Şair / Yazar Ahmed Şamlu edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Ahmed Şamlu hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Ahmed Şamlu hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Ahmed Şamlu hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 12 Aralık 1925

Doğum Yeri: Tahran

Ölüm Tarihi: 24 Temmuz 2000

Ölüm Yeri: İran

Ahmed Şamlu kimdir?

Ahmed Şamlu 12 Aralık 1925'te Tahran'da doğdu, 24 Haziran 2000 tarihinde yine Tahran'da yaşamını yitirdi. Çocukluk yıllarında asker olan babasının görevi nedeniyle ülkesinin dört bir yanını gezdi. Lisede okurken siyasi etkinliklerinden dolayı dört yıl tutuklu kaldı (1941-45). 1946'da idam mangasının önüne çıkarıldı, son anda hükümetin affıyla serbest bırakıldı. Sokhane Nov (Yeni Söz, 1948), Rouzane (Pencere, 1950), Bamshad (1956) dergilerini çıkardı. 1952'de Macaristan'a gitti, burada iki yıl İran Büyükelçiliği Kültür Müşaviri olarak görev yaptı.1974-1979 yıllarında birçok uluslararası konferansa katıldı; Avrupa ve Amerika'nın çeşitli üniversitelerinden çağrılar aldı. Avrupa ve Amerika'da yaptığı okuma turneleriyle şiirini dünyaya tanıttı. 1990'lı yıllarda hükümetin baskı ve sansürlerine karşı imzaladığı bir ''aydınlar dilekçesi'' nedeniyle baskılara uğradı. Kitaplarının yayımlanması yasaklandı. Yaşamının son yıllarını Tahran'ın 50 kilometre uzağındaki bir yayla köyünde sürdürdü, diyabet hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdi.

İran'da Furuğ Ferruhzade ve Sohrab Sepehri isimli şairlerin ölümünden sonraki dönemin en büyük şairidir..

Şah'a karşı politikaları nedeniyle tutuklanmış ve kitaplarının yayımlanması yasaklanmıştı, ne var ki İran devrimi ile de başı hoş olmayan bir yenilikçi olduğundan devrimden sonra da baskı ve sansüre maruz kalmıştır, bu nedenle devrimden bu yana da yayımlanmış kitabı yoktur..

--reklam--

Ahmed Şamlu Kitapları - Eserleri

  • Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor
  • Yüreğimin Kışlarında
  • Bana Aydınlıktan Söz Et
  • Aşkımız Bir Köydür Ki Asla Uyumaz

--reklam--

Ahmed Şamlu Alıntıları - Sözleri

  • "Deniz senin kuyudan içtiğin bir yudumu kıskanır." (Bana Aydınlıktan Söz Et)
  • Öykü değilim anlatasın, nağme değilim söyleyesin, ses değilim işitesin değilim öyle bir şey ki göresin ki bilesin ortak bir acıyım ben haykırsın beni, sesin. (Aşkımız Bir Köydür Ki Asla Uyumaz)
  • ve ellerin ellerimle aşinadır. (Bana Aydınlıktan Söz Et)
  • o denli çaputları bağlama güçsüzlüğümün utancıyla kurudasın: ben mucizeler ağacı değilim sadece bir ağacım: çukurda bir selvi ve bundan gayrı marifetim yok sana yuva olayım, tahtın ve tabutun. andacız. ve anı şimdi... (Bana Aydınlıktan Söz Et)
  • Tüm çığlığım sıkıntıdan kurtulmak içindi, çünkü ben en korkunç gecelerde, güneşi ümitsiz dualarla talep ettim. (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
  • seni seviyorum demiş olmayasın sakın Yüreğini kokluyorlar garip bir devrandır sevgili ve aşkı devrik yol direkleri yanında kırbaçlıyorlar aşkı evin zulasında saklamalı (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
  • Akasyaların rüyasında ölmek istiyorum Atlas çiçeklerine geçit olmak istiyorum. -son fırsatta- Akşam vakti, saat yedide. (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
  • Masa üzerinde kağıt demeti ve Güneşin ilk bakışı müphem bir kitap ve unutulmuş çay fincanın kenarındaki sigaranın külü ve zihinde yasak konu. (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
  • Ne güneş gözüküyor, ne gün. Boynumuza saplanan hançerle Zamanın dışındayız. (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
  • Şimdi beni kurban yerine götürüyorlar Hey, siz! Dinleyin! Seyre koyulduğunuz yerde Ve sayıda, aptallıklarınız benim işlemediğim günahlarımdan daha çok! Sizinle aramda hiçbir bağ olmamıştır Sizin cennetiniz beni kucaklama arzusuyla, sonsuz bekleyiş cehenneminin ateşi içinde kül olacak. Sizin korkunç cehenneminize öyle bir ateş armağan edeceğim ki Onun ateşiylr, zavallı cehennemlikler çevrelerindeki ateşi Lezzetli bir içki giib kafalarına dikecek. Çünkü ben sizinle birlikte olan her şeyden, sizinle bağlantısı olan her şeyden Nefret ediyorum. Çocuklardan Babamdan Kokulu koynunuzdan Elimi hileyle sıkan ellerinizden Kahrınızdan, şefkatinizden Ve kendimden İster istemez sizin bünyelerinize benzeyen kendimden. Uzaktan, yakınlıktan korkuyorum ben. Ben muratsız Promete'yim. Yaralı ciğerimden Yazgısız kargalar için bir sofra kurdum Gururum ebedilikte azabımdır Her selamınızla bir kartal gagasını ciğerimde hissediyorum. Ciğer parçam üstündeki mızrak ucu dudaklarınızdan gelen öpücükten daha sarhoş ediciydi. Çünkü sizin dudaklarınızdan yalandan başka söz duymadım. Ve gözbebeklerimdeki bir diken sizin alıcı bakışlarınızdan daha safalı. Çünkü sizin bana bakışınız efendinin kölesine bakışından başka bir şey değildi... Sizin erkeklerinizdense katillere Sizin kadınlarınızdansa orospulara meyilliyim Size cennet kapılarını açacak tanrı tarafından ebediyen lânetlendiğim için Daha memnunum. Takva sahipleriyle oturmak, el değmemiş bâkire kızlarla yatmak Öyle bir Cennette size lâyık olsun. Ben muratsız Promete'yim Yazgısız kargalara yaralı ciğerimden ebedî bir sofra kurdum Hey, seyir yerinde oturanlar! Dinleyin Ben yabancı kurbanı: Sizinle aramda hiçbir bağ olmamıştır. (Yüreğimin Kışlarında)
  • Düşünmeye yeltenme garip bir devrandır sevgili geceleri kapıyı çalan ışıkları öldürmeye gelmiştir aydınlığı evin zulasında saklamalı (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
  • Aşk, yapıştıkça tene insanı bunaltan kirli bir rutubettir. (Bana Aydınlıktan Söz Et)
  • - hüzünle söyleşirim içimdeki ölüyle. hava durgundur yıllar olmuştur cıvıltılı kuşlar göç edeli. bu birikintinin acı suyu benim bahanesiz gözyaşımdan değil midir? - neye ağlarsın? - bilmiyorum. tüm kışlar bendedir. ne denli yabancılar gibi koysa omuzlarına başını yine tanıdıktır hüzün. (Bana Aydınlıktan Söz Et)
  • Ellerini, ellerime bırak ellerin ellerimi çok iyi tanıyor, seninle konuşuyorum ey yüce sevgili tıpkı bulutun fırtına yağmurun denizle ot'un çayırla kuşun baharla ağacın ormanla konuştuğu gibi sesin, sesimi çok iyi tanıyor. (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
  • Seni arıyorum dağ eteğinde deniz ve çayır kenarında ağlayarak seni arıyorum, rüzgarların geçidinde, mevsimlerin dört yolunda (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
  • ellerinin şarkısından yoksunum ve dünya merhabadan yoksun (Bana Aydınlıktan Söz Et)
  • Çünkü nihayet umut gecikmiş bir seferden dönüyor geri… (Yüreğimin Kışlarında)
  • Evet, ölüm  Korkunç bir bekleyiştir Acımasızca uzun süren (Yüreğimin Kışlarında)
  • artık konuşmak cinayetin ta kendisidir. (Bana Aydınlıktan Söz Et)
  • Elim çiçek kokuyor diye, beni çiçek koparmakla suçladılar. Hiç kimse belki gül dikmişimdir diye düşünmedi. (Yüreğimin Kışlarında)