Onur Hareketinden Gazetemize Ziyaret

Onur Hareketinden Gazetemize Ziyaret
11 Aralık 2019 Çarşamba Saat 19:13 0

Demokrat Parti eski Genel Başkanlarından ve Onur Hareketi Başkanı Yaşar Aydın, geldiği Mardin'de gazetemiz haber merkezini ziyaret etti.

“Ya yolu açacağız, ya da yol açacağız” gibi çarpıcı bir sloganla yola çıkan, Yaşar Aydın Haber merkezimizde görüştüğü Genel Yayın Yönetmenimiz Nezir Güneş'e yaptığı açıklamalardan önemli satır başları.

HAYATINI DAVASINA ADAMIŞ BİRİ

Kendisini tanıtmaya, 13 yaşından beri siyasetin içinde olduğunu belirterek başlayan Aydın konuşmasına “1993´ten beri, bir davası ve misyonu olan önemli bir gençlik grubunun liderliğini yapıyorum. Bu misyon tamamen insan onuruyla doğru orantılı bir misyondur. Siyasette gençlik yapılandırmalarından tutun parti genel başkanlığına kadar çeşitli kademelerinde görev aldım.Her ay bölge illerini ziyaret ediyoruz. Vatandaşlardan bize dair güzel bir teveccüh var. Diyarbakır, Mardin ve Şırnak’ın ardından Batman’ı ziyaret ettik. Ülkemizin kronikleşen sorunlarının çözümü için yola çıktık. Türkiye’de birçok muhafazakar partinin gençlik kollarında görevler üstlendim. Türkiye’nin nabzını çok iyi biliyorum. Genç yaşlarda Demokrat Parti’nin genel başkanlığını yaptım. Sivil oluşum olan Onur Hareketinin başındayım. Sorunlarımızı gayet iyi biliyorum. Hiçbir partinin güdümünde olmadan çalışıyorum."

Türkiye ve yaklaşık 30 ülkede çeşitli siyaset içerikli konferanslara konuşmacı olarak katıldığını işaret eden Yaşar Aydın, Onur Hareketi oluşumunun kuruluş düşüncesi hakkında da bilgiler verdi.

Ülkede yaşayan her bir ferdin düşüncesi, inancı ve ideolojisi ne olursa olsun, onurlarının çok ciddi zedelendiğini ve onurlarını koruma noktasında ciddi yaralar aldığını vurgulayan Aydın, “İnsanlarımızın kişilik ve onurları, ülke tarihinin hiçbir döneminde bu dönemdeki kadar saldırıya maruz kalmadı. Öyle bir süreçten geçiyoruz ki, insanların ülkeye ve topluma kattığı katma değere, yaptıklarına değil, din, dil, etnisite gibi, tartışmasız özeli ve dokunulmazı olan özelliklerine bakılıyor. Bu saldırı ve müdahale, görevi konumu ne olursa olsun kimsenin haddi değildir”dedi.

Kişinin sadece kendisini alakadar eden konularla ilgili toplumun paramparça edildiğini ve bunun siyasetin birinci ana ölçekli malzemesi haline geldiğini belirtti.

İnsanların inancı, mezhebi, etnisitesi ideolojisi hatta yaşadığı bölge üzerinden tartışılır ve yargılanır olduğunu, dolayısıyla bu haksız yaklaşımın, iktidarın desteklediği mutlu azınlık dışında kalan tüm insanların onurunu zedelediğinin altını çizen Yaşar Aydın:

“Onur hareketi 1993´ten beri varlığını devam ettiren önemli bir harekettir. Son 15 yıldan beri insan onuruna yapılan bu saldırıları mazur görmeyerek, karşı bir duruş sergileyen, ciddi bir mukavemet gösteren ve bunu siyasi bir edep ve üslupla yapan bir dava hareketidir Çünkü dünyada hiçbir ulvi dava ve değer insan onuru kadar değerli değildir. Kendisini nasıl tanımlarsa tanımlasın, bu acıyı sadece belli kesimlerin değil, herkesin yaşadığı bu coğrafyada yaşayan insanların, tek ve ortak dertleri insanca yaşamak, değer görmek ve yarına güvenle bakmaktır. Ne zamanki bu ülkede yaşayan gençler, birbirinin özel değerlerine bakmadan, ülke ile ilgili gelecek hayallerini birlikte kurmaya başlar, o zaman sorun çözülmüş demektir. Onur hareketinin en büyük iddiası ve vaadi bunu gerçekleştirmektir. Bunu başardığınızda kan gözyaşı ve öfke bu toprakları terk edecektir. Yaşadığımız bunca acı bugün bizi bir araya getirmeyecekse, bugün geleceği birlikte kurgulayamayacaksak, ne zaman yapacağız? Yarın çok geç olacaktır”

HASSASİYETLERİMİZİ SİYASİ ARGÜMAN YAPTILAR

Aydın, mevcut siyasi süreci ve yapılan siyaseti eleştirerek. “Bizimle oynamalarına bizi birbirimize düşürerek rant, oy ve koltuk devşirmelerine izin verme zamanı değildir artık bu zaman. Çünkü çocuklarımızın geleceği sıkıntıdadır. Toplumu yönetenler belli bir dönemden sonra oy almak kaygısıyla hassasiyetlerimizi değerlerimizi kutsallarımızı siyasi argüman olarak kullandılar. Son 15 yıldır katlanarak arttı ve toplumsal bir travmaya dönüştü” dedi.

Aydın sözlerine şöyle devam etti.

“Türkiye´de öyle bir sıkıntı var ki, siyaset öyle bir kangren olma noktasında ki, iktidarın oyu düşerken muhalefetin de oyu düşüyor. Bu garip sonuç, vatandaşın en az iktidara olduğu kadar muhalefete de duyduğu tepkiden kaynaklıdır. ‘İktidar onurumuzla bu denli oynarken, bize bu kadar haksızlığı yaşatırken, sen beni savunmuyorsun! Pasifsin! Zayıf kalıyorsun!´ tepkisidir bu. Dikkat ediniz muhalefet her hassas ve hayati konuda aynı nakaratı tekrarlamaktadır ‘Hükümetin yanındayız´ Böyle bir muhalefet mantığı olabilir mi? Muhalefetin kendi görüş, öneri ve düşüncesi farklı bir söylemi olamaz mı? ‘Hayır, arkadaş bu yanlıştır doğrusu böyle olmalıdır´ diyemez mi? Eğer senin farklı bir duruşun, düşüncen, rengin yoksa zaten etkisizsin. Dolayısıyla iktidar ve muhalefet özellikle kadınlar ve gençler noktasında ciddi bir evirilme içerisindedir. Onur Hareketi kadınlar ve gençlerden ciddi bir sempati, destek ve talep görmektedir.”

EVET, BU BİR ONUR DEVRİMİDİR

Yaşar Aydın konuşmasına şöyle devam etti. “Her şeyden önce adil olacağız. Öyle bir sistem inşa edeceğiz ki, eski sistemin açıklarını da kapatıp daha düzgün çalışacak hale getireceğiz. Toplumda hiçbir fert ötekileştirileciği, fikirleri yüzünden hakkının gasp edilip mağdur edileceği korkusu yaşamayacak. Bilirsiniz, büyük devrimler bir ya da birkaç kişi tarafından oluşturulup hayata geçirilmiştir. Toplumun yüzde 80´inin yüreğinde, ruhunda böyle güzel bir ülke inşa etme hayali var. Mesele bunu hayata geçirmek, iddiasını masaya koymak ve uygulamaktır. Bunun adı devrimse bu devrim, insan onurunu yüceltecek bir devrimdir evet.

Mesela, bize çok aykırı gelse bile, herkes kimseye zarar vermeden, kırıp dökmeden, düşüncelerini çok rahatlıkla söyleyebilme hakkına sahip olacaktır. Onu yargılamak, eleştirmek, fikir yürütmek politikacının haddi olamaz. Bu, katılma veya eleştirme noktasında o grupta faaliyet gösteren başka bir bireyin haddi olabilir ancak. Cumhurbaşkanı, bu zıt fikirlerin özgürce ifade edilip hayat bulabileceği, bireyin kendini tanımlayıp, ifade edebileceği ortamı hazırlar sadece. Görevi budur.”

ONLAR BİZE KENDİNİ İSPATLASIN!

Toplumun ciddi bir psikolojik travma geçirdiğinin altını çizen Aydın “Öyle bir noktaya geldik ki; Toplumda herkes kendisinin ne kadar milli olduğunu hain olmadığını ispatlama noktasına gelmiş. Hemen herkes, hain olmadığını bayrağını ve milletini çok sevdiğini ispatlamak zorunda hissettiriliyor. Bir insana yapılabilecek en büyük psikolojik işkencedir bu. Düşünebiliyor musunuz? Birlikte yaşayan her inanç ve ırktan yurttaşlar, daha ortada vatan yokken el ele verip direnerek, mücadele ederek, bazen ayakkabı köselesi, bazen at pisliğinden katık bulup yiyerek, kanıyla, canıyla bayrağını dikmiş ve bir vatan kurmuşlar. Şimdi bunların çocukları bu ülkeyi ne kadar sevdiğini ispatlamaya çalışıyor. İnanılır gibi değil!

Biz diyoruz ki: Bizim böyle bir kompleksimiz yok. Ülkemize bağlılığımızla ilgili kimseye bir şey ispatlamak zorunda değiliz. Karşı taraf bize kendini ispatlasın. Bu dili, bu söylemi kim geliştirdiyse, onlar bize vatan sevgilerini ispatlasınlar görelim.”




YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

POLİTİKA HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

Kum kekliği, uzun yıllar sonra ilk defa Dargeçit'te görüldü

TÜRKİYE'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaygın o [...]

1 gün önce...

Süryani Gencin Köyden CERN’e uzanan Başarısı

Mardin Fen Lisesi son sınıf öğrencisi olan Markus [...]

1 gün önce...

Mahalli yemekler müşterilere servis edilmeye başlandı

Taşın dantel gibi işlendiği tarihi kent Mardin'de, [...]

20 saat önce...

Mardinli STK’lardan Mavi Marmara Açıklaması

Mardin’de Kurulu bulunan Mardin STK Platformu, 10 [...]

20 saat önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN