Ramazan’da Okunacak Dualar ve Zikirler - Ramazan’da Okunacak Tesbihler Nelerdir?

Ramazan ayımız mübarek olsun. Ramazan ayı günahların affı için büyük bir fırsattır. Rahmet, bereket ve mağfiret vaktidir. Peki Ramazan'da nasıl dua etmeliyiz? Ramazan'da okunacak dualar ve zikirler nelerdir? Ramazan'ı ihya etmek için Ramazan'da okunacak tesbihler neler? İşte Ramazan'da ve sonrasında da okunması tavsiye edilen dualar, zikirler ve tesbihler...

DİNİ HABERLER
PAYLAŞ:

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

"Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır." (Buhârî, Savm 5)

Ramazan ayı tüm İslam alemi için oldukça kıymetli ve faziletli bir aydır. Bu ayda yapılan her dua, okunacak her zikir, tesbih, yapılacak her ibadet diğer aylarda yapılan aylardan kat ve kat daha hayırlı ve makbuldür. Sevabıda daha fazladır. Zikir Allah'ı anmaktır, hatırlamaktır, her an onunla beraber olmaktır.

Hadîs-i şerîfte buyrulur:

“Eğer kullar, Ramazan’ın fazîletlerini bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını temennî ederlerdi…” buyruluyor. (Heysemî, c. III, sf. 141)

Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu günahlardan kurtuluş olan Ramazan ayının her günü çok çok kıymetli ve önemlidir. Gün içinde yapacağımız dualar, okuyacağımız zikir ve tesihler, yapılacak ibadetler bu ayı dolu dolu geçirmemize vesile olacaktır. Peki Ramazan'da okunacak dualar, zikirler ve tesbihler nelerdir?

RAMAZAN’DA OKUNACAK DUALAR ZİKİRLER TESBİHLER

Dualar ve zikirler her gün yapılması tavsiye edilen ibadetlerdir. Ramazan'da yapılması daha faziletlidir. İşte Ramazan ayının rahmet ve bereketinden istifa etmemizi sağlayacak, hadislerdede okunması tavsiye edilen dualar ve zikirler...

Ramazan'da Okunması Tavsiye Edilen Peygamberimizin Okuduğu Dualar

Peygamberimiz'in (s.a.v) Okuduğu Dua:

“Allah’ım! Seni zikretmek, nimetlerine şükretmek ve sana en güzel biçimde ibadet etmek konusunda bana yardım et.” (İbn Huzeyme, Dua, No:751; Hâkim, No: 1838, I, 499)

Peygamberimiz'in (s.a.v) Okuduğu Dua:

“Allahım! Senden hidâyet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isterim.” (Müslim, Zikir 72)

Peygamberimiz'in (s.a.v) Okuduğu Dua:

“Allahım! Bana helâl rızık nasib ederek haramlardan koru! Lutfunla beni senden başkasına muhtaç etme!” (Tirmizî, Daavât 111)



Peygamberimiz'in (s.a.v) Okuduğu Dua:

“Allahım, beni bağışla, bana merhamet et, rızânı kazandıracak işler yaptır, bana âfiyet ve hayırlı rızık ver.” (Müslim, Zikir 35)

Peygamberimiz'in (s.a.v) Okuduğu Dua:

“Allahım! Senden beni doğru yola iletmeni ve o yolda başarılı kılmanı niyâz ederim.” (Müslim, Zikir 78)

Peygamberimiz'in (s.a.v) Okuduğu Dua:

“Allah’ım! Bana verdiğin rızık konusunda beni kanaat sahibi yap ve o rızkımı bereketli kıl. Zayi olan her nimetin daha hayırlısını bana ihsan eyle.” (Hâkim, De’avât, No:1878)

Peygamberimiz'in (s.a.v) Okuduğu Tövbe Duaları

İbn-i Ömer -ra şöyle rivayet eder: “Biz, Efendimiz’in (SAV)'in bir mecliste yüz defa: Rabbiğfirli ve tub aleyye inneke entettevvabüürrahim. «Allâh’ım! Beni bağışla ve tevbemi kabûl buyur! Çünkü Sen tevbeleri çok kabûl eden ve çok merhamet edensin.» dediğini sayardık.” (Ebû Dâvûd, Vitir, 26/1516; Tirmizî, Deavât, 38/3434)

Ebû Hüreyre (ra) da şöyle der: “Efendimiz’den daha çok 'Estağfirullahe ve etubü ileyhi "Allâh’a istiğfâr eder ve O’na tevbe ederim!» diyen başka birini görmedim." (Nesâî, Kübrâ, IX, 171; İbn-i Hibbân, Sahîh, III, 207/928)

Peygamber Efendimiz’in (SAV)'in tövbe duası:

(Allahümme inneke afüvvün kerimün tühıbbül afve feğfü anni-Ey Rabbim! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, ben günahkar kulunu da affet!) Buhari; Tecrid-i Sarih Tercümesi.

Peygamber Efendimiz’in (SAV)'in en çok tekrarladığı dua:

Peygamberimiz (SAV)'in zevcesi Hz. Aişe’ye (ra): “Resulullah vefatından önce en çok hangi duayı yapardı?” diye sordum. O da: “Daha çok şu duayı yapardı.” dedi: سُبْحاَ نَ اللّٰهِ وَ بِحَمْدِ ەِ اَسْتَغْفِرُ اللّهِ وَ اَتُوبُ اِلَیْهْ “” (Sübhanallahi ve bihamdihi, estağfirullahi ve etübü ileyh- Allahım seni hamdinle tesbih ederim, mağfiretini diler, günahlarıma tevbe ederim.) Buhari; Sahih-i Buhari / Tefsir, Nasr.

Ramazan'da Okunacak Zikirler ve Tesbihler

İşte Ramazan'da okunması tavsiye edilen ve Peygamberimizin'de okuduğu zikirler...

“Her kim günde yüz kere «Sübhânallâhi ve bihamdihi» “Allah’ı hamd ile tesbih ederim” derse o kimsenin hataları deniz köpüğü kadar da olsa dökülür, yâni mağfiret olunur.” (Buhârî, Deavât, 65)

“İki kelime vardır ki Rahman Teâlâ’ya sevgili, lisanda hafif, mîzanda da ağırdırlar. Bunlar: Sübhânallâhi ve bihamdihi sübhânallâhi'l azîm. Anlamı: Allah’ı hamd ile tesbîh ederim, büyük Allah’ı tesbîh ederim.» kelimeleridir.” (Buhârî, Deavât, 65)

Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. (Günahlardan korunmaya güç yetirmek ve taate kuvvet bulmak, ancak Allah’ın tevfik ve yardımıyladır.»)

Sübhânallâhi ve bihamdihi sübhânallâhi'l azîm. (Allah’ı hamd ile tesbîh ederim, büyük Allah’ı tesbîh ederim.)

Sübhanallahi velhamdülillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. (Allah eksik sıfatlardan beridir. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür.)

Sübhanallah. (Allah noksanlardan münezzehtir.)

Elhamdülillah. (Şükür Allah’adır, Allah’a şükürler olsun, hamd Allah’adır.)

Allahu ekber. (Allah en büyüktür. Allah her şeyden üstündür, uludur, azametlidir.)

Hasbünallahü ve ni'melvekîl. (Allah bana yeter. O ne güzel vekildir.)

Men eksera zikrâllâhi ehabbehûl'l teale. (Allah’ı çok zikreden kimseyi Allah Teâlâ sever)

“Zikrin en faziletlisi Lâ ilâhe illallah’tır. ” (Tirmizî, Daavât 9.İbni Mâce, Edeb 55)

“Muhakkak ki Allah Teâlâ’nın doksan dokuz ismi (Esmaül Hüsna) vardır. Kim bunları bellerse cennete girer.” (Buharî, Daavât, 68.)

“Ne ben, ne de benden evvelki nebîler 'Subhanallahi ve’l hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallahu vellahu ekber.' tesbîhinden daha efdal bir kelime ile tesbîh etmemişlerdir.” El-(Câmiu’s-Sağîr.)

Bir bedevî Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek:

– Bana söyleyeceğim bir zikir öğret, dedi. Resûl–i Ekrem ona şu zikri okumasını tavsiye etti: 

“Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh, Allâhü ekber kebîran ve’l–hamdü lillâhi kesîrâ ve sübhânallâhi Rabbi’l–âlemîn, velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l–Azîzi’l–Hakîm:" 

"Tek olan Allah’tan başka ilâh ve O’nun bir eşi ve benzeri de yoktur. Kudreti ve saltanatıyla Allah en büyüktür. Bitip tükenmeyen hamd O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ı ulûhiyyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih ederim. Günahtan kaçacak güç, ibadet edecek kuvvet ancak Azîz ve Hakîm olan Allah’ın yardımıyla kazanılabilir.”

Bedevî: 

– Bunlar Rabbim için söyleyeceğim dua ve zikirlerdir. Kendim için ne söylemeliyim, dedi. Resûl–i Ekrem: 

“Allâhümmağfir lî verhamnî vehdinî verzuknî: Allah'ım, beni bağışla, bana merhamet et, rızânı kazandıracak işler yaptır ve bana hayırlı rızık ver, de.” buyurdu. (Müslim, Zikir 33–36.)

"Estağfirullahe'l- azim ve etübü ileyh." (Azim olan Allah'ı tesbih ve O'na hamd ederim)

"Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin bi adedi ilmike". (Ey Allah'ım ! Efendimiz Hz. Muhammed'e (S.A.V.) ve Efendimiz Hz.Muhammedin (S.A.V.) aline nihayetsiz olan ilminin adedince salatu selam ve bereketler ihsan eyle.)

RAMAZANDA OKUNACAK DİĞER ZİKİRLER

  • Estağfirullah El Azim
  • İhlas Suresi
  • La İlahe İllallah
  • Salavat-ı Şerif
  • Habinallahü Vegniğmel Vekil
  • Bsmillah - Bismillahirrahmanirrahim
  • Ya Baki Entel Baki
  • Ya Latif
  • "Lâ ilâe illallah",
  • "Sübhânallahi ve bi–hamdihî sübhânallahi’l–azîm"
  • "Allahümme salli alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âli seyyidinâ muhammed",
  • "Estağfirullah",
  • "33 Sübhànallah",
  • "33 Elhamdülillâh",
  • "33 Allahu ekber",
  • "Subhanallahi ve bihamdihi adede halkıhi ve rıza nefsihi ve zinete arşihi ve midade kelimatihi."
  • "Allahumme ecirna minennar."
  • İnnalillahi ve inna ileyhi raciun.
  • Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
  • "Sübhânallâhi velhamdülillâhi velâ ilâhe illallahü vallâhü ekber"
  • "Lâ ilâhe illallâhu'l Melikül Hakkul Mübin"
  • "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm",
  • "Bismillahi Subhanallahi ve Bihamdihi"
  • "Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâşerîke leh, lehu'l mülkü ve lehu'l hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr"
  • Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh, Allâhü ekber kebîran ve’l–hamdü lillâhi kesîrâ ve sübhânallâhi Rabbi’l–âlemîn, velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l–Azîzi’l–Hakîm
  • Estağfirullahe'l- azim ve etübü ileyh
  • Allâhümmağfir lî verhamnî vehdinî verzuknî
  • "Allah" zikirlerini çekmek büyük sevaptır. Yapılması normal gündede tavsiye edilen zikirlerdir.

Sadece Ramazan'da okunacak, bilhassa Ramazan ayına özel zikirler ve tesbihler hadis ve diğer kaynaklarda geçmemektedir. Bazı sitelerde Ramazan ayından okunacak dualar, Ramazan'da okunacak zikirler olarak verilen kaynaklar kesin değildir. Fakat bu zikirler her zaman okunabilir ve okunması faziletlidir.

ZİKRİN ÖNEMİ VE FAZİLETİ

RAMAZAN AYININ ÖNEMİ VE FAZİLETİ

Ramazan ayı, dinimizce yüce ve kutsal kabul edilmiş mübarek bir aydır. Kutsiyeti ve fazileti Kur’an ve sünnetle sabit olan Ramazan ayı zamanda on bir ayın sultanı olarak kabul edilmektedir.

Feyiz ve bereketlerle, af ve mağfiretlerle dolu olan sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın toplum hayatında yoğunluk kazandığı, ibadet hayatımızın zenginleştiği Ramazan ayı, peygamber efendimizin ifadesi ile “evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş” olan bir aydır.

Ramazan ayı, kalplerin dirildiği, gönüllerin aydınlanıp coştuğu, nefislerin kırıldığı, insani vasıfların tekrar hatırlandığı manevi yaşamı dolu olan bir aydır.

Bu anlamda Ramazan ayı Allah’ın biz müminlere sunduğu büyük bir ihsanı ve nimetidir.

Çünkü dini hayatımızda önemli bir yeri olan Ramazan ayını, diğer aylardan ayıran ve daha faziletli ve üstün kılan bir takım özellikler ve manevi güzellikler vardır.

Pek çok manevi sonuçlara sebep olan bu özellikler ve güzellikleri şöyle sıralayabiliriz:

1-İnsanlığı, içine düştüğü vahşet karanlıklarından çıkarıp aydınlığa kavuşturan Kerim kitabımız Kur’an bu ayda indirilmiştir. Şüphesiz Ramazanın diğer aylara ve zaman dilimlerine oranla dini ve sosyal hayatımızda büyük bir önemi ve yeri vardır.

Bu aya kıymet kazandıran en önemli hadise, Hz. Peygamberin en büyük mucizesi, dünya ve ahiret saadetine götüren, en güvenilir kılavuz olan Kur’an’ın bu ayda indirilmeye başlanmış olmasıdır.

İnsanlığın ufuklarını karartmış olan bilgisizlik, delalet ve vahşet bulutları, bu ayda sevgili peygamberimizin şahsında bütün insanlığa gönderilen Kur’an-ı Kerim’in evrensel mesajlarıyla dağılmış, cehaletin yerini bilgi, haksızlığın yerini adalet ve düşmanlığın yerini de sevgi ve barış almıştır. Yüce Mevla’mız Kur’an-ı Kerim’in bu ayda indirildiği şöyle beyanbuyurur:

 “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır.” (Bakara suresi 2/185)

Ramazan ayı, Kur’an-ı Kerim ayıdır. Kalplere nur, gönüllere şifa, müminlere rahmet ve bütün insanlığa hidayet olan Kur’an-ı Kerim bu ay içerisinde bulunan Kadir Gecesinde indirilmiştir.

Beşeriyetin ufkunda batmayan bir güneş gibi doğan bu yüce kitap, dünya durdukça da insanlığı aydınlatmaya devam edecektir.

2-Allah’ın âlemlere rahmet olarak gönderdiği, yaratılmışların en şereflisi, Allah’ın en sevgili kulu, insanlığın yüksek ve en mükemmel ahlak örneği, peygamberlerin sonuncusu olan Hz. Muhammed (SAV)’ e peygamberlik görevi bu mübarek ayda verilmiştir.

O’na bu kutsal görevin verildiği Ramazan ayı, hiç şüphesiz insanlık için bir dönüm noktası olmuştur. İnsanlar bu peygamber sayesinde karanlıktan aydınlığa kavuşmuştur.

3-Bin aydan hayırlı olan “Kadir gecesi” bu ayın içinde yer almaktadır. İdrak edilmesi halinde bin yıl nafile ibadetten hayırlı olan kadir gecesi yine bu mübarek ayda yer almaktadır:

 “Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” (Kadir suresi 97/2)

4-İslam’ın beş erkânından biri olan ve müminleri kötülüklerden arındırıp manevi anlamda temizleyen oruç, bu ayda tutulmaktadır.

5-Ramazan ayında cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur. Nitekim sevgili peygamberimiz bunu şöyle bildirmektedir: “Ramazan ayı girince cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincirlere vurulur.”

 Söz konusu bu hadis-i şerifte şu vurgulanmak istenmiştir. Ramazan ayında mümin kendisini cennete götürecek ibadetler ve iyi işler yaptığı için cennet kapıları ona açılmış, kendisini cehenneme sürükleyecek kötülüklerden uzaklaştığı için de cehennem kapıları onun için kapanmış olacaktır.

Yine bu ayda mümin, nefsinin kötü arzularına ve şeytanın isteklerine uymayacağı için, şeytan zincire vurulmuş gibi olacağından artık oruçluyu aldatamayacak ve ona olumsuz bir etki yapamayacaktır.

Hz. Peygamber ramazan ayı girerken ashabına hitap ederek ramazan ayının kutsiyet ve faziletini şöyle belirtmiştir:

Ey insanlar! Yüce ve mübarek bir ayın gölgesi üzerinize bastı, o ayda bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır.

Allah o ayda oruç tutmayı farz kıldı. Geceleyin ibadet yapmayı nafile kıldı.

O ayda bir farz işleyen diğer aylarda yetmiş farz işlemiş gibi sevap alır. O, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı ise cennettir. O, yardımlaşma ayıdır. O ayda müminin rızkı bollaştırılır. O ayda kim bir oruçluyu iftar ettirirse bu, günahlarının bağışlanmasına ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. Aynı zamanda oruçlunun sevabı kadar sevap verilir. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez. O öyle bir aydır ki evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden ateşinden kurtuluştur

Evet, ramazan ayı manevi hayatımızda seçkin yeri ve değeri olan bir zaman dilimidir.

Ramazan ayı, rahmeti ve bereketi bol bir aydır. Bu ayın gelmesi ile iyilikler çoğalır, kötülükler azalır, yoksullara ve düşenlere yardım elleri uzanır, Hem de yapılan hayır ve hasenatın diğer aylara nazaran kat kat sevapları ve mükâfatı söz konusudur.

Ramazan ayı, hac ibadeti hariç İslam’ın beş erkânından dördünü eda ettiğimiz ve ibadetlerle süslediğimiz müstesna bir zaman dilimidir.

Ramazan ayı, her yönüyle birlik beraberlik ve kardeşlik duygularının nazariyeden fiiliyata döküldüğü ve daha da güçlenerek pekiştiği bir aydır. Bu ayda farz namazlara ilaveten kılınan teravih namazlarında, dünyevi makam, mevki ve maddi farklılıklar cami dışında bırakılarak zengin- fakir, amir-memur, işçi- işveren, hoca- talebe, ihtiyar-genç. Bütün insanlar aynı safta omuz omuza durmaktadırlar. İşte bu yakınlık, farklı toplum katmanlarını birbirine yaklaştırır. Onlar arasında bulunan kin, husumet ve dargınlıkları izale eder. Aralarında sevgi ve saygı bağlarını güçlendirir.

Resul-i Ekrem Efendimiz ( sav )’in şu veciz sözü, bu mübarek ayın ulviyetini ve kutsiyetini en güzel bir şekilde ifade itmektedir. “Ümmetim Ramazan’ın faziletini tam olarak bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederlerdi.”

Şehr-i Ramazanın hanelerimize bolluk ve bereket, aile efradımıza sıhhat ve afiyet, beldelerimize huzur ve sükunet  ülkemize barış ve emniyet getirmesi niyazı ile Ramazan-ı Şerifiniz Mübarek olsun.

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle