# Taraftar suç duyurusunda bulundu

> Astım hastası Fenerbahçe taraftarı genç işadamı Ahmet Cüneyt Halepliler, Fenerbahçe-Galatasaray Şampiyonluk maçı sonrasında yaşanan olaylar için sorumlu tuttuğu İçişleri Bakanlığı, İstanbul Valiliği ve İstanbul Emniyet'i hakkında suç duyurusunda bulundu.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/spor/taraftar-suc-duyurusunda-bulundu
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2012-05-18T19:14:56+03:00
- Güncelleme: 2012-05-18T19:14:56+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: SPOR
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2012/05/taraftar-suc-duyurusunda-bulundu-5635.jpg

İşadamı Halepliler savcılığa verdiği dilekçede, kendisinin astım 
hastası olduğunu, 1 yıldır Fenerbahçe taraftarlarının emniyet tarafından
 haksız muamele gördüğünü belirterek, "Fenerbahçe taraftarıyım. Fenerium
 alt tribünden maçı seyrettim. Biber gazı sıkıldı. Gergin olan sinirler 
iyice kopma noktasına geldi. Takım taraftarları her maçta terörist gibi 
görüldü. Bu yapılan bana göre, adam öldürmeye teşebbüstür" dedi.

 

 Halepliler, savcılığa verdiği dilekçe hakkında ise "Askerden sonra 
astım ilaçları almaya başladım. Orada az daha ölüyordum. Çocuklar, 
kadınlar çığlık çığlığa ağlıyordu. Savcılık dilekçemi kabul etti ve sevk
 numarası verdi. Ailem de bu başvurum için bana destek verdi." diye 
konuştu.

 

 Ahmet Cüneyt Halepliler’in İçişleri Bakanlığı, İstanbul Valiliği ve
 İstanbul Emniyeti hakkındaki dilekçesindeki anlatımları şöyle :

 

 "12.05.2012 tarihinde Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda oynanan 
Fenerbahçe-Galatasaray maçı sonrası yaşanan olayları kısaca anlatmak 
istiyorum. Maç sonunda taraftarı olduğum kulüp, şampiyonluğu kaybetti. 
Staddaki binlerce taraftar, 1 yıl boyunca, haksız bir şekilde linç 
edilmeye çalışılan takımın oyuncularını alkışladı. Rakip takım 
oyuncuları, sevinç gösterileri, kaçan şampiyonluk kimsenin umurunda 
değildi. Maç bittikten 10 dakika sonrasına kadar da hiçbir olay yoktu. 
Ben alt Fenerium C blokta maçı izledim.Türk Telekom tribününün, olduğum 
tribüne uzak alt köşesinde bir hareketlenme oldu. Hiçbir taraftar o 
yönden sahaya girmemişti. Ertesi gün internetteki fotoğraflarda, bir 
polisin elindeki çubukla saha içinden, tribündeki seyirciye müdahalesini
 gördüm.

 

 İÇERİDE AĞLAYAN ÇOCUKLAR VARDI

 

 Ardından biber gazı sıkıldığını gördüm tribünlere. Biber gazı, etkisini
 yavaş yavaş tüm tribünlerde gösterdi. Benim olduğum tribünde herkes 
panik içinde içeriye (tribün arkası lobiye) yöneldi. Zar zor kendimizi 
içeri attık. İçerde ağlayanlar, sinirinden bağıranlar çağıranlar vardı. 
Herkesin gözleri kıpkırmızıydı ve insanlar nefes almakta güçlük 
çekiyordu. Ben allerjik astım hastası olarak çok daha kötü dakikalar 
geçirdim. O lobide, aynı anda o kadar kişi normal şartlarda rahat nefes 
alamaz, bir de biber gazı içeriye kadar nüfuz etmişti. Yüzümü yıkamak 
için lavabolara yöneldim ve zar zor içeri girip,uzun bir sıradan sonra 
yüzümü yıkayabildim. Lavabolarda sıra bekleyemeyenler tuvaletlerdeki 
musluktan akan suyla yüzlerini yıkıyordu. Hem korkudan hem de gözleri 
yandığı için hüngür hüngür ağlayan çocuklar vardı içerde. Yüzümü 
yıkadıktan sonra stad dışına çıkmak istedim. Lobinin çıkış kapısına 
yöneldim ve bu arada kapıya vuranları gördüm. Kapılar açıldı ve 
sanılanın aksine, dışardan içeriye insanlar doluştu ’dışarı çıkmayın’ 
diye bağırarak. Polis dışarda da biber gazı sıkmıştı. Bu durumda daha da
 fazla insanla lobide sıkışıp kaldık. İnsanlar nefes almakta oldukça 
zorlanıyordu. O anda orada olmayanlar bunu anlayamaz. Bu yapılanlar bana
 göre adam öldürmeye teşebbüstür ve bu muameleyi hiç kimse 
haketmemiştir.

 

 SOKAKLAR TV GÖRDÜĞÜMÜZ FİLİSTİN SOKAKLARI GİBİYDİ

 

 Sokaklar televizyonlarda gördüğümüz Filistin sokaklarından farksızdı, 
savaş alanı gibiydi. Aşağıya inip Telekom tribününde maçı izleyen 
ağabeyime ve arkadaşlarıma ulaşmaya çalıştım ama hat yoktu yine 
ulaşamadım. Ben de arabayı park ettiğim yöne doğru-sanırım salı 
pazarının kurulduğu yer orası-yöneldim. Ancak o yönden polis arka arkaya
 biber gazları atıyordu. Bir sürü seyirci Kızıltoprak yönüne doğru yani 
bana doğru koşuyordu. Ben de döndüm ve koşmaya başladım formamı ağzıma 
burnuma bastırarak ve göz yaşları içinde ve zar zor görerek. Nefes 
alabilmek için şiddetle öksürüyordum ve ciddi solunum sorunu yaşadım 
orada. Biraz ilerledikten sonra o koştuğumuz yönden de biber gazının 
geldiğini fark ettim. Benle beraber kısa bir duraksama sonrası kendini 
ara sokaklara attı insanlar. O ara yola girer, Kurbağalıdere kıyısına 
iner, ordan da polisin arkasından dolaşarak arabaya ulaşabilirim, diye 
düşündüm. Ara yolun Kurbağalıdere tarafında, -kıyıya varmadan önce 
,kıyıya paralel son ara yol sanırım-bir taraftan diğer tarafa hızla 
koşan taraftarlar gördüm ve durdum ve burda da varlar, dedim kendi 
kendime. Bu arada sağda solda binaların saçakları altında 
ağlayanlar,öksürenler vardı. Kadınlar, çocuklar. Herkesin durumu çok 
kötüydü ve ciddi bir solunum sorunu yaşadıkları, şiddetli öksürüklerden 
anlaşılıyordu.

 

 ALERJİK ASTIM HASTASIYIM VE ORADA ÖLEBİLİRDİM

 

 Benim hislerim ve yaşadıklarım gerçekti ve allerjik astım hastası olan 
biri olarak o avluda gerçekten ölebilirdim. Bir savaş meydanı gibiydi 
orası. Ben kolej mezunu, İstanbul Üniversitesi’ni bitirmiş ve Yıldız 
Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmış bir gencim. Buna kasten 
adam öldürmeye teşebbüs, denir. Sonuç olarak o akşam olanlar tamamıyla 
sorumsuz, toplumsal olaylara müdahele konusunda en ufak bilgisi olmayan,
 insan psikolojisinden anlamayan ve halkı hiç yere tahrik eden ve AİHM 
kararınca kullanılması insanlık suçu olan biber gazını kullanan başta 
İçişleri Bakanı, İstanbul Valisi ve Emniyet birimleri 
sorumludur.Vatandaşa düşmanca saldırılmış, vatandaş çileden çıkartılmış,
 huzur bozulmuş ve çevreye zarara sebebiyet verilmiştir. Bu sorumluların
 en ağır biçimde cezalandırılmasını talep ediyorum"

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/spor/taraftar-suc-duyurusunda-bulundu)