Doğum Tarihi: 1977
Doğum Yeri: İzmit, Kocaeli
Barış Müstecaplıoğlu kimdir?
Barış Müstecaplıoğlu, 1977'de Kocaeli'nin İzmit ilçesinde doğdu. Yüksek öğrenimini Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde tamamladı. Hikâye ve roman eleştirileri Varlık, Altyazı, Kitap-lık, Radikal Kitap gibi dergilerde ve çeşitli gazete eklerinde yayımlandı.
1995'te İstek Vakfı Mezunları İffet Esen Öykü Ödülü'nü kazandı. Türkiye'nin ilk fantastik kurgu dizisi olanPerg Efsaneleri'nin başlangıç romanı Korkak ve Canavar ve devam kitabı Merderan'ın Sırrı 2002'de, üçüncü romanı Bataklık Ülke ise Ocak 2004'de yayımlandı.
Tanrıların Alfabesi, dört romandan oluşan Perg Efsaneleri'nin son kitabı oldu.
Perg Efsaneleri serisini tamamladıktan sonra, üniversite yurdunda tanıştığı İslam Misyonerlerini konu alan Şakird isimli bir roman yazan Barış Müstecaplıoğlu, bu konuda Akşam gazetesi için bir yazı dizisi de hazırladı. Bu kitabın ardından sokak çocuklarını ve onları kullanan suç örgütlerini işleyen bir polisiye roman olan Kardeş Kanı'nı kaleme aldı. 2009'da 14. yüzyılda yaşamış gizemli şamanist ressam Mehmet Siyah Kalem'in eserlerini odağına alan Bir Hayaldi Gerçekten Güzel isimli romanı yayınlandı. Son eseri, Perg Efsaneleri tarzında bir fantastik kurgu romanı olan ve yeni bir serinin müjdesini veren Şamanlar Diyarı oldu. Bu kitapla Mehmet Siyah Kalem'in çizdiği yılan kuyruklu esrarengiz yaratıklara bir isim, bir ülke ve bir tarih yarattı.
Çeşitli çalışmaları yurt dışında yayımlanmış bir çizer olan Engin Deniz Erbaş'la birlikte resimli bir çocuk kitabı hazırladı. Bu kitapta Doğu ve Anadolu masallarının, efsanelerinin karakterlerini modern bir bakış açısıyla yeniden yorumlayıp fantastik bir çocuk öyküsünün içine kattı. Gökyüzündeki Ülke isimli bu kitap 2008 Nisan'ında yayımlandı.
Romanları dışında İstanbul Hikayeleri ve 1002. Gece Masalları gibi çeşitli öykü seçkilerine de katılan yazarın bir cinayet öyküsü, 2008'de Amerika'da Akashic Books tarafından hazırlanan İstanbul Noir isimli bir seçkide ingilizce olarak yayımlandı. Bu kitap aynı sene Türkiye'de Everest Yayınları tarafından da basıldı.
Yazarın çeşitli öykü ve romanları bugüne kadar İngilizce, Lehçe, Romence, Bulgarca, Çince, Arapça dillerine çevrildi. 2013'te Sırpça, Almanca ve Hintçe dillerinde de yayınlanacaktır.
2012'de, Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği'nin (FABİSAD) kurucuları arasında yer aldı.
Barış Müstecaplıoğlu, yazarlık hayatında farklı farklı türlerde eserler vermeye, kendini tekrar etmekten kaçınmaya özen gösterdiğini ifade ediyor. Ayrıca Türkiye'de daha önce yazılmamış ya da az yazılmış türlerde eserler vermeyi, daha önce işlenmemiş konuları işlemeyi seviyor.
--reklam--
Barış Müstecaplıoğlu Kitapları - Eserleri
- Osmanlı Cadısı
- Korkak ve Canavar
- Şamanlar Diyarı
- Merderan'ın Sırrı
- Bataklık Ülke
- Tanrıların Alfabesi
- Keşifler Zamanı
- Özgürlük Uğruna
- Bir Hayaldi Gerçekten Güzel
- Şakird
- Gerçekler Kırıldı
- Ahtapotun Rüyası
- Hayallere Ulaşma Rehberi
- Kardeş Kanı
--reklam--
Barış Müstecaplıoğlu Alıntıları - Sözleri
- Yarışmaya alışmış insanlar. Alıştırılmış. Uğrunda yarışacak bir şey olmasa da koşma ihtiyacı duyarlar. (Şakird)
- ... bir zamanlar bizden daha mutlu insanların yaşadığını hayal etmek hoşuma gidiyor. (Osmanlı Cadısı)
- Güç insanı çok çabuk etkisine alır. Bunun için büyülü olmasına bile gerek yok. (Korkak ve Canavar)
- Harnanlarla insanların sadece birlikte vakit geçirmeye ve birbirlerini tanımaya ihtiyacı var. Asırlar önce atalarımız birbirini öldürdü diye düşman kalmaya devam edemeyiz. Ortak bir amaç uğruna mücadele vermek, bizi yeniden birleştirebilir. (Özgürlük Uğruna)
- "bir kişinin iyi ya da kötü olduğunu görünüşünden anlayamazsın. yüreğinin içine bakman gerekir. ve eğer bu yaşlı bir adamdan tavsiye istiyorsan... orada gördüğüne bile hemen inanma derim." (Merderan'ın Sırrı)
- İnsanların gerçek düşlerini değil, düşlemelerini istediklerimizi gösteren bir alet yaparsan,işte o zaman her eve birer tane koyarız. (Gerçekler Kırıldı)
- Üzüntü, hayal kırıklığı ve kendimizi yetersiz hissetmek, süreklilik arz etmediği sürece bizim zayıf bir insan olduğumuz anlamına gelmez. Normal bir insan olduğumuz anlamına gelir. (Hayallere Ulaşma Rehberi)
- İnsanların bazıları, öldükten sonra Kadim Güçler'in onları cezalandıracaklarına ya da ödüllendireceklerine inanırlar. Ama bu doğru değil, cezamızı da ödülümüzü de kendimiz belirleriz. (Keşifler Zamanı)
- Aşağılandığını hissetmişti, hiç değer verilmemiş, sadece eğlencelik görülmüş bir kadın gibi. Yolda öylesine uğranılmış bir durak... (Kardeş Kanı)
- Güzel bayan alınmasın, ama Ermira'mı kimselere değişmem doğrusu! (Merderan'ın Sırrı)
- Bazen bazı şeyleri sorgulamamak, hayata dayanabilmek için tek çareydi. (Osmanlı Cadısı)
- Karanlığın içindeyim. Her şeyi yutan, sindiren, anlamsız kılan karanlık... Dört bir yandan geliyor, kapıların altından sızıyor, şömineden içeri akıyor, açık camlardan dalıyor, duvardaki çatlaklardan giriyor, beni kuşatıyor, içinde kayboluyorum. Her yerden, her yerden... Nefes alamıyorum. (Bir Hayaldi Gerçekten Güzel)
- Bazılarının yüzleri, kendi içlerindeki karanlık yüzünden körleşir zamanla. (Osmanlı Cadısı)
- Azrail başını salladı. "İkinci Dünya Savaşı sırasında Paris'te çok fazla mesai yapmam gerekti. O dönem bu şehre özel bir ilgi duymaya başladım. Eski Paris'i sevenler, Paris en güzel Eyfel Kulesi'nden görülür derler. Zira oradan baktığınızda Eyfel Kulesi'ni görmezsiniz! (Gerçekler Kırıldı)
- Usta şamanların şaşırtıcı güçleri vardır. Dansları sayesinde bedenlerinden çıkabilir, ruhsal bir yolculuk yapabilirler. Yaralı ve hastaların ruhlarını Ölüler Vadisi’nde yakalayıp geri getirebilirler. . . https://youtu.be/kvOj2Ix7_O8 (Şamanlar Diyarı)
- İnsanın değer verdiği hayalleri varsa önüne çıkan engelleri bir şekilde aşması gerekiyor. (Osmanlı Cadısı)
- "Bazen yaşamak için öldürmek zorundasın. Bazen yaşamak için içindeki sevgi seni öldürmeden sen onu öldürmek zorundasın." (Keşifler Zamanı)
- “ Bazen insan uğrunda savaşması gerekmeyen bir sevgiye ihtiyaç duyuyordu. Özellikle de zaten birçok şey için savaşmak zorundaysa... “ (Tanrıların Alfabesi)
- üniversitede huzur bulduğum yer bir cemaat oldu. İslami cemaatleri duymuşsundur, her üniversitede olduğu gibi bizimkinde de muthis bir yapilanmalari vardi. Hepsi birbirinden ilginc uc yıl gecirdim orada. İlk basta hersey harikaydı, son durağa geldiğimi sanmistim. Huzurlu,iyi insanlardan kurulu bir toplum. Kimse kimseyi kirmiyordu, herkes neyi neden yaptigini biliyordu ve hepsinden önemlisi olumun bile bir anlamı vardi. Duygularım ciddiye aliniyordu, incitilmiyordum. kendimi eskisi kadar yalniz hissetmiyordum, o insanların arasında. İdeallerden, hayallerden konuşabiliyordum,daha güzel bir dunya umudundan. Ama buyunun bozulması uzun sürmedi. Sadece birkaç basit soru, cevap bulmayan ve sorulmasından bile rahatsız olunan. Tum bu görkemli yapı aslında iskambil kagitlarindan kurulmuştu. Ancak hiç rüzgar estirmezsen ayakta durabiliyordu. Beynini kilitlersen , inancın temel dayanaklarini asla sorgulamazsan, dusunmek yerine kabul etmeyi icine sindirebilirsen. Ben sindiremedim. Soruları sordum ve kagitlar yikildi. (Şakird)
- Kimse sadece iyi değildir. Kimse sadece kötü değildir. Bir savaşı bitirmek kahramanlıksa, buna kendinle barışarak başla. Tho-en Kurme, Atalar-97'nci söz (Korkak ve Canavar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin