Ortadoğu Dengeleri Masaya yatırıldı

Ortadoğu Dengeleri Masaya yatırıldı
11 Kasım 2019 Pazartesi Saat 15:35 0

Ortadoğu’daki dengelerin yeniden inşası Mardin’de düzenlenen panelde masaya yatırıldı.

Mardin Artuklu Üniversitesi tarafından düzenlenen panele Suriye ve uluslar arası alanda uzman olan akademisyen, akademisyen kökenli siyasetçi ve gazeteciler katıldı.

AKM’deki panel üniversite rektörü Prof.Dr. İbrahim Özcoşar’ın açılış konuşması ile başladı.

Konuşmasında Ortadoğu üzerindeki dengeler üzerine bir değerlendirmede bulunan Özcoşar, “Birkaç yüzyıldır kendi teorisini, kendi tanımlarını oluşturamayan bir coğrafyanın evlatları olarak, bilimin bu karanlık ve endişe uyandıran yüzüyle her an karşı karşıyayız. Kendimizi tanımlayamadığımız, biz buyuz diyemediğimiz, “siz şusunuz” direktifleri karşısında çaresiz bir kabullenme içinde kaldığımız bir dünyada yaşıyoruz. Bunun en bariz örneğini üzerimize kâbus gibi çöken “Ortadoğu” ve “Ortadoğulu” isimlendirmelerinde-kavramlarında görebiliriz. İçeriği, sömürü düzeninin stratejileri çerçevesinde dönemsel olarak yenilenen bu iki kavram, öncelikle ve özellikle bizleri Ortadoğu olmaya iten bilimsel teorilerle beslendi. Bu teorilere karşılık kendi tanım ve teorisini üretmeyen/üretemeyen geniş kitleler için Ortadoğulu olmaya rıza göstermek dışında seçenek de kalmadı.”dedi.

Yıllar önce Artuklu üniversitesinden bazı akademisyen arkadaşlarla birlikte çalışmalarının amaç ve imkânlarına değindiklerini hatırlatan Özcoşar konuşmasında şunları söyledi:

“Modern dönem ve sonrasında toplumun farklı kesimleri gibi akademiyi de şekillendiren dayatmalara dair herşeyi “yeniden düşünmek” gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda, popülizm dalgalarına kapılmadan, kültürel ve entelektüel sömürüyü alt etmeye yönelik kavramsallaştırmalar ve ortak entelektüel çabalarla “Doğu/Ortadoğu” sembolü üzerinden bütün bir insanlığın edilgenleşmesinin/nesneleşmesinin önüne geçilebilme imkânlarını araştırıyoruz. Bu “imkân”ın; “bilginin; ilim, irfan ve hikmet denkleminde yeniden üretilmesi” ve “kendi coğrafyasının zengin ilmi ve kültürel sermayesini dikkate alan ve değerlendiren, akl-ı selim, kalb-i selim ve zevk-i selim sahibi akademisyen/alimler yetişmesi” ile gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Artuklu Üniversitesi bugünkü vizyonu da tam olarak bunu yapmaya yönelik bir içerik kazanıyor. Bilim krizinin önemli bir yansıması da dünyanın edilgen coğrafyalarında entelijansiya, akademisyen, bilim insanı da denen geniş epistemik köleler ortaya çıkarması. Bu kölelik kendi coğrafyasının özne olma çabalarına karşı temkinli hatta tepkili bir yaklaşımla bilimin izzetine gölge düşüren teoriler üreten bir emperyal yancılık şeklinde kendini gösteriyor. Bu yaklaşımlara göre Ortadoğu kendini değiştirecek bir öz iradeden yoksundur ve bu coğrafyada her özne olma çabası birilerince tevdi edilen görevleri yerine getirmenin ötesinde anlam taşımamaktadır. Yine bu yaklaşımın ana çıkış noktalarında biri “tarihin sonu” teorilerinin örtülü bir şekilde gönderme yaptığı gibi batının mevcut emperyal iktidarının baş edilemez bir güce ulaştığı ve bununla mücadelenin anlamsız olduğu, bütün yönleriyle bu güce tabi olma dışında alternatifin olmadığı düşüncesi oluşturuyor. Bizim bu yaklaşım ve varyantlarına pür akademik bilimsel bir itirazımız var. Ama açıkça ifade edeyim ki bu itirazdan çok daha anlamlı ve önemli olarak bu yaklaşıma itikadi bir itirazımız olmalı.”

Krizlere rağmen yaşadıkları coğrafyanın oldukça umut verici bir yönü olduğuna işaret eden Özcoşar, “Yeniden özne olma ihtimalimizi oldukça mümkün bir imkâna dönüştürebilecek bir özellik taşıyor. Bu yön, bu özellik modern dönem emperyalizmine karşı son 150 yıldır bazen zayıf bazen güçlü bir görünüm kazanan anti-emperyalist tutumumuz. Bu tutum ilk kez kendini ittihad-ı islam düşüncesi olarak gösterdi. 19. yüzyılın sonlarından itibaren ittihad-ı islam olarak kavramsallaştırılan geniş spektrumlu duruşun, emperyalizme karşı oldukça özgün bir duruşu vardır. Bu özgünlüğün temel dayanağı anti-emperyalist bir tutumu modern formlarda sunan ilk devrimci yaklaşım ve praksis olmasıdır. Bu tutum salt politik bir söylem bir retorik olmanın ötesinde İslam dünyasının farklı bölgelerinde milis kuvvetleri oluşturmaya varan oldukça pratik bir uygulamadır. Hamidiye alayları, Yemen Alayları, Trablusgarp ve Bingazi alayları tam olarak Osmanlı Devleti’nin tüm çaresizliğine karşı oluşturduğu anti-emperyalist yapılardır ve uzun yıllar emperyalist devletlerin işini oldukça zorlaştırmışlardır. Bugün Türkiye’nin Ortadoğu’da, Barış Pınarı gibi askeri harekâtları da içeren politikalarını bu tutumun bu duruşun bir, belki de birkaç ileri seviyesi olarak okumakgerektiğini düşünüyorum. Bu coğrafyanın yeniden özne olma iradesinin tecellisi olarak bu politikaların tarih içinde ayrı bir öneme sahip olacağına inanıyorum. Ancak bu özne olma iradesinin sadece politikacılar ve askerlerin yürüteceği bir süreç olmanın ötesinde toplumun farklı kesimlerinin de katkı sunması gereken bir süreç olduğu aşikardır. Özellikle akademisyenlerin bilim insanlarının, düşünen-yazan kitlelerin bu sürece sunacağı katkının azımsanmaması gerekiyor. Bugünkü çalışma da tam olarak bu amaca matuf bir çalışma olarak planlandı. Bu coğrafyanın özne olma iradesinin şekillenmesine yönelik olarak yaşadığımız dünyaya dair yeni okuma biçimlerini konuşmak tartışmak istiyoruz. Bu bağlamda telafi edilemez kopuşlar ve edilgenleşmenin önüne ortak entelektüel çabalarla geçilebilmeyi ve yaşadığımız coğrafyada ortak gelecek tasavvurunu ve özne olma iradesini gündeme taşımayı istiyoruz.”ifadelerini kullandı.

Panel yapılan açılış konuşmalarından sonra oturumlarla devam etti.

Moderatörlüğünü Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinden Prof. Dr. Kudret Bülbül’ün yaptığı Küresel ve bölgesel aktörlerin orta doğu politikalarında son dönemde yaşanan değişim konulu oturumda İstanbul Medeniyet Üniversitesinden Prof. Dr. Özden Zeynep Oktav Suriye Krizi Surecinde İsrail’in Suriye’ye Yönelik Politikalarını, Doç. Dr. Veysel Kurt ABD’nin Ortadoğu Güvenlik Mimarisindeki Rolünde Yaşanan Değişimi, ORSAM Başkanı ve İstanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Uysal Rusya ve Avrupa Birliği Dış Politikasında Orta Doğu ve Suriye’y, Mardin Artuklu Üniversitesinden Dr. Necmettin Acar Körfez Ülkelerinin Suriye Politikasını ve Marmara Üniversitesinden Dr. Bilgehan Alagöz ise İran’ın Suriye Politikasını masaya yatırdı.

Moderatörlüğünü Mardin Artuklu Üniversitesinden Doç. Dr. Feridun Bilgin2in yaptığı Suriye’de Yaşanan Gelişmelerin Türkiye’nin Ulusal Güvenliğine Etkisi konulu ikinci oturumda ise AK Parti Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yasin Aktay, sahada ve masada Barış Pınarı Harekâtı; Stratejiler ve Hedefler, TV Net Genel Yayın Müdürü İsmail Halis Batı Medyasında Barış Pınarına Yönelik Kara Propagandasını, GENAR Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Aktaş Suriye’de Barışın Sağlanmasında Türkiye’nin Rolünü ve Türk Kızılayı Genel Müdürü Dr. İbrahim Altan da Suriye’de İnsani Dramın Çözümüne Yönelik Türkiye Yardım Kuruluşlarının Katkıları üzerine birer sunum yaptı.




YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

GÜNCEL HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

Bakan elektrik meselesi için Mardin’e geliyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, böl [...]

1 gün önce...

Üniversiteden Boncuklutepe’yi Tanıtma Atağı

Ilısu Barajı Kazılarında ortaya çıkarılan Boncukte [...]

1 gün önce...

Hafif ticari araç devrildi: 5 yaralı

Kızıltepe-Viranşehir karayolunda hafif ticari arac [...]

1 gün önce...

Yangın ve tahliye tatbikatı gerçeği aratmadı

Kızıltepe ilçesinde devlet hastanesi binasında ya [...]

1 gün önce...

Aile Boyu Fanatik Fenerbahçeli aile

Fanatik Fenerbahçeliliği ile bilinen Abdurrahim Ça [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN