# Korunabilmiş Bir Cennet : Doğal Zenginlikleriyle Ğurs Vadisi

> Güneydoğu bölgesi Ağustos sıcağından kavrulurken Kızıltepe ilçesinde çorak dağların arasında bulunan Gurs Vadisi serinliği ile sıcaktan bunalan insanların sağındığı serin bir liman özelliği taşıyor. İl ve ilçe merkezlerindeki sıcaklık 45-50 dereceyi bulurken vadide bu sıcaklık 30-32 dereceye kadar düşüyor.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/yasam/korunabilmis-bir-cennet--dogal-zenginlikleriyle-gurs-vadisi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2015-06-14T17:29:09+03:00
- Güncelleme: 2015-06-14T17:29:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: YAŞAM
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2015/06/korunabilmis-bir-cennet--dogal-zenginlikleriyle-gurs-vadisi-21605.jpg

Bölgede çok özel tütünü ile bilinen Mardin'in Kızıltepe ilçesine bağlı Ğurs Köyü Vadisi, yeşilliği ve serinliğinin gölgesinde kalan çok daha önemli bir özelliği tarihi kalıntıları, taş ocakları ve bilinçsiz kullanım tehdidi altında Kızıltepe ilçesine bağlı 12 köyden oluşan vadi, güneydoğunun saklı cenneti olarak biliniyor. 

Yöre halkı tarafında bilinen ve ziyaret edilen vadi, yeşilliği, dere yatağındaki serin suyu ve şelaleleri yanında bir çok medeniyete ait olan arkeolojik kalıntıları ile de dikkat çekiyor.

Yeşilliği, dere yatağındaki serin suyu ve şelaleleri ile dikkat çeken vadi, sıcaklardan bunalan vatandaşlar için dinlenme alanı oluyor.

Kızıltepe'ye 7 kilometre mesafede bulunan vadide sıralı 12 köy bulunuyor. Vadi boyunca akan su yatağı sayesinde köylüler geçimini tütün, bağcılık ve meyvecilik yaparak sağlıyor. Ayrıca su yatağı üzerinde balık üretme tesisi de var. Bu güne kadar saklı kalan vadinin tanıtılmasını isteyen köylüler bölgenin turizme kazandırılmasını istiyor.

Bölgede çok özel tütünü ile bilinen Mardin'in Kızıltepe ilçesine bağlı Ğurs Köyü Vadisi, yeşilliği ve serinliğinin gölgesinde kalan çok daha önemli bir özelliği tarihi kalıntıları, taş ocakları ve bilinçsiz kullanım tehdidi altında Kızıltepe ilçesine bağlı 12 köyden oluşan vadi, güneydoğunun saklı cenneti olarak biliniyor. Yöre halkı tarafında bilinen ve ziyaret edilen vadi, yeşilliği, dere yatağındaki serin suyu ve şelaleleri yanında bir çok medeniyete ait olan arkeolojik kalıntıları ile de dikkat çekiyor.

Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Yrd. Doç.Dr.Güner Coşkunsu Ğurs Vadisi ile ilgili şunları söyledi.
Arkeolojik mirasın uygarlıkların geçmişinin tanınması için temel öğe olduğunu hatırlatan Coşkunsu, bölgenin geçmişten günümüze kadar uzanan tarihini su yüzüne çıkarmak için yapılacak arkeolojik araştırma faaliyetlerinin bilimsel güvence altına alınması gerektiği uyarısını yaptı. 
Coşkunsu şöyle konuştu: Türkiye’de arkeolojik miras ve tabiat varlıklarımız plansızca uygulanan çevre ve kalkınma projeleri (özellikle turizm, enerji, madencilik ve sanayi alanlarında), doğal tehlikeler, yasadışı veya bilimsel nitelikten yoksun kazılardan yahut halkın yeterli bilgilendirilmemesinden dolayı hızla ve hoyratça yok edilmekte veya tahrip edilmektedir. Mardin’in büyük bir kısmı da dahil olmak üzere Anadolu’da defineciler her yeri delik deşik etmiş ve arkeolojik yerleşmelerde ciddi bir bilgi ve kültürel miras kaybına sebep olmuştur. Mardin Artuklu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü olarak hayranlık ve heyecan duyduğumuz, gönülden bağlılık duyduğumuz Mardinimizin tarihinin ve o kendine özgü dillere destan ünik kültürel dokusunun korunmasında kendimizi sorumlu hissediyoruz. Mardin için planlanan her alandaki çağdaş ve vicdanlı (insana, hayvana, tarihe ve doğaya karşı) turizm, çevre ve kalkınma projelerinde Mardin Müzesi, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ve ünivesitemizin sanat tarihçisi, antropolog ve mimarlarıyla birlikte bize düşen görevleri yapmaktan memnuniyet duyarız. 

Bilimsel güvence altına alacağımız Ğurs Vadisi’ndeki bilimsel çalışmalarımız bölgenin bir cazibe merkezi haline gelmesine neden olacağı gibi bölgenin ekonomik kalkınması ve sosyo-kültürel gelişimine katma değer sağlayacaktır” dedi. “Hemen hemen her gün basında buna yönelik üzücü haberleri okurken Mardin’de Kızıltepe’ye bağlı Ğurs Vadisi’nin köyleriyle birlikte hem doğal hem de arkeolojik mirasını koruyabilmiş olması bir mucize gibidir. Bu vadisine sahip çıkan köylülerin, muhtarların, Yüceli Belediye Başkanlığı’nın, Kızıltepe Kaymakamlığı’nın, Mardin Valiliği’nin çok takdir ettiğim bir başarısıdır. Bölgede yaptığım gezilerden edindiğim izlenimlere göre Anadolu’nun genelinde bulaşıcı bir hastalık gibi yayılmış olan kısa yoldan zengin olma hülyasının gerçekleşmesi için denenen yollardan biri olan definecilik illetinden en az zarar görmüş bölgelerden birisi Ğurs Vadisi’dir. Neden? Köylerin uzun süre boş kalarak zararlı insan faaliyetlerinden korunmuş olmasının yanında vadisine ve köyüne sahip çıkan köylülerin ve Yüceli Beldesi Karakolu’nun bu konudaki bilinçli tutumundan dolayı. Mardin il merkezinin yazının sıcağından ve kuraklığından, kışının soğuğundan kaçılabilecek ve nefes aldırtabilecek en yakın yer eşsiz bir doğal güzelliği, eko sistemi ve havası olan Ğurs Vadisi’dir. Vadiye girer girmez gözünüz, gönlünüz ve zihniniz rahatlar, binaların arasında esir olmuş ruhunuz bedeninize çarpan serin rüzgarla birlikte özgürleşir. Vadi boyunca yapacağınız bir gezide çok ilginç hikayeler duyacak, doğanın güzelliği karşısında hayrete düşeceksiniz. Gezi sonunda aklınızda kalacaklardan bazıları şunlar olacaktır: 

Orta Çağ’da bir zaman yolculuğuna çıkartan geleneksel taş mimarisi olan köyler; Karaman Köyü’nde atlarının nallarına keçe takarak Abdi Ağa’nın zulmüne uğramak istemeyen yolcular ve ses çıkartan nallarla Ağa’yı rahatsız ettiği için bugün harabe halinda olan Abdi Ağa Konağı’nın altındaki zindana atılan yolcuların “acaba gerçek mi?” dedirten hikayesi; toprağa bir usta ressamın parmaklarıyla şekil verilmişcesine kusursuzca yerleştirilen tütün tarlaları; vadinin hayranlık uyandıran jeolojik katmanları; Yüceli Köyü’nün abbaraları ve cıvıl cıvıl çocukları; bir kısmı Paleolitik dönemden beri iskan görmüş olan mağaralar; Roma ve Bizans kalıntıları; güleryüzlü köylüler; şelale ve dere kenarlarındaki asırlık dut ağaçlarının altında koyun ve keçileriyle dinlenen çobanlar; tarihi değirmen ve camiler; şırıl şırıl akan dere kenarında çamaşır tokaçlayan kadınlar; Aslan’ın Yeri’nde dere üzerine kurulan tahtlarda ya da kavak ağaçları altında alabalık yiyenlerin neşeli kahkahaları ve Yüceli Beldesi Karakolu’nun sevimli ve her daim neşeli köpeği Ateş.

Ğurs Vadisi’nin doğal ve kültürel mirası, doğal kaynakları, verimli tarım toprakları ve iklimsel özellikleri (dut, badem, incir, üzüm, tütün, bahçecilik için ideal) yerel yönetim ve Vadi ahalisi tarafından akılcıl, çağdaş ve bütüncül plan ve projelerle işlenip turizme kazandırılırsa hem bölge hem de ülke ekonomisi için önemli bir ek katkı sağlanmış olacaktır. Daha da önemlisi doğamıza ve tarihimize yabancı kalmadan insanca yaşamaya devam edebileceğimiz bir habitatı korumuş olacağız. Aksi takdirde, doğayla bağımızı kesersek insanlığımızla olan bağımızı kesmiş, geçmişle ve kültürel mirasla bağımızı kesersek kimliğimizi yitirmiş oluruz”.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/yasam/korunabilmis-bir-cennet--dogal-zenginlikleriyle-gurs-vadisi)