Rıza-i İlahiye adanan bir ömür: Muhammed Mursi

18 Haziran 2019 Salı Saat 15:27

Firavunlara karşı Musa’nın yolunda Şehadeti arzulayarak yürüyen Şehit Muhammed Mursi için bütün İslam Coğrafyasında olduğu gibi Mardin’de degıyabi cenaze namazı için alanlardaydık.

Mısır'ın ilk seçilmiş meşru cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi Firavunların & Zalimlerin zulmüne boyun eğmeden ruhunu Rahman’a teslim etti.  Tavizsiz duruşu, hayatı ve mücadelesi ile tarihe örnek bir şahsiyet olarak geçen Mursi, her daim gelecek nesillere rehber olarak önderlik edecektir. 

“Mısır'ın özgür halkına benden selam söyleyin. Onlara deyin ki; kardeşiniz Mursi sonuna kadar direnecek. Dinimi dünyalığa satmayacağım””demişti Şehit Mursi. Asrın firavunlarına direnişteyken  cuntacıların mahkeme salonunda ömrünü şehadetle tamamlayarak Rahman'a yürüyen Mursi'nin şehadetini tebrik ediyorum. Onurlu ve dik duruşuyla İslam ümmetinin gururu olan Şehit Mursi'nin Şehadeti kutlu olsun... 

2013 yılından bu yana Mısır zindanlarında zulüm gören Mısırın ilk seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi,  dün Sisi'nin kukla mahkeme salonlarında şehit düştü.

İdama karşı olan ve her seferinde demokrasiden dem vuran Batı ve bazı Arap ülkeleri, 2013 yılından beri darbeyle başa gelen Sisi’yi destekleyip Muhammed Mursi'ye yapılan zulme karşı kör, sağır ve dilsiz gibi davrandı.

Hayatını Mısır'a Avrupa’nın İslam ülkelerine put olarak kullandırdığı demokrasiyi getirmek için mücadele ederek geçiren Muhammed Mursi, şehit olduğunda 68 yaşındaydı. Kendisi Mısır cuntasının kendisine ve dava arkadaşlarına reva gördüğü haksızlık, zulüm ve işkencelerin yanında, İslam ümmeti tarafından da yalnız bırakıldı.

Kendisi yıllardan beri zalim Sisi cuntasının zindanlarında en ağır işkence ve kötü muamelelere karşı onurlu ve izzetli bir mücadele ortaya koydu.

20 Ağustos 1951 tarihinde Mısır'ın başkenti Kahire'nin kuzeyindeki El Advah köyünde dünyaya gelen Mursi, Kahire Üniversitesi’nde mühendislik öğrenimi gördü ve aynı üniversiteden master derecesi aldı. Doktora çalışmalarını ise ABD'nin Southern California Üniversitesi’nde (USC) tamamlayan Mursi, 1982-85 yıllarıında ABD'nin Northridge California State Üniversitesi'nde (CSUN) doçent sıfatıyla öğretim üyeliği yaptı.

1985'te ülkesine geri dönen Mursi,  evli ve 5 çocuk babasıydı. Zagazig Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığı makamına getirilen Mursi, burada profesörlük ünvanını kazandı ve 2010'a kadar görevini sürdürdü.

Müslüman Kardeşler, Mursi’yi ilk kez 2000 yılındaki parlamento seçimlerinde aday gösterdi. İhvan'ın bağımsız adaylar göstermek suretiyle girebildiği bu yarışta milletvekili seçilen Mursi, 2005’te yapılan bir sonraki parlamento seçimlerinde ise koltuğunu korumayı başaramadı.

 

Hapis yıldırmadı

İhvan kökenli isimler bu dönemde parlamentodaki koltukların beşte birine sahipti. Fakat reformist yargıçları desteklediği gerekçesiyle tutuklanan Mursi, yedi ay boyunca hapis yattı. 2010 seçimlerinde Mursi, Mısır'ın en güçlü İslamcı hareketi olan Müslüman Kardeşler'in sözcüsü ve yönetim kurulu üyesi oldu.

Mursi, 28 Ocak 2011 sabahı, Müslüman Kardeşler’in Mübarek karşıtı gösterilere katılacağını açıklamasının ardından tekrar hapse girdi. Mursi ile birlikte diğer Müslüman Kardeşler liderleri de tutuklandı. Birkaç gün hapiste kalan Mursi ve arkadaşları, ülke genelinde kitlesel firarların gerçekleşmesi sırasında hapisten çıktılar.

Müslüman Kardeşler'in AK Parti’yi örnek alarak kurduğu kurduğu Hürriyet ve Adalet Partisi, Kasım 2011'de başlayıp Ocak 2012'de sona eren üç turlu parlamento seçimlerinden birinci parti olarak çıktı. Bu zaferin ardından İhvan, cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmayacağını açıkladı. Ancak hareket, parlamentodaki bloklarının parti programını uygulama yetkisine sahip olmadığını öğrenince fikir değiştirdi.

23-24 Mayıs 2012'de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda Muhammed Mursi 5 milyon 764 bin 952 oy alarak en fazla oyu alan aday seçilmişti. Devrik lider Mübarek'in son başbakanı olarak görev yapmış rakibi Ahmed Şefik'in ise 5 milyon 505 bin 327 kişinin oyunu kazandığını açıkladı. Bu sonuçlara göre Mursi ve Şefik, Mısır'ın Mübarek sonrası döneminin ilk cumhurbaşkanı olmak üzere ikinci turda yarışma hakkı elde ettiler.

Mursi'nin programı; yasama yürütme ve yargının birbirinden ayrılması ve bu erklerin tam bağımsızlığının sağlanması, devlet kurumlarının yetkilerinin düzenlenmesi, yolsuzluk ve işsizlikle mücadele, beş yıl içinde Gayrı Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYİH) yıllık yüzde 6,5 ila yüzde 7 arasında artırılması, banka reformu, Kıpti Hristiyanlar için eşit vatandaşlık haklarının sağlanması, sivil toplumun desteklenmesi, kadınların siyasete, sosyal hayata ve kalkınmaya katkılarının artırılması, medyanın geliştirilmesi gibi maddeleri içeriyordu.

 

Mısır'ın ilk sivil cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 16-17 Haziran 2012'de yapılan ikinci turunun öncesinde ve sonrasında yaşanan gelişmeler, ülkenin geleceğine yönelik belirsiz ve karamsar bir havanın doğmasına yol açtı. 14 Haziran 2012'de Anayasa Mahkemesi, Ocak 2012'de yapılan genel seçimlerde anayasanın ihlâl edildiğine hükmetmek suretiyle parlamentonun alt kanadı olan Halk Meclisi'nin üçte birlik kısmının üyeliklerini feshetti. Mahkeme ayrıca Ahmed Şefik'in cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yarışmasının meşru olduğuna hükmetti.

Mübarek'in devrilmesinin ardından ülkede fiilen yönetime gelen Mareşal Hüseyin Tantavi liderliğindeki Yüksek Askeri Konsey (YAK), 17 Haziran 2012 akşamı 'anayasal düzenleme' başlığı altında bir kararname yayımladı. Hükümet ve cumhurbaşkanının yetkilerini kısıtlayarak YAK'ın sivil yönetim üzerindeki kontrolünü tahkim eden bu kararname ve seçim sonuçlarının açıklanmasının gecikmesine tepki gösteren halk, bir kez daha sokaklara dökülerek protesto gösterileri düzenledi.

 

Yüzde 51,73 oy aldı

Seçim Komisyonu'nun 24 Haziran 2012'de resmi sonuçları ilan ederek Mursi'nin cumhurbaşkanlığı yarışını kazandığını açıklaması, ülkedeki ağır havanın belli ölçüde dağılmasını sağladı. Resmi sonuçlara göre Mursi, oyların yüzde 51,73'ünü alarak Mısır'ın demokratik yollarla iktidara gelen ilk sivil cumhurbaşkanı olurken, Şefik'in oy oranı yüzde 48,27 oranında kaldı. Mursi için 13 milyon 230 bin 131, Şefik lehine ise 12 milyon 347 bin 380 seçmen oy kullandı.

Sonuçların açıklanmasının ardından Tahrir Meydanı'nı dolduran Müslüman Kardeşler taraftarları, Mursi'nin zaferini coşkuyla kutladılar. Zafer konuşmasında Mısır'ın demokratikleşmesi için mücadele edeceğini vurgulayan Mursi, tüm ülkeye 'ulusal birlik' çağrısında bulundu.

30 Haziran 2013'te makamına oturan Mursi, iktidarda kaldığı süre boyunca çeşitli meydan okumalarla yüz yüze kaldı ve çok tartışmalı kararlara imza atıı. Bazı İslamcı gruplar ile laik devlet taraftarı liberal-sol kesimler arasındaki gerginlik, zaman zaman sokağa taştı ve çatışmaya dönüştü.

Mısır Cumhurbaşkanı, devrim sonrası geçiş döneminde ülkeyi yöneten YAK'ın başkanlığını yapan Tantavi'nin Ağustos 2012'de emekli olmasına karar verdi.

 

Referandum süreci

Ülkede, yeni anayasa taslağını yazmakla görevli Kurucu Meclis'in çalışmalarını 1 Aralık 2012'de tamamlamasının ardından Mursi, taslağın referanduma götürüleceğini duyurdu. Sürecin 15 ve 22 Aralık 2012 tarihlerinde iki aşamalı olarak gerçekleştirilmesine karar verildi.

Taslak anayasaya karşı çıkan lâiklik taraftarı liberal-sol kesimler ve Hristiyan gruplar ile Mursi'nin ve yeni metnin destekçisi İslamcı kitleler, referandum öncesi ve süreç boyunca yoğun olarak karşılıklı gösteriler düzenledi.

Mursi, ülkedeki mevcut hassas güvenlik durumunu gerekçe göstererek, referandum tamamlanana kadar orduya sivilleri tutuklama yetkisi verdi.

Müslüman Kardeşler'den yapılan açıklamaya göre, anayasa taslağı, referandumun ilk ayağında yaklaşık yüzde 57, ikinci ayağında ise yaklaşık yüzde 64 oranında 'Evet' oyu aldı.

İhvan, taslağın son derece ilerici olduğunu ve ülkenin demokratikleşebilmesi için metnin zaman kaybedilmeden yürürlüğe girmesi gerektiğini belirtiyorlardı. Liberal-sol muhalefet ise metnin, devrim öncesine göre büyük kazanımlar sağladığını kabul etse de aynı zamanda İslamcıların amaçlarına hizmet eden bölümler barındırdığını iddia ediyorlardı.

 

Mursi'ye karşı darbe

Mursi ve İhvan karşıtlarının hoşnutsuzluğu 2013 başında iyice yoğunlaştı. Nisan 2013'te oluşturulan Temerrüd (İsyan) hareketi, Mübarek'i deviren gösterilere ev sahipliği yapan Tahrir Meydanı'nı yeniden hareketlendirme stratejisini hayata geçirdiler.

30 Haziran 2013 tarihinde gerçekleşen kitlesel protestolar sonrası Mısır ordusu gelişmelere müdahale etme kararı aldı. 1 Temmuz 2013 günü ordu tarafından yapılan açıklamada, ülkedeki siyasi krizi çözmesi için Mursi'ye 48 saatlik süre verildi. Mursi'nin göstericilerin talep ettiği şekilde istifa etmeye yanaşmaması üzerine Genelkurmay Başkanı Abdulfettah Sisi, 3 Temmuz 2013 akşamı muhalefet temsilcileriyle beraber kameralar karşısına geçti ve Cumhurbaşkanı'nın artık görevde olmadığını ilan etti. Sisi, 2012 yazında bizzat Mursi tarafından atanmıştı.

 

Geçiş dönemi için Mursi'nin yerine Anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur getirildi. Mursi ve haklarında tutuklama kararı çıkartılan birçok üst düzey İhvan üyesi bilinmeyen bir yere götürüldü.

 

Tahrir Meydanı'nın dolduran Mursi karşıtlarının Mısır'ın demokratik seçimlerle iş başına gelen ilk yöneticisinin askeri darbeyle devrilmesini coşkuyla kutlamaları, 3 Temmuz'un en dramatik görüntüsü olarak tarihe geçti.

Darbenin ardından alıkonulan Mursi, hakkında açılan davaların 4'ünde toplam 48 yıl hapse mahkum edilmişti. Mursi hakkındaki 2 davada ise yargı süreci devam ediyordu.

Mısır'ın demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi mahkeme sırasında "casuslukla" suçlandığı davada hakimden söz istedi ancak baygınlık geçirerek hayatını kaybetti.

Mısır Başsavcısı Nebil Sadık, yaptığı yazılı açıklamada, Mursi'nin mahkemede 2013/56458 nolu davanın duruşması esnasında vefat ettiğine ilişkin bilgi aldıklarını aktardı.

Mahkeme sırasında diğer sanıkların savunmalarının bitiminde Mursi'nin konuşmak için izin istediği ve kendisine izin verildiğini aktaran Sadık, Mursi'nin 5 dakikalık konuşmasının ardından duruşmanın sona erdiğini ifade etti.

Açıklamada, diğer sanıklarla mahkeme salonundaki sanık kafesinde bulunduğu sırada bayılarak yere düşen Mursi'nin derhal hastaneye kaldırıldığı ve vefat ettiğinin anlaşıldığı kaydedildi.

Başsavcı Sadık, hazırlanan ilk tıbbi raporda, "Muhammed Mursi'nin soluk alıp vermediği anlaşıldı. Tansiyon ve nabız alınamadı. Göz bebekleri geniş, ışığa ve dış etkilere duyarsızdı. Hastaneye yerel saatle 16.50'de ölü olarak geldi. Ölenin vücudunda yakın zamanda meydana gelen herhangi bir yaralanma olmadığı görüldü" ifadelerinin yer aldığını belirtti.

Sadık, savcılık üyelerinden bir ekibe, Mursi'nin naaşının incelenmesi ve salondaki kameraların saklı tutulması yönünde talimat verdi.

Başsavcılık ayrıca Mursi'nin tedavisine ilişkin tıbbi dosyanın saklı tutulması ve defin işlemlerine hazırlık adına ölüm sebebine ilişkin otopsi raporunun hazırlanması için özel bir heyet oluşturulmasına karar verdi.

 

Mursi'nin oğlundan ilk açıklama

Mısır'ın darbeyle görevinden uzaklaştırılmış eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin ölüm haberinin ardından ilk açıklama oğlundan geldi.

Mursi'nin en büyük oğlu Ahmed, sosyal medya hesabı Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, mahkeme salonunda geçirdiği baygınlığın ardından yaşamını yitiren babasını kaybetmiş olmanın acısını, "Babam! Allah'ın huzurunda buluşacağız" şeklinde ifade etti. 

 

Mursi'nin avukatından açıklama

Mursi'nin avukatı Abdulmunim Abdulmaksut, duruşma salonundaki sanık kafesinde bulunan Mursi'nin son konuşmasında yargılanma sürecini eleştirdiğini belirtti.

Ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı'nın, "Şu ana kadar mahkemede neler olup bittiğini anlamıyorum. Avukat görmüyorum. Medya görmüyorum. Ortada bir mahkeme de görmüyorum. Mahkemenin görevlendirdiği avukat da beni savunacak bir bilgiye sahip olmayacak" dediğini kaydeden Abdulmaksut, Mursi'nin bir şiire atıfta bulunarak "kendisine zulmetse de ülkesine bağlı olduğunu" söylediğini aktardı.

 

Abdulmaksut, Mursi'nin ayrıca şu ifadeleri kullandığını kaydetti:

"Mahkemeden gizli bir duruşma istemiştim. Mahkeme reddetti. Bitti, bu mahkemenin kararı. Ancak ülkemin güvenliği, selameti ve egemenliği için benimle mezara gidecek sırlarım var."

 

Darbe öncesi yaptığı son konuşma

Temmuz 2013'te askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılan Mursi, bilinmeyen bir yere götürülmeden önce Mısır halkına seslenerek, akıllara kazınan tarihi konuşmasını yapmıştı.

25 Ocak 2011 devriminde elde edilen hakları ve meşruiyeti korumanın bedelini hayatı pahasına ödemeye hazır olduğunu vurgulayan Mursi, "Hakkı ve hukuku korumanın bedelini gerekirse hayatımla öderim" demişti.

 

Mursi, konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı:

"Sizleri, çocuklarımızı, bizden sonra gelecek evlatlarımızı korumak istiyorum. Kızlarımızı, geleceğimizin annelerini korumak istiyorum. Onlar çocuklarına sizin babalarınız ve ecdadınız erkektiler, haksızlık ve bozuk görüşler karşısında asla boyun eğmediler, vatanlarından, haklarından ve dinlerinden en ufak taviz vermediler, diyecekler."

Mısır halkının haklarını muhafaza için canını ortaya koyduğunu vurgulayan Mursi, şöyle devam etmişti:

"Bu haklarımızın bedeli için benim kanım akacaksa, ben hazırım. Vatan uğruna canımı kolayca veririm. Allah her şeye kadirdir. Kimse sizi aldatmasın. Sakın tuzaklara düşmeyin."

Muhammed Mursi ayetlerle dua ederek konuşmasını tamamlamış, "Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi eğritme, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lütfu en bol olan yalnız sensin. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler" demişti.

Mursi, o konuşmanın ardından bilinmeyen bir yere götürülmüş, aylarca kendisinden haber alınamamıştı.


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Kadim İnsanların Ülkesi İran (3) 14 Eylül 2019 Cumartesi Saat 12:24
2. Kadim İnsanların Ülkesi İran (2) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:52
3. Kadim İnsanların Ülkesi İran (1) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:30
4. Mardin'in Basınına Dair 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:29
5. Bugün günlerden...! 09 Ağustos 2019 Cuma Saat 19:01
6. Ottawa Antlaşması üzerine 16 Temmuz 2019 Salı Saat 20:23
7. Soykırımı Unutma, Unutturma... 11 Temmuz 2019 Perşembe Saat 16:54
8. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (2) 03 Temmuz 2019 Çarşamba Saat 19:54
9. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (1) 01 Temmuz 2019 Pazartesi Saat 20:05
10. Çocuksu vicdandır bizi kurtaracak olan... 08 Haziran 2019 Cumartesi Saat 14:03

YORUMLANANLAR :::

Cuma İçten istifa etti olay açıklama!

Ahmet Davutoğlu'nun istifası sonrasında Ak Parti'd [...]

1 gün önce...

1500 yıllık mozaik, kaçak kazıda ortaya çıktı

Derik'e bağlı Göktaş Mahallesi kırsalında yapılan [...]

1 gün önce...

Başkan Şahin, Çalışmalarımız merkez kırsal ayrımı olmadan sürüyor!

Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin, Mardin Büyükş [...]

1 gün önce...

Mardin'de gösteri ve etkinlikler bir ay boyunca izne bağlandı

Mardin Valiliği, il geneli bir ay boyunca yapılaca [...]

1 gün önce...

Her 10 kişiden 7’si borçlu

TÜİK 2018 yılı gelir ve yaşam koşulları araştırmas [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN