Doğum Tarihi: 1945
Doğum Yeri: İstanbul
Can Alpgüvenç kimdir?
19.2.1945'de İstanbul Karagümrük'te doğdu. 1964' Vefa Erkek Lisesi'ni bitirdi, ardından İ.ü. İktisat Fakültesi İşletme-Maliye bölümünden mezun oldu. 1970-1984 yılları arasında Yeni Asya Gazetesi'nde yöneticilik yaptı. Daha sonra başta "Sur Dergisi" olmak üzere Çeşitli dergilerde yazı işleri müdürlüğü yaptı. Moral FM'de program hazırlayıp sundu. Yazarın halen Altınoluk, Söz Ola, Sağlığımız ve Moral dergilerinde makaleleri yayınlanmakta, tarihi araştırmaları devam etmekte, yeni kitap Çalışmaları sürmektedir. Evli ve bir kız evlat babasıdır.
--reklam--
Can Alpgüvenç Kitapları - Eserleri
- Kayıp Sandık
- İki Hanım Sultan Hürrem ve Mihrimah
- Osmanlıda Abidevi Şahsiyetler
- İpsiz Recep
- Gülistan
- Sultan Abdülaziz Han ve Darbeci Paşalar
- Firavun'un Ölümü
- Sessiz Adalet
- Hayırda Yarışan Hanım Sultanlar
- Kösem Sultan
- İpsiz Recep
- Hazreti Davud
- Bediüzzaman'dan İhtiyarlık Dersleri
- Osmanlıda Abidevi Şahsiyetler
- Asa'nın Gücü
- Sessiz Adalet
- Osmanlı Büyüklerinden Hatıralar
- Abideleriyle Osmanlı İstanbul'u
- Bediüzzaman'dan Hastalık Dersleri
--reklam--
Can Alpgüvenç Alıntıları - Sözleri
- Yolunu kaybedene 'iyi gidiyorsun' demek şiddetli bir zulümdür. Kusuru kendisine söylenmeyen adam bilmediğinden onu marifet zannedeler... (Gülistan)
- “ Lala, bu kaftanımı saklasınlar ve öldüğümde sandıklarımın üzerine koysunlar. Ulemanın ayağından sıçrayan çamur bizim için en büyük nişandır. Bu benim için en büyük şereftir “ (Osmanlıda Abidevi Şahsiyetler)
- Aristo der ki: 'Çok arkadaşı olanın hiç arkadaşı yoktur.' (Sessiz Adalet)
- "Başımıza bir musibet geldiğinde, bilelim ki Rabbimizin imtihanıdır. Dünyanın tecrübe meydanı olduğunu unutma. Kaderimizi yazan Kudret,bizi asla başı boş bırakmaz." (Kayıp Sandık)
- “ En büyük üstünlüğümüz imanımızdır “ Barbaros Hayreddin Paşa (Osmanlıda Abidevi Şahsiyetler)
- Kimsenin ölümüne sevinme ..Kader Ondan sonra seni de fazla tutmayacak!! (Gülistan)
- Yanlışlık, doymamaktan ya da daha fazla haz istemekten kaynaklanıyor; hâlbuki hazzın sonu yok! Onun sonunu arayan, kendi sonunu getirir. (Sessiz Adalet)
- Nasıl içinde köpek olan eve melaike girmezse,içinde batini köpekler olan kalbe de ilim girmez. (Osmanlıda Abidevi Şahsiyetler)
- Kendi ahlakını düşmanından dinle , dostun gözünde her yaptığın iyidir. (Gülistan)
- Dinlenmek için önümüzde uzun bir ebediyet var... Bakın güneşe ne kadar parlak doğdu. Sakın batan güneşe ağlamayın, doğduğunda neler yapacağınızı düşünün. (Firavun'un Ölümü)
- Dinlenmek için önümüzde uzun bir ebediyet var... Bakın güneşe ne kadar parlak doğdu. Sakın batan güneşe ağlamayın, doğduğunda neler yapacağınızı düşünün. (Firavun'un Ölümü)
- Insana dümdüz boy değil, Doğru yol gerek! (Gülistan)
- Ömrün uzun veya kısalığı izafidir . Nice kısa ömürlü kimseler, uzun ömürlülerin yıllar boyu yapamadıklarını kısa ömürlerinde başarmışlardır. (Sessiz Adalet)
- İslâm milletinin iki başlılığa tahammülü yoktur. (Osmanlıda Abidevi Şahsiyetler)
- “ Bizim şimden gerü sefer-i ahiretten gayrı seferimiz yoktur. “ (Osmanlıda Abidevi Şahsiyetler)
- Onun erkek kardeşleri fazla yaşamıyor, doğumdan sonra ölüyorlardı. Erkek evlat hasretiyle kıvranan babası, Recep dünyaya gelince onun da ötekiler gibi öleceğinden korktu. Göze gelmesin diye,çocuğu etrafa karşı değersiz göstermeye çalıştı. Konu komşu çocuğu sorduğunda, onu nazardan korumak için "ha bizum İpsuz'i mı sorayisun,eyidir" der öylesine bir karşılık verirdi. Yani olan işe yarar biri olmadığını anlatmaya çalışır ,erkek evladı var diye üstünlük taslamazdı.Bir de Recep küçükken çok yaramazdı,yerinde duramazdı. Babasının taktığı lakap recep'in yaramazlığına da uygun düştü. (İpsiz Recep)
- Osmanlı Devleti'nin dördüncü hükümdarı Yıldırım Bayezid, bir davayla ilgili olarak şahit gösterilmişti. Bursa Kadısı Şemseddin-i Fenaârî'nin huzuruna gelerek ifade verecekti. Konuşma sırası gelince selam verip söze başlayacak oldu; fakat kadı efendi, cümlesini tamamlamasına izin vermeyip şöyle dedi: - Vakit namazlarında cemaate katılmıyorsunuz, sizin şahitliğinizi kabul edemem! Salondakiler buz gibi olmuştu. Molla Fenârî, huzuruna kadar gelen koca Osmanlı hükümdarının şahitliğini reddediyordu. Kadı efendi devam etti: - Hakka ibadette kusur edenin, halkın hukukunda yalan yere şahitlik edebilme ihtimali vardır. Herkes, çabuk asabileşen ve hiddetiyle bilinen hükümdarın ağır tepkisini bekliyordu. Fakat Yıldırım Bayezid bu hükme rıza göstererek, kadı efendinin huzurundan sessizce ayrıldı. (Osmanlı Büyüklerinden Hatıralar)
- "En büyük üstünlüğümüz imanımızdır." -BARBAROS HAYREDDİN PAŞA (Osmanlıda Abidevi Şahsiyetler)
- - Birbirimize karşı suçlayıcı değil, müşfik davranabilsek, ne güzel sonuçlar alacağız... Ama ne çare ki, evlerimiz mahkeme gibi.. (Sessiz Adalet)
- — şair diyor ki: “Ey gönül, nefis ve arzularının peşine düştüğün için, takva meclislerine gelmiyorsun. Aklını başına al, dikkat et, Allah’ı ve ahireti unutma; bu dünyadan bir defa göçtün mü, yeniden oraya dönemezsin!” (Sessiz Adalet)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin