geceyi meydanlara çıkan milyonlara, canlarını veren şehitlere, kanlarıyla meydanları kızıla boyayanlara sorsunlar. 

Darbe başarılı olsaydı 16 Temmuz sabahı ülkenin nasıl bir felakete uyanacağını -gafiller anlamasa da- bu millet görmüş ve gereğini yapmıştır.

Hep söyledik yine söylüyoruz: Hiçbir insani, İslamî, ahlaki değer taşımayan bu Bâtınî sapkınların bu millete yapabileceği kötülükler tasavvur ve muhayyilemizi aşar. O gece okyanus ötesinden planlanan bu hain darbe başarılı olsaydı, Türkiye bir kaosa, bir karanlığa uyanacaktı.

Ümmetle ve İslam dünyasıyla ilişkimiz kesilecek, Siyo-Emperyal eksenin parçası olacaktık. Darbe başarılı olsaydı, Türkiye bir sömürü ve yağma ülkesine dönüşecekti.

Muhacirlerin, mazlumların, mağdurların sığınağı olan tek yurt da ortadan kalkacaktı. O gece millet bu oyunu gördü. “Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım” diyerek kükremiş sel gibi, önüne örülmüş tanklardan bentleri çiğneyip aştı.

Üniforma

giymiş teröristlerin millete karşı kullandıkları tanklara, uçaklara, bombalara iman dolu göğsünü siper etti.  

 O gece

abdestini alıp namaz kılarak meydanlara çıkan, tanklara, uçaklara, helikopterlere karşı çıplak elleriyle direnen milletin kahraman evlatları bu vatanı;

Allah’ın yardımıyla, büyük bir işgalden, karanlık bir iç savaştan ve emperyalizme uşaklıktan kurtararak bize yeniden hediye ve emanet etmiştir. Bu

hakikati çocuklarımıza, gençlerimize anlatmak emanete sadakatin bir gereği ve şehidlerimize karşı boynumuzun borcudur.

Şehidlere en büyük vefa bu olacaktır. Bu ülkenin geleceği bu bilincin yaşatılmasına bağlıdır.

Hainleri de anlatacağız çocuklarımıza, kahramanlarımızı da!

Her bir şehidimizi tek tek genç dimağlarımıza tanıtacağız. Tarihe sığmayacak yiğitlikler, kabirlere sığmayacak yürekler, kitaplara ve filmlere

sığmayacak kahramanlıklar gösterildi o gece meydanlarda.  O gece 250 şehidin akıtılan muazzez kanları; bu ülkenin kalbini besleyen bir bereket,

hainler için felaket oldu. O gece Memur-Sen olarak 1 milyon üyemizle sokaklara çıkarak o muazzam direniş destanının önemli bir parçası olduk. O gece bu teşkilat “hesabî” değil “hasbî” bir teşkilat olduğunu bir kez daha gösterdi. O gece tek bir bedene dönüşüp; pazarlıksız bir fedakarlığın, “amasız”, “fakatsız” bir bilincin mücessem hali olarak, “Kim demiş her şeyin bitişi ölüm / Destanlar yayılır mezarımızdan” diyerek direnişe,

şehadete, özgürlüğe koştuk. Bütün sendikalarımızla, komisyonlarımızla meydanlardaydık. Cuma Dağ’larımızla, Ali Alıtkan’larımızla, Yusuf Elitaş’larımızla, İlhan Varank’larımızla meydanlardaydık. Şehidler kervanına ve gaziler meclisine dostlarımızı kattık. Milyonlarca

vatan evladıyla birlikte yorulmaz, susamaz, acıkmaz, korku bilmez bir bedenin parçası olduk. O gece İslam coğrafyasının her köşesinde ümmet bizimle birlikte tek yürek olarak meydanlara yürüdü, tek yürek oldu. Ümmetin yaralı yüreği bizim yüreğimizle birlikte attı, mübarek elleri semada duaya durdu.

Ankara’yla birlikte Kudüs, Bağdat, Kahire; İstanbul’la birlikte Halep, İslamabad, Kabil, Gazze, Mardin

ile birlikte Hartum, Bosna, Trablus, MekkeO nedenle diyoruz ki geleceğimizin teminatı daha fazla milletleşme, ümmetleşme ve

kardeşleşmedir. O gün nasıl ki meydanlarda darbeyi püskürttüysek bugün de yeni sinsi stratejilere karşı teyakkuz ve sürekli bir bilinç halini kuşanmanın gayreti içindeyiz.

Türkiye’nin entelektüel birikimi ve bu coğrafyanın erdemliler hareketi olarak; emperyalizmin her türlü kirli plan ve kumpaslarına yüksek bir bilinç, akıl ve imanla karşı koyacağız.

15 Temmuz’u unutmadık, unutturmayacağız. 15 Temmuz’un 3. seneyi devriyesi vesilesiyle şehitlerimize Yüce Rabbimizden rahmet

diliyoruz. Gazilerimize şükran ve minnetlerimizi ifade ediyoruz. 



YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

GÜNCEL HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

Saldırıda vefat edenlerin isimleri belli oldu

Kızıltepe'ye bağlı Taşlıca Köyü'ne yapılan havan v [...]

1 gün önce...

Mardin İş Dünyası ve STK'lardan Harekata Destek Açıklaması

Mardin iş dünyası temsilcileri, Fırat'ın doğusunda [...]

10 saat önce...

HDP'li Belediye Başkanı gözaltına alındı

Nusaybin ilçesinde düzenlenen operasyonda HDP'li N [...]

1 gün önce...

PKK/KCK operasyonu: 4 belediye başkanına gözaltı

Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmada [...]

1 gün önce...

Mesleki Eğitim Merkezinin Projesi sona erdi

Artuklu Mesleki Eğitim Merkezi olarak hazırlanan, [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN