# Kışın ne yemeliyiz?

> Değişen havalarla birlikte soframıza misafir ettiğimiz sebze ve meyveler de değişim göstermeye başladı. Bu nedenle hangi meyve ve sebzeler daha yararlı, nasıl tüketilmeli?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/saglik/kisin-ne-yemeliyiz
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2012-01-23T17:02:17+02:00
- Güncelleme: 2012-01-23T17:02:17+02:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: SAĞLIK
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2012/01/kisin-ne-yemeliyiz-3820.jpg

Dört
 mevsimin bir arada yaşandığı ülkemizde kış sebze ve meyvelerini, bu 
besinlerin yararlarını Diyet
 Uzmanı Elif Karacanoğlu'na sorduk. 
Yaz boyunca kış sebze ve 
meyvelerinin güneş ışığını çekerek köklerine kadar ulaştırdığını dile 
getiren Karacanoğlu, "Bu dönemin vazgeçilmez sebze ve meyveleri kereviz,
 brokoli, Brüksel lahanası, ıspanak, şalgam, soğan, turp, havuç, lahana,
 bal kabağı; meyveleri ise, elma, ayva, nar ve armuttur. Bu besinler 
güneş ışığını daha fazla depoladığı için; enerji, canlılık, dayanıklılık
 ve ihtiyacımız olan vitamin ile minareleri daha fazla içerirler. 
Sağlıklı beslenmek için mevsiminde ve dengeli beslenilmesi; sebze ve 
meyvenin her rengini içeren besinlerin tüketilmesi çok önemli. Kış 
mevsiminde özellikle sebze ve meyvelerin bol miktarda ve taze olarak, 
çiğ ya da az pişmiş şekilde tüketilmesi çok sağlıklıdır. Yapraklı 
sebzeler çiğ ya da az su ile buharlı tencere veya toprak güveçlerde 
zeytinyağı ile birlikte kısa süreli pişirilerek tüketilmelidir. Brokoli 
ve lahana gibi sebzeler uzun süre pişirilirse tadı bozulabilir. Köklü 
sebzeler ise yapraklı sebzelerin aksine çok iyi pişirilmelidir; yoksa 
hazımsızlık yapabilir. Havuç gibi sebzeler ve meyveleri vitaminlerinin 
kaybolmaması için kalın doğramak gerekir. Ayrıca meyveleri tok karnına 
değil; aç karnına ya da yemekten 2-3 saat sonra tüketmek daha 
faydalıdır" diye konuştu.
 
 Genel olarak kırmızı ve mor renkli 
sebze ve meyvelerin yoğun antioksidan içerdiği için kansere karşı 
koruyucu olduğunun altını çizen Karacanoğlu, "Yeşil renkliler de folik 
asit açısından çok iyi bir kaynaktır. Tansiyon rahatsızlıklarında 
önerilir. Sarı renkliler grubuna giren portakal, limon, mandalina C 
vitamini kaynağıdır. Ancak kuşburnu, kırmızı ve yeşilbiber, kivi, 
maydanoz ve rokada bulunan C vitamini daha fazladır. C vitamini viral 
enfeksiyonlara karşı koruyucu özelliğe sahiptir. Beyaz kan 
hücresi aktivitesini artırarak kansere karşı güçlü bir koruma sağlayan 
havuç, ıspanak, brokoli, pırasa gibi sebzeler ihtiyacınız olan A 
vitaminini karşılamada önemli bir rol üstlenir. Koyu yeşil yapraklı 
sebzelerden, kırmızı et, tavuk, kuru kayısı ve kuru üzümden demiri; 
tahıl, sebze, süt ve deniz ürünlerinden magnezyumu; balık ve diğer deniz
 ürünlerinden selenyumu; yumurta, et, süt, tahıl ve deniz ürünlerinden 
çinkoyu temin edebilirsiniz. Ancak bu besinlerin hepsinin gün içine 
dağıtılarak ve hasta olmayı beklemeden tüketilmesi gerekir. Çünkü 
yapılan çalışmalar koruyucu olanın düzenli beslenme olduğunu 
göstermektedir" açıklamasında bulundu.


A'DAN Z'YE KIŞ SEBZELERİ
 
 - Bal kabağı: 
Yüksek A vitamini, fosfor ve kalsiyum içeren bal kabağı sadece 
tatlılarda değil; çorba ve mezelerde de kullanılmalı. Ayrıca lifli 
yiyeceklerin sık tüketiminin kolon kanserine karşı koruyucu olduğu 
yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır.
 
 - Brokoli: A vitamini ve 
potasyumdan zengin, folik asit için iyi bir kaynak olan brokolinin 
mineral kaybı en az olacak şekilde pişirilmesi çok önemlidir. Bu nedenle
 az pişirilmeli ve haşlama suyu dökülmemelidir. Mide ve yemek borusu 
kanseri tehlikesini azaltır.
 
 - Brüksel lahanası: Kükürtlü 
sebzeler grubunda olduğu için güçlü bir kanser savaşçısıdır. Az 
pişirilmesi veya çiğ tüketilmesi gerekir.
 
 - Havuç: A, B1, B2 
vitamini ve lif kaynağıdır. Enerji verir. Karaciğerin safra 
salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder. Su içeriği 
yüksek olduğu için şeker hastaları rahatlıkla tüketebilir. Ayrıca mide 
ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. Ancak pişirildikten sonra 
içindeki maddeler çok kısa bir sürede toksik maddelere dönüşebildiği 
için hemen tüketilmelidir.
 
 - Ispanak: Demir yönünden zengin 
olan ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran daha çok protein içerir. 
Tansiyonu düşürür, kan pıhtılaşmasını azaltır. Betakaroten içerdiği için
 yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkilidir. Bazı
 mide kanserlerini önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği 
kanıtlanmıştır.
 
 - Kabak: 100 gram kabak günlük folik asit 
ihtiyacının dörtte birini karşılayabilir. Haşlanmış kabakta bulunan 
karoten maddesi etkili bir antioksidandır. Yüksek orandaki potasyum 
sıvı-tuz dengesini sağlar.
 
 - Karalahana: Kalsiyum, bakır, 
demir, potasyum ve C vitamini bakımından zengindir; ayrıca kükürt 
içerir. Çiğ olarak yemek veya sıkarak suyunu içmek daha faydalıdır. 
Kansızlığı giderir, idrar söktürür. Mide ve bağırsak yaralarını 
yumuşatır. Kabızlığı giderir. Kandaki şeker miktarını düşürür. Vücudu 
hastalıklara ve kansere karşı korur. Sarılık ve safra kesesi 
hastalıkları için iyidir. Astımda faydalıdır. Romatizma, siyatik, 
lumbago ve Apsede yararlıdır. Ses kısıklığını giderir, iştah açar. Ancak
 guatrı olanlar tüketmemelidir.
 
 - Kereviz: Kükürtlü 
sebzelerdendir ve kesildikten sonra en kısa sürede tüketilmesi 
faydalıdır. Sakinleştirici özelliğinin yanı sıra kanı temizler, kilo 
almayı önler ve böbrekler için çok yararlıdır.
 
 - Kırmızı ve 
sarı soğan: Sarı ve beyaz olanların besin öğeleri biraz daha yoğun 
olmasına rağmen her ikisi de güçlü antioksidanlardır. Savunma sistemini 
güçlendirir. Grip, nezle, astım gibi enfeksiyonlarda sarımsakla birlikte
 etkin bir role sahiptir. Öksürük söktürücüdür; bronşları temizler. 
Kemik erimesine iyi gelir. Kandaki şeker seviyesinin düşürülmesine 
yardımcı olduğu için şeker hastaları tarafından rahatlıkla 
kullanılabilir. İdrar söktürücüdür. Böbreklerde biriken kum ve taşların 
dökülmesine yardımcı olarak böbrek ağrısını dindirir. Egzama ve diğer 
cilt hastalıklarında kullanılır. Kalp damar sağlığı açısından 
faydalıdır. Çiğ olarak tüketildiğinde mideyi güçlendirir, sindirim 
sistemini uyarır, idrarı artırır. Ancak mide rahatsızlığı olanlar çiğ 
olarak tüketmemelidir. Kırmızı soğan sigara içenlerde biriken nikotinin 
vücuttan atılmasında önemli bir role sahiptir. Kanda yükselmiş olan 
lipit miktarını düşürür. Safrayı incelterek, karaciğerin rahat 
çalışmasını sağlar.
 
 - Lahana: Yaşlanmayı önleyici mineral 
olarak kabul edilen selenyum sağlıklı bir cilt verir. Mide ve yemek 
borusu kanseri tehlikesini azaltır. Sadece lahana çeşitlerinde bulunan U
 vitamini, mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruyor, oralardaki 
yaraların iyileşmesini sağlıyor.
 
 - Marul: Su içeriği yüzde 95 civarındadır. A vitamini içerir.
 
 - Mantar: Yüksek enerji, potasyum ve protein içerir. Yağ oranı çok düşüktür.
 

 - Maydanoz: İdrar söktürücü olan maydanoz C vitamini açısından çok 
zengindir. Aynı zamanda A vitamini ve potasyum için iyi bir kaynaktır. 
Taze tüketilmesi, pişmiş haline göre daha besleyici olmakla birlikte, 
ödem atıcı olarak, kaynatılıp suyu içilebilir. Yüksek tansiyonu düşürür,
 kalbin yorulmasını önler, kansızlığı giderir, safra akışını 
kolaylaştırır. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Böbrek 
iltihabı olanlar maydanoz yememelidir.
 
 - Patates: Yüksek 
miktarda nişasta, B ve C vitamini içermesine rağmen, pişirme esnasında 
ciddi kayıplara uğrar. Aynı zamanda sinir sisteminin düzenli çalışmasını
 engelleyen bazı toksik maddeler de içerir ve bu toksik maddeler ancak 
çok iyi pişirildiğinde etkisiz hale gelir. Bu yüzden patatesin çok iyi 
pişirilmesi de gerekir. Kabuğunun çok ince soyulması vitamin kaybını 
azaltmak için çok önemlidir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin 
kendisini yenilemesini sağlar. Antioksidanlar yönünden çok zengindir. 
Kandaki şeker seviyesini düşürerek kanı temizlediği için şeker hastaları
 rahatlıkla tüketebilir. Susuzluğu ve karaciğer şişliklerini giderir. 
Ser bir şey yutulduğunda yabancı maddenin zarar vermeden çıkmasını 
sağlar. El ve ayak çatlaklarında faydalıdır.
 
 - Rezene: Uçucu 
yağlar içerdiğinden kaynatılması yerine sıcak suda bekletilmesi tercih 
edilmelidir. Anne sütünü artırma konusunda önemli yardımcılardan 
biridir. Kalsiyum, potasyum gibi minerallerin yanı sıra B vitamini de 
içerir. Vücut direncini artırır. Düzenli kullanıldığında kolesterolü 
düşürür.
 
 - Salatalık: Cilt bakımının vazgeçilmez ürünlerinden 
biri olan ve kükürt içeren salatalık; vücudun enfeksiyonlara karşı 
dayanıklılığını artırmasının yanı sıra kolesterolü düşürür. Kasları 
gençleştirerek; deri hücrelerine elastikiyet verir. Hassas ciltlerde 
meydana gelen kaşıntı, pullanma ve gerginliği önler. Kabızlığı önler, 
böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta biriken suyun atılmasına 
yardımcıdır.
 
 - Sarımsak: Enerji verir. Kükürt ve sülfürden 
zengin olduğu için güçlü bir kanser savaşçısıdır. A, B, C, P vitaminleri
 içerir. Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler. İştah açar. Hazmı 
kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Romatizma ve eklem iltihaplarında 
yararlıdır.
 
 - Şalgam: Kalsiyum, demir ve magnezyumdan 
zengindir. A, C ve B vitamini içerir. Kalsiyum, potasyum ve demir 
içerir. Kemik ve dişleri güçlendirir. Daha çok suyu tüketilir. İştahı 
açar. Vücuttaki toksinleri atmak için hem yenmesi hem de suyunun 
tüketilmesi oldukça sağlıklıdır. Mide ve karaciğere faydalıdır.
 

 - Tere: Yapısındaki madeni tuzlar ve vitaminler sayesinde, kani 
mikroplardan temizler, hastalıklara karşı direncimizi artırır. Böbrek 
taşlarını eriterek düşmesini kolaylaştırır. Kandaki şeker oranını 
düşürür. Güç vericidir, dermansızlık ve halsizliğe iyi gelir.
 
 -
 Turp: Özellikle siyah turp, çok daha yüksek miktarda besin öğesi içerir
 ve böbrekler için yararlıdır. Potasyum için iyi bir kaynaktır. 
Halsizliğe iyi gelir. Tokluk hissi sağlar. Bağışıklık sistemini 
güçlendirir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının giderilmesinde iyi bir 
yardımcıdır.

A'DAN Z'YE KIŞ MEYVELERİ
 - Armut: Sulu ve tatlı
 bir meyve olan armut yemeklerden önce tüketilmelidir. Zengin karoten 
içeriği nedeniyle sarı, yeşil renge sahiptir. A, B1,B2,B3,B6 ve C 
vitamininden zengindir. Kabuklu olarak tüketilmesi, bağırsak sağlığı 
açısından çok faydalıdır. Kabızlığı tedavi etmek için sık sık 
tüketilebilir. Kandaki üre asidi ve üre tuzlarını dışarı atarak 
böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar.
 
 - Ayva: Altın sarısı 
renginde hoş kokulu bir meyve olan ayva A ve B vitaminleri, yüksek 
miktarda potasyum ile tanin ve kireçli tuzlar içerir. Zindelik verir. 
Çekirdekleri yoğun pektin içerdiği için ishal önleyici olarak kaynatılıp
 suyu içilebilir. Bronşit, müzmin öksürük ve verem tedavisinde 
kullanılır.
 
 - Elma: A ve C vitamini içeriği yoğundur. Ayrıca 
çözünen ve çözünmeyen lifler içermesi nedeniyle hem ishal hem de 
kabızlık tedavisinde kullanılır. Yine kolon kanserlerinden korunmak 
adına sıklıkla tüketilmelidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir; 
sindirimi kolaylaştırır. Kolesterole iyi gelir. Kokusu rahatlatır ve kan
 basıncını düşürür. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da 
yararlıdır.
 
 - Greyfurt: C Vitamini açısından zengin olan 
greyfurt bağışıklık sistemi için yararlıdır. Ancak ilaç kullanıyorsanız 
dikkatli olmanızda fayda var.
 
 - Kivi: C vitamini deposu olan kivi enfeksiyonlarla mücadele etmek ve cilt kusurlarını engellemek için faydalıdır.
 

 - Mandalina: Zengin C vitamini içeriğiyle, özellikle kış aylarında 
soğuk algınlığı, nezle ve gribe karşı savunma mekanizmamızı güçlendirir.
 Yüksek orandaki potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürür.
 
 -
 Nar: Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için sıklıkla tüketilmelidir. 
Folik asit, A ve C vitaminleri içerir. Ayrıca selenyum, magnezyum, 
fosfor gibi mineralleri çok fazla içermesi nedeniyle, halsizlik 
durumlarında da kullanılabilir.
 
 - Portakal: C vitamini ve folik asit kaynağı olan portakal bağışıklık sistemini güçlendirir ve kansızlığa iyi gelir.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/saglik/kisin-ne-yemeliyiz)