Doğum Tarihi: 1922
Doğum Yeri: Konya, Türkiye
Ölüm Tarihi: 3 Şubat 2002
Ölüm Yeri: Medine
Ali Ulvi Kurucu kimdir?
1922 yılında Konya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini konya'da tamamladı. Arapça öğrendi. Hâfızlığını tamamladıktan sonra 1938 yılında ailesi ile birlikte Medine’ye göç etti. İki erkek ve bir kız çocuğa sahipti. Yüksek öğrenimini Kahire el-Ezher Üniversitesinde tamamladı. Medine’de uzun süre Evkaf Dairesinin İnşaat ve Sicillat Emini olarak görev yaptı. Daha sonra Sultan Mahmud’un yaptırdığı Mahmudiye Kütüphanesi'nde, bir süre sonra da Şeyhülislam Arif Hikmet Kütüphanesi'nde çalıştı. 1985’te emekli oldu. Medine’de 60 yılını Peygamber Efendimiz'in (a.s.m) yanı başında geçirdi.
Emekli olduktan sonra Medine’ye dünyanın her tarafından gelen ilim adamlarını ağırlardı. Senenin belli bir dönemini, Türkiye’de geçirmeye özen gösterirdi.
Kur’ân hâfızıydı ve geniş bir hadis kültürüne sahipti. Tarih, mûsikî ve hat konularına özel ilgi duyardı. Şair kişiliği ile ön plana çıktı. Aruz ölçüsüyle şiirler yazdı. Ayrıca nesir sahasında da çeşitli eserler verdi. Şiirleri Gümüş Tül ve Alevler olarak, makale ve röportajları da Gecelerin Gündüzü adıyla yayınladı.
3 Şubat 2002 tarihinde Medine’de vefat etti. Cennetü’l-Bakî mezarlığında toprağa verildi.
--reklam--
Ali Ulvi Kurucu Kitapları - Eserleri
- Gümüş Tül ve Alevler
- Gecelerin Gündüzü
--reklam--
Ali Ulvi Kurucu Alıntıları - Sözleri
- Sen, gençliğe yol gösterecek tertemiz elsin, Hakk’ın boğulan gür sesi, haykır ki yücelsin, Binlerle zafer bestesi, birden dile gelsin: Bayrakdaki rüzgâr gibi, destanlaşalım gel, Yol vermeyen engelleri birden aşalım gel!.. … Davadan neden böyle kayıtsız duruşun var? Hissizliğe, binlerle özürler buluşun var? Davâya adanmış acebâ kaç kuruşun var? Bin derdini islâm ilinin paylaşalım gel, Yol vermeye engelleri birden aşalım gel!.. … Dergâhına Rabbin el açıp yalvaralım gel, Hâlâ kanayan mâtemi birden saralım gel, İmânını TÜRK GENÇLİĞİ’nin kurtaralım gel, İmânını TÜRK GENÇLİĞİ’nin kurtaralım gel… (Gümüş Tül ve Alevler)
- Boş geçen lâhzaların kıymeti bin ömre bedel... (Gümüş Tül ve Alevler)
- Aşkınla buhurdan gibi tütmekde bu kalbim, Sensiz bana cennet bile hicrandır Efendim... Doğ kalbime bir lâhzacık ey Nûr-i dilârâ, Nûrun ki; gönül derdime dermandır Efendim... Ulvîde senin bağrı yanık âşık-ı zârın, Feryâdı bütün âteş-i sûzandır Efendim... (Gümüş Tül ve Alevler)
- Nemli gözlerden akarken, yaş olup hasretimiz; Yeter artık, sona ersin, şu gönül gurbetimiz!.. Şühedâ beldesi, nûr ülkesi Cennet Vatan’ım, Şanlı mâzîsini andıkca kabarmakda kanım (Gümüş Tül ve Alevler)
- Ortada dünyalar kadar ayıklanacak pirinç var, lakin taş adedi pirinçden çok fazla. (Gecelerin Gündüzü)
- Nemli gözlerden akarken yaş olup hasretimiz; Yeter artık, sona ersin, şu gönül gurbetimiz.. (Gümüş Tül ve Alevler)
- Toprağın üstü yaşar, altına geçmişlerle, Ebedî ülkelerin semtine göçmüşlerle!.. Mâverâdan bize ses vermede hep cedlerimiz; Mânevî bekçisi yurdun: Ulu mâbedlerimiz!.. (Gümüş Tül ve Alevler)
- İnsan, insanlığının sırrını îmanda bulur... (Gümüş Tül ve Alevler)
- Mehtâba sorarken seni gurbette her akşam, Hasret dökülür rûhuma, yıldızlara baksam.. (Gümüş Tül ve Alevler)
- İncitme büyük ceddini, Allâh’ı seversen, Milyonla şehidin, ebedî vârisisin sen!.. (Gümüş Tül ve Alevler)
- Kur'an-ı Kerim'in bize va'dettiği, hakdır, Hakk'ın ezeli fecri yakındır, doğacakdır. Ey ömrünü bir gayeye VAKFEYLEYEN insan!.. Sarsılmayan imanına düşman bile hayran... (Gecelerin Gündüzü)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin