# Dr. Öğr. Üyesi Meşe: Diş ağrısının nedeni diş kaynaklı olmayabilir

> Diş ağrısının nedeninin her zaman diş kaynaklı olmayabileceğini belirten Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, komşu dişler, kist veya tümörlerin de ağrıya yol açabileceğini söyledi.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/saglik/dr-ogr-uyesi-mese-dis-agrisinin-nedeni-dis-kaynakli-olmayabilir
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2026-10-22T12:42:05+03:00
- Güncelleme: 2026-10-22T12:42:05+03:00
- Yazar: ESRA ÜRÜNDÜ
- Kategori: SAĞLIK
- Ajans / kaynak: İLKHA
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2026/10/22/dr-ogr-uyesi-mese-dis-agrisinin-nedeni-dis-kaynakli-olmayabilir-707147.webp

Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, diş hekimliğinde röntgen ve üç boyutlu tomografi kullanımının hangi durumlarda gerekli olduğu, farklı görüntüleme yöntemlerinin tanıdaki rolü ve yapay zekâ destekli analiz sistemlerinin sağladığı katkılar hakkında açıklamalarda bulundu.


Diş ağrısının nedeni başka bir bölgede olabilir!


Bir dişin ağrımasının nedeninin her zaman diş kaynaklı olmayabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, “Komşu dişler, çevredeki anatomik yapılar, kist veya tümör de ağrıya neden olabilir. Bu sebeple tüm çene görüntülenerek hem dişler hem çeney tek görüntüde incelenebilir.” dedi.


Ayrıca ağrıyan dişin sebebinin yanı sıra farklı bölgelerdeki farklı patolojilerin tespitinin de yapılabildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Meşe, panoramik röntgenin bu sebeplerle tercih edildiğini aktardı.


Üç boyutlu tomografi, dişlerin ve çevre dokuların ilişkisini daha net gösteriyor! 


İki boyutlu diş röntgeniyle üç boyutlu tomografi arasındaki farka değinen Dr. Öğr. Üyesi Meşe, şunları söyledi:


“Normal iki boyutlu görüntülerde dişler ve çeneler tek bir görüntü üzerinde görülebilir. Bu nedenle boyutlarda değişkenlik olabiliyor. Ayrıca bu tek görüntü üzerinden anatomik yapılarla dişlerin ilişkisi her zaman sağlıklı bir şekilde değerlendirilemeyebiliyor. Ancak tomografide üç boyutlu görüntü elde edildiği için dişlerin gerçek boyutu, kemiklerin gerçek boyutu, çevre anatomik yapılarla olan ilişkiler sağlıklı bir şekilde değerlendirilip ölçüm yapılabiliyor. Üç boyutlu tomografi sadece gerekli olan durumlarda tercih edilir.”


Arayüz çürüklerinin yeri ve derinliği Bitewing röntgeniyle belirleniyor!


Bazı muayene yöntemleri ile arayüz çürüklerinin röntgensiz tespit edilebildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Meşe, “Ancak bu klinik yöntemler her zaman başvurulabilecek yöntemler değil.” dedi.


Arayüz çürüklerinin net tespiti için Bitewing adı verilen bir röntgen tekniği kullanıldığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Meşe, “Bu röntgenle beraber arayüz çürüklerinin hem konumu hem derinliği net bir şekilde anlaşılabiliyor.” diye konuştu.


20’lik diş çekiminde üç boyutlu tomografi her zaman gerekli değil! 


20'lik diş çekimi öncesi üç boyutlu tomografi çekilmesinin şart olmadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Meşe, “20'lik dişin bulunduğu konumu ve ağız içindeki mevcut durumu, mutlaka göz önünde bulundurulmalı.” dedi.


Gömülü olmayan 20'lik dişlerde genelde tomografiye ihtiyaç duyulmadığını yineleyen Dr. Öğr. Üyesi Meşe, “Ancak gömülü 20 yaş dişleri çevredeki anatomik yapılarla ilişkide olabiliyor ve o dişin çekimi çevredeki anatomik yapıları risk altında bırakabiliyor. Bu nedenle eğer böyle bir risk mevcutsa üç boyutlu tomografi alınarak çevre anatomik yapılarla ilişkisinin değerlendirilip çekimin ona göre planlanması gerekiyor.” açıklamasını yaptı.


Bulantı refleksi olan hastalar için farklı görüntüleme yöntemleri kullanılabiliyor!


Bulantı refleksi olan hastalarda ağız içi röntgene mümkün olduğunca az başvurulduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, “Daha küçük film veya sensör kullanılması, filmin hızlı şekilde çekilmesi, burundan nefes alınması ve hastanın uygun pozisyonlandırılması bu konuda yardımcı olabilir.” dedi.


Ancak bulantı refleksi geçmeyen hastalarda tek yöntemin ağız içi röntgen olmadığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Meşe, farklı görüntüleme yöntemlerine başvurularak istenen sonuca bu görüntüler üzerinden ulaşılabileceğini söyledi.


Yapay zekâ, diş röntgenlerinde çürük ve kemik kaybı tespitine yardımcı oluyor! 


Diş hekimliğinde yapay zekâ destekli analiz sistemlerinin kullanımından da bahseden Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, sözlerini şöyle tamamladı:


“Yapay zekâ destekli sistemler gün geçtikçe her alanda gelişiyor. Bu alanlardan biri de diş hekimliği. Özellikle radyoloji alanında röntgen üzerinde analiz yapma giderek hızla yaygınlaşıyor. Bu alanda kullanılan programlar röntgen üzerinde çürük tespiti, kemik kaybı ve çeşitli patolojilerin tespitini bulmada yardımcı olabiliyor. Ancak gelişmekte olan bu sistemlerin mutlaka hekim kontrolünde ilerlemesi gerekiyor.”

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/saglik/dr-ogr-uyesi-mese-dis-agrisinin-nedeni-dis-kaynakli-olmayabilir)