Carol Shields kimdir? Carol Shields kitapları ve sözleri

BİYOGRAFİ

Yazar Carol Shields hayatı araştırılıyor. Peki Carol Shields kimdir? Carol Shields aslen nerelidir? Carol Shields ne zaman, nerede doğdu? Carol Shields hayatta mı? İşte Carol Shields hayatı... Carol Shields yaşıyor mu? Carol Shields ne zaman, nerede öldü?

Yazar Carol Shields edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Carol Shields hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Carol Shields hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Carol Shields hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 2 Haziran 1935

Doğum Yeri: Oak Park, Illinois, ABD

Ölüm Tarihi: 16 Temmuz 2003

Ölüm Yeri: Victoria, Britanya Kolumbiyası, Kanada

Carol Shields kimdir?

Carol Shields, Taş Günceler ile 1993'te çeşitli ödüller kazandı, 1995 yılında da Amerika'nın en saygın edebiyat ödülü olan Pulitzer'e değer görüldü. Winnipeg'de yaşayan yazarın başlıca kitapları: Happenstance, The Republic of Love (Aşk Cumhuriyeti), The Orange Fish, Small Ceremonies, Swann, Various Miracles ve The Box Garden. Yazarın Swann adlı kitabı Can Yayınları arasında çıkacaktır.

Carol Shields Kitapları - Eserleri

  • İyilik
  • Taş Günceler
  • Aşk Cumhuriyeti

Carol Shields Alıntıları - Sözleri

  • . Bu dakika bir kitap açın ve okumaya başlayın. Elli sayfaya ulaşana kadar hareket etmeyin. Düşüncelerinizi basılı olarak gömene kadar. Kendinizi kelimelerle örtün. Yıkayın kendinizi, çözün. ... (Aşk Cumhuriyeti)
  • Çekicilik, kullanılıp buruşturulmuş bir kağıt mendilden başka bir şey değildir. (İyilik)
  • Yaşamana değdi mi? Hiç bir tabloya, büyük bir binaya bakıp ya da bir kitaptan bir paragraf okuyup birden dünyanın genişlediğini, aynı zamanda küçülüp mükemmel bir saflıkta olan bir öze dönüştüğünü hissettin mi? (Taş Günceler)
  • . Romantik olmak, başımıza her şeyin gelebileceğine inanmaktır. ... (Aşk Cumhuriyeti)
  • "Kimseyi yeteri kadar sevmiyorum." "Peki ama neden?" "Dünyayı daha çok seviyorum." Hüngür hüngür ağlıyordu şimdi. "Dünya demekle neyi kastediyorsun?" "Her şeyi, varlığı." "Yani" dedim, kulağa saçma geleceğini bilerek, "dağları, okyanusları, ağaçları falan gibi mi?" "Tüm bunları, başka şeyleri de." ... "Edebiyat da var," dedi. "Sonra dil, biliyorsun işte. Sonra dillerin kolları, sonra ölü diller, sonra unutulmuş ölü diller. Sonra Matisse. Sonra Hamlet. Hepsi de o kadar büyük ki ve hepsini seviyorum." ... "Ve tüm kıtaları. Hindistan'ı. Özellikle Hindistan gibi görmediğim yerleri. Her ana yoldan ayrılan her çamurlu gizli yola bağlı her küçük patikayı. Çalılıkları, keçiyollarını. Küçük kasaba meydanlarını. Milyonlarca kasaba meydanı olmalı. Asla hepsini göremeyeceğim, öyleyse ne anlamı var? (İyilik)
  • . Çok mutlu anlar yaşadım. Şanslıydım ama her zaman en mutlu anın henüz yaşanmadığını düşünüyorum. . (Aşk Cumhuriyeti)
  • . Kaynatılmış, aşk sadece bir kibir biçimi değil mi ? Bilirsin, tapılmak arzusu. Bir başkası için mutlak merkez olmak. ... (Aşk Cumhuriyeti)
  • “Bizi öldüren bildiklerimiz değil bilmediklerimizdir.” (İyilik)
  • Yaşamana değdi mi? Hiç bir tabloya, büyük bir binaya bakıp ya da bir kitaptan bir paragraf okuyup birden dünyanın genişlediğini, aynı zamanda küçülüp mükemmel bir saflıkta olan bir öze dönüştüğünü hissettin mi? (Taş Günceler)
  • . Herhangi birinin çocukluğu, prova edilirse, tekrar edilirse ve belirli bir ışıkta gözlerini kısarak bakılırsa bir sakatlık eylemi olabilir. ... (Taş Günceler)
  • "Ve yaşamın bazı bölümleri vardır ki okunmazlar özellikle de yüksek sesle." (Taş Günceler)
  • İyiliğin yazılı metinler aracılığıyla öğrenilebileceğine inanmanın saçmalık olduğunun farkındayım. (İyilik)
  • O günlerde bana öyle geliyordu ki, kadınlar yaşamlarındaki maceralar yüzünden baskı görürken, erkekler göklere çıkarılıyordu. Neden? Neden böyle oluyordu? Neden erkekler başlarından geçen maceraların kendilerine kazandırdığı öncelikleri göğüslerinde birer madalya gibi taşıyıp gerine gerine yürüyebiliyorken, kadınlar bu maceraların ağırlığı altında sararıp soluyor, suskunlaşıyorlardı? Kadınların başına gelen olaylar, bir balon gibi şişer şişer, gündelik yaşamlarını kaplar, öyle hızla büyür ve öyle büyük baskı yaparlar ki, zamanın basit ölçüleri bile -saatler, günler, aylar- bunun içinde erir gider. (Taş Günceler)
  • “our sunny daughter Norah teased us with curious notions. voices talking in her head, she said. all the time. but we understood at once that this meant nothing, only that she had become conscious of the lifelong dialogue that goes on in a person’s head, the longest conversation any of us has. oh hello, it’s me again. and again. the most interesting conversation we’ll ever know, and the most circular and repetitive and insane. please, not that woman again! doesn’t she ever shut up? (this is why I read novels: so I can escape my own unrelenting monologue.) (İyilik)
  • . Rutin özgürleştiricidir, kontrolün sizde olduğunu hissettirir. . (Aşk Cumhuriyeti)
  • . İşleri nasıl başlatacağımı bilmiyorum. Sanki dönmeye başlamam gereken büyük büyük bir tekerlek varmış gibi ama onu çalıştıracak kaslarım yok gibi... ... (Taş Günceler)
  • . Rutin özgürleştirir, kontrolün sizde olduğunu hissettirir. ... (Aşk Cumhuriyeti)
  • . Diyelim ki bir resme ya da büyük bir binaya baktınız mı ya da bir kitaptaki bir paragrafı okudunuz ve dünyanın aniden genişlediğini ve aynı anda büzüştüğünü ve mükemmel bir saflık çekirdeğine dönüştüğünü hissettiniz mi? Ne demek istediğimi biliyor musun? Her şey birdenbire yerine oturuyor, her şey yerli yerine oturuyor. ... (Taş Günceler)
  • . Varsayımlarını sorgula, kendine karşı nazik ol, anı yaşa, gevşe, dua et, çığlık at, dünyaya lanet etme, nimetlerini say, bırak gitsin, sadece ol. ... (Taş Günceler)
  • Annem, demişti. O zamanlar on sekiz yaşındaydı, ama ömrü boyunca korku içinde yaşamıştı. Bir gece geç saate kadar sokaklarda kaldığı için annesi onu boğmaya çalışmıştı. (İyilik)