# Mêrdîn’î Mezopotamya’nın Başkenti Yapacağız

> BDP'nin deteklediği Mardin Bağımsız Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Türk, Gazetemizin yazarı da olan Mehmet Dinç ve Aslıhan Sezer ile seçim çalışmalarıyla ilgili konuştu.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/politika/merdini-mezopotamyanin-baskenti-yapacagiz
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2014-03-11T13:27:30+02:00
- Güncelleme: 2014-03-11T13:27:30+02:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: POLİTİKA
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2014/03/merdini-mezopotamyanin-baskenti-yapacagiz-14130.jpg

Gittiği her yerde oy istemeye giden bir siyasetçiden çok, hayranı olunan bir film yıldızı, Nobel ödüllü bir insanmış gibi karşılanıyor. Köyler, kasabalar ve ilçeler de dolaşırken, gençler ve kadınlar onunla resim çekmek için bir izdihama neden oluyorlar adeta.

Ahmet Türk’ün popülaritesi sadece Mardin’de geçerli değil elbette. Dünya liderleriyle yapılan görüşmelerde sorumluluk almasından dolayı da Ortadoğu’dan Amerika’ya, Avrupa’dan Asya’ya geniş bir yelpazenin tanıdığı bir insan aynı zamanda.

Siyasi tecrübesinin yanında, halkları da iyi analiz etmiş, hassasiyetlerini, vicdanın eleğinden geçirmeyi başarmış bir kişilik… Onu “ Kürt Siyasetinin Dengbêjî” olarak tanımlamak abartılı olmayacak gibi. Doğum yeri olan Kuzey Mezopotamya’daki halkların değerlerini, kültürlerini, inançlarını da çok iyi irdelemiş, o halkların ön yargılarını kırmış bir isim. Rengarenk gül bahçesine benzeyen Mezopotamya’nın kadim halklarının, aralarında aşılmaz duvarlar gibi ördükleri en sıkı düğümleri çözebilen, barışı ve kardeşliği halkların arasına aşılayabilen gün görmüş, geçirmiş bir kişiliğe sahip olması da halkın vicdanında oy almasında en büyük etken.

Ahmet Türk’ün yoğun geçen seçim çalışmaları nedeniyle, köy ve kasaba ziyaretlerinde bazen yol üstünde, bazen de yolculuk esnasında arabasına binerek bir röportaj yapma imkânı bulduk. Bulduğumuz her fırsatta Ahmet Türk’e sorduk, o ise cevapladı. 

Belediye başkan adayı olma fikri nereden doğdu?

Siyasi yasaklı olduğum için belediye başkanlığı aklımdan hiç geçmiyordu. Halktan, partiden ve arkadaşlarımdan yoğun talep geldi. 40 yıldır siyasetin içerisindeyiz. Halkımızı, partimizi ve de arkadaşlarımızı kıramazdım. Bu sorumluluğu almak zorunda olduğumu düşündüm. Bu şekilde aday oldum.

‘Öz yönetimle özgür kimliğe’ şiarı neyi amaçlıyor?

Kürdistan’da yerinde yönetimi esas alıyoruz. Bu sözle Kürt halkının kendi kararını almasını amaçlıyoruz. Katılımcı, çoğulcu anlayışı savunuyoruz. Kürtlerin kendilerini her anlamda, her alanda ifade etmeleri gerekiyor.

Eş başkanlık sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu karar, partinin aldığı bir karar. Kolektif bir çalışma bu. Kadını sosyal, siyasal, kültürel ekonomik alanlarda etkin kılma gibi bir projemiz var. Bizim eş başkanlık sitemimi olarak koymak istediğimiz modeli “cinsiyetçi” bir anlayışla değerlendirmemek lazım. Amacımız toplumdaki tüm bireylere hitap edecek kolektif bir çalışmayı gerçekleştirmek ve demokratik bir anlayışı inşa edecek bir siyasi anlayışı ortaya koymaktır.

Peki, siyaseten ve medya unsurunu da göz önünde bulundurursak bir kadının sizin önünüze geçmiş olabileceği fikri sizi endişelendiriyor mu?

Hayır, tam tersine. Keşke kadınlar halkın içinde etkin olsa, toplumu sürükleyebilse. Eğer çağdaş, demokratik bir gelecek düşünüyorsak kadının siyasetin içinde mutlaka yer alması gerekir. Eğer bir ülkede siyasetin içinde, sivil toplum kuruluşlarının içinde daha da genelleştirirsek, yaşamın içinde kadın yer almıyorsa o ülke asla ve asla demokratikleşemez. Bugün Orta Doğu’ya baktığımızda kadının siyaset ve toplum içinde yeri olmadığı için, Orta Doğu’da bir demokrasi kültürü yok. Yani kadının öne çıkması bizi mutlu eder. Kendini kabul ettirecek, fikirleriyle öne çıkacak bir kadın hareketinin olması lazım. Ama biz bakıyoruz ki bizim kadınlarımız gerçekten örgütlü, siyasetin içinde ve gerçekten değişim dönüşüm içerisinde. Bu durumda Kürt ulusal hareketinin ayaklarının yere daha sağlam basmasına sebep olmaktadır.

Februniye Hanım için söylüyorum; bir kadın bu şehri erkek zihniyetiyle mi yönetecek yoksa tamamen bu zihniyetten arınmış bir şekilde mi yönetecek?

Februniye Hanım tabi ki genç arkadaşımız, kimliğiyle kadınlara öncülük yapacak, belediyede çalışmaları yürütecek bir birikime sahip olduğuna inanıyorum. Tabi ki onun ortaya koyacağı performans çok önemli. Süryani halkına mensup oluşuyla toplumsal sorunları ve özgürlükleri çok iyi bildiğine inanıyorum. Çünkü ezilen bir halktan geliyor. İnkâr edilen bir halktan geliyor. Ben bunun bilincinde olduğuna inanıyorum. Bu konuda da başarılı olacağını düşünüyorum. Tabi ki burada siyaset bir deneyim işidir. Zaman içinde biz birbirimizi destekleyerek eksikliklerimizi gideririz diye düşünüyorum. Yani şu andaki duruşuyla gerçekten belediye eş başkanlığında başarılı olacağını düşünüyorum.

Seçilmeniz durumunda kısa, orta ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?

Mardin, Mezopotamya’nın merkezinde duran, birçok etnik kimliği bir arada tutan bir kent. Bizler tüm bu kimlikleri, kültürleri, inançları kucaklayacak bir anlayışla belediyecilik yapacağız. Hizmet alanında tabi ki burada oluşturacağımız sistem ve yönetim anlayışımızla, nerede, neye müdahale edeceğimizi, hangi hizmetleri yapacağımızı belirteceğiz. En önemlisi olan, burada gençliği ve kadınları yaşama katma, öne çıkarma konusunda projelerimizi oluşturacağız.

Gençlerin ve kadınların rahat bir ortam, rahat bir yaşama ulaşması için bu imkânları sağlayacağız. Maalesef gençlerimiz arasında uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklara bağlı olanlar var. Bununla mücadele edeceğiz. Bunun dışında, Mardin’de insanların nefes alacağı bir ortam yok. Çok katlı evler yerine yeşilliği olan, insanların rahat edeceği yerleşim yerlerine dair projelerimiz var. Mardin, Mezopotamya’nın merkezinde duruyor.

Belediye Başkanlığının Kazanılması Durumunda, Mardin ve Gelecek İle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Bir tarafta Rojava’ya sınır, bir tarafta Kürdistan’a sınır. Bu kadim kenti, geleceğin hem ticaret merkezi hem de bir kültür merkezi olarak değerlendirmek istiyoruz. Yarın Rojava’da, Suriye’de bu savaş bittiği zaman Türkiye yeniden yapılanacak. Kürdistan’la ilişkilerde yeni bir anlayış yeni bir yaklaşım olacak. Mardin bu bakımdan stratejik konumuyla önemli bir kent... Gelecekteki bu çalışmaları inşa etmeye yönelik planlar yapmak zorundayız. Belki bunların çoğu belediyeyle ilgili değil ama Mardin’le ilgili. Yani sanayisiyle, ticaretiyle, kültür alışverişiyle Mardin önemli bir noktada, önemli bir konumu var. Bu konumunu ortaya çıkarmaya yönelik projelerimiz var. Hem işadamlarımızla hem kültürel faaliyetleri yapacak insanlarla Mezopotamya’nın merkezi haline getireceğiz. Mardin’in konumu uluslararası bir konferans merkezine uygun… Çok kültürün burada buluşturmasını gerçekleştirecek bir kongre merkezi olacak. Turizm merkezine dönüştürme noktasında çalışmalar yapacağız. Buraya yılda 1 milyon civarında turist geliyor. Bunu ikiye üçe katlayabiliriz. Mardin’i bir çekim merkezine dönüştürebiliriz.

Ahmet Türk Kimdir?

2 Temmuz 1942 tarihinde Mardin'de doğan Türk, Kanco aşiretine mensup. Türk'ün siyasi hayatı, milletvekili ağabeyi Abdürrahim Türk'ün öldürülmesi ile başladı. İlk defa milletvekilliğine 15. TBMM Döneminde (1974) CHP'den Mardin Milletvekilli olarak seçilir ardından ise SHP'den Mardin Milletvekili seçildi. Bir ara TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı'nı yaptı. 1989 yılında Paris'teki Kürt Konferansı'na katıldığı gerekçesiyle SHP'den ihraç edildi. 1990 yılında HEP'nin kurucu üyesi oldu. DEP milletvekilliği ve genel başkanlığının ardından, HADEP ve DEHAP yönetiminde aktif roller üstlendi. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde Mardin Bağımsız Milletvekili olarak meclise girdi. DTP'nin kurulmasından sonra genel başkan seçildi. DTP Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılınca, milletvekilliği düşürüldü ve Demokratik Toplum Kongresi'nin başkanlığını yaptı. 2011 yılında gerçekleştirilen genel seçimlerde Mardin Bağımsız Milletvekilli seçildi.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/politika/merdini-mezopotamyanin-baskenti-yapacagiz)