Ottawa Antlaşması üzerine

16 Temmuz 2019 Salı Saat 20:23

Geçen hafta Tunceli’deydik. Aslında Tunceli adına orada yaşadığımız güzellikleri sizlerle paylaşmayı planlamıştım. Ancak döndüğümüz gün Tunceli’de yaşanan patlama ile iki masum çocuğun hayatını kaybetmesi bütün planlarımı altüst etti. 
Tunceli’de bir kez daha şahit oldum ki, öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki nimetin farkında değiliz. Bereketli toprakları, iklimi, konumu, ırmakları, denizleri, yayla ve ormanları, verimli ova ve meraları, yaşanan dört mevsimi ile cennet bir ülkede yaşıyoruz.  Ama kıymetini bilmiyoruz.
Aslında Tunceli’nin doğal güzelliklerini gezmek isterken görüştüğümüz bir arkadaş kırsalda yerleştirilen EYP ve mayınlar konusunda bizi uyarmış ve tedirginliğini dile getirmişti. 
Konuşmamız daha tazeliğini korurken korkulan olmuş ve adeta Tunceli halkının kaderi haline gelen ölüm bir kez daha en acı hali ile kendini göstermişti. Yüreğimizi de dağlayarak gelen ölümün sebebi olarak toprağa yerleştirilen EYP’ler gösterilmişti. Peki bu EYP’ler ve mayınlar ne zamana kadar bu halkın kaderini belirleyecek? 
Toplum olarak artık zamlara, işsizliğe, yoksulluğa, trafik kazalarına, görgüsüzlüklere, kaçakçılığa, istismarlara, talana, operasyonlara, şehit haberlerine ve hırsızlığa alıştık. Bari şu çocuk ölümlerine alışmayalım. Bu tuzaklar, EYP’ler, mayınlar çocuklarımızın kaderi olmasın. 
Biliyorsunuz Ottawa Antlaşması diye bir antlaşma var. Ülke olarak bizim de altında imzamız olan bu antlaşma ve mayınlar konusunda biraz bilgi vermek istiyorum. 
1 Mart 1999 tarihinde yürürlüğe giren, Dünyada büyüyen mayın sorununa karşı; anti-personel mayınlarının kullanılması, stoklanması, üretilmesi ve transferinin yasaklanması ve imhasına dair olan sözleşme. Ottawa Antlaşması Türkiye’nin de içinde bulunduğu 131 ülke tarafından onaylanmış ve 146 ülke tarafından imzalanmış.
Sözleşme, taraf devletlerin anti-personel mayın kullanmasını, bunları geliştirmesini, üretmesini, bir başka şekilde edinmesini, depolamasını, elde tutmasını veya doğrudan ve dolaylı yoldan bir başkasına devretmesini yasaklamakta. Ayrıca, bu sözleşme çerçevesinde, bir taraf devlete, yasaklanmış bulunan herhangi bir faaliyetle iştigal etmekte olan herhangi bir kimseye yardımcı olmasını da yasaklamakta. Taraf devletler, bu sözleşmeyle, bütün anti-personel mayınları imha etmeyi taahhüt etmekte. 
Bugün dünyada 64 ülkede 100 milyonu aşkın kara mayını bulunmaktadır. Türkiye'deki sayının 935 bin olduğu belirtilmektedir. Türkiye'nin 2 bin kilometrelik sınırında 215 milyon dönümlük arazi mayınla kaplı bulunmaktadır. Mayınlı arazilerin büyük çoğunluğu ise 600 kilometrelik alanla Suriye sınırında yer almaktadır. Suriye sınırındaki mayınlı sahanın temizlenmesi için, 1975'te ve 1996'da iki defa Meclis araştırma komisyonları kuruldu ve her iki komisyonun düzenledikleri raporlarda bu sahaların mayınlardan temizlenerek tarıma açılması önerildi. 
Mayınlar 1950'li yıllarda Suriye, Ermenistan, İran, Irak'la olan sınırlara, 1990'lı yıllarda da askerî tesislerin etrafına döşenmiştir. 2010 yılında İçişleri Bakanlığının açıkladığı bilançoya göre 1984-2009 yılları arasında 1.269 kişi mayınlar nedeniyle hayatını kaybetmiş, 5.091 kişi ise mayınlar nedeniyle yaralanmıştır. 1993-2003 arasında, 299 asker ve 289 sivil mayın patlaması nedeniyle yaşamını kaybetti, 1524 asker ve 739 sivil de aynı nedenle yaralandı. İnsan Hakları Derneği'nin verilerine göre ise 1990-2002 yılları arasında 512 mayın patlaması olayında 838 kişi hayatını kaybetti, 937 kişi de yaralandı. Yaralananların 214'ü çocuk. 
Verilere göre, mayınlar Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkâri, Hatay, Iğdır, Kars, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde olmak üzere toplam 3.174 alanda bulunmaktadır. Türkiye'deki mayınlı arazilerin toplamı yaklaşık 215 milyon metrekaredir. Sınır bölgelerin haricinde iç bölgelerde ise terör örgütleri tarafından döşenen gerek EYP’ler gerekse de mayınlar büyük tehlike oluşturmaya devam ediyor. Bazı kesimlerin iddia ettiği ise geçici bazı karakolların etrafına döşenen mayınların; karakollar taşındıktan sonra uluslararası standartlarda işaretleme yapılmadığı için tamamen mayınlardan temizlenmemiş olma ihtimalini ileri sürmüşlerdir.
Ottawa Sözleşmesi'ni imzalayan Türkiye, taraf devletlere 1 Mart 2008'e kadar stoklarındaki mayınları imha edip 2014 yılına kadar da toprağa döşeli mayınları temizlemeyi taahhüt etmişti. Stoklardaki mayınlar imha edilmiş ancak toprağa gömülü olanlarla ilgili henüz ciddi bir yol alınmamıştır. 1998 ile 2012 yılları arasında toprağa gömülü bulunan 1 milyonu aşkın mayından sadece 26 bin mayın imha edilmiştir. Türkiye, bundan sonra, sekiz yıllık ek süre talebinde bulunarak 2022'ye kadar tüm mayınlarını temizleyeceği sözünü vermiş. 
Mayınlar insanların yaşamına kastetmenin yanı sıra, altyapının geliştirilmesi, tarımsal kullanım ve diğer amaçlarla bu arazilerin kullanımını engellemiştir. Ayrıca, bu mayınlar Türkiye'nin sınırlarında arkeolojik çalışmalar gibi akademik araştırmaların yapılmasını da engellemektedir. Mayınlı sınır bölgeleri hem yerel halk hem de mülteciler için tehlike yaratmaya devam etmektedir.


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Bir babanın ardından… 19 Ekim 2019 Cumartesi Saat 18:06
2. Kadim İnsanların Ülkesi İran - Tebriz 04 Ekim 2019 Cuma Saat 17:34
3. Kadim İnsanların Ülkesi İran (3) 14 Eylül 2019 Cumartesi Saat 12:24
4. Kadim İnsanların Ülkesi İran (2) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:52
5. Kadim İnsanların Ülkesi İran (1) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:30
6. Mardin'in Basınına Dair 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:29
7. Bugün günlerden...! 09 Ağustos 2019 Cuma Saat 19:01
8. Soykırımı Unutma, Unutturma... 11 Temmuz 2019 Perşembe Saat 16:54
9. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (2) 03 Temmuz 2019 Çarşamba Saat 19:54
10. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (1) 01 Temmuz 2019 Pazartesi Saat 20:05

YORUMLANANLAR :::

Milli Eğitim Müdürü merkeze alındı

Mardin İl Millî Eğitim Müdürü Yakup Sarı görevden [...]

1 gün önce...

Mardin Barosundan Kayyum Açıklaması

Mardin barosu yaptığı basın açıklaması ile Mardin' [...]

1 gün önce...

Erhan Çelik Mardinlilere damat oldu

Ünlü Sanatçı Gülben Ergen ile yaşadığı evliliği so [...]

1 gün önce...

AK Parti'den neden istifa ettiğini açıkladı: Erdoğan istedi

AK Parti'den istifa eden İstanbul Milletvekili Mus [...]

1 gün önce...

İyi-kötü kolesterol nedir? Kolesterol yüksekliği neden olur?..

Kolestrol hastalık mıdır? Dünyada birinci sırada g [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN