Soykırımı Unutma, Unutturma...

11 Temmuz 2019 Perşembe Saat 16:54

Aliya İzzetbegoviç ne güzel söylemişti. "Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın çünkü unutulan soykırım tekrarlanır"

Sözde Medeni olan Avrupa'nın merkezindeki büyük bir insanlık trajedisi olan Srebrenitsa Soykırımın üzerinden 24 yıl geçti... Dünyanın gözü önünde, göstere göstere işlenen, insanlık tarihinin en karanlık ve en büyük suçlarından biri 11 Temmuz 1995'te gerçekleşen Srebrenitsa Katliamıdır.

            Ratko Mladiç komutasındaki Sırp Ordusu Srebrenitsa’ya girerken Mladiç kameralara şunları diyordu: “Bugün 11 Temmuz 1995. Sırplar için kutsal bir günün yıl dönümünü kutlamadan önce Sırp Srebrenitsa'dayız. Bu kenti Sırp milletine armağan ediyoruz. Osmanlı’ya karşı gerçekleştirdiğimiz ayaklanmanın anısına, Türklerden öç alma vakti gelmiştir.” (Burada Türk dediği ise Bosnalı Müslümanlar elbette.)

Saraybosna Balkanlar’daki kültürel şehirlerin en önemlilerinden biri. Din ve etnik köken açısından çeşitlilik gösteren 600 binin üzerinde bir nüfusa sahip. Yüzyıllar boyunca Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Museviler bir arada yaşamışlar. Ortodoks ve Katolik kiliseleri ile cami ve sinagog aynı bölgede, neredeyse yan yana. Ben de yüzden ‘Avrupa’nın Mardin'i‘ olarak adlandırıldım bu şehri.

           Saraybosna Osmanlı İmparatorluğuna 1463’te katıldı ve 19. yüzyıla kadar da bu sürdü. Asıl gelişimini bu dönemde gösteren kent, çok önemli bayındırlık faaliyetleri ile Osmanlının Avrupa’da kurduğu en büyük kent oldu.

                Bosnalıların en önemli dönüm noktası 1992’de Bosna Hersek’in bağımsızlığını ilan etmesiyle oldu. Bağımsızlık ilanının hemen ardından 1995’e kadar sürecek olan Bosna Savaşı sırasında Saraybosna kuşatması büyük ölçekli yıkım ve dramatik nüfus değişimi ile sonuçlandı. Binlerce Saraybosnalı, kuşatma sırasında yapılan bombardıman altında ve çatışmalarda hayatını kaybetti.

Bosna Savaşında Sırp saldırılarından kaçan binlerce Boşnak, BM tarafından “güvenli bölge” ilan edilen ve 400 Hollandalı barış gücü askeri tarafından korunan Srebrenitsa’ya sığındı. Sığınmacılardan yaklaşık 25.000’i, barış gücü askerlerince Srebrenitsa’ya birkaç kilometre mesafedeki Potaçari’de bulunan bir akü fabrikasına yerleştirildi. Fabrikadaki savunmasız binlerce Boşnak, Hollandalı askerlerce 11 Temmuz 1995’te Ratko Miladiç, nam-ı diğer “Sırp Kasabı”, komutasındaki Sırp askerlerine teslim edildi.

Askerler 12 yaş üstü tüm erkekleri bir yana, kadınları da diğer yana ayırdılar. Kadınlara tecavüz edildi, erkekler ise kamyon ve otobüslere doldurularak ölüme götürüldü. Srebrenitsa’daki kıyımdan Tuzla’ya kaçmaya çalışan 12.000’i aşkın Boşnak, dağlık güzergâh üzerinde pusu kuran keskin nişancı Sırp askerleri tarafından âdeta tek tek avlandı. Dağlardaki bu zorlu kaçış yolundan yaklaşık 3.000 kişi sağ olarak Tuzla’ya ulaşabildi.

Srebrenitsa’dan Tuzla’ya uzanan yolda 10 gün içerisinde 10.000’den fazla kişi katledildi. Srebrenitsa’da yaşanan bu katliam Avrupa’da hukuksal olarak belgelenen ilk soykırım olarak tarihe geçti.

 Srebrenitsa büyük bir ihanetin kurbanıdır. Düşünsenize, savaşın başladığı 1992’den 95’e kadar sessiz kalan BM, tam Bosna ordusu kaybettiği şehir ve kasabaları geri almaya zafere doğru hızla ilerlemeye başladığında, “pat” diye tankını tüfeğini toplayıp bölgeye geliyor. Sonra farklı noktalarda şehirleri “sivilleştirerek” güvenli bölgeler oluşturuyor.

Bu şehirlerden biri olan Srebrenitsa daha önce Karazçin korumada olan Naser Orić komutasındaki gönüllü askerler ve sonradan oluşturulan Bosna ordusuyla desteklenen bir kasabadır. Ancak BM Korumasında tamamen silahsızlandırılarak oluşturulan ve adeta açık hava cezaevlerini andıran bu şehre tamamen sivil kadın ve çocuklardan oluşan binlerce savaş mağduru sivil akın ediyor ve sonuç olarak 24 bin kapasiteli şehir, 80 binin üzerinde sivilin sığındığı bir kampa dönüşüyor. Silahsızlanmış halka yardımla görevli Hollanda askerlerin insani yardım dağıtırken bile keyfe keder davrandığı, bu yardımlar yapılırken kadınlara karşı ahlaki çirkinliklerin yapıldığına dair anlatımlar var.

1992 yılında başlayan Bosna Savaşı’nın bilançosu Bosna’da üç buçuk yıl devam eden savaşta 312.000 kişi hayatını kaybetti, 2 milyon kişi evini terk etmek zorunda kaldı. 27.734 kişi resmî kayıtlara kayıp olarak geçti.

 Toplu Mezarları Araştırma Enstitüsü’nün 18 yıldır sürdürdüğü çalışmalarda 20.000 kayıbın cesedine ulaşıldı, bunlardan yaklaşık 18.000’inin kimliği belirlendi. Toplu mezarlarda bulunan cesetlerin çoğu parçalandığı ve yakıldığı için kimlik tespit çalışmaları zorlukla sürdürülüyor.

SREBRENİTSA’DA MAVİ KELEBEKLER

İşte tamda burada mavi kelebeklerin hikâyesi ile karşılaşıyoruz,

Sırplar, yapmış oldukları katliamın ardından Boşnaklara ait cesetleri derin ve kimsenin bulamayacağı alanlara gömmüşlerdir. Sırp askerleri, toplu mezarlar bulunmasın diye cesetleri çok uzağa gömdüler ve bölgenin bitki örtüsüne uygun bitkilerle üzerini örtmeye çalıştılar. Toplu mezarların bulunmasında kullanılan uydu resimlerinde manyetik değişkenlik taramasının yapılamaması için mezarların içine metal parçaları bıraktılar. Böylesine profesyonelce ve ince hesaplar yapılarak planlanmış bir soykırımda bir şeyi hesaba katamadılar.

Savaşın bitmesi ile birlikte Bosna Devleti bu mezarların ortaya çıkarılması için bir çalışma başlatmıştır. Bu çalışmalar sırasında, bazı bölgelerde yoğun bir şekilde görülen mavi kelebekler dikkati çekmiştir.

Toplu mezarların bulunduğu bölgede cesetlerin toprağı beslemesi sonucunda Artemis adında çiçeklerin oluşumu başladı. Adına ölüm çiçeği denilen çiçeklerin çoğalmasıyla birlikte sadece bu bitkiyle beslenen mavi kelebekler de bölgede hızla çoğaldı. Bölgede yapılan araştırmalar sonucunda bu durumun dikkat çekmesi ve yerel basına yansımasıyla halk araştırmalara katıldı.

Mavi kelebeklerin görüldüğü yerlerin kazılması sonucu ise yaklaşık 300 adet toplu mezara ulaşılmıştır.

İnsanoğlunun yapmış olduğu hiçbir kötülüğü örtemeyeceğinin kanıtı olan mavi kelebeklerin hikâyesi bu şekildedir.

Birçok kişi için kocaman bir acı olan bu hikaye, Bosnalılar içinse bir umuttu. Sevdiklerinin kemiklerini bulmak, sadece onlardan bir ize rastlamak isteyen binlerce kişi günlerce mavi kelebekleri izlemeye, onların peşinden gitmeye başladı. Nice ömür mavi kelebeğin peşinde geçti. Bugün işte bu acıların en büyüklerinden birinin yıldönümü.

 Yine ölüm, yine zulüm kokuyor çiçekler

Solmadan ölüme susamış

Açamadan ölümle yıkanmış

Ah(!) ediyor Bosna, bu dayatma kadere

Yeniden susuyor dünya

Örtüsünü çekiyor derin bir sessizliğe

Kırık dökük hayaller, yarınlar, sevdalar

Tutunmaya çalışıyor o örtünün eteklerine

Ne çare...

Diller sağır, vicdanlar kör...

Ve ey Avrupa!

Aç perdeni de yanı başındaki kıyımı gör!

Ne ki insana böylesine insanlığını unutturan,

Ne ki böylesine insanlığından utandıran?

Ey Bosna! Sen ki tarlalarında keder ekili toprakların

Başın dik, göğsünde sönmeyen acı,

İçimizde halen yangının...

Sağ olsun başın.

 

KATLİAMDAN SONRA NELER OLDU?

Srebrenitsa katliamından sonra suçluların bulunup cezalandırılmaları ile ilgili yaşanan ve komediden farkı olmayan gelişmeler şöyle:

Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı, 2007 yılında, Srebrenitsa'da yaşananların "soykırım" olduğuna hükmetti. Ancak soykırım sorumlusunun Sırbistan olmadığı açıklandı.

Srebrenitsa katliamı, Avrupa'da hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş bir soykırım olarak tarihe geçti. Hollanda Temyiz Mahkemesi Boşnakları Sırp katillere teslim eden Hollanda'yı kısmen sorumlu buldu. Mahkeme, 350 kurbanın ailesi için Hollanda’nın yüzde 30 tazminat ödemesine karar verdi.

Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi, Bosnalı Sırpların eski lideri Radovan Karaciç'i Srebrenitsa'da yaşananlardan sorumlu tutarak 40 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme Sırp kasap General Ratko Mladiç'in de ömür boyu hapse mahkûm etti.

 



YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Kadim İnsanların Ülkesi İran (3) 14 Eylül 2019 Cumartesi Saat 12:24
2. Kadim İnsanların Ülkesi İran (2) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:52
3. Kadim İnsanların Ülkesi İran (1) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:30
4. Mardin'in Basınına Dair 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:29
5. Bugün günlerden...! 09 Ağustos 2019 Cuma Saat 19:01
6. Ottawa Antlaşması üzerine 16 Temmuz 2019 Salı Saat 20:23
7. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (2) 03 Temmuz 2019 Çarşamba Saat 19:54
8. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (1) 01 Temmuz 2019 Pazartesi Saat 20:05
9. Rıza-i İlahiye adanan bir ömür: Muhammed Mursi 18 Haziran 2019 Salı Saat 15:27
10. Çocuksu vicdandır bizi kurtaracak olan... 08 Haziran 2019 Cumartesi Saat 14:03

YORUMLANANLAR :::

Yaman: Kızıltepe tozdan kurtuluyor!

Mardin valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan vekili [...]

7 saat önce...

Suriye'ye askeri harekat kapıda mı? Mardin'de ek doktor görevlendirildi

Sağlık Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suri [...]

1 gün önce...

Komandolar, 35 yıl önce görev yaptıkları yerde buluştu

Mardin'de 1984-87 yılları arasında Midyat Jandarma [...]

1 gün önce...

Mardin'den, Diyarbakır'da evlat nöbeti tutan ailelere destek

Mardin'de bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri, [...]

1 gün önce...

Lise öğrencisi kazada yaşamını yitirdi

Mardin’de otomobilin çarptığı 14 yaşındaki lise öğ [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN