# Prof. Dr. Parlakpınar: İlacı zehirden ayıran dozudur

> Ağrı kesici ve antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, "İlacı zehirden ayıran dozudur." uyarısında bulundu.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/saglik/prof-dr-parlakpinar-ilaci-zehirden-ayiran-dozudur
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2026-10-12T15:15:02+03:00
- Güncelleme: 2026-10-12T15:15:02+03:00
- Yazar: ESRA ÜRÜNDÜ
- Kategori: SAĞLIK
- Ajans / kaynak: İLKHA
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2026/10/12/prof-dr-parlakpinar-ilaci-zehirden-ayiran-dozudur-705248.webp

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, ağrı kesici, antibiyotik ve bitkisel ürünlerin bilinçsiz kullanımının yol açabileceği risklere ilişkin muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.


Her ilacın bir tedavi amacı, uygun dozu ve kullanım süresi olduğunu belirten Parlakpınar, bir ilacın reçetesiz alınabilmesinin veya daha önce kişiye iyi gelmiş olmasının güvenli olduğu anlamına gelmediğini söyledi.


Prof. Dr. Parlakpınar, "Tıp biliminde hastalık yoktur, hasta vardır. Doktor önerisi olmadan ilaç kullanmanın en büyük riski hastalığı maskelemektir. Örneğin ağrı kesiciler ağrının nedenini ortadan kaldırmayıp maskelediği için bir apandisit vakasındaki semptomlar ve bulgular çok rahatlıkla gizlenebilir. Bu da tablonun daha da ağırlaşmasına, akut karın dediğimiz tabloya varıncaya kadar çok ileri komplikasyon ve sorunların ortaya çıkmasına yol açabilir. Dolayısıyla ağrı kesiciler masum gibi görülüp reçetesiz ve hekim önerisi olmadan kullanılmamalıdır." uyarısında bulundu.


"Antibiyotik her ateşli hastalıkta kullanılmaz"




Prof. Dr. Hakan Parlakpınar


Antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımında en önemli sorunlardan birinin direnç gelişimi olduğunu ifade eden Parlakpınar, bu nedenle hekimin belirlediği doz ve süre içerisinde kullanılması gerektiğini söyledi.


Parlakpınar, "Her hastalıkta, her ateşli durumda, her enfeksiyonda antibiyotik kullanılmaz. Özellikle viral enfeksiyonlarda antibiyotikler işe yaramaz. Antibiyotikler bakteriler için geliştirilmiştir. Dolayısıyla viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanmak, kişide direnç gelişimine yol açar." dedi.




Antibiyotiğin birkaç gün kullanıldıktan sonra kişi kendisini iyi hissettiğinde bırakılmasının da yanlış olduğunu belirten Parlakpınar, "Hasta kendisine yazılan doğru bir ilaç ve tedaviden dolayı bir iki gün içerisinde ateşi düşüp kendini iyi hissedebilir. Fakat bu, antibiyotiği sonlandıracağı anlamına asla gelmez. Çünkü halen vücutta bakteriler bulunmaktadır. Tedavi kesildikten sonra tekrar daha şiddetli alevlenmeler görülebilir." ifadelerini kullandı.


Direnç gelişiminin yalnızca kişiyi değil toplumu da ilgilendiren önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Parlakpınar, antibiyotik direncinin toplum sağlığı açısından da ciddi sonuçlar doğurduğunu vurguladı.


"Daha önce iyi gelen antibiyotiği tekrar kullanmayın"





Daha önce kullanılan veya çevresindeki kişilere iyi gelen antibiyotiklerin yeni bir hastalıkta kullanılmaması gerektiğini belirten Parlakpınar, hastalığın nedeninin her seferinde aynı olmayabileceğini söyledi.


Parlakpınar, "Daha önce bu antibiyotiği kullandım, bana iyi geldi ya da komşumda, akrabamda da benzer bulgular vardı, bu antibiyotik kullanılmış gibi düşüncelerle antibiyotik kullanılmasını asla önermiyoruz. Çünkü daha önceki hastalığın etkeni bakteri olabilir, virüs olabilir. Şu anki enfeksiyondan farklı olabilir." diye konuştu.


Hastanın mevcut sağlık durumunun, kullandığı diğer ilaçların ve böbrek, karaciğer veya kalp gibi organlarla ilgili sorunların da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Parlakpınar, doğru ilaca hekimin karar vermesi gerektiğini ifade etti.


"Ağrı kesiciler masum değildir"


Ağrı kesicilerin toplumda oldukça sık ve bilinçsiz şekilde kullanıldığını dile getiren Parlakpınar, bunun nedenlerinden birinin ilaçlara kolay ulaşılabilmesi olduğunu söyledi.


Ağrı kesicilerin tek bir sınıftan oluşmadığını belirten Parlakpınar, özellikle nonsteroid antiinflamatuar ilaçların bilinçsiz, uzun süreli veya yüksek dozda kullanımının çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini kaydetti.


Parlakpınar, "Çok güçlü dediğimiz, halk arasında sert ağrı kesiciler olarak bilinen nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar uzun süre kullanılırsa, bilinçsiz kullanılırsa, yüksek dozda kullanılırsa özellikle mide-bağırsak sisteminde erozyonlara, kanamalara yol açabilir. Böbrek ve karaciğerden atılım yolları olduğundan dolayı burada da hasarlara yol açabileceği gibi aynı zamanda kalp ve damar sistemini de etkileyebilir. Tansiyonla ilgili sorunlara, kalple ilgili ritim bozukluklarına yol açabilir." dedi.


"İlacı zehirden ayıran dozudur"





Daha masum görülen ve ihtiyaç halinde gebelerde dahi kullanılabilen parasetamol etken maddeli ağrı kesicilerin de belirlenen maksimum dozunun bulunduğunu vurgulayan Parlakpınar, yüksek doz kullanımın ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.


"İlacı zehirden ayıran dozudur. Bu yaklaşık 500 yıl önce Paracelsus tarafından söylenmiş. Dolayısıyla masum gibi görünen bir ağrı kesici de eğer gün içerisinde toplamda maksimum alınabilecek dozun üzerine çıkarsa, özellikle karaciğer toksisitesi başta olmak üzere organ yetmezliklerine yol açabilir." diyen Parlakpınar, aynı etken maddenin farklı ilaçlarda bulunabileceğine dikkat çekti.


Parlakpınar, grip ve soğuk algınlığı için kullanılan bazı ilaçların da parasetamol içerebildiğini belirterek, "Vatandaşımız, 'Bu ağrı kesici, bu da grip tedavisinde kullanılan ilaç' diye iki farklı ilaç olarak algılıyor. Oysa içindeki etkin maddelerin ikisi de aynı ve toplam dozu düşündüğümüzde yüksek dozaja çıkabilir. Bu açıdan çok dikkatli olmalarını öneririm." ifadelerini kullandı.


"Doğru ilaç, doğru kişi, doğru doz ve doğru süre"


İlaç kullanımında yalnızca dozun değil, kullanım süresinin, yemeklerle ilişkisinin, diğer ilaçlarla etkileşiminin ve kişinin mevcut hastalıklarının da dikkate alınması gerektiğini belirten Parlakpınar, şöyle devam etti:


"İlacı zehirden ayıran dozudur. Bizim temel prensibimizdir. Bunların dozlarını iyi ayarlamak lazım. Kullanılacak süreyi iyi ayarlamak lazım. Yemeklerle ilişkisi, yani aç mı kullanılacak, tok mu kullanılacak? Ki biz ağrı kesicilerde tok kullanılmasını öneririz. Başka ilaçlarla birlikteliği, günün hangi saatinde alınacak? Tüm bunlar önemlidir. Hatta bazı ağrı kesicilerin vücuttan atılım yolu böbreklerdir. Bazıları karaciğer, safra yolu üzerinden atılır. Kişinin hastalığına göre de bunları seçeriz. O yüzden doğru ilaç, doğru kişi, doğru doz ve doğru sürede kullanım gibi bizim temel doğru prensiplerimiz vardır. Bunların dışına çıkmamak gerekir."


"Bilinçsiz ilaç kullanımı gelecekteki sağlığımızdan çekilen kredidir"





Bilinçsiz ilaç kullanımının uzun vadede sağlık açısından önemli riskler taşıdığını ifade eden Parlakpınar, "Bilinçsiz tüketilen her bir ilacın, gelecekteki sağlığımızdan çekilen krediler olduğunu açıkçası düşünüyorum." dedi.


Grip ve soğuk algınlığında temel etkenin virüsler olduğunu, antibiyotiklerin ise bakterilere karşı geliştirildiğini hatırlatan Parlakpınar, gereksiz antibiyotik kullanımının hem bireysel hem de toplumsal direnç sorununa yol açtığını söyledi.


Parlakpınar, Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl düzenlenen Dünya Antimikrobiyal Direnç Farkındalık Haftası'nın Türkiye'de de 18-24 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirildiğini belirtti.


"Bitkisel ürünler de hekime söylenmeli"


İlaç kullanımında dikkat edilmesi gereken konulardan birinin de ilaç-bitki etkileşimi olduğunu belirten Parlakpınar, hastaların kullandıkları bitkisel ürünleri hekimlerinden gizlememesi gerektiğini söyledi.


Parlakpınar, "Bir hastamız hekime gittiğinde kullandığı bir bitkisel ürün varsa bunu söylemekten çekinmesin. Bitkisel ürünler, 'kimyasal değildir, doğaldır' diyerek kişinin kendi başına karar vererek hastalığı için kullanabileceği ürünler değildir." dedi.


Gerekli görüldüğünde bitkisel ürünlerin hekimin değerlendirmesiyle tedaviye destek amacıyla kullanılabileceğini belirten Parlakpınar, özellikle cerrahi planlama öncesinde bu tür ürünlerin mutlaka hekime bildirilmesi gerektiğini vurguladı.


Parlakpınar, "Eğer kullanıyorsak, hatta çok yakın zamanda kesmiş bile olsak, tedavimizi düzenleyecek, planlayacak hekimimizden bunu gizlemememiz lazım. Hele hele cerrahi bir planlama yapılacaksa, çok ciddi ilaçlar kullanılacaksa bu konuda mutlaka hekimimizi bilgilendirmeliyiz." ifadelerini kullandı.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/saglik/prof-dr-parlakpinar-ilaci-zehirden-ayiran-dozudur)