Öğretim Üyesi / Yazar Bayram Ali Çetinkaya edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Bayram Ali Çetinkaya hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Bayram Ali Çetinkaya hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Bayram Ali Çetinkaya hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1967

Doğum Yeri: Konya / Yunak

Bayram Ali Çetinkaya kimdir?

1967 yılında Konya/Yunak'da doğdu. 1990'da Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi’nde "M. Şemseddin Günaltay ve Fikriyâtı" isimli teziyle 1994'de yüksek lisansını, "İsmail Hakkı İzmirli ve Felsefe" adlı teziyle 1999'da doktorasını tamamladı. Bu arada 1991-1997 yılları arasında Ankara'da öğretmenlik görevinde bulundu. 1997 yılında Cumhuriyet Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi İslâm Felsefesi Anabilim Dalı'na Araştırma Görevlisi olarak atandı. Halen İstanbul Üniversitesi’nde Prof. Dr. unvanıyla öğretim üyeliği görevini sürdüren yazarın çeşitli akademik dergilerde yayımlanmış birçok makalesi de bulunmaktadır.

--reklam--

Bayram Ali Çetinkaya Kitapları - Eserleri

  • Balıkların Duasını Almak
  • İlkçağ Felsefesi Tarihi
  • Şems-Mevlana Dostluğu
  • Allah Kimlere 'Değer' Verir?
  • Sayıların Gizemi ve Tasavvufun Dinamikleri
  • İrfan ve Hikmet Peygamberi
  • Hakikat Arayışında Akıl ve Kalp
  • Türkiye Türkçesi 4 Sözdizimi
  • Yitik Bilgi ve Hikmet
  • İzmirli İsmail Hakkı
  • İslam Medeniyetinin Dinamikleri
  • İki Münzevi: Şair ve Hattat
  • İslam Ahlak Esasları ve Felsefesi
  • İslam Düşüncesi Tarihi
  • Türkiye'de Aydın ve Devlet Adamı Kimliği
  • İhvan-ı Safa'nın Dini ve İdeolojik Söylemi
  • Türkiye'nin Modernleşmesi Sürecinde Şemseddin Günaltay
  • Medine'den Medeniyete

--reklam--

Bayram Ali Çetinkaya Alıntıları - Sözleri

  • "Bir gün Şemseddîn, Mevlânâ'dan bir mahbûbe istedi. Mevlânâ gitti hareminin, yani hanımının elinden tutup getirdi. Şemseddin buyurdu ki: Ben Mevlânâ'nın bağlılık derecesini ve meşrebinin genişliğini imtihan ediyorum. Bu konuda dediklerinden de fazla imiş." Bkz: Câmî, Nefahâtü'l-Üns (Evliya Menkıbeleri), s. 640-641. (Şems-Mevlana Dostluğu)
  • Samimiyet ve sadakatten beslenmemiş her türlü ibadet ve iyilik, yapılmamış hükmündedir. (Balıkların Duasını Almak)
  • İnsan var oluşun sembolüdür. (Yitik Bilgi ve Hikmet)
  • "Sevdiğin kişiyi ölçülü sev. Yoksa bir gün gelir o insan gözünde sevimsizleşir de önceki muhabbetinden dolayı elemin ziyadeleşir. Kızdığın kimseye karşı da ölçülü ol ve nefret hissinin önünü kes. Aksi halde, gün döner de o kişi dostun oluverirse evvelki öfkeli tavırlarının mahcubiyeti seni çok üzer. " (Tirmizi, Birr, 59) (Balıkların Duasını Almak)
  • Allah'ın değişmez yasası, tevhid ailesince tekrar neşv-ü nema bulacaktır. (Yitik Bilgi ve Hikmet)
  • Yapılan iyilik ve hayrın kıymetini bilmek, denizdeki balıkların bile duasına muhatap olanı unutmamak erdemin zenginliğini gösterir. (Balıkların Duasını Almak)
  • Birlik, aileyi kurar, aile cemiyeti inşa eder. İnsan, aile ve cemiyet ise, devletin vazgeçilmez kurucu unsurlarıdır. Ailenin hayatî önemdeki ferdi, kadın ve annedir. Küçük yuva aileyi anne kurarken; büyük yuva vatanı, iyi kadınların yetiştirdiği iyi erkekler kurar. Erkekler, kadınlardan aldıkları destekle dünyayı inşa ederler. Güçlü ve erdemli erkekler, iyi kadınlarla yapılan iyi evlilikler, iyi aileler ve iyi toplumla ortaya çıkmaktadır. Aileyi ayakta tutan tutkal ise, bir arada bulunmasıdır. Parçalanmış, ayrık ve kopuk aile, toplumu ve nihayetinde devleti çökertir. Millet ve devlet, ailenin sağlamlığı üzerine ilim, hikmet, irfan ve özgüven ayakları üzerinde durmaktadır. (Hakikat Arayışında Akıl ve Kalp)
  • Hadis alanında büyük bir bilgin(!) olarak Goldziher’in Buhârî ve Müslim için ifade ettiklerinin bir karşılığının olmadığını belirten Sezgin, onun temel düşüncesini şöyle özetlemektedir: “Buhârî’deki bütün hadisler Buhârî’nin devrinde yaşamış olan fikir ekollerinin düşüncelerinden ve icatlarından ibarettir. Yani bunun peygamberle bir alakası yok! Bunlar sadece devrin fikirlerini aksettirir. Buhârî bu ükirleri toplamıştır! Rivayetler zinciri ilave etmiştir, yani uydurmuştur.” 1956 yılında, Buba’rî’nin Kaynakları olarak yayınlanan doktora tezinde Fuat Sezgin, bu çalışmasıyla, hadis külliyatının sadece 'şifahî’/sözlü olarak toplanmadığını, yazılı kaynakları olduğunu ispatlamıştır. Ona göre hadislerin “arkasında yazılı kaynaklar var. Zira önceleri şimdiki gibi kitaplar, dipnot olarak kaynak eser gösterilmezdi, direkt şahıs ismi yazılırdı. Bu rivayet zincirine göre sıralanır, ama aynı zamanda da yazılı bir kaynağa dayanırdı. ” (Hakikat Arayışında Akıl ve Kalp)
  • Zira arkadaşın arkadaşa yaptığı dualar makbul dualardandır. (Balıkların Duasını Almak)
  • “Gönül kimi severse güzel odur’ denilir. Zira gönlün sevdiği güzellik, aşkın samimiyetiyle tasvir edilir. Aşkın kıymeti, gönül terazisiyle ölçülür. Bu terazi, sevindirmek ve sevilmekle dengelenir. Aşk, şevk ve heyecan gönülleri hareketlendirir ve imar eder. Neticede huzurlu bir toplum inşa edilir ve oranın insanları en yüksek mutluluğu elde ederler/yaşarlar. İki cihan mutluluğunu bulmak da, gönül rızasıyla gerçekleşir. Hiçbir baskı ve tesir altında kalmadan severek isteyerek gönüller vermek istikametin işaretidir. Bunun sonucunda gönül huzur ve rahatlığıyla keder ve sıkıntılar sona erer. Mutluluğun gerçekleştiği gönül devleti, söz ve davranışla sevindirerek ve iltifat ederek inşa edilir. Ancak gönül dilini kullanmayan kalpleri pas tutanlar ise, karanlığın ve karamsarlığın soğuk yüzüyle bakarlar. Onların baskı ve zulümleri gönülleri yıkar, kalpleri kırar. Gücendirmek, üzmek, gönül yıkmak, gönlü kapalı olanların fıilleridir. Onların kalplere ve gönülleri keder, tasa ve vesveseyle kaskatı kesilmiştir. Katı kalpliler, kasavet vermek ve ruhu daraltmakla gönüllere acı ve ıstırap taşırlar. (Hakikat Arayışında Akıl ve Kalp)
  • İslâm akıl nurunu söndürmek, basiret meşalesini köreltmez. Aksine düşünceyi kuvvetlendirir, fikri düzeltir, akla rehber olur, ulaşamadığı hakikate aklı aydınlatır, göremediği zarar ve tehlikelerden onu kurtarır, akıl için ilahi bir kandil olur, onu nurundan faydalandırır. (İzmirli İsmail Hakkı)
  • "Eğer bir atomu keserseniz, ortasında bir güneş ve onun etrafında durmadan dönen gezegenler görürsünüz." (Yitik Bilgi ve Hikmet)
  • “Alman hocam Hellmut Ritter sayesinde”, diyor Sezgin, “Müslümanların bilim dünyasına katkılarını gördüm.” O, Ritter’in bildiği her şeyi kendisine öğrettiğini belirtmektedir. Ancak bu sözler üzerine, Sezgin büyük bir hayal kırıklığı içinde hocası Ritter’i sorguya çekercesine, daha önce kendisine anlataklarını ona hatırlatır: “Hocam! Bunları siz söylemiş olamazsınız. Siz, bana 1943 yılında yardımcı dal olarak matematiği almamı söylediniz. O zaman bana İslâm matematikçilerinin, dünyanın en büyük matematikçileri olduğunu söylediniz ve bunlardan el-Bîrunî, İbn cl-Heysemî ve İbn Yunus gibi kişilerin isimlerini saydımz. Bana bir zamanlar bunları anlatırken, şimdi İslâm kültür dünyasının geri olduğunu nasıl söyleyebiliyorsunuz?” Sezgin, hocası Ritter’in o an kızardığını, bir çocuk gibi utandığını ve Arapça şu cevabı verdiğini söyler: “Bu, biran aklıma gelen bir düşünce idi. Bu fikir o an için hoşuma gitmişti. Ben de dile getirdim. Şimdi o düşüncenin şeytani bir vesvese olduğunu görüyor ve Allah’tan mağfiret diliyorum."(Fuat Sezgin, İslam Bilim Tarihi Üzerine Konferanslar, İstanbul 2018) (Hakikat Arayışında Akıl ve Kalp)
  • İyilik üç şeye tamamlanır ; acele etmek, küçük göstermek, gizli tutmak. Acele etmekle sevindirmiş, küçük tutmakla büyütmüş, gizli tutmakla tamamlanır olursun. (Balıkların Duasını Almak)
  • Hikmet ilimle sanatın birleşmesidir. (Yitik Bilgi ve Hikmet)
  • Duygular, düşünceler, fikirler, idealler, akılla ve kalple ortaya çıkar. Dil ile kelama dönüşür. Kalem ile yazılır; kâğıt ve kitapla kalıcı hale gelir. Allah ın, Elçiler'iyle gönderdiği vahiy/kelam da, insanların yazdıkları da kâğıda geçmiş ve böylece beşeriyetin tarihi belirlenmiştir. İlim, hikmet ve irfanın yayılışı, kâğıt ve kitapla gerçekleşmiştir Öğrenmek, öğretmek, dinlemek, hiç olmazsa bunları sevmek, hakîkat arayışının yolcularının özelliğidir. İnsana verilen akıl ve kalp, maddi ve manevî ilerlemenin istikametini gösteren iki hazinedir. (Hakikat Arayışında Akıl ve Kalp)
  • Din ve felsefe aynı anneden süt emmiş süt kardeşlerdir. (Yitik Bilgi ve Hikmet)
  • Annelik duygusu o kadar güçlü bir duygudur ki,insanın sadece kendi kanından olan çocuklarıyla sınırlandırılamaz. (Balıkların Duasını Almak)
  • Matematikte logaritma cetvelinin oluşturulması, Harezmi tarafından gerçekleştirdi. Batılılar, cetvele onun ismine izafeten al-gorithmi adını verdiler. (Yitik Bilgi ve Hikmet)
  • Batı aklının kaynak ve kökleri hususunda Fuat Sezgin, İslâm medeniyetinin özgün ve nitelikli eserlerini işaret etmektedir:”“İtalya’ya büyük çapta İslâm bilimlerinin kitaplarını sokan Constantinus Africanus denen bir Arap’tı. Avrupalı kaynaklara göre Tunus’tan Sicilya’ya, oradan Napoli’ye gidiyor. Kendisinin Bağdat’ta tıp tahsili de var. O zaman Avrupa’da bilimsel tıp yoktu. Hıristiyan bir Arap olduğu düşünülen bu adam, gemiyle birçok kitap getiriyor, ancak bir kısmı denizde batıyor. Geriye 80 kadar kitap getiriyor ve kitaplarla bir manastıra kapanıyor. Latince’yi bilen diğer din adamlarıyla birlikte tercüme yapıyorlar. Constantinus Africanus 25 tıp kitabıni Arapça’dan Latince’ye tercüme ediyor. Bu çevrilen 25 kitabın hiçbirisinin üzerinde Müslüman müelliflerinin isimleri yoktu.” Sonuçta Avrupalılar, 11. yüzyılda İtalya’da 25 tane çok önemli Arapça tıp kitabını tercüme ederler ve bunların 25’in'ı ya kendilerine ya da Yunanlılara nispet ederler. (Hakikat Arayışında Akıl ve Kalp)