Suriye'deki katliamlar Beş dilde kınandı

Suriye'deki katliamlar Beş dilde kınandı
22 Şubat 2012 Çarşamba Saat 15:07 5

Mardin’deki 44 STK’nin katıldığı mitingde 5 dilde “Katil Esat Katliamları durdur” sloganları attı...

           Suriye’ye sıfır noktada komşu il olan 7 bin yıllık tarihi Mardin kentinden bu kez de 5 farklı dilde Suriye’yi telin mitingi yapıldı. Kentteki 44 Sivil Toplum Kuruluşları (STK) katıldığı mitingde, Türkçe, Kürtçe, Arapça, Süryanice ve İngilizce Suriye’deki Baas rejiminin başındaki Diktatör Beşer Esat’ın katliamları kınandı

Suriye’de ölümün adeta kol gezdiği ve katliamların hedef tanımadığı katliamların biran önce durdurulmasını amaçlayan Mardin’deki Suriye’yi telin mitingine STK’lıların temsilcileri ile yönetim kurulu üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Mardin Valiliği karşısında gerçekleşen 5 dilde pankart, afiş ve sloganların atıldığı telin mitinginde, basın açıklamasını Mardin STK Platformu Sözcüsü Memur-Sen İl Başkanı Mustafa Aydın okudu.

Açıklamada ayrıca MÜSİAD il Başkanı Mehmet Ali Dündar Kürtçe, Stratejik Araştırma (USTAD) Başkanı Ahmet Akgül Arapça mesajlar verdi. 

Yenişehir semtinde yapılan açıklamaya yoldan geçen Suriyeli vatandaşlar da destek verdi. Suriye rejiminden çekindikleri için açıklama yapmak istemediklerini belirten Suriyeliler, mitingi izlemekle yetindi.

Açıklamayı okuyan Aydın, İslam Dünyası’nın yüzyıldır işgal, sömürü, işbirlikçi krallıklar ve dikta rejimleri altında kıvrandığını belirterek, “İkinci dünya savaşı sonrası Müslüman topraklarda işbaşına getirilen oligarşik, monarşik ve tek partili dikta rejimleri halkına kan, gözyaşı, sefalet ve acıdan başka bir şey getirmemiştir. Tunus, Libya ve Mısır’dan sonra Suriye halkı da, zalim rejimlerine karşı Onur ve Özgürlük mücadelesi için direnişe  başlamıştır.  Geçen yıl Mart ayında başlayan ve giderek bütün Suriye’ye yayılan Hak ve Özgürlük mücadelesi büyük fedakarlıklar ve bedellerle devam etmektedir. Suriye yönetimi halkın talep ve iradelesine saygı gösterip gereğini yapmak yerine tank, top, kurşun ve zindanla karşılık vermiştir. Beşşar Esed, tam da babası Hafız Esed’in 30 yıl önce Hama’da  sivil halkın meşru taleplerine  karşı 30 bin insanı katlettiği gibi O da, şiddete ve cinayete başvurmuştur.”dedi.

            . Açıklamasında Suriye halkının, özgürlükistediğini, tek Parti diktatörlüğünden ve çağdışı Baas rejiminden kurtulmak istediğini vurgulayan Aydın açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“Suriye halkı sabrı zorluyor ve Arap diliyle  “ve lissebri hudud” diyor. Suriye halkı her türlü sefalete, zulme ve cinayete karşı Kürt diliyle “edi bese” diyor. Suriye halkı özgürlük ve barış içinde yaşamak için Süryani diliyle “tihé ahuso, tihé hiruso” diyor. Zulme seyirci kalan tüm dünyaya haykırarak İngiliz diliyle “stop the killing” diyor.

            Bizler de buradan kendilerine, bütün Suriyeli kardeşlerimize min kalbi selamın lı Hama, min kalbi selamın lı Humus, min kalbi selamın lı der’a, min kalbi selamın li idlib, ve min kalbi selamün lişşa’b suriye” diyor ve direnişlerini selamlıyoruz.”

            Aydın, Mazlum ve onurlu Suriyelilerin direnişinin bölgesel dengeler, ulusal çıkarlar ve Kkresel güçlerin satranç oyununa kurban edilemeyeceğini ifade ederek, “Hiç kimse, hayatları pahasına zulme direnen Sur iye’li kardeşlerimizi, ‘emperyalistlerin oyununa gelmek’ ile itham edemez. Bunu söylemek kimsenin hakkı da, haddi de değildir. Kuşatma altındaki şehirlerde; özellikle Humus, Hama, İdlib ve Der’a da siviller ve yerleşim yerleri top ateşine tutulmakta, elektrik ve su kesintisiyle beraber tam bir insanlık dramı yaşanmaktadır. Çocuklar, hastalar ve yaralılar ilaç bulamamakta, hastaneler çalışamamakta ve gıda sıkıntısı yaşanmaktadır.      Bugün Suriye şehirlerinde yaşananların, dün Gazze ve Bosna’da yaşananlardan farkı yoktur. Beşşar Esed ve avanesi hem düzenli ordularla, hem de silahlandırılan Şebbiha denen kirli çetelerle ülkeyi kan gölüne çevirip halka ölüm kusuyor. Canlı yayınla katliamın gerçekleştiği İletişim çağında bütün dünya maalesef seyirci kalıyor.  Mazlumun ahı buna seyirci kalanları kuşatacaktır.”ifadelerini kullandı.

Miting daha sonra polislerin gözetiminde olaysız bir şekilde sona erdi.

 

İŞTE AÇIKLAMANIN TAM METNİ

İslam Dünyası yüzyıldır işgal, sömürü, işbirlikçi krallıklar ve dikta rejimleri altında kıvranmaktadır.

            İkinci dünya savaşı sonrası Müslüman topraklarda işbaşına getirilen oligarşik, monarşik ve tek partili dikta rejimleri halkına kan, gözyaşı, sefalet ve acıdan başka bir şey getirmemiştir.

            Tunus, Libya ve Mısır’dan sonra Suriye halkı da, zalim rejimlerine karşı Onur ve Özgürlük mücadelesi için direnişe  başlamıştır.

            Geçen yıl Mart ayında başlayan ve giderek bütün Suriye’ye yayılan Hak ve Özgürlük mücadelesi büyük fedakarlıklar ve bedellerle devam etmektedir.

            Suriye yönetimi halkın talep ve iradelesine saygı gösterip gereğini yapmak yerine tank, top, kurşun ve zindanla karşılık vermiştir.

            Beşşar Esed, tam da babası Hafız Esed’in 30 yıl önce Hama’da  sivil halkın meşru taleplerine  karşı 30 bin insanı katlettiği gibi O da, şiddete ve cinayete başvurmuştur.

            .

Suriye halkı ne istiyor?

Suriye halkı, Özgürlük istiyor,

Suriye Halkı, Tek Parti diktatörlüğünden kurtulmak istiyor,

Suriye halkı, Çağdışı  Baas rejiminden kurtulmak istiyor.

Suriye halkı sabrı zorluyor ve arap diliyle  “VE LİSSEBRİ HUDUD” diyor.

Suriye halkı her türlü sefalete, zulme ve cinayete karşı kürt diliyle “EDİ BESE” diyor.

Suriye halkı özgürlük ve barış içinde yaşamak için Süryani diliyle “Hé AHUSO, TİHé HİRUSO” diyor.

Zülme seyirci kalan tüm dünyaya haykırarak İngiliz diliyle “STOP THE KİLLİNG” diyor.

            Bizler de buradan kendilerine, bütün Suriyeli kardeşlerimize MİN KALBİ SELAMIN LI HAMA, MİN KALBİ SELAMIN LI HUMUS, MİN KALBİ SELAMIN LI DER’A, MİN KALBİ SELAMIN Lİ İDLİB, VE MİN KALBİ SELAMÜN LİŞŞA’B SURİYE” diyor ve direnişlerini selamlıyoruz.

            Mazlum ve onurlu Suriyeli kardeşlerimizin direnişi Bölgesel dengeler, Ulusal çıkarlar ve Küresel güçlerin satranç oyununa kurban edilemez.

            Hiç kimse, hayatları pahasına zulme direnen Sur iye’li kardeşlerimizi, ‘emperyalistlerin oyununa gelmek’ ile itham edemez. Bunu söylemek kimsenin hakkı da, haddi de değildir.

            Kuşatma altındaki şehirlerde; özellikle Humus, Hama, İdlib ve Der’a da siviller ve yerleşim yerleri top ateşine tutulmakta, elektrik ve su kesintisiyle beraber tam bir insanlık dramı yaşanmaktadır. Çocuklar, hastalar ve yaralılar ilaç bulamamakta, hastaneler çalışamamakta ve gıda sıkıntısı yaşanmaktadır.

            Bugün Suriye şehirlerinde yaşananların, dün Gazze ve Bosna’da yaşananlardan farkı yoktur.

            Beşşar Esed ve avanesi hem düzenli ordularla, hem de silahlandırılan Şebbiha denen kirli çetelerle ülkeyi kan gölüne çevirip halka ölüm kusuyor.

            Canlı yayınla katliamın gerçekleştiği İletişim çağında bütün dünya maalesef seyirci kalıyor.  Mazlumun ahı buna seyirci kalanları kuşatacaktır.

            Ey babasının kirli ve kanlı izini sürdüren Beşşar!

            Bölgede diktatörlükle hükmeden ve halkının kanını akıtan ülkelere bak: Emekli olmuş, ya da görev süresini doldurup da ülkesinde güven ve huzur içinde hayatını sürdüren tek bir diktatör var mıdır?

            Hepsi  ya katledilmiş, ya da sürgünde kaçak yaşamaktadır. Diktatörlerin bu akibeti seni de beklemektedir.

            Mezopotamya’nın zirvesi Mardin’den Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Süryanisiyle hep beraber çağrıda bulunuyoruz;

            -Birleşmiş Milletler, Arap Birliği, İslam Ülkeleri İşbirliği Teşkilatı ve insanlık alemi, üstüne düşeni yapmalı ve bu zulme dur denmelidir.

            -Beşşar Esed ve Baas rejimi bir an önce yönetimi bırakmalıdır.

            -Halkın hür iradesini ve taleplerini yansıtan bir sistem oluşturulmalıdır.

            -Refah, Adalet ve Hukuk devletinde özgürce ve onurlu bir şekilde yaşamak herkes gibi Suriyelilerin de hakkıdır. Gasp edilen bu haklar teslim edilmelidir.

            -Suriye’den ülkemize sığınmak mecburiyetinde kalan bütün kardeşlerimize sınırlarımızı açık tutmak, onları barındırmak ve sahiplenmek hepimiz için bir insanlık borcudur.

            -Suriyede iç savaşı körükleyecek inanç, mezhep ve etnik unsurları birbirine kırdıracak her türlü kışkırtma ve tarafgirlikten uzak durulmalıdır.

            Bizler burada toplanırken şu anda katliamlar maalesef devam ediyor.

            Bu kutlu mücadelede vefat edenlere Allahtan rahmet, yaralılara ve hastalara acil şifalar diliyoruz.

            Esed ve Baas vahşetini şiddetle kınarken, direnen kardeşlerimize Allahtan sabır, metanet ve muvaffakiyetler diliyoruz.

            Bu anlamlı, hayırlı ve tarihi eyleme katılımınızdan dolayı Mardin STK Platformu adına hepinize teşekkür eder, saygılar sunuyorum."

 Mardin Sivil Toplum Kuruluşları Platformu


KAYNAK: Nezir Güneş



YORUMLAR :::

  1. Şehirli Adam
    24 Şubat 2012 Cuma Saat 08:34 CEVAPLA
    Mardin Stk Platformunu bir Mardinli olarak çok değerli ve hayırlı buluyorum. Kürt meselesi, terör sorunu, Gazze, Lübnan, Demokrasi, ve bütün iç-dış meselelere karşı halkımızın ekseriyetinin sesine tercüman oluyor. Allah onlardan razı olsun. İçinde bir çok eğilim ve ekol olmasına rağmen aynı paydayı bulabiliyor olmaları çok önemlidir. Onlar zoru başarıyor. Biz de onlara dua adiyoruz
  2. murat a
    23 Şubat 2012 Perşembe Saat 21:15 CEVAPLA
    müslum horosan adlı okuyucu 2 ay önce siteyi takip etseydi 34 mahsum insanımızın ile ilgilide açıklama yapmıştır.kendiniz hep at gözlükleri taktığın içindirki bazı yazıları görmüyorsum. görsen bile görmek istemiyorsum. bu topluluğun her konu için bir söylemi vardır ve olacaktır. sen begenmesen bile
  3. Muslim GÜNDÜZLÜ
    23 Şubat 2012 Perşembe Saat 20:23 CEVAPLA
    Müslim Horasan Kardeşim,Senin işin gücün muhalefet etmek eleştirmek dedikodu etmek yara kaşımak, bir kaza oldu.Hangi Devlet Milletini bile bile katledebilir. Ki sence bende sana bildiğin asıl ana dilinle edi beşe (yeter artık) diyorum .Ağzını kemiklerimizden ve kanımızı emmekten vazgeç;Müslimler seni ve zihniyetini gayet iyi tanıyor.Bekleme statuko bir daha hükümdar olmaz.
  4. İSTANBUL
    23 Şubat 2012 Perşembe Saat 12:49 CEVAPLA
    Zalime dur diyen her kardeşimizin ellerinden öpüyorum. Fakat söylemlerimiz sadece Suriye ile sınırlı kalmamalı. Irak için de aynı şeylerin söylenmesini temenni ediyorum. Bu veballere ortak olan iktidara da bir SÖZ söylenmesi gerekirdi.
  5. Müslüm Horasan
    23 Şubat 2012 Perşembe Saat 10:01 CEVAPLA
    Değerli okuyucular, öncelikle nerede olursa olsun yapılan katliam ve insanlığa karşı tüm suçları kınadığımı ve bu anlamıyla yapılan etkinliğin olumlu bir düzlemde olduğunu belirtmek istiyorum. Ancak Suriye'deki katliamı 5 dille kınayan bu arkadaşlar henüz 2 ay önce yanı başımızda yaşadığımız 34 yurttaşımızı kaybetmekle sonlanan Roboski katliamı ile ilgili en azından bir dille bile olsa bir kınama yapmadılar, keşke yapsalardı. Aklımıza 80ler ve 90lar geliyor. İsrail aleyhi gösteri yapan dindarlar memleketlerindeki onbinlerce faili mechul ve binlerce köy boşaltmalara karşı hep dilsiz şeytanı oynarlardı. Maalesef bugünde bu halk görmezden geliniyor. Onlara bir katliam yapılsa hak ediyorlarmış gibi bir suskunluğa bürünüyor bu müslüman kamuoyu. Suriye halkı ile Kürt halkını birbirinden bu kadar tefrik eden nokta nedir ki bu müslimler tepki vermiyorlar...

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

GÜNCEL HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

Büyükşehir'de bugün de üç kişi görevden alındı

Mardin Büyükşehir Belediyesinde devam eden teftişl [...]

1 gün önce...

3 milyon TL'lik Zarar; yetkililerden tahsil edilecek

Mardin’in tarihi ve kültürel dokusunu bozduğu gere [...]

1 gün önce...

Görevden alınan yönetici sayısı 7'yi buldu

Mardin Büyükşehir Belediyesini teftiş eden müfetti [...]

17 saat önce...

Mardinli asker ağır yaralandı

Hakkari’de görev yapan Mardinli hemşehrilerimiz u [...]

1 gün önce...

Tatil dinlemediler okullarını botanik bahçeye çevirdiler

Yaz tatili dinlemediler, okullarını botanik bahçey [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN