Özcoşar: Süs havuzlarında abdest alan insanların özlemi şehadet idi!

Özcoşar:  Süs havuzlarında abdest alan insanların özlemi şehadet idi!
15 Temmuz 2020 Çarşamba Saat 19:48 0

Mardin merkez ve ilçelerinde, 15 Temmuz darbe girişiminin 4’üncü yıl dönümü münasebetiyle çeşitli etkinlikler düzenlendi. 15 Temmuz etkinlikleri kapsamında Mardin Artuklu Üniversitesi'nde de panel düzenlendi.

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 4. yılı dolayısıyla Mardin Garnizon Şehitliği'nde yeni tip Coronavirus (Covid-19) tedbirleri kapsamında tören düzenlendi.

Törende, Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından İl Müftüsü İsmail Çiçek tarafından şehitler için dua edildi.

Vali Vekili Bahattin Çelik, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Burhan Aktaş, İl Emniyet Müdür Vekili Muhittin İlker Emir, Artuklu Belediye Başkanı Abdulkadir Tutaşı, AK Parti İl Başkanı Faruk Kılıç programın ardından Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "15 Temmuz Şehitleri ve Milli Birlik Duygusu" paneline katıldı.

Artuklu Üniversitesi Rektörlük Binasında bulunan Vali Mehmet Kılıçlar Konferans Salonu'ndaki panelin açılış Açılış konuşmasını ve modülatörlüğünü  MAÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar'ın yaptığı Panel, İzmir Katip Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Saffet Köse, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Vakfı Dış Politika Programı Koordinatörü Prof. Dr. Muhittin Ataman ve Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zülküf Kara'nın katılımıyla gerçekleşti.

“15 Temmuz gecesi, şehadetin inancımızın bir parçası olduğunu bize tekrar hatırlattı”

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, darbelerin toplumsal hafızada göz ardı edilmeyecek bir yer kapladığını söyledi.

Özcoşar, 15 Temmuz darbe girişiminin diğer darbelerle kıyaslanmayacak derecede ürkütücü olduğunu belirterek, şöyle dedi:

“15 Temmuz gecesinin diğer bütün özelliklerinden ayrı bir yerde değerlendirilmesi gereken özelliği darbeye karşı ortaya çıkan direniştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin önündeki süs havuzunda abdest alan insanlar, şehit olmak dışındaki bütün ihtimalleri devre dışı bırakmışlardı. 15 Temmuz gecesi şehadetin inancımızın, itikadımızın bir parçası olduğunu bize tekrar hatırlattı.”dedi

Dört yıl önce yaşanan 15 Temmuz Gecesinin bir tarafıyla en saçma sapan, en haince darbe teşebbüsü, Diğer tarafıyla ise alçakça bir darbenin karşılaşabileceği en anlamlı cevabın da halk tarafından en anlamlı şekilde verildiği bir gün olduğunu ifade eden Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, "15 Temmuz kalkışmasının gerekçelerini 100 yılı aşkın bir süredir kendisine, emperyal politikaların nesnesi olma görevi tevdi edilmiş bir coğrafyanın özne olma çabasına karşı ön alma girişimleri şeklinde özetlemek mümkündür. Kaos, iç savaş, ekonomik çöküntü rolleri verilmiş bir coğrafyada bir istikrar adası olmayı ısrarla sürdüren, tarihi tecrübe ve birikimini liderliğe dönüştüren Türkiye’nin kendi çağının öznesi olma çabası kabul edilebilir değildi. Sadece kendi sınırları içinde değil Osmanlı bakiyesini de aşan bir coğrafyada buharlaşmış ortak geçmiş şuuru ile paramparça edilmiş gelecek tasavvurunu yeniden gündeme getiren bir Türkiye’nin kullanabilecek bütün yöntemler kullanılarak önü alınmalıydı. Bu yöntemlerden biri de darbeydi. Aslında darbeler toplumsal hafızamızda göz ardı edilmeyecek bir yer tutuyor. Yakın tarihimiz demokrasi kültürünün yok sayılarak, demokratik kazanımların askeri vesayetle bir anda yerle yeksan edildiği örneklerle dolu. Tüm bu örneklerle darbe ortamının yol açtığı gerilim, güvensizlik, kaos, anomali hâli, iktisadi sıkıntılar, tek tip insan modeli oluşturma çabası ve tüm bunlarla birlikte demokratik hakların ortadan kalkması ile sonuçlanan travmatik bir psiko-sosyolojik deneyimden bahsedebiliriz. Az buçuk herkesin, her kesimin bir darbe hikayesinin olduğu bir toplumuz sonuçta. Ama 15 temmuz tüm bu deneyimlerle hem ilişkili hem de onları alt üst eden bir içerik, yöntem ve amaca sahipti. 15 temmuzun bildiğimiz bütün darbe versiyonlarını aşan bir yanı vardı. Ve itiraf etmeliyiz ki bu yanıyla, 15 temmuz diğer darbelerle kıyaslanmayacak derecede ürkütücüydü. Öncellikle 15 temmuza dair darbe literatürünü alt üst edecek şu soruyu sormak gerekiyor? 15 temmuz bir darbe teşebbüsü müydü bir işgal girişimi miydi? Bu soruya, vakıa okumaya vakıf herkes darbe kılıfı giydirilmiş bir işgal teşebbüsü şeklinde cevap verecektir."diye konuştu.

15 temmuz gecesinin diğer bütün özelliklerinden ayrı bir yerde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Rektör Özcoşar, 15 Temmuz'un darbeler tarihindeki en farklı özelliği ise darbeye karşı ortaya çıkan direnişin olduğuna vurgu yaparak bu direnişin sosyolojik anlamda oldukça farklı değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

1960-2016 arasındaki darbe ve muhtıralara bakıldığında darbelerin halk nezdinde hiçbir zaman meşruiyet zemini bulunmamasına karşın “korku kültürünün” kemikleşmesi ve halkın sindirilmesi neticesinde darbelere karşı doğrudan fiili bir tepkinin olmadığına işaret eden Prof. Dr. Özcoşar konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Klasik sosyolojik tanımlamalarda aslında darbe karşısında halkın tavrı, darbelerin de arzuladığı “uysal - itaatkâr bedenler kavramsallaştırmasıyla açıklanır. Ama 15 temmuz biz akademisyenlere aslında tüm teori, kavramsallaştırma ve araştırmaların bir araç olmanın ötesinde bir anlam ifade etmediğini, toplumu okumaya yönelik girişimlerimizin eksik bir yanı olabileceğini bütün ezberlerimizi bozan bir netlikte gösterdi. Dünyanın hiçbir yerinde toplumsal hareketler iktidar yanlısı olarak gerçekleşmez. Toplumsal hareketler sosyolojisine aykırı bir durumdur bu. Sokaklara inmiş insanların devletlerini, hükümetlerini bir darbeye veya bir isyana karşı koruyor olmaları görülmüş bir şey değildir. Ama 15 temmuz bütün bildiklerimizi aldı, götürdü. Artık hiçbir teorik bağlam yeterince güvenilir değil. Tüm bunları ve akademisyen kimliğimi de bir kenara bırakıp beni en çok etkileyen husustan bahsetmek istiyorum. Şehitler ev şehadet. İstanbul Büyükşehir Belediyesi önündeki süs havuzunda abdest alan insanlar, şehit olmak dışındaki bütün ihtimalleri devre dışı bırakmışlardı. 15 temmuz gecesi Şehadetin inancımızın, itikadımızın bir parçası olduğunu bize tekrar hatırlattı.



YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

GÜNCEL HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

Mardinli İşadamından Beşiktaş'a 1 milyonluk bağış

İstanbul'da ikamet eden Mardinli İş İnsanı Umut Ta [...]

1 gün önce...

Bu fotoğrafa rağmen virüse yakalandılar

Bir kişi, Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde ko [...]

1 gün önce...

Miroğlu, Yeni Parti İddialarını Yalanladı

AK Parti MKYK Üyesi, 25 ve 26. Dönem Mardin Millet [...]

17 saat önce...

Mardinspor kendi renkleriyle sahada olacak!

Mardinspor eski başkanı İşadamı Süleyman Bölünmez, [...]

22 saat önce...

Artuklu'da Beslenme ve Diyet Merkezi Hizmete Başladı

Artuklu sağlıklı yaşamın değişmez unsurları olan, [...]

19 saat önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN