Millet İttifakında "İyi" Olmadı

Cumhur İttifakına karşı Millet İttifakının önemli bileşenlerinden ve renklerinden biri olma iddiası ile varlığını sürdüren Meral Akşener liderliğindeki İYİ Parti gelimeler öyle gösteriyor ki, ittifak için pek “İYİ” olamadı. Bir çok milletvekilinin istifası ve bunu takiben il ve ilçe teşkilatlarında yaşanan ayrılmalar İYİ Partiyi “iyi” olmaktan uzaklaştırmış gibi görünüyor. Tabi siyasi parti için iyi olmaktan uzaklayış kan ve güç kaybı anlamına geliyor. Dolayısıyla yaşanan bu gibi gelişmeler, önümüzdeki süreçte Millet İttifakının varlığını, gücünü de etkileyeceğe benziyor.
Yakın geçmişte İYİ Parti kurucularından Prof. Ümit Özdağ’ın açıklamaları ve ardından partiden ihracı ile partide bir çatlağa neden olmuştu. Çatlağın büyümesini ise genel başkan Akşener’ın ortaya koyduğu tavırla engellenmiş gibi görünürken, bugün Kayseri İl Teşkilatından 5 kurmayın istifa haberi geldi ki, bu anlamda partiden ayrılmaların süreceği anlaşılmaktadır.  
Tabi her ayrılan gerek milletvekili gerekse teşkilat yöneticileri deyim yerindeyse zehir-zemberek açıklamalarda bulunuyor. Bakın son olarak istifa eden beş yönetici ortaklaşa yaptığı açıklamada neler demiş: 
"İYİ Parti, 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurucu değerlerini' benimseyen bütün vatandaşlarımızı hiç bir ayrım yapmadan kucaklayan bir milli ve milliyetçi parti olarak biz Türk milliyetçilerinin öncülüğünde kurulmuştur. Ancak gelişen süreçte partinin kuruluş ilkeleri unutulmuş, Türk milliyetçileri ve Türk milliyetçiliği dışlanır hale gelmiştir."
Kamuoyu Ümit Özdağ’ın açıklamalarını hala unutmamışken, bu beşlinin genel merkezi suçlayıcı açıklamalar gündeme damgasını vurdu. 
MHP’nin milliyetçiliğini benimsemeyen Türk milliyetçilerinin kurduğu İYİ Parti, daha “iyi” milliyetçi olacaklarını kamuoyuna deklare ederek partiyi kurmuşlardı: oysa gelinen noktada ayrılanların yaptıkları açıklamalarının hemen tamamı partinin, “Türk milliyetçileri ve Türk milliyetçiliği dışlanır hale gelmiştir." Demektedir. Bu sav, genel merkez hatta Başkan Akşener tarafından hep yalanlandı ya da üstü örtülü bir yaklaşımla geçiştirildi. Bakalım Sayın Akşener bundan sonra ne diyecek?
İYİ Partinin varlığı Millet İttifakı ve CHP için özellikle önemlidir. Cumhur İttifakından gelecek oylar üzerinde İYİ Parti Millet İttifakı için önemlidir ve bu anlamda ittifaka bir meşruiyet katmaktadır. CHP’nin varlığı ile aynı ittifakta İYİ Parti ile HDP aynı safta yer almaktadır netice itibarıyla. İyi Parti kurmayları her fırsatta “biz CHP ile aynı ittifaktayız HDP ile değil” demektedir. Olası bir İYİ Partinin ayrılığı Millet İttifakında CHP-HDP görüntüsünü verecektir ki bu büyük bir kan kaybı anlamına gelecektir. Başka bir deyişle güçten düşmüş veya çok güç kaybetmiş bir İYİ Parti, Millet İttifakı için ne kadar derman olabilecektir?
Öte yandan İYİ Parti sayesinde CHP-HDP görüntüsü de milliyetçi kamuoyunun gözünden uzaklaşmakta ya da bu görüntünün üstü şu veya bu şekilde örtülmüş olmaktadır.  İşte tam da bu noktada artık Türk milliyetçileri sesli konuşmaya başladığını görüyoruz. Zira her istifa eden gerekçe olarak partinin kuruluş felsefesini oluşturan “Türk Milliyetçiliği anlayışından uzaklaşmayı” göstermektedir ve İYİ Partiyi bu anlamda milliyetçi-muhafazakar kitleye ifşa etmektedir. Yaşanan bu gelişmeler daha da partiyi hangi noktaya götürecektir? 
O zaman ortada bir soru durmakta ve İYİ Partinin bu soruyu halkı ikna edecek bir şekilde cevaplandırmaları gerekmektedir. Soru şu:
Madem Türk Milliyetçileri ve Türk Milliyetçiliği bu partide tasfiye ediliyor, o zaman boşalan yerleri kimler ve hangi anlayış doldurmaktadır?
Hal böyle iken, Millet İttifakının geleceği pek “İYİ”ye benzemiyor gibi. Birbiriyle politik anlayış bakımından çok farklı olan CHP, İYİ Parti ve HDP’yi hangi güç ve akıl onları bir arada tutmayı başarıyorsa, iddia edildiği gibi, o zaman bunun belki devreye girip yaşanan çalkantının önüne geçebilecek. Örneğin iktidarla beraber CHP ve İYİ Parti TBMM’den çıkarın Suriye tezkerelerinin tamamına destek verirken HDP destek vermedi. Ancak HDP için çok “hassas” olan Suriye yani “Rojava” bura için tezkerelere Miilet İttifakının bileşenleri destek verdi ama HDP’nin onlara ciddi manada bir tepkisi olmadı. Eski HDP anlayışı olsaydı tek kelimeyle ittifak dağılacaktı. Ama ittifak hali hazırda yoluna devam etmektedir. Demek onları bir arada tutan bir “çimento” var. 
Millet İttifakının varlığı, ABD’de seçilen yeni Başkan Biden’in bölgeye ve Türkiye’ye yönelik politikalarından etkileneceği tahmin edilmektedir. Zira daha önce Biden’ın “Türkiye’deki muhalafeti Erdoğan’a karşı güçlendirmek gerekiyor, sandıkla onu devirmek lazım” mealindeki açıklamaları ve CHP Lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir muhalefet lideri sıfatıyla yeni başkanı tebrik ederek tarihte bir “ilk” olması girişimi hatırlanacak olursa, Millet İttifakının geleceği hakkında önemli ipuçları ortaya çıkmış olmuyor mu?  
Öyle görünüyor ki, giderek bir beşik gibi sallanan Millet İttifakının geleceği daha çok dış dinamiklerinin iç politika zemini üzerine etkisiyle ortaya çıkacağı kazanımlara göre şekillenecektir. Doğal olarak bu ittifaktaki gidişat Cumhur İttifakını da yakından ilgilendirmektedir. 
Bütün siyasi gelişmelerin güzel memleketimizin ve halkımızın huzuru için yaşanması, bölgesel barışın bir an önce tesisine yol açması temennisiyle…
Saygıyla…

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle